2 Dakika Düşün

2 Dakika Düşün

Sportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan NationalTurk yorumcusu Ersin Afacan’ın “2 Dakika Düşün” başlıklı yazısı;

Sportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan NationalTurk yorumcusu Ersin Afacan’ın “2 Dakika Düşün” başlıklı yazısı;

Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ, 26 Nisan 2016 günü yaptığı açıklamada “ ‘2 dakika düşün’ başlığı altında bir kampanya başlatıyoruz. Bu vesileyle sahadaki rekabetin teröre ve düşmanlığa dönüşmesini engellemek için herkesi 2 dakika için düşünmeye davet ediyoruz. ‘2 dakika düşün’ önerimiz, sadece sahaya girip hakeme saldıran 17 yaşındaki bir çocuğa yönelik değil. Bizi bu noktaya getiren herkese ve her şey istediği sonucu alamayınca kendini kaybedip Türk futbolunu zedeleyen her söyleme. Sinirlerine hakim olamayan yöneticiye, halkı kışkırtan tribün liderine, provokasyoncuya, haddini aşan yorumcuya, profesyonel olması gerekirken öfkesine yenilen oyuncuya, kısacası bugün geldiğimiz noktaya bizi getiren herkese…Dolayısıyla futbolu seven herkesi 2 dakika düşünmeye davet ediyoruz. Futbola saygıya davet ediyoruz.” dedi (1).

Düşünme, belli bir konu üzerine yapılan zihinsel etkinliğin kendisidir. Düşünce ise düşünme etkinliği sonucunda ortaya çıkan sonuçlardır. Yani etkinliğin kendisi ile sonuçları aynı şey değildir (2). Aslında “düşünme” denen olgu, karmaşık ve çok yönlü bir olgudur ve beyin fizyolojisinden psikolojiye kadar bir dizi bilimin de konusudur. Bir etkinlik olarak düşünmede duyumlar, zihin, hayal gücü ve bellek birlikte etkindir ve psikologların saptamalarına göre algılama, hayal kurma, anımsama, sezgi, tasarlama, hesap yapma v.b. düşünme denilen etkinliğin değişik tür ve görünümleridir. Düzgün düşünme, mantıksal düşünme de bu türlerden biri olarak ortaya çıkar. Bu demektir ki mantık, her tür düşünme ile değil, belirli bir tür düşünme ile ilgilidir (3). Ülke olarak mantıktan ve mantık öğreniminden uzak olduğumuz için belirli bir tür düşünme ile ilgili doğru ve faydalı düşünceler ortaya koymamız çok zor. Çünkü sosyal yaşam için gereği gibi eğitilmeyen insan, mantığı umarsamaz ve ülkemizde bu tip insanlardan gereğinden çok fazla var.

Dolayısıyla Kulüpler Birliği Vakfı’nın “2 dakika düşün” başlığı altında bir kampanya başlatması ancak günün fıkrası olur. Öncelikle düşünmenin zamanı mı olur? Neden 2 dakika da 1 veya 3 dakika değil? Yani 2 dakika düşün, geri kalan dakikalarda duygusal tepkilerde bulun veya saldırganlaş mı diyeceğiz? Bu durum genelde ülke kültürü, özel de futbol kültürümüz ile ilgilidir. Futbol kültürümüz böyle ucuz ve popüler projelerle gelişmez.

Bilgi üretme yolu, derin kültür ile olur ve derin kültür konuşma ile değil kitaplarla elde edilir. Bir veya birkaç kitapla değil yüzlerce kitapla… Boş vakitlerini kitap okumakla geçirenler yüzlerce kitap okuyabilir. Biz okuduklarımızın pek azını başkalarına aktarırız. Kültürlü bir insanın fikir ve his dünyası, konuşmalarından kat kat geniştir. Konuşma, bir insan hakkında pek az bilgi verir. Kültürlü bir insanı tanımak için okuduğu, özellikle tekrar tekrar okuduğu kitapları bilmek gerekir (4). Dolayısıyla futbolu seven herkesi okumaya davet etmeliyiz. Çünkü okumayan insan doğru şekilde düşünemez.

Sosyal, iktisadi, teknik ve kültürel yönden gelişmek isteyen her toplum, bu sahalarda yetişmiş insan gücüne muhtaçtır. Hatta musikide, sporda, idari ve politik sahalarda da dünya çapında değerlere sahip olmak isteniyorsa yine insan ele alınacaktır. Yani insan, bu sahalarda yarışabilecek ölçüde yetiştirilecektir. Öyleyse yatırım, her şeyden önce insan unsuruna yapılacaktır. Bu, belki meyvesi en geç alınan bir yatırımdır ama bunun en verimli bir yatırım olduğundan hiç şüphe edilmemelidir (5). Bu nedenle futbolu seven herkesi modern ülkelerin ölçülerinde futbolcu yetiştirmeye davet etmeliyiz. Çünkü futbol kültürümüzde yaygınlaşan yüzeysellik, gösteriş merakı ve fırsatçılık üretkenliğe zarar vermektedir. Bu nedenle futbol kültürümüzün gelişmesi için futbolcu yetiştirmek gerekiyor. Futbolcu yetiştirmek ise uzun vadeli bir iştir ve bu nedenle sadece bilgi ve beceri değil sabır da gereklidir. Fakat işin kolayına kaçıp yabancı, devşirme ve gurbetçi futbolculardan medet umarak futbolda dereceler ve şampiyonluklar kazanmaya çalışmak futbol kültürünün gelişimine pek katkı sağlamaz. Bu durum aynı zamanda, futbolda etkili ve yetkili kişilerin kendi insanına güvenmediğini de ortaya koyar. Diyebiliriz ki “2 dakika düşün” sloganı yerine insanlar için “2 tane kitap oku” ve kulüpler için ise “2 tane futbolcu yetiştir” gibi sloganlar kullanabiliriz.

Son olarak amatör olsun profesyonel olsun sporda saldırganlık olgusuna karşı alınacak önlemleri de şöyle sıralayabiliriz (6):
1. Saldırganlara ve saldırganların kulüplerine verilen cezaları arttırmak.
2. Saldırganları iyi izlemek ve fişlemek.
3. Kulüplerin kendi güvenlik kadrolarını ve sistemlerini oluşturmasını sağlamak.
4. Taraftar derneklerinin kurulmasını, var olanların güçlenmesini, burada gerçek taraftarın örgütlenmesini sağlamak ve onlara saldırganlığı önleme ve alınabilecek cezaları en aza indirme konusunda sorumluluk vermek ve çalışmalarını desteklemek.
5. Saldırgan unsurlara maddi ve manevi destek vermemek.
6. Polisin eğitim düzeyini ve etkinliğini arttırmak.
7. Sporda provokasyon yaratıcı yönetim eşitsizliklerini ortadan kaldırmak.
8. Medyada şiddet kışkırtıcı yayınları önlemek.

Ersin Afacan / NationalTurk
twitter.com/mentaldestek
instagram.com/mental_destek

KAYNAK
(1)http://www.kuluplerbirligi.org/content/view/goksel-gumusdagdan-aciklama/125
(2) Çüçen, A.Kadir; Felsefeye Giriş, Asa Kitabevi, Bursa-1999, s.17
(3) Özlem, Doğan; Mantık, Anahtar Kitaplar Yayınevi, İstanbul-1996, s.29
(4) Kaplan, Mehmet; Kültür ve Dil, Dergah Yayınları, İstanbul-1983, s.195
(5) Tozlu, Necmettin; Eğitim Felsefesi, M.E.B.Yayınları, İstanbul-1997, s.91
(6) Arslanoğlu, Kaan; Futbolun Psikiyatrisi, İthaki Yayınları, İstanbul-2005, s.333-334

Haberler