Spor ve Kronizm

Spor ve Kronizm

Sportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan NationalTurk yorumcusu Ersin Afacan’ın “Spor ve Kronizm” başlıklı yazısı;

Ersin AfacanSportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan NationalTurk yorumcusu Ersin Afacan’ın “Spor ve Kronizm” başlıklı yazısı;

Sportif olay ve kişilerle ilgili eleştirel düşünme içeren yorumlarımı sıklıkla sosyal medyada paylaşıyorum. Eleştiri denilince spor insanlarımızın aklına hiç iyi şeyler gelmiyor. Halbuki eleştiri, tenkittir. Yani sportif olay ve kişilerle ilgili doğru ve yanlış tarafları bulup göstermek için yapılan incelemedir. Dolayısıyla yorumlarımı okuyan spor insanlarımızın kanıtlanmış, bilimsel ve felsefi temellendirilmesi yapılmış gerçekler ve öne sürülmüş iddialar arasındaki farklılıkları yakalaması gerekirken duygusal yaklaşımlarda bulunduklarını gözlemliyorum. Özellikle arkadaşlarına, sevdikleri veya hayran oldukları kişilere yaptığım yorumlar için “Yusuf hoca ile senin sorunun ne anlamadım. Bırak insanlara sallamayı işine bak”, “Mesut hocayı 30 yılı aşkın bir zamandır tanırım. Mütevazi ve dünya tatlısı bir hocadır”, “Şenol hoca adam gibi adamdır” gibi duygusal tepkiler verip arkadaşlarının, sevdikleri veya hayran oldukları kişilerin hatalı yanlarını görmek istemiyorlar.

Bu tutumun sosyolojik temelinde kayırmacılık anlayışı bulunuyor. Kayırmacılık, “Akraba Kayırmacılığı (Nepotizm)”, “Eş-Dost Kayırmacılığı (Kronizm)”, “Siyasal Kayırmacılık (Partizanlık)” gibi belli ana unsurlara ayrılmaktadır.

Yukarıdaki şekilde de görüldüğü üzere literatürde yapılan incelemeler sonucunda kayırmacılık öncelikle “adam kayırmacılığı” ve “siyasi kayırmacılık” olmak üzere iki alt gruba ayrılmıştır. Adam kayırmacılığı alt grubunda literatürde de belirtildiği üzere personel alım ve terfilerinde liyakat ilkesi yerine akrabalık, arkadaşlık, dostluk, hemşehricilik, aynı meslekten olma, aynı aşiretten olma, aynı kabileden olma gibi özelliklerin dikkate alınmasıdır (1). Bu durum spor kültürümüzde oldukça yaygın olarak yaşanmaktadır. Kayırma anlayışı, başarılı-başarısız spor insanı ayırımı yapılmadan başarısız ve liyakatsiz spor insanının daha kolay yükseldiği bir spor kültürünü ortaya çıkarmaktadır. Bu durum, adaletsiz bir sistem içinde spor insanlarının mücadele etmesini gerektirmektedir.

Siyasi, dini, hemşehri gibi BİZİM ADAMIMIZ anlayışına dayalı bu sistem ile spor kültürümüz gelişmez. Herkesin bir siyasi görüşü, din anlayışı, şehir sevgisi olur ama modern dünya spor kültürünün üyesi olmak himayecilik ve kayırmacılık ile gerçekleşmez. Türk sporunun en ciddi sorunu, gelişimini himayecilik sistemine emanet etmiş olmasıdır. Halbuki spor insanları uzmanlık, tecrübe ve bilgi konusunda yarışmalıdır; “kimleri tanıyorsun” konusunda yarışmamalıdır. Dolayısıyla spor kültürümüzde “EMANETİ EHLİNE VERMEK” anlayışı hakim olmadıkça Türkiye’de sporun bırakın modern olmayı, bir yere varabilmesi çok zor.

Ersin Afacan / NationalTurk

KAYNAK
(1) Özkanan, Arzu – Erdem, Ramazan; “Yönetimde Kayırmacı Uygulamalar: Kavramsal Bir Çerçeve”, Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Yıl: 2014/2, Sayı:20, Sayfa:185

Haberler