Devlet Bahçeli: Başkanlık sistemi gelince işsizlik mi bitecek

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başkanlık sistemi hakkında açıklamalarda bulundu.

Devlet Bahçeli: Başkanlık sistemi gelince işsizlik mi bitecek

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başkanlık sistemi hakkında açıklamalarda bulundu.

Bahçeli’nin açıklamaları şöyle;

“Terörle mücadele amansız şekilde sürmektedir. Bir o şekilde şehitlerimiz bizleri acıya boğmaktadır. Devlet yana yatarken, terörizm kangreni hızla yayılmaktadır. Biz her seferinde şehit haberi almaktan bunaldık. Gün geçmiyor ki acı bir haberle kahrolmayalım. Şehadetler son bulsun istiyoruz, artıyor. Türk milleti adeta ölümle imtihan ediliyor, can pazarında kıvranıyor. Terörizm ne kadar zalim, ahlaksızsa, bu aziz millet o kadar güçlü, sabırlı, soyludur. Allah’ın izniyle kanlı örgüt döktüğü kanda boğulacaktır. Terör destekçileri, terörizmin kuryeleri açtıkları nifak çukurlarına gömüleceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti bunu başaracak güç, azim ve inançtadır. Devlet, milletiyle bir ve bütündür. Heyecan ve hedefler aynı geleceğe sabitlenmiştir. Bu vatan 3-5 soysuzun eline düşmeyecek kadar onurludur. Türkiye rüştünü ispatlamış bir devlettir. Bağımsızlığın bedelini asırlar içinde defalarca ödemiştir.

Bunun aksini iddia eden kokuşmuşlar takatları yeterse bu milletle boy ölçüşecektir. Mukaddesatımıza yan gözle bakan hayrını göremez, yok öyle karamsarlığa tamah etmek, kötümserliğe geçit vermek. Destekse istenen şartsızdır, katkıysa aracısızdır. Yeter ki terör illetinden kurtulalım, terörizm kuşatmasını birlikte yaralım. Bir vatan, bir millet kaybetmeden derlenip, toparlanalım. Kahramanlar Nusaybin başta olmak üzere ülkemin değişik yerlerinde mücadele verirken, Ankara’da post mücadelesine kapılmayalım. Titreyelim, kendimize gelelim, ihanete mızrak gibi, kurşun gibi saplanalım. Türk milleti kendi hayat alanını çizip korurken vesveseci anlayışa takılmadı. Teslimiyetçi lobilere aldırış etmedi. Oluyor, başaramayacağız diyenlere kulak asmadı, kaale almadı. Mustafa Kemal’in Meclis kürsüsünden yaptığı konuşma yaşananların özünü anlatmıştır.

Ne yeni bir sisteme ne de yeni bir rejime gerek yoktur. Yeni sisteme gereklilik varsa devletin yeniden tanım konusuna tam bir fikir ittifakı ile tamam diyorsa ancak o zaman ne konuşulacaksa gündeme alınmalıdır. Başkanlık gelince işsizlik bitecek midir? Başkanlık tesis edilince Türkiye bir kalemde tüm sorunlarından kurtulacak mıdır?” Başkanlık sisteminin milli bir beklentinin gereği olduğu tezi bize göre abartılıdır. Kuvvetler ayrımının sonlanmasının hangi sorunları tetikleyeceği az çok bellidir. Türkiye’nin tartışması ve uzlaşması gereken temel konusu, kim ya da kimler tarafından yönetildiği değil, nasıl yönetilmesi gerektiğidir.

Başkanlık sistemi 93 yıl önce kapandı, mevcut sistemle çare aramalıyız. “Başkanlık ihtiyaçtır” diyenler başka taleplerle de çıkarsa ne yapacağız. Türk milletinin her kararına saygı duyarız ama çekincelerimiz de söylemeliyiz. Davutoğlu’nun bırakma kararı sistem tartışmasından bağımsız düşünülmez. AKP’deki her kriz ülkemizi etkiler, amacımız siyasi rant devşirmek değil. Davutoğlu’nun kızağa çekilmesinde asıl sorumlu kimdir? Taraf tutmaya niyetimiz yok ama iktidar kansız ve silahsız tasfiye edildi.

Yeni bir seçim havası oluşturmak bu ülkeye ihanettir. Erken seçim için MHP bekleniyormuş, ağız olan konuşuyor. Korkutuğumuzu iddia edenler bizimle gece ile gündüz farklı olanlardır. MHP edepsiz dedikodularla yönetilemez. MHP’ye çekme takmak istiyorlar, kazdıkları çukura düştüler. MHP sırtını millete bağışlamıştır başkasına değil. Manşetler göre tavır almamız, siyasi manevra yapmamız geçmişimizi inkardır. Bizim için siyaset egolarımızı tatmin aracı değildir.

Davutoğlu’nu çok eleştirdik, demediğimiz kalmadı ama geldiğimiz noktada ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkmıştır. Davutoğlu ilk olarak kendisine oy verenlere büyük bir haksızlık yapmıştır. Vesayet altında olduğunu belgelemiştir. Başbakanlığının sanal olduğunu teyit etmiştir. Cumhurbaşkanı bir plan dahilinde kendi hedefleri doğrultusunda Davutoğlu’nu süresi dinlenmeye almıştır. Bu meseleyi etraflıca konuşmak bizim meselemiz değildir. Bizim için önemli olan Türkiye’nin ne olacağıdır. Müstakbel başbakanın ülkeyi nasıl yöneteceğidir. AKP’nin başına geçecek isimler için bahisler devam etmektedir. Davutoğlu sanki yüksekmiş gibi düşük profilli bir başbakan dedikoduları dillerden düşmemektedir. Lobiler çalışmaktadır.

Biz gidersek Beyaz Toroslar gelir” diyen Davutoğlu, böyle bir ortamda çekip gitmiştir. Sanki Torosların ahı tutmuştur. Erken seçim için MHP bekleniyormuş. Ağzı olan konuşmuş, sözde okuması yazması olan atıp tutmuştur. Bizim korktuğumuzu hayasızca iddia edenler, bizden görüp bizimle gece ile gündüz kadar farklı olan zavallılardır. MHP değil barajdan Allah’tan başkasına kulluk etmez, korkmaz.

Biz siyasette tavşana kaç tazıya tut demeyiz. Tavşan arayanların da aklını başından almayız.

Parti olarak AKP’deki gelişmeleri yakından takip edeceğiz.

Erken seçim için MHP bekleniyormuş; MHP’de mevcut yönetim kalırsa baraj altı, giderse yüzde 25’e çıkarmış. Bu sefil ve yalancılar korosu, algı ve aldatma düzeneklerini el yapımı patlayıcılar gibi partimizin etrafına döşemeye kalkışmışlardır. Bizim korktuğumuzu, çekindiğimizi hayasızca iddia edenler, en başta bizden gibi görünüp aslında bizimle geceyle gündüz kadar farklı olan zavallılardır.

MHP’nin hukuki boyutta vereceği destek bir hükümet mantığı içerisinde ele alınmalıdır. Söylemek istediğimiz şudur MHP diğer eleştirileri saklı kalmak kaydıyla ön şart olarak terörle mücadelenin eksiksiz ve kesintisiz sürdürülmesinden yanadır. MHP Türkiye’nin tarafındadır. Türkiye’nin geleceği her türlü siyasi angajmanın üstündedir. AKP’nin olağanüstü kurultayı sonrasında terörle mücadele zaafa uğrar ve tavsarsa, parti olarak TBMM’de her türlü desteği vermekten çekinmeyiz. Bunu da milli görev sayarız.

Haberler