Tenis Sporuna Yapısal Bakış

Tenis Sporuna Yapısal Bakış

Sportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan NationalTurk yorumcusu Ersin Afacan’ın “Tenis Sporuna Yapısal Bakış” başlıklı yazısı;

Sportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan NationalTurk yorumcusu Ersin Afacan’ın “Tenis Sporuna Yapısal Bakış” başlıklı yazısı;

Milletlerin spora bakış açıları ve spor anlayışları kültür ürünüdür. Çünkü her milletin spora bakış açısı ve anlayışı aynı değildir. Bu durum da milletleri birbirinden ayıran bir özellik olarak kültürü anlatır. Yani ülkelerin spor kültürleri bir uygarlığa bağlı olsa da sonuçta onlar ayrı ayrı toplumlara aittir. Bu nedenle Türk spor kültürü, Alman spor kültürü, İtalyan spor kültürü, Amerikan spor kültürü vardır (1). Bu adı geçen spor kültürleri içinde en geri kalmış olanı ne yazık ki bizim spor kültürümüzdür. Bu nedenle spor kültürümüzün gelişmesi için pek çok çalışmanın düzenli şekilde yapılması gerekiyor. Bunlardan biri de TED Spor Kulübü’nün 04-05 Haziran 2016 tarihinde düzenlemiş olduğu “Tenis Sporuna Yapısal Bakış” adlı sempozyumdur. Bu tarz etkinliklerin artarak gerçekleşmesini temenni ederken, sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçen herkesi tebrik eder ve TED Spor Müdürü Müslüm Gülhan’a da nazik davetleri için teşekkür ederim.

Sosyal psikoloji, cemiyet içindeki ferdin davranışının her yönü ile uğraşır. Burada “sosyal motivasyon”, “sosyal algı” ve “sosyal öğrenme” gibi prensiplerin önemi vardır. İster laboratuvarda ve klinikte veya kalabalıktaki bir adamın davranışını, ister bir insanın renkli kağıtları algı tarzını, bir zeka testindeki başarısını veya bir linç olayına katılmak konusundaki kararını inceleyelim, bunların hepsinde de sosyal dünya hakkındaki algısının tesiri altında kalan bir insanın davranışı bahis konusudur (2). Bu bağlamda sempozyumda insanların davranışlarını gözlemlerken bana ilginç gelen bir olayı sizinle paylaşmak istedim. İlk oturumda konuşmacı olan Türkiye Tenis Federasyonu Davis Cup Antrenörü Dominik Hrbaty ve Türkiye Tenis Federasyonu Teknik Direktörü Onur Binay, iki doçent ve bir doktora öğrencisinin tenisin sosyo-kültürel yapısını anlatacakları ikinci oturuma katılmamalarıydı. İkinci oturumdan sonra yenilen öğle yemeğinde TED Spor Müdürü Müslüm Gülhan, Onur Binay’a “Sizden sonraki oturumda federasyona eleştiriler vardı. Diğer oturumlarda da olabilir.” şeklindeki yorumuna Onur Binay’ın “Biz söyleyeceğimizi söyledik.” şeklinde cevap vermesine de şahit oldum. Pek demokratik olmayan bu cevap beni şaşkınlığa itti. Müslüm Gülhan’ın bahsettiği eleştirileri yapan kişi de bendim. Umarım tenis federasyonu bu zihniyet ile yönetilmiyordur. Bizi dinleme nezaketini göstermeyen Dominik Hrbaty ve Onur Binay, belki bu yazımı okuma şansını bulur diye ve beni dinleme fırsatını bulamayanlar için de bilgilendirici olsun diye o konuşmamdan alıntılarla bu yazımı bitirmek istiyorum:

“Sanırım % 35 civarında ferdi lisanslı tenis oyuncumuz var. Bu durum kulüplerimizi önemsiz hale getirmeye başladı. Halbuki gelişmiş tenis kültürüne sahip olmak istiyorsak kulüp sayımızın artması gerekiyor. Bunun için federasyon ferdi lisanslı yarışmaya izin vermemelidir. Bazı antrenörler, kulüp kurmuş veya akademi kurmuş. T-shirtler bastırmışlar ama TTF’de kayıtlı kulüp değiller. Oyuncuları da kayıtlı olmadıkları için kendi kulüpleri adına değil ferdi olarak yarışıyor. Çünkü kulüplerin çoğunda maddi sıkıntı var. Tecrübeli ve başarılı antrenörler, çalışma saatleri ve aldıkları ücret orantılı olmayınca kulüpten ayrılıp bireysel olarak kendi düzenlerini kuruyor. Bu düzenin de kalite kontrolü doğal olarak yapılmıyor. Dolayısıyla bu düzene federasyonun el koyması ve kulüpçülüğü teşvik edip desteklemesi gerekiyor. Antrenörler demişken yakın zamanda federasyonun ITF level 2 antrenör kursuna 24 kişilik kontenjan belirlediğini ama sadece 17 antrenörün katıldığını öğrendim. Dünyanın önem verdiği bir antrenörlük kursuna 24 kişiyi toplayamayan bir tenis federasyonu ve antrenör camiasına sahip olmamız çok düşündürücü bir durum. Bütün bunların yanında federasyon, ligleri kaldırdı. Halbuki sezonluk ligler olmalı. Turnuvalar lig gibi oynanabilir. Türkiye Şampiyonları düzenlenebilir. Burada amaç, tenisçilerimizin daha çok maç oynaması ve olabildiğince puan toplamasıdır.”

Ersin Afacan / NationalTurk

KAYNAK
(1) Göral, Mehmet – Afacan, Ersin; Spor Sosyolojisi, Lisans Yayımcılık, İstanbul-2016, s.117
(2) Krech, David – Crutchfield, Richard S.; Sosyal Psikoloji, Çev.;Erol Güngör, Ötüken Yayımları, İstanbul-1980, s.24
www.instagram.com/mental_destek
twitter.com/mentaldestek

Haberler