Kılıçdaroğlu: Başkanlık sistemini kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz

Kılıçdaroğlu: Başkanlık sistemini kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gündeme bomba gibi düşen bir açıklama yaparak “Böyle bir başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gündeme bomba gibi düşen bir açıklama yaparak “Böyle bir başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz” dedi.

Kılıçdaroğlu, Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde düzenlenen, TOBB 72. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, eğitim sisteminin önemine işaret etti.

Eğitim sistemi düzeltilmezse Türkiye’nin başarı şansının olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, iktidarın 14 yılda 13 kez eğitim sistemini değiştirdiğini, bundan ailelerin şikayetçi olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu, Finlandiya’nın eğitim sisteminde yaptığı reformla bugün Avrupa’nın en yüksek gelire sahip ülkelerinden biri haline geldiğini dile getirdi.

Türkiye’de 2002’de bir tek terör olayı bile yokken, bugün Güneydoğu Anadolu’nun kan gölüne döndüğünü belirten Kılıçdaroğlu, iktidarın, terör örgütünün Güneydoğu’da mahkemeler, vergi ve askere alma daireleri kurmasına, trafik kontrolleri yapmasına, silah dağıtıp, patlayıcılar yerleştirmesine göz yumduğunu iddia etti.

Güvenlik güçlerinin, 2014’te, valiliklere yaptığı 290 müdahale talebinden, 282’sine “hayır” yanıtı verildiğini öne süren Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bu hale bilinçli bir politikayla getirildiğini ileri sürdü.

Kürt sorununun çözüm yerinin TBMM olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, sorunun, “tam demokrasi ve özgürlük” ile çözülebileceğini söyledi.

Kürt sorununun çözümüyle ilgili “22 soru 22 cevap” adlı bir kitapçık hazırladıklarını belirten Kılıçdaroğlu, isteyen TOBB üyelerine bu kitapçıklardan gönderebileceklerini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’de son dönemde DAEŞ terörünün de ortaya çıktığına işaret ederek, TOBB üyelerine, “14 yıldır ülkeyi yönetenlere, ülkeyi bu hale nasıl getirdiniz diye sormayacak mısınız?” dedi.

– “CHP tırlarla yardım gönderiyor”

Türkiye’nin, Güneydoğu’da yaşanan sorunu kendisinin çözmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, sorunun çözümü için samimi ve dürüst olunması, kişisel bir ajandanın olmaması, hesabının verilemeyeceği taahhütlerde bulunmaması, millete ve muhalefete sürekli bilgi verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kılıçdaroğlu, terörden kaçıp, bir yerlere sığınan vatandaşlara tırlarla yardım götüren tek partinin CHP olduğunu bildirdi.

CHP’ye, “Vizyonu, stratejisi yok, dünyayı okumuyor, Türkiye’nin gerçeklerini bilmiyor” gibi eleştirilerin yapıldığını aktaran Kılıçdaroğlu, partisinin vizyonu ve stratejisi hakkında bilgi verdi. CHP’nin tam demokrasi istediğini, bunun olmadığı hiçbir ülkenin büyüyemeyeceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, bunun için yüzde 10’luk seçim barajının kaldırılmasının, yargı bağımsızlığının, kürsü dokunulmazlığının, düşünceyi açıklama ve medya özgürlüğünün gerekli olduğuna işaret etti.

– “Darbe hukuku da değişmeli”

Kılıçdaroğlu, Anayasa’nın 65 maddesinin, koalisyon hükümeti döneminde değiştirildiğini belirterek, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, anayasa değişikliğine ilişkin kendilerine yaptığı ziyareti hatırlattı.

Kılıçdaroğlu, mevcut anayasada, “Basın hürdür, sansür edilemez, yargı bağımsız ve tarafsızdır” gibi ifadelerin yer aldığını anımsatarak, “Anayasayı yazsak ne yazacağız? Aynı şeyleri yazacağız. Darbe hukukunu değişireceksek, bu Anayasayı değiştirmenin bir anlamı olur” dedi.

Başkanlık sistemi tartışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Anayasa darbe hukukuyla beraber ele alınacaksa, Anayasayı değiştirelim. ‘Darbe hukuku kalsın, biz bu anayasayı değiştirelim.’ Ne için? ‘Başkanlık sistemini getireceğiz.’ Nasıl bir başkanlık sistemi? Bir kişi konuşacak, Türkiye susacak. Bir kişi konuşacak, hakim ona göre karar verecek. Bir kişi konuşacak, ona göre milletvekili listeleri hazırlanacak. Bir kişi konuşacak, istediği adam hapse girecek. Neymiş? Böyle başkanlık sistemi. Böyle bir başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz.”

-“Sanki çocuk kandırıyorlar”

CHP’nin “Anayasanın ilk dört maddesine dokunulamaz” dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, elindeki anayasa kitapçığından, ilk dört maddeyi okuyarak, şunları ifade etti:

“Madde bir; ‘Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.’ Neyini değiştireceğiz o maddenin? Cumhuriyet fazilettir, Cumhuriyetimizle gurur duyuyoruz, nokta. Cumhuriyetin nitelikleri madde iki; ‘Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.’ Nesini değiştireceksin? Orada var ya Atatürk milliyetçiliği, ‘Atatürk adını nasıl çıkarırız oradan?’ Bütün formül onun üzerine kurulu. Kardeşim sen kim olursan ol, ne kadar güçlü olursan ol, Atatürk’ün adını anayasadan çıkaramazsın. Madde üç; ‘Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır.’ Nesini değiştireceksin? Biz, İstiklal Marşımızla, bayrağımızla gurur duyuyoruz.”

İktidarın, “ilk üç madde kalabilir, dördüncü maddeyi değiştirebiliriz” dediğini öne süren Kılıçdaroğlu, “Dördüncü madde ne? İlk üç madde hakkında değişiklik önergesi dahi verilemez. ‘Bunu şimdi kaldırırız, zamanı gelirse değişiklik önergesiyle bunu sağlarız.’ Sanıyorlar ki çocuk kandırıyorlar. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Bir tek CHP’li Meclis’te varsa, bütün bunların gerçekleşmesine engel olur.” diye konuştu.

– “Atatürk’ün sözünü fabrika kapılarına asın”

Kılıçdaroğlu, Türkiye’de ahlaki kuralı olmayan bir siyaset kurumunun olduğunu, siyasi ahlak yasasının çıkarılması gerektiğini belirtti.

Üreten Türkiye’nin önemine işaret eden Kılıçdaroğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.” sözünün bütün fabrikaların kapısına yazılmasını istedi.

Türkiye’nin, katma değeri yüksek ürünler üretmesi gerektiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, ancak üniversiteleri bilgi üreten bir Türkiye’nin katma değeri yüksek ürünler geliştirebileceğini vurguladı.

Bilgi üretmek için üniversitelerin bilimsel, idari ve mali özerkliğinin olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, dünya “4. sanayi devrimi, yapay zeka, dijital dünya”dan bahsederken, Türkiye’deki siyasetçilerin yol, köprü ve inşaattan konuştuğunu savundu.

“Güçlü sosyal devlet” vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, bir ülkede güçlü bir sosyal devlet yoksa, o ülkenin iç barışı sağlayamayacağını söyledi.

– “Kardeşçe yaşamak istiyoruz”

Kılıçdaroğlu, CHP’nin “Merkez Türkiye” projesini de anlatarak, “sürdürülebilirlik”in önemine işaret ederek, bunun için güçlü devlet ve kurumlar ile liyakatın gerekli olduğunu belitti.

Türkiye’deki iş dünyasının sorunlarını bildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin temel sorunlarının akılla, mantıkla, birikimle, sevgi ve saygıyla çözülebileceğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’ye birinci sınıf demokrasinin gerekli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Kimse etnik kimliğinden, inancından, yaşam tarzından ötürü asla ötekileştirilmemeli, bütün insanlar kucaklanmalı. Biz bu ülkede insanca yaşamak istiyoruz. Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yamak istiyoruz.”

Haberler