Bakan Soylu’dan kıdem tazminatı açıklaması

Bakan Soylu’dan kıdem tazminatı açıklaması

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, fona dönüştürülmesi planlanan ancak yeni sistemle işçilerin hak kaybına uğrayacağı kıdem tazminatı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Süleyman Soylu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, fona dönüştürülmesi planlanan ancak yeni sistemle işçilerin hak kaybına uğrayacağı kıdem tazminatı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Çalışma Bakanı Süleyman Soylu, Milliyet’e yaptığı açıklamada kıdem tazminatıyla ilgili son ayrıntıları açıkladı.

Asgari ücret tartışmalarının ardından, AKP’nin çalışma hayatında ilerleme olarak lanse ettiği ‘kıdem tazminatı fonu’ uygulamasını anlatan Bakan Soylu, yeni düzenlemelerin çalışma barışını sağlayacağını, kıdem tazminatını alamama korkusuyla işinden ayrılamayan işçiye kolaylık sağlayacını iddia etti. Soylu ayrıca, “Kıdem tazminatı yükü yüzünden çalışanını işten çıkaramayan işverene de kolaylık sağlanacak“ ifadelerini kullandı.

Milliyet’ten Cem Kılıç’ın sorularını yanıtlayan Soylu, fona katılımın işçi ve patronun mutabakatıyla ortaya konacağını belirtirken, sadece uyum sağlamak isteyenlerin sisteme geçmesiyle sistemin güvence altına alınacağı söyledi.

İşçinin sadece işten atıldığında değil birçok durumda faydalandığı kıdem tazminatı, sisteme kimlerin hangi şartlarda katılacağının net olmaması sebebiyle de belirsizliğini ve güvencesizliğini korurken Bakan, patronları kıdem tazminatının ani yüklerinden kurtaracaklarını belirtti. Soylu, “İşverenimizin de kıdem tazminatı yüzünden kabuslar görmesini istemeyiz“ şeklinde konuştu.

Mevcut sistemde ‘bir yıla bir ay kıdem tazminatı hakkı’ olan uygulamanın yarım maaşa düşürüleceği iddasına ise Bakan, “30 günden geri düşülmeyecek” yanıtını verdi.

Soylu’nun açıklamalarından bir bölüm şöyle:

Sayın Bakanım, bu yılın gündemi, kıdem tazminatı…

Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın, hem de Sayın Başbakanımızın açık talimatı var: Bu konuları sosyal diyalog mekanizmaları içinde çözeceğiz. Her tarafın farklı görüşleri olabilir. Önemli olan ortak aklı temsil eden bir sistem kurmak.

Mevcut yapıda, 100 kişiden 86’sı kıdem tazminatını alamıyor. 13 milyon 990 bin kişinin 4a’lı çalıştığı bir ülkede 16 milyon işten çıkış bildirgesi varsa, burada bir sorun olduğu ortaya çıkıyor. Kıdem tazminatı fonu, bu güvenceyi gerçekleştirecek.

Mevcut sistem, çalışma hayatımız açısından ciddi riskler taşıyor. Mesela işten çıkmak isteyen bir kişi ‘kıdem tazminatımı alamayacağım’ diye çıkmıyor. İşveren de ‘kıdem tazminatı yükünü nasıl karşılayacağım’ diye işten çıkarmıyor. Çalışma ahengi, uyum ve çalışma barışı ortadan kalkıyor.

O işyeri statik bir yer haline geliyor. 20 yıl işyerinde çalışan bir işçi işyerine gittiğinde, işyerinin iflas ettiğini ve kıdeminin ellerinden uçup gittiğini söylüyor. Çalışanlar ve işverenler için sürprizleri ortadan kaldırmak istiyoruz.

Çalışanımızın emeğinin bu katılık altında boğulmasını istemiyoruz. Aynı şekilde, işverenimizin de kıdem tazminatı yüzünden kabuslar görmesini istemeyiz. Bizim bir denge mekanizması olmamız, şeffaf ve sürdürülebilir bir sistem kurmamız gerekiyor. Hayalimiz, hafta sonunda ailenin bir araya gelerek kıdem tazminatı fonunun kendilerine ait bireysel hesabında ne kadar para biriktirdiklerine bakması.

Sayın Bakanım, İşsizlik Sigortası Fonu gibi bir yapıdan mı söz ediyoruz?

İşsizlik sigortasına benzer bir fon olabilir. Fonun bir yönetimi muhakkak olacak. Fondaki birikimleri özel şirketler yönetebilir ama yönetimin üzerinde sosyal taraflar olmalı. Onlar tarafından şeffaf bir şekilde görülebilecek. Tamamen gelir endeksli bir fon olmalı. İşsizlik sigortası ile farkı bu olabilir. Kişi 1 gün çalışıyorsa, 1 günlük kıdemi ödenecek.

Kişiler bireysel emeklilik (BES) gibi bir sisteme mi geçecek?

Alternatifler arasında var ama farklı olabilir. Çalışmalar devam ediyor. Bir bütün olarak çalışanlarımız açısından güvenceli bir sosyal güvenlik sistemi ve güvenceli bir çalışma hayatı getiriyoruz. Bu güvenceden yararlanmak için çalışanımızın sadece emeğini sunması yeterli olacak.

Bu fona ilişkin olarak en çok merak edilen konulardan biri de mevcut çalışanların haklarının ne olacağı?

Farklı tercihler getiren bir sistem olacak. İşçi ve işverenin bu konuda bir mutabakat ortaya koyması önemli. Yeni sisteme girmek isteyen, uyum sağlamak isteyen kişi fona geçecek, istemeyen geçmeyecek. Bütün sistem, bu şekilde güvence altına alınacak.

İşveren para koyacak mı?

İşveren, bu güne kadarki kıdemlerin karşılığını fona koyabilir de, koymayıp zamanı geldiğinde de ödeyebilir. Önümüzdeki günlerde bu detaylar belli olacak. Ancak şu konuda hiçbir endişe olmasın: Ortaya koyacağımız sistem, işçi açısından da işveren açısından da açıktır. Sendikalı işçiler, ‘kıdem tazminatında yeni bir sisteme geçerseniz bizim için iş güvencesi ortadan kalkar’ diyor. Ancak onlar zaten sendikalı, yani daha güvenceli. Ayrıca, iş güvencesi de zaten İş Kanunumuz’da var. İş Kanunu’nu ortadan kaldırmıyoruz ki, iş güvencesi kalksın. Bir de ‘bu fonlarla ilgili devletin geçmişte sabıkası var’ deniyor. Ama Ak Parti’nin yok. Geçmişteki ödemeleri de biz gerçekleştirdik, bu sicili temizledik.

İşsizlik sigortası ortada. Çalışanlar emeğinin karşılığının güvencesi kıdem tazminatı ile alabilecekler. İşveren kıdem tazminatının ani yükleri ile karşılaşmayacak. İşsizlik sigortası, faiz baskısını azaltıyor, enflasyon baskısını azaltıyor.

Bu fon, Türkiye’nin bağımsızlığına bağımsızlık katıyor. Fondaki birikim ortada. Kıdem tazminatı fonu ile tasarruflar konusunda önemli adım atacağız. Çalışanlar için bir birikim aracı olacak. Enflasyon ve faiz baskısı azalacak. Çalışma barışını sağlayacağız. Bir işçi ve işvereni iki farklı taraf olarak değil, aynı tarafta görüyoruz.

Haberler