Dünya sosyetesine suşi yediren Türk

Dünya sosyetesine suşi yediren Türk

Londra’da yaşayan Erkan Kahyazade, Buckingham Sarayı’nın karşısında açtığı Kouzu isimli suşi restoranıyla kraliyet aileleri, politikacılar, Hollywood yıldızları ve dünya sosyetesinin tercihi oldu.

Erkan KahyazadeLondra’da yaşayan Erkan Kahyazade, Buckingham Sarayı’nın karşısında açtığı Kouzu isimli suşi restoranıyla kraliyet aileleri, politikacılar, Hollywood yıldızları ve dünya sosyetesinin tercihi oldu.

Şehrin kebap ve dönere doyduğunu anlayarak Japon yemeği suşiye yönelen ve İngiltere’nin en gözde suşi mekanlarından birini kuran Strategy Group Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Kahyazade, başarıya ulaşan hikayesini anlattı. AA muhabirine konuşan Erkan Kahyazade, Japon mutfağının dünya gastronomisinde ilk sırada yer aldığını belirtirken, “Dünyada en çok ‘Michelin Star’a Japonya sahip. Popüler bir mutfak açıkçası. O yüzden benim de ilgim vardı, Japon mutfağını seçtim” diye konuştu.

Kahyazade, iş fikri olarak neden Japon mutfağına yöneldiğine ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi:

“Gözlemlediğim kadarıyla İngilizler daha fazla kebaba ya da dönere ilgi göstermeyecekti. Yemek ilgisinin daha farklı mutfaklara kaydığını gördüm. O yüzden bir girişimci olarak Japon mutfağını tercih ettim. Nitekim bu bize çok büyük bir başarı getirdi. Prestijli gazete ve dergilerin dikkatini çektik. Bu da Kouzu’yu dünya sosyetesinin uğrak yeri haline getirdi.”

Kouzu’nun dünyanın en prestijli suşi yarışması Global Sushi Challenge’da İngiltere birincisi olduğunu ifade eden Kahyazade, “Sake ve Sommelier yarışmasında birinciliğimiz var. 2016 Michelin Guide tarafindan tavsiye ediliyoruz. Bunun haricinde daha birçok başarısı var Kouzu’nun” dedi.

“İstanbul’da şube açmayı düşünüyorum”

Japon mutfağının trendinin sürekli yüksek seyrettiğini söyleyen Kahyazade, yeni neslin Japon mutfağını merak ettiğini kaydetti. Suşi, saşimi, tempura (Japon kızartması) ve Japon mangalı olan Robota Grill’den çıkan yemeklerin yeni lezzetler keşfetmek isteyen insanları cezbettiğini anlatan Kahyazade, “Ben bir iş adamı ve girişimciyim. Benim için yaptığım işin finansal olarak da başarılı olması gerekiyor. Hedefim dünya genelinde şubeleşebilecek bir konsept yapmaktı ve şu aşamada İstanbul’da Kouzu’nun şubesini açmayı düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki yıllarda bunu Dubai ve New York takip edecek” ifadelerini kullandı.

susi

Kouzu’nun isminden dekorasyonuna, mutfaktan çıkan yemeklerden sunum şekline kadar bütün detayların kendi tutkusunu yansıttığını anlatan Kahyazade, “Kouzu Japonca bir kelime. Anlamı kompozisyon ve zarafet… Farklı şeyleri bir araya getirip bir kompozisyon yaptık biz Kouzu’da. Dekorasyonuna baktığımız zaman Türkiye’den tutun Japonya, Amerika ve İspanya’dan, dünyanın çok farklı yerlerinden getirdiğimiz malzemeyle bir araya getirdik” ifadelerini kullandı.

Kouzu’nun 3 katlı 80 kişilik oturma kapasitesine sahip bir restoran olduğunu aktaran Kahyazade, mekan hakkında şu bilgileri verdi:

“En alt katı ‘private dining’ alanı. Şefin özel bir masası olan ayrı bir bölüm. Yedi kişiyi burada ağırlayabiliyoruz. Burada oturanlar mutfağı görebiliyor. Baş şefin direkt kendisi servis yapıyor burada. Kurucu şefimiz Kyoichi Kai çok ünlü bir aşçı. 30 kadar elemanımız bulunmakta ve Japon-Fransız mutfağı karışımı bir konseptle hizmet veriyoruz. Kouzu, kraliyet ailelerinin, Hollywood yıldızlarının, politikacıların, dev şirket yöneticilerinin birçok sanatçının uğrak mekanı haline geldi. Kraliyet ailelerinin de geldiği bir yer oldu. İngiltere’nin en ünlü şarkıcısı Ed Sheeran gibi isimleri ağırlıyoruz.”

Avrupa Birliği eğitim bursuyla İngiltere’ye gitti

Yunanistan’da doğup İzmir’de büyüyen Kahyazade, 2000 yılında Avrupa Birliği eğitim bursuyla İngiltere’ye gittiğini söyledi. Lise yıllarında başlayan girişimcilik tutkusunun zamanla arttığını belirten Kahyazade, “Yunanistan’da hayat Türkler için zordu. Ailem Türkiye’ye göçtü. İlkokul ve lise eğitimini Türkiye’de tamamladım. Lise yıllarında Türk halılarını Yunanistan’a ihraç etmeye çalıştım. Lise öğrencisi olarak geniş ağları olan ticaret adamları karşısında başarılı olamadım. Daha sonra İngiltere’ye öğrenci olarak gittikten sonra kumaş pazarlamacılığı yapmaya çalıştım, olmadı. Bir arkadaşımla bilgi teknolojileri şirketi kurdum, o başarılı bir işletme oldu. 2 sene sonra bunu iyi şekilde satabildik. Oradan elde ettiğimiz gelirle online sigorta şirketi kurduk. Yük gemilerine sigorta yapan bir şirketti bu. Genelde ilkleri yapmaya çalıştık biz her zaman” bilgilerini verdi.

kouzu-londra

“Pes etmedim, başarıya inanıyorum”

İngiltere’de yaşamın pahalı olduğuna vurgu yapan Kahyazade, öğrencilik döneminde restoranlarda bulaşık yıkadığını, Soho’da bisikletle turist gezdirdiğini, düşük ücretlerle mankenlik yaptığını anlatarak, “Pek çok girişimimde başarısız oldum, kırılma noktası benim ‘give up’ yapmamam. Her meyvenin bir mevsiminin olduğuna inandığım gibi her insanın da yapmak istediği işte başarılı olabileceğine inandığım için inancımı kaybetmedim” ifadelerini kullandı.

“İnsan korktuğu takdirde, korktuğu başına gelir bir şekilde”

Hayatı küçük bir bebeğin yürümeyi çalışmasına benzeten Kahyazade, şöyle konuştu:

“Küçük bir bebek nasıl ki yürümeyi öğrenirken birçok defa düşer kalkarsa aslında hayat da buna benziyor. İnsanın kararlı olması ve başarıya inanması ve bu inancını kaybetmemesi onun başarısının anahtarı. Ben korkuya inanmayan bir insanım. Korkunun insanın ürettiği bir şey olduğunu düşünüyorum. İnsan korktuğu takdirde, korktuğu başına gelir bir şekilde, insanın korkusuz bir şekilde hayatını idame etmesi gerekiyor bence. ‘Mevlam görelim ne eyler, ne eylerse güzel eyler’ denir. İnsanın inanması gerekiyor buna… Başarısızlıklar en büyük tecrübedir. Genç yaşta milyoner olmuş girişimcilerin ortak yönü, yaptıkları ilk 10 işte başarısız olmaları… Bende de durum o şekilde görünüyor. Gençlere mesajım; inancınızı kaybetmeyin, samimi olun ve çalışın… Bir şeyi kovalayan insan eninde sonunda ona ulaşır. Başarının da bir zamanı vardır, mesele onu sabırla beklemek.”

kouzu-londra-restoran

“Araba almam, sosyal medyayı sevmiyorum”

İngilizce, Arapça, Yunanca, Boşnakça ve Türkçe bilen iş adamı hayatına dair ilginç detayları da paylaştı.
Kahyazade, şunları kaydetti:

“Hayatı basit yaşamayı seviyorum. Örnek vermem gerekirse; benim bir arabam yok ve hiçbir zaman arabam olmadı, araba satın almayı da düşünmüyorum. Toplu taşıma ve taksi kullanırım. Arabalara karşı herhangi bir ilgim yok. Onun haricinde, sosyal medyayla aram hiç iyi değil. Bir Instagram hesabı var Kahyazade diye… Onu da ben değil arkadaşlarım açtı. Herhangi bir Whatsapp grubuna dahil edildiğimde de çıkıyorum direkt olarak. Hayatı özgür ve mümkün olduğu kadar karmaşasız yaşamaya çalışıyorum” diye konuştu.

Dubai’de kurduğu online banka ile iyi bir network edindiğini anlatan Kahyazade, “Türkiye’ye özellikle gayrimenkul alanında yatırımcı getirmeye çalışıyorum” bilgisini de verdi.

Haberler