Futbol zaten bir bomba

Futbol zaten bir bomba

NationalTurk yorumcusu Müslüm Gülhan’ın bu haftaki “Futbol Zaten Bir Bomba” başlıklı yazısı;

mg-anasayfaNationalTurk yorumcusu Müslüm Gülhan’ın bu haftaki “Futbol Zaten Bir Bomba” başlıklı yazısı;

Sayın Füsun Alver’in makalesinden aldığım bu saptamayla futbolun nasıl kullanıldığını ve bizlerin futbol içinde nasıl kullanıldığımızı saptamak istedim, çünkü olayları buna göre daha iyi analiz etmemize yardımcı olacak.

“Endüstrileşen kitle kültürü içinde önemli bir yere sahip olan futbol oyunlarının giderek ticarileşmesi, politikleşmesi ve bu süreçte tarihsel olarak kapitalizmin, ırkçılığın önemli bir üretim mekanizması olarak belirleyiciliğini sürdürmesidir.”

Futbol kapitalizmde araçsallaştırılarak şiddetin futbola yansımasını, stadyumdaki yabancı düşmanlığı ve ırkçı eylemleriyle kullanılmaktadır.

“Futbolun kitle kültürünün bir ürünü olması ve kitle kültürünün üretiminde ve tüketiminde ve insanların serbest zamanının kullanımının belirlenmesinde, kültür endüstrisi olarak medyanın sahip olduğu önemli rol, futbol ile medya arasındaki yakın bağı göstermektedir. Futbol, grup aidiyetliklerinin tanımlandığı ve kimliğin edinildiği, davranış esaslarının şekillendirildiği, politik ve sosyal temsilin gerçekleştirildiği bir toplumsal alandır.”

Her zaman futbolun alt-kültür öğeleriyle süreci kullanmak siyaset kurumları tarafından tercih edilir. Özellikle otoriter ve az gelişmişlik sarmalı içindeki toplumlarda bu etki genelde cinsiyet ve ırkçılık söylemleri üzerine oturtulur.

Muhakkak bu söylemlerin toplumda da sistematik bir karşılığı da vardır: Tecavüzler ve kadın cinayetleri… Sistem, buradaki söylemler, kendi talepleri doğrultusundaysa bir topraklama aracı olacak şekilde izin verir. Ortaya kocaman bir korku imparatorluğu çıkar. İşte o korku imparatorluğunun egemenliği bomba etkisi yaparak, istenilen şekilde yönlendirmeyle evden çıkmamasını sağlamaktadır. Statların boşaltılmasını ve maçın ertelenmesine kadar gidecek boyuta ulaştırılır. Bombaya gerek bile yok?

Bu şiddetin başka bir şekilde kullanılmasıdır.
Statta ortaya konan şiddet sarmalındaki tepkiyle bu tepkisizliğin içerik olarak birbirinden farkı yoktur, aynı amaca hizmet eden türevlerdir. Buradaki belirleyici etken kullanılış şeklidir. Sistemin yeni statlar yapmasının gerekçesi; bu mekanizmayı kullanmak ve daha da azgınlaştırarak kullanmaktır.

Tıpkı her bombalamalar sonrası ölenler için üzülmekten ziyade “oylarımız artıyor” cümlesini kullanmaları gibidir. Bu cümle de bir şiddettir.

Biz canları sayarız, onlar oylarını…

Futbolu bunların dışında, bu sistem içinde, sadece bir spor branşı olarak düşünemeyiz.
Mevcut yönetim sistemi artık bir oyun sistemi haline dönüşerek; sahada, tribünde, yönetimde ve evlerde hakimiyetini ortaya koyar ve biat ister. O yüzdendir Kulüpler Birliği Vakfı ve Süper Lig A.Ş. kuruldu. Endüstriyel yapının “rant” kısmının başına geçmek ve siyasetin egemenliğini kılmak için bu yapıları kurdular. Başkanın profili her şeyi açıklıyor zaten…

Ve başkanlar ile kulüpleri bu yapının içinde kontrol ederek bağımlı hale getirmek, kulüpleri ve seyirci yönlendirmesinin rotasını çizerek ev ödevi halinde başkanlara vermek bu oluşumun görevidir. Çünkü bu kurum da bağımlı olduğu siyaset kurumunun emir ve komutası altında görev yapar. Bu kadar kontrol altına alınmış bir mekanizmayı yönlendirmek zor olmasa gerek. Tüm sportif değerlerin ikinci plana itildiği mekanizma içinde galibiyet ile mağlubiyetin içerik tepkisi aynı olmaktadır. Çünkü futbolun amaç dışı etkisi seyirciyi artık gönüldaşlıktan bertaraf ederek bir meta ve taraf haline getirmiştir.

Gerisi kolay artık…

Yönlendirmek üzere kullanmak…

Şartların ve koşulların iktidar amaç ve doğrultusundaki çıkarları, konjonktürel olarak neyi gerektiriyorsa onu uygulamak herkes için emir telakki eder.

Ha, bunun en iyi örneğini; başkan ve kulüp modeli olarak Beşiktaş’ın yeni stadının açılışında göreceğiz!
Ülkemizde futbolun kendisi bomba etkisi haline getirilmişken, bomba istihbaratı ile maç iptalinin önemi ne olabilir ki? Acı olan bizlerin her koşulda seyirci olmamızdır. Bakın; Fenerbahçe’nin elendiği maçtaki oynayamadığı futbol tartışılmıyor ama Cumhurbaşkanı’na kadar herkes hakem İvan Bebek’i eleştiriyor.

Algı manipülasyonu böyle bir şey.

Bomba etkisi yapar!

Müslüm Gülhan / NationalTurk

Haberler