Doğu Perinçek: Geleceğe güvenle bakıyorum, hayatımın en mutlu dönemindeyim

Doğu Perinçek: Geleceğe güvenle bakıyorum, hayatımın en mutlu dönemindeyim

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Hayatımın en mutlu dönemlerindeyim diyebilirim. Türkiye’nin geleceğine güvenle bakıyorum. Hiç karamsar bir süreçte değiliz” dedi.

Doğu Perinçek

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Hayatımın en mutlu dönemlerindeyim diyebilirim. Türkiye’nin geleceğine güvenle bakıyorum. Hiç karamsar bir süreçte değiliz” dedi.

Doğu Perinçek, Gazeteciler.com’a gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“Muhafazakarlarla vatan cephesi kurduk” açıklamasındaki kastının sorulması üzerine Perinçek, “Orada sadece muhafazakarlar değil milletin bütün kesimleri sayılıyordu. Milliyetçiler, halkçılar, sosyalistler, muhafazakarlar, ilericiler… Ama bir kısım, muhafazakarlarla sanki vatan için beraber olunmaz anlayışıyla, onu öne çıkardılar.Türkiye, bir vatan savaşı veriyor. Bölücü terör örgütüne karşı büyük bir mücadele var. O mücadelede bütün milleti birleştireceğiz. Kendisine solcu diyen ama PKK ile yan yana olanlar var. Hendeğin bu tarafında kim varsa onlarla biz kardeşiz. Mehmetçikle yüreği çarpan muhafazakarlar yanımızda ve bundan mutluluk duyuyoruz. Ama Amerika ve İsrail yandaşı olan sözümona sahte solcu olanlar karşı tarafta. Onlar düşman tarafı yeğlemiş bulunuyorlar ama yenilen taraftalar” ifadelerini kullandı.

“Yanıbaşımızda bir Suriye krizi var. Siz Suriye meselesinde Suriye yönetiminden yana tavır alıyorsunuz. Neden?” şeklindeki soruya ise Perinçek, “Suriye Amerikan emperyalizmine karşı aslanlar gibi savaşıyor. Bütün kalbimizle onların mücadelesini destekliyoruz. Gözümüzün önünde Amerika merkezli bir müdahale var. Amerika çeşitli terör örgütlerini Erdoğan yönetimini de kullanarak Suriye’nin üzerine sürdü. 2011 yılından bu yana Suriye’yi parçalamaya çalışıyorlar. Suriye’nin parçalanması Türkiye’nin parçalanması demek, Irak’ın, İran’ın parçalanması demek. Eğer bölge ülkeleri birleşirse o zaman Amerika’nın projeleri ve siyonizmin iddiaları yerle bir olur. Tayyip Erdoğan yönetimi Kürt koridoru dedikleri Amerika, İsrail koridorunu bozmak için Rusya ile en azından bir anlayış birliği içinde olmak zorunda. Bunu farkettikleri için Erdoğan Putin’e telefon ediyor, uçak düşürülmeden 4 gün kadar önce. Diyor ki : ‘Biz oraya gireceğiz, bu koridora müdahale edeceğiz. Sizin tavrınız ne olur?’ Putin de ‘biz görmezden geliriz’ diyor. Bunu G20 toplantısında da aralarında konuşuyorlar. Rusya’da heyetimiz vardı bir ay önce, Putin’in kurmaylarıyla görüştüler. Orada bu bilgiyi doğruladık. Tayyip Erdoğan’ın Amerika İsrail koridorunu bozmak için Rusya ile bir ilişki aradığı gerçek. Zaten bir yalanlama da olmadı. Rus uçağı düşünce o ertelendi. Rus uçağının düşürülmesi de Türkiye’nin Kürt koridoruna girmesini engellemek için yapılan bir oyun” şeklinde cevapladı.

“AK Parti’yle anlaştığınız, dün karşı karşıyayken bugün yan yana geldiğiniz yolunda eleştiriler alıyorsunuz. Nasıl oldu bu?” sorusuna Perinçek, “Vatan için. Hiç umurumuzda değil. Doğru olduğunu o kadar net görüyoruz ki. Bizim için Türkiye’nin toprak bütünlüğü, vatan var, Türkiye’nin bağımsızlığı var. Eğer Tayyip Erdoğanlar Türkiye’nin bağımsızlığı ve vatan bütünlüğü yönünde bir tavır alıyorsa bundan da memnuniyet duyarız. Biz kimin tarafındayız? Amerika’nın yanında mı Tayyip Erdoğanlar Amerika’nın tarafında mı olunca sevineceğiz? Tersine. Bu tarafta olduğunda sevineceğiz. Onun için bu eleştirilere değer vermiyoruz, bu eleştirilere zaten millet değer vermiyor.” şeklinde cevap verdi.

“Hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz?” sorusuna ise Perinçek, şöyle cevap veriyor:

“Hayatımın en mutlu dönemlerindeyim diyebilirim. Türkiye’nin geleceğine güvenle bakıyorum. Birçok karamsar var Türkiye’de. Hiç karamsar bir süreçte değiliz. Bir vatan savunmasında Türk Silahlı Kıvvetleri büyük başarılar kazanıyor. Bu başarıdan mutluluk duyanlarla duygudaşım. İkincisi cemaatler, Fethullah Gülen cemaati falan bunlar tutturamadı Türkiye’de. O da önemli bir gelişme. Fethullah Gülen cemaatinin temizlenmesi, bu da insana umut veren bir gelişme. Üçüncüsü, borçlanma ekonomisinin Türkiye sonuna geldi. Türkiye üretim ekonomisine geçecek. Dördüncüsü, Türkiye Asya’da nefes almaya başladı. En büyük ticaret ortaklarımız, Rusya, Çin Almanya. Komşularımız ilişkiler bizi kardeşliğe zorluyor. Irak, İran, Suriye, Azerbaycan, bunlarla hem güvenliğimiz hem ekonomimiz için işbirliği yapmak zorundayız. Bunların hepsine toplam baktığımız zaman Türkiye Asya’daki yerine yerleşmeye doğru gidiyor. Bunların hepsine baktığmızda bunlar umut veren süreçler. Bunun için ben hayatımın en mutlu dönemini yaşıyorum.”

Haberler