Leicester City’nin şampiyonluğunu “takım ruhu” getirdi

Leicester City’nin şampiyonluğunu “takım ruhu” getirdi

İngiltere Premier Lig’de yarıştan ne zaman kopacağı merakla beklenirken sezonun bitimine iki hafta kala şampiyonluğunu ilan ederek büyük bir başarıya imza atan Leicester City, mütevazı bütçesine rağmen sezon boyunca ortaya koyduğu performansla güçlü rakiplerine adeta ders verdi.

İngiltere Premier Lig’de yarıştan ne zaman kopacağı merakla beklenirken sezonun bitimine iki hafta kala şampiyonluğunu ilan ederek büyük bir başarıya imza atan Leicester City, mütevazı bütçesine rağmen sezon boyunca ortaya koyduğu performansla güçlü rakiplerine adeta ders verdi.

İngiltere Championship’te iki yıl önce 102 puan toplayarak Premier Lig bileti alan, ilk sezonunda küme düşmemek için mücadele etmesine karşın bir sezon sonra kimsenin beklemediği bir performansla şampiyonluk turu atan Leicester City’nin başarısını İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden The Guardian ve Daily Mail’in spor yazarları Anadolu Ajansı için değerlendirdi.

Leicester City’nin şampiyonluğunu “Tam da Premier Lig’in ihtiyacı olan şey” olarak yorumlayan The Guardian’ın deneyimli futbol yazarı Paul Doyle, Chelsea, Manchester United ve Manchester City gibi bazı büyük ekiplerin, takım sporunun gereklilikleri olan bağlılık, dayanışma gibi konulardaki vizyonlarını kaybettiğini ve Leicester City’nin bunu herkese yeniden hatırlattığını savundu.

Mavi-beyazlı ekiple geçen yıl temmuz ayında 3 yıllık sözleşme imzalayan İtalyan teknik adam Claudio Ranieri’nin birbirini tamamlayan iyi bir takım oluşturduğunu belirten Doyle, “Jamie Vardy, Wes Morgan, Riyad Mahrez gibi futbolcular kariyerlerinin en iyi sezonunu geçirdiler. Ngolo Kante ve Christian Fuchs’un katkıları da önemli oldu. Leicester ayrıca, hiçbir futbolcunun uzun süreli sakatlık yaşamaması açısından şanslıydı. Bu, fiziksel kondisyon ve disiplinle ilgiliydi. Başarının bir diğer nedeni de takımın gösterdiği psikolojik güç.” değerlendirmesinde bulundu.

Leicester City’nin şampiyonluğunun İngiliz futbol tarihindeki en büyük şampiyonluk zaferi olduğunu belirten Doyle, “Buna benzer başarıları 1962 yılında Ipswich Town ve 1978 yılında Nottingham Forest yaşamıştı. İki kulüp de ikinci ligden gelerek şampiyon olmuştu. Forest, Avrupa şampiyonluğunu iki kez kazanmıştı.” yorumunu yaptı.

Vardy ve Mahrez örneklerinin kulüplerin transfer politikalarını gözden geçirmelerine neden olacağı görüşüne katılan Doyle, Leicester City’de forma giyen birçok futbolcunun daha önce büyük kulüpler tarafından reddedildiğini, bu sezon Leicester City ve Tottenham Hotspur’un başarılarının kulüpleri genç futbolculara daha fazla şans tanımaya yönelteceği görüşünü paylaştı.

Leicester City’nin savaşçı ruhuna hayran olduğunu belirten Doyle, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Futbolcular, topu vücutlarıyla bloke etmekten memnunlar ve yaralanmaktan çekinmiyorlar. Christian Fuchs ve Danny Simpson, Arsenal’a 5-2 yenildikleri ekim ayından bu yana çok iyi bir savunma ve dayanışma ortaya koydular. Sezonun başında yavaş oldukları için takımın en zayıf futbolcuları olarak görülen Robert Huth ve Wes Morgan yılmadıklarını gösterdi. Bir diğer zayıf halka, orta saha oyuncusu Gokhan İnler’di ancak ona ihtiyaç kalmadı. Danny Drinkwater ve Ngolo Kante onun yerini doldurdu.”

– “Sezon boyunca herkes Leicester’ın bir noktada kaybolup gideceğini bekledi”

Daily Mail gazetesi spor yazarı Matt Barlow, mavi-beyazlı ekibin yakaladığı takım ruhunun şampiyonlukta kilit rol oynadığını söyledi.

Savunmada Simpson-Huth-Morgan-Fuchs dörtlüsünün yanı sıra kaleci Kasper Schmeichel’in inanılmaz bir performans ortaya koyduğunu ifade eden Barlow, “Jamie Vardy, Riyad Mahrez ve N’Golo Kante harika futbolcular. Taraftarlar da çok güzel bir atmosfer oluşturdu. Ayrıca bu sezon Chelsea kötü bir sezon geçirdi. Manchester United’da Alex Ferguson sonrası problemler sürüyor. Manchester City, Pep Guardiola belirsizliğiyle karşı karşıya, Arsenal ise hiç olmadığı kadar güvenilmeyecek durumda.” diye konuştu.

“Leicester City’nin başarısı hiç kuşkusuz ki, 1992’de başlayan Premier Lig döneminde elde edilen en büyük başarı” yorumunu yapan Barlow, tarihi başarı için şunları kaydetti:

“Şimdiye kadar ulaşılan en büyük başarı olabilir, çünkü günümüzde paranın her şeyi çözebileceği ve en zengin takımların şampiyonluk yarışında en üstte yer alacağı düşünülüyor. Leicester City bunun doğru olmadığını kanıtladı. Doğru takım oluşturma ve iyi bir menajerlikle başarılı olunabileceğini kanıtladı. Premier Lig döneminden öncesine gidersek, en yakın örnek 1977-1978 sezonunda Nottingham Forest olabilir. Nottingham Forest şampiyon olduktan sonra Avrupa kupasını da kazanmıştı. 1995 yılında Blackburn Rovers örneği var ama o dönemde milyoner Jack Walker tarafından finanse edilen Blackburn Rovers diğer bütün takımlardan daha fazla para harcamıştı.”

Chelsea’nin Vardy ile, Arsenal’ın da Mahrez ile ilgilendiğini dile getiren Barlow, Kante’nin gelecek sezon Fransız ekibi Paris Saint Germain’e gideceğini düşündüğünü söyledi.

Şampiyon her takım için bir sonraki sezonun zor geçtiğini aktaran Barlow, şöyle konuştu:

“Şampiyon olunca mutlaka yenilmesi gereken bir takım haline geliyorsunuz. Bu da Leicester için yeni bir konu olacak. Sezon boyunca herkes Leicester’ın bir noktada kaybolup gideceğini bekledi ama bu olmadı. Dolayısıyla gelecek sezon kimse Leicester’ı hafife almayacaktır. Chelsea’nin bu sezon yaşadıklarına bakılırsa, şampiyonluğu sürdürmenin kazanmaktan daha zor olduğu görüldü. Avrupa futbolunda, Ranieri için yeni sorunlar olacaktır. Ranieri, bu sezon çok az futbolcu kullanabildi ancak Şampiyonlar Ligi fiziksel ve mental olarak futbolcular için yorucu olacaktır. Büyük bir takım gerekecektir, böyle olunca da herkesi memnun etmek zor olacaktır. Dolayısıyla soyunma odasında farklı bir dinamik oluşacaktır.”

Vardy ve Mahrez’in sezonun ilk yarısında takım için önemli rol oynadığını ifade eden Barlow, kaleci Schmeichel’ın da savunma ağırlıklı maçlarda büyük rol üstlendiğini aktardı.

– “Gelecek sezon Premier Lig’i ilk dört takım arasında bitirmelerini beklemiyorum”

Guardian gazetesi spor editör yardımcısı Jon Brodkin, Leicester City’e şampiyonluk yolunda Ranieri’nin iyi menajerliği ile Vardy, Mahrez, Kante ve Morgan gibi futbolcuların etkili performanslarının yardımcı olduğunu belirterek, “Chelsea’deki iç sıkıntı, Manchester United’ın sıradan oyunu, Manchester City ve Arsenal’deki tutarsızlıklar da Leicester’a yardımcı oldu ama Leicester’a da ulaştığı başarılar dolayı hakkını vermek lazım.” dedi.

Leicester City’e benzer Nottingham Forest’in 1978 yılındaki şampiyonluğunu hatırlatan Brodkin, Vardy ve Mahrez örneklerinin kulüplerin transfer stratejilerini çok fazla etkileyeceğini düşünmediğini ifade etti.

Gelecek yıl Şampiyonlar Ligi’nde de başarılı olması halinde mavi-beyazlı kulübe hayranlık duyacağını kaydeden Brodkin, “Hem Avrupa’da hem de ülke futbolunda başarılı olmak zor olacaktır. Pep Guardiola yönetimdeki Manchester City gelecek sezon daha güçlü olacaktır. Gelecek sezon Leicester City’nin Premier Lig’i ilk dört takım arasında bitirmesini beklemiyorum ama bunu yapabilmelerini de görmek isterim.” diye konuştu.

Brodkin, takımda bu sezon en çok kimi beğendiği yönündeki soruya ise “Vardy, Mahrez ve Kante” yanıtını verdi.

Haberler