Kılıçdaroğlu: Ben o davaların savcısıyım’ diyen kişi milletin yüzüne nasıl bakacak

Kılıçdaroğlu: Ben o davaların savcısıyım’ diyen kişi milletin yüzüne nasıl bakacak

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kürsü dokunulmazlıkları dışındaki bütün dokunulmazlıklara “hayır” demeye devam edeceklerini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kürsü dokunulmazlıkları dışındaki bütün dokunulmazlıklara “hayır” demeye devam edeceklerini söyledi.

Kılıçdaroğlu, Mersin’deki programı kapsamında, Şırnak’taki operasyonda 19 Nisan’da el yapımı patlayıcının teröristler tarafından infilak ettirilmesi sonucunda şehit düşen Sağlık Astsubay Murat Erdi Eker’in merkez Toroslar, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 27 Ocak’ta terör örgütüne yönelik operasyonda şehit düşen Piyade Yüzbaşı Yiğitcan Çiğa’nın Mezitli ilçesindeki ailelerine taziye ziyaretinde bulundu.

Ziyaretlerin ardından Yenişehir Mobilya Fuarı’nın açılışına katılan Kılıçdaroğlu, etkinliğin Mersin ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

Kılıçdaroğlu daha sonra Mezitli Belediyesi Üretici Kadınlar Pazarı’nı ziyaret edip, kadınların yaptığı ürünleri inceledi.

– “Kürsü dokunulmazlıkları dışındaki bütün dokunulmazlıklara hayır diyoruz”

Kılıçdaroğlu, Kuyuluk Piknik Alanı’nda düzenlenen Mezitli Belediyesi Toplu Sözleşme Töreni’nde yaptığı konuşmada, ülkede yoksulluk olmaması, kimsenin ötekileştirilmemesi ve özgürlük için mücadele verdiklerini belirterek, bu düşüncelere sahip herkesi CHP çatısı altına beklediğini söyledi.

Seçimlerde asgari ücreti bin 500 lira yapacakları sözünü verdiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerinde durduklarını, tüm CHP’li belediyelerde asgari ücretin en az bin 500 lira olduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, son günlerde dokunulmazlık konusunun Türkiye’nin gündeminde olduğunu vurgulayarak, bazılarının “Aman ha, yargı elden gitti, neden dokunulmazlıklara evet diyorsunuz” telaşı içinde olduğunu belirtti.

TBMM’de milletin vekili kimliğini alan hiç kimsenin yolsuzluk ve hırsızlık yapmaması, ihaleye fesat karıştırmaması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“O nedenle söyledik, kürsü dokunulmazlıkları dışındaki bütün dokunulmazlıklara hayır diyoruz ve hayır demeye de devam edeceğiz. Dokunulmazlıklarla ilgili bir düzenleme yaptılar. Ama gelin şunu bir düşünün bakalım, benim dokunulmazlığım kalkacak, eyvallah kalksın. Korkumuz yok Allah’tan başka. Benim merak ettiğim, Davutoğlu niye dokunulmazlığını koruyor. Neden Davutoğlu yasal düzenlemenin içine girmiyor. Davutoğlu, neden korkuyorsun sen? Diyor ki ‘Efendim suç mu işleyelim.’ Şu hale bakın, şu lafa bakın Allah aşkına. Yani ‘Fezlekesi olanların tamamı suçludur’ diyor. Davutoğlu’na bu ifadesi için teşekkür ediyorum çünkü birinci elden suçladığı kişi kalpazanlıktan dosyası olan Recep Tayyip Erdoğan.”

“Bakanların dokunulmazlığının neden kalkmadığını” soran Kılıçdaroğlu, “Bakanların ne ayrıcalığı var. Onlar milletvekili değil mi? Ama asıl malı götüren kim, onlar. ‘Onların dokunulmazlığı kalsın, onlara bir şey demeyelim’ diyorlar.” ifadesini kullandı.

– “Tamamının kumpas olduğu ortaya çıktı”

Kılıçdaroğlu, Ergenekon davası diyerek binlerce insanın mağdur edildiğini, çok sayıda kişinin evlerinin basıldığını, iddianamelerin yayınlandığını dile getirerek, pek çok insanın bu süreçte hayatını kaybettiğini aktardı.

“Ergenekon’un kasası olarak suçlanan Kuddisi Okkır vefat ettiğinde cenazesini Tekirdağ’dan İstanbul’a getirmek için araba bulunamadı.” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bu kadar dramı hep birlikte yaşadık. Şimdi tamamının kumpas olduğu ortaya çıktı, tamamının yanlış olduğu ortaya çıktı. Delillerin tamamının sahte olduğu ortaya çıktı. Şimdi ben merak ediyorum, ‘Ben o davaların savcısıyım’ diyen kişi milletin yüzüne nasıl bakacak acaba. ‘Bunlarda yüz yok’ diyeceksiniz. Evet, bunlarda yüz yok. Yüzü olsa, ar damarı çatlamasa milletin yüzüne bakmaz, adam gibi ‘Ben ayrılıyorum, istifa ediyorum’ der. Ahlak dediğiniz nedir, erdemli olmaktır ahlak sahibi olmak. Ahlak sahibi olmak, dürüst olmak demektir. Hakkı, hukuku korumak demektir. Ne hakkı korudular ne hukuku korudular. Yüzlerce insanı Silivri toplama kampına topladılar. Sahte mahkemeler kurdular, sahte iddianameler hazırladılar. Elli sefer söyledik, hakkımızda fezlekeler düzenlediler, ‘Vay efendim bunu nasıl söylersin’ diye. Ama biz sonuna kadar düşüncemizin arkasında durduk, her şeyi söyledik, söylemeye de devam edeceğiz. Hiç kimsenin endişesi olmasın.”

Kılıçdaroğlu ayrıca, işçilerin kabul etmediği yasal düzenlemelerin karşısında olacaklarını ve tüm taşeron işçilerin ayrım yapılmaksızın kadroya alınması için mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Başkanı Kani Beko da hükümeti eleştirerek, taşeron işçisine kadro sözü verildiğini, bu sözün tutulup tüm taşeron işçilerin kadroya alınması gerektiğini söyledi.

Kıdem tazminatlarının işçinin elinden alınmak istendiğini öne süren Beko, buna izin vermeyeceklerini ifade etti.

Beko ayrıca, 1 Mayıs’ta Taksim’de buluşmak istediklerini de vurgulardı.

Konuşmaların ardından Kılıçdaroğlu işçilerle hatıra fotoğrafı çektirdi, alanın süslenmesi için bayrak asarken düşüp ayağını kıran bir işçinin ayağındaki alçıya imza attı.

Haberler