Fener neden üstün?

Fener neden üstün?

NationalTurk yorumcusu Cahit Göveren’in bu haftaki “Fener neden üstün?” başlıklı yazısı;

Cahit Göveren

NationalTurk yorumcusu Cahit Göveren’in bu haftaki “Fener neden üstün?” başlıklı yazısı;

Görevlerim gereği yıllarca Süper Lig maçlarının büyük bir bölümünü ya çıplak gözle izledim ya da televizyondan seyretme şansı buldum. İnceleyip, değerlendirdim. Fenerbahçe`nin özellikle Kadıköy`de ezeli rakibine karşı neden bu kadar tepkili olup, agresif oynadığını, Galatasaray`ı psikolojik erozyona uğratıp, sürekli kazanma içgüdüsü ile mücadele verdiğini masaya yatırdım.

1. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, camiasına her vesile ile moral motivasyon enjekte eden Aziz Yıldırım 17 yıldan buyana Fenerbahçe`nin başındadır. Yaşamının en zorlu dönemlerinde bile “Son sözümüz Fenerbahçe” deyip, sportif başarıyı kendisine ilke edinen Aziz Yıldırım; UEFA. Şampiyonu olup, Süper Kupa kazanan Galatasaray`ı Türkiye`de sollamadan camiasını memnun etme imkanına sahip değildir. Kaldı ki, Galatasaray`ın 2000 yılında Avrupa`da gerçekleştirdiği bu üst düzey başarı, rekabet ortamı içinde Fenerbahçe`yi rahatsız etmiş, kıskandırmış, bu durum adeta egoya dönüşmüştür. Bir de buna sırasıyla; Denizli Atatürk, Ali Sami Yen ve Şükrü Saraçoğlu statlarında oynanan sezonun son maçlarında Galatasaray’a 2 kez, Bursaspor’a 1 defa talihsiz şekilde kaptırılan 3 lig şampiyonluğunu eklerseniz, Fenerbahçe`de Galatasaray fobisinin nereden kaynaklandığı kendiliğinden ortaya çıkar.

2. Camiası ile birlikte Fenerbahçe; Fatih Terim`li dönemlerde Galatasaray`ın art arda yaşadığı 4 lig şampiyonluğunda siyasi otorite ile Futbol Federasyonu yetkililerinden gördüğü sıcak yaklaşımı (Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Mehmet Ağar, Haluk Ulusoy, Türker Arslan, Bülent Yavuz) ve himayeyi asla unutmamaktadır. Şike davasında da Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki çekişme had safhaya varmış. Maalesef, konu henüz Polis kayıtlarında iken UEFA’ya yalan – yanlış sayfalar dolusu döküman gönderilerek, rekabet oldukça çirkin bir mecraya sürüklenmiştir..

Şimdi şöyle bir hafızalarımızı yoklayarak, geriye doğru gidelim. Dönemin Başbakanları Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller, sporda etkili ve yetkili isim İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, onun maaşlı memuru gibi çalışan MHK Başkanı Bülent Yavuz, Tahkim Kurulu Başkanı Türker Arslan hem fanatik ölçüsünde Galatasaraylıdır, hem de Bülent Yavuz haricindekiler kongre üyeleridir. O 4 sezonda Fenerbahçe ve Beşiktaş`a Futbol Federasyonu tarafından yapılan haksızlıkları ve uygulanan yaptırımları saymaya kalkarsak, bunları sütunlarımıza sığdıramayız.

3. Yıllardan buyana Fenerbahçe camiasının içine sindiremediği Galatasaray rahatsızlığı, Başkan Aziz Yıldırım`lı dönemde sportif açılımdan önce tesis seferberliğine dönüşmüş, akustik ve mükemmel ambiyansa sahip olan ve seyirci ile iç içe denebilecek Şükrü Saraçoğlu Gösteri Merkezi yaratılmıştır. Şimdi buna 15 bin seyirci kapasiteli Spor Salonu eklenmiştir. İşte bu dev statta, kulübün tüm unsurlarının katılımıyla Galatasaray`a 18 yıldan buyana üstünlük sağlayan Fenerbahçe, her defasında UEFA Şampiyonu`nu mağlup etmenin tarifsiz ve doyumsuz keyfi ile tatmin olmaktadır.

Kesin inancım odur ki; Avrupa`da Galatasaray`ın yakaladığı başarıyı asgariden egale edecek Fenerbahçe`nin Sarı-Kırmızılı takıma karşı bu denli agresif ve tepkili olmayacağını, ezeli rekabette 18 yıl öncesinin ebedi dostluğunun yaşanacağını söylemeliyiz. Galatasaray`ın Fenerbahçe fobisini atlatmasının en önemli şartının ise Sarı-Kırmızı`lı futbolculara verilecek psikolojik destekle aşılabileceğini ifade etmeliyiz.

Cahit Göveren – Klasman (E) Gözlemci

Haberler