“Hakkımı hiç kimseye helal etmiyorum”

“Hakkımı hiç kimseye helal etmiyorum”

Eşi Kuddusi Okkır’ı Ergenekon sürecinde kaybeden Sabire Okkır: Hakkımı hiç kimseye helal etmiyorum.

Eşi Kuddusi Okkır’ı Ergenekon sürecinde kaybeden Sabire Okkır: Hakkımı hiç kimseye helal etmiyorum.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 274 sanıklı Ergenekon davasında yerel mahkemenin kararını bozmasıyla gözler bir kez daha davanın mağdurlarına çevrildi. Ergenekon’un en ağır mağdurlarından biri de hiç kuşkusuz Kuddusi Okkır’ın ailesi oldu. Cezaevinde kaldığı süreçte kanser hastalığına yakalandı. Ailesi, Kuddusi Okkır’ın tedavisine izin verilmediği gerekçesiyle başvurmadık kapı bırakmadı. Gün geçtikçe Kuddusi Okkır’ın bedeni adeta eridi. Kamuoyunda oluşan tepkilerin ardından Okkır Hastaneye kaldırıldı. Ancak 5 gün sonra hayata gözlerini kapadı. Yargıtayın bu kararının ardından eşi Sabire Okkır ile görüştük. “Kimseye, ama kimseye hakkımı helal etmiyorum” dedi ve ekledi “bunun hesabını kim verecek”.

Sözcü gazetesinden Turgut Erat’ın haberi;

Ergenekon’un kasası ve finansörü olmakla suçlanan Kuddusi Okkır eşi Sabire Okkır Yargıtay’ın kararının ardından Sözcü Tv’ye konuştu. Üzgün, kızgın ve hâlâ hukuk mücadelesi veriyor. “Eşim neyle suçlandığını bilemeden öldü” diyor ve ekliyor “bunun hesabını kim verecek.”

20 Haziran 2007′de tutuklanan, tutuklu bulunduğu Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde akciğer kanseri, beyin ve kemik metastasına yakalanan Kuddisi Okkır, iddianamesi tamamlanmadığı için neyle yargılandığını bilemeden hayatını kaybetti. Eşine yapılanları bir türlü kabullenemeyen Sabire Okkır “hukuk mücadelem devam edecek” diyor.

Eşinin ölümünün ardından açtığı tazminat talebi de reddilen Sabire Okkır “Hâlâ özür bekliyorum, sorumluların ceza almasını, hesap vermesini istiyorum. Aldatıldık demekle olmuyor bu işler, hâlâ Adli Tıp ‘Okkır’ın ölümünde devletin hiçbir kusuru yoktur’ diyebiliyor.

İşte Okkır’ın açıklamaları “Tazminat davam bu rapor nedeniyle düştü, bu raporu Tayyip Bey çürütmüş mü oldu? Karara itiraz ettim, dosyam şu an Danıştayda bekliyor. Ama itiraz edilen her dava Danıştay’da ayrı, Anayasa Mahkemesi’nde ayrı bekliyor. 7 senedir hiç kimse hiçbir şekilde hesap vermiyor. Ama hem aldatıldık oluyor, hem kumpas oluyor, hem işine gelen istediği gibi konuşuyor Okkır hakkında. Ortada somut hiçbir şey yokken insan nasıl oluyor da haklı olduğu bir davada haksız duruma düşebiliyor bu kadar. Üstelik de ortada bir insan kaybı var”

Devlet tarafından öldürülmüş bir insan var ortada. Devlet bunun hesabını vermiyor. Benim evime hırsız girdi, şikayetçi olmadım. Sonra bir baktım mahkeme celbi. Ben şikayetçi olmadım ama kamu davası açılmış. Adi bir hırsızlık suçunda bile siz şikâyetçi olmasanız bile kamu davası açılıyor. Yani insan hakkı bu kadar mı ucuz?”

Davanın savcılarının kaçmadığını, kaçırıldığını iddia eden Okkır sözlerini şöyle sürdürdü; “Gündem değiştirdiler. Herşey eski tas eski hamam. İşbirlikleri devam ediyor. Kaçmadan neredeydiniz o zaman? Niye engel olmadınız? Tekrar ediyorum, o kaçmadı, kaçırdılar. Devlet kaçırdı onu. Yapılan işlemlerde göstermelik. Eğer bir Adli Tıp kalkıp eşimin ölümüyle ilgili devletin bir kusuru yoktur diyebiliyorsa söyleyecek başka bir şey yok zaten. Bu alenen hukuksuzluktur. Gerçek suçlular ne zaman hesap verecek bu ülkede merak ediyorum. Bana göre Kuddusi Okkır’ın ölümü bir cinayettir! Aksini kanıtlayacak olan varsa çıksın ortaya. Yargı önünde hesap versin. En azından ben yapmadım desinler. Ama diyemezler. Çünkü suçlular.”

Haberler