Engin Ardıç Şafak Pavey yazısını savundu!

Engin Ardıç Şafak Pavey yazısını savundu!

Engin Ardıç Şafak Pavey yazısını savundu! Sabah gazetesi yazarı Engin Ardıç, CHP’li Şafak Pavey için kullandığı ‘Hem özürlü hem CHP’li’ sözlerini kendisinin sarf etmediğini iddia etti!

Engin Ardıç Şafak Pavey yazısını savundu! Sabah gazetesi yazarı Engin Ardıç, CHP’li Şafak Pavey için kullandığı ‘Hem özürlü hem CHP’li’ sözlerini kendisinin sarf etmediğini iddia etti!

Sabah yazarı Engin Ardıç Şafak Pavey için aldığı tepkilere yanıt verdi. Engin Ardıç’ın “Budalalar saldırıda” başlıklı yazısı;

Ben Şafak Pavey’e “hem özürlü hem CHP’li” demedim. Bunu bir aşağılama olarak kullanmadım. Pavey’i tenzih ederim.
“Amigo basın Şafak Pavey’i ‘hem özürlü hem CHP’li’ olduğu için çok seviyor” dedim. Benim bakış açımdan değil, onların bakış açısından. Pavey’i değil, CHP medyasını eleştirdim. “Ben böyle düşünüyorum” demedim, “onlar öyle bakıyorlar” demeye getirdim. İkisi aynı şey mi?
Bıktım ahmaklarla uğraşmaktan yahu… Bazı feministlerin “kapitalizmi soyunarak protesto etmeleriyle” dalga geçerim, “kadınların soyunmalarını isteyen sapık” olurum… “Atatürk niçin hiç yurt dışı gezisine çıkmadı” diye sorarım, Atatürk düşmanı olurum…
Hayatım bunlara laf anlatmakla mı geçecek?
Birisi de “yazı yazmasın” demiş, bir CHP sözcüsü. Daha önce bir sosyalist vatandaş da kovulmamı istemişti (o şimdi mebus.)
Kendilerine teşekkür ederim. İşte ben de tam olarak bu “istemezük” zihniyetinin ve faşist kafa yapısının ne mal olduğunu anlatmaya çalışıyordum…
Beyinlerinin çalışma düzeyi, seçimde alacakları sonucun da teminatıdır!

Engin Ardıç’ın büyük tartışma yaratan yazısı ise şöyleydi;

Yumurtasız eylemin tadı yok
Hani ne denilmiştir, “adam suyun üstünde yürüse bu sefer de yüzme bilmiyor diyecekler”…
Şimdi de beklenen oldu, “yeni Taksim Meydanı projesi” sırf AKP’li belediye eliyle hazırlandığı için on beş-yirmi kişi tarafından protesto edildi. (Amigo basın “çok sayıda aydın” diyor, inanmayın, yalan.)
Protesto kimsenin umurunda değil, proje çatır çatır uygulanacak ama “sanatçı arkadaşların” isimleri basında bir kere daha geçmiş oldu.
Tülay ve sanatçı arkadaşı Açılay gibi!…
Başka türlü geçeceği de pek yoktu, çünkü bu isimler uzun süredir “gündemden düşmüş” isimler. Artık “12 Eylül filmleriyle” de ilgi uyandıramıyorlar, yaptıkları “kıl müziğiyle” de... Tövbe, “hem özürlü hem CHP’li” olduğu için amigo basının çok sevdiği Şafak Pavey hanım kızımız hariç.
Fosladıkları nokta şu: Projenin altında, İstanbul’un CHP’li belediye meclisi üyelerinin de onayı var! Kültür Varlıklarını Koruma Kurumu da olur demiş.
Ama ne diyor bu, kendi kendine “Taksim platformu” adını takan topluluk?
“Taksim hepimizin” diyor (yani bu demektir ki AKP seçmeni vatandaşların da!)
Bir postalcı gazeteci de “Taksim’i vermeyelim” yazdı. Öyle ya, Taksim’i düşman kuvvetleri ele geçirmek üzereler, belki adını da Sindaghma yaparlar.
“Bu projeden çok daha başarılı alternatifler vardır” diyorlar, bunları bugüne kadar gören işiten yok. Hangi protestocu şehirci ve mimar hangi alternatif projeyi ortaya koymuş da biz duymadık?
Sırf, uyuzluk olsun, torba dolsun.
CHP’nin otuz yıllık iktidarında hangi mimari proje “halka sorulmuştur” acaba, onu da bir zahmet açıklasınlar.
Topçu kışlasının yeniden yapımına karşı çıkıyorlar, açıkça söylemiyorlar ama sırf “Osmanlı yapısı” olduğu için, eh bir de ağababaları Lütfi Kırdar onu İnönü’nün emriyle yıktırmış olduğu için.
Haa, bir de kışla binası alışveriş merkezi olursa “pis kapitalistler para kazanacakları” için. (Oysa binanın kültür ve sanat merkezi olacağı defalarca açıklandı, giriş katında da kafeteryalar falan bulunacakmış.)
“Cami yapılacakmış” diye kıyameti koparıyorlar, yalanlandı. (Ayia Triada kilisesini çok severler ama.) Bunların asıl derdi nedir?
Bunların asıl derdi “AKP ne yaparsa” karşı çıkmak, ak dediğine kara demektir.
Onun için de kendileri söyleyecekler kendileri dinleyeceklerdir, tıpkı Boğaziçi Köprüsü konusunda olduğu gibi.
Tek umarları vardır: Çıkmaz ayın son çarşambasında Gürsel Tekin’i belediye reisi seçerler, o da projeyi durdurur, kazı ve yapım bütün molozlarıyla olduğu gibi öylece bırakılır, paralar sokağa atılır, sanatçı arkadaşlar rahat bir nefes alırlar. (İstanbul belediyesini kazara Mustafa Sarıgül eline geçirse inşaatın duracağını hiç sanmam!)
Eh, 2014 yerel seçimini de İstanbul’da gene AKP kazanacağına göre…
Proje uygulanacaktır.
Sanatçı arkadaşların bir sonraki eylemlerinde çakmak çakıp gitar eşliğinde “protest müzik” falan yapmalarını da bekleriz (Joan Baez, Zülfü Livaneli ve Victor Jara söylesinler… Dinleyici isteği kabul ediyorlarsa benim ricam “Venceremos” şarkısı.)
Fakat yumurtalar nerede yahu, yumurtalar? Yumurtasız entellik mi olurmuş?

  • TÜLAY

    DEMEK SENDE SATTIN KENDİNİ ENGİN UC KURUSU AFFERİN SANA İKTİDAR NİMETLERİ SANA DA YAKIŞIR.

  • Ahmet Manas

    Tekrar ediyorum bir güzellik yapın ve sayın ŞAFAK hanımefendiden özür dileyin ve bizde eskiden olduğu gibi sizi okumaya devam edelim,bunu Şafak hanımı sevenler adına rica ediyorum

Haberler