Türkçesi Çok Zayıftır

Sportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan NationalTurk yorumcusu Ersin Afacan’ın “Türkçesi Çok Zayıftır” başlıklı yazısı;

Türkçesi Çok Zayıftır

Ersin AfacanSportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan NationalTurk yorumcusu Ersin Afacan’ın “Türkçesi Çok Zayıftır” başlıklı yazısı;

Trabzonspor eski başkanlarından Sadri Şener, geçtiğimiz günlerde ‘Futbol Extra’nın Ağustos sayısına röportaj verdi ve dedi ki “Şenol Güneş’in Türkçesi çok zayıftır. Arka arkaya cümleleri sıralar; son cümle ile ilk cümlesi arasında hiçbir bağ yoktur.” (1). Ben de bu demeci alıp facebook hesabımda yorum yapmadan kullandım ki Şenol Güneş’in iletişim becerisinin zayıflığı konusunda daha önceden makaleler yazmıştım. Örneğin “Mobbing ve Şenol Güneş”, “Beceremiyorsa…” ve “Senin Kaptanın Bana Yalvardı” başlıklı makalelerimi arzu eden internetten okuyabilir.

Sadri Şener’in demecini paylaşmamın akabinde, genç bir akademisyen ile ile eski bir akademisyen bu paylaşımımın altına yorum yaptı. 1970’li yıllarda Eğitim Enstitüsü’ne gidip öğretmen olma hakkı kazanan Şenol Güneş’i, Sadri Şener’in Türkçe’yi kullanabilme konusunda eleştirmemesi gerektiğine savunan genç akademisyen, Sadri Şener’in İTÜ İnşaat Mühendisliği’nden mezun olduğunu, ağabeyinin profesör ve eşinin eski bir öğretmen (2) olduğunu sanırım bilmiyor. Dolayısıyla Sadri Şener bir insanın Türkçe’yi nasıl kullandığı, devrik cümle kullanıp kullanmadığını ve cümleler arasında anlam bütünlüğü olup olmadığını hem anlayacak entelektüel kapasitede hem de böyle bir çevrede yetişmiş bir insandır. Ayrıca kimin söylediği değil, ne söylendiği önemlidir.

Paylaşımıma yorum yapan eski akademisyen ise paylaşımımda yer alan ve üzerinde Aykut Kocaman’ın “Şenol Güneş’i Anlamadım” sözü olan fotoğraf ile Şenol Güneş’in “Senin Kaptanın Bana Yalvardı” sözü olan fotoğrafı küçümseme ve aşağılama olarak değerlendirmiş. Halbuki bir insan, bir insanı bazen anlamayabilir. Aykut Kocaman da bunu dile getirmiş. Diğerinde ise asıl küçümseme ve aşağılamayı yapan “Senin Kaptanın Bana Yalvardı” diyen Şenol Güneş ki bu konu hakkında geçmişte bir makale yazmıştım. Dolayısıyla sağduyulu bir yaklaşıma davet edilmeme şaşırdım. Çünkü sağduyu “Doğru ve yanlışı birbirinden ayırma ve doğru yargılama gücü”dür (3). Bu konudaki yargılama bir gerçeklik yargılaması olmalıdır, değer yargılaması değil!..

Yani ben isterdim ki bu iki BESYO kökenli akademisyen Sadri Şener’in tezine karşılık olarak “Hayır! Şenol Güneş’in Türkçesi çok iyidir. Arka arkaya cümleleri sıralar; son cümle ile ilk cümlesi arasında anlam bütünlüğü vardır. Konuşmalarında anlatım bozukluğu yoktur.” tarzında bir antitezi savunsunlar ve bu görüşlerini ispatlamak için Şenol Güneş’in konuşma videolarını ortaya koysunlar. Çünkü akademik kimliğe sahip olmak bunu gerektirir. Felsefede buna Descartes’in metodik şüphesi deniliyor ki yorumu temellendirmek önemli ve gereklidir.


Aksi durumda yapılan yorumlar, Şenol Güneş’i himaye etmeye girmektedir. Zaten spor kültürümüzde birilerini, yanlışına veya eksikliğine rağmen kayırmak yaygınlaşmaktadır. Bu tutum da “ortada bir gerçeklik var mı yok mu?” diye merak edip araştırma gayretine girmeden iddiaları hemen inkar edip savunmaya geçmeye ve bazen de karşı hamlede bulunmaya sebep oluyor. Bunu yapanların da BESYO’da akademik çalışmalar yapan insanlar olması, ülke spor kültürümüz ve BESYO’larımız için düşündürücü olmaktadır.

Ersin Afacan / NationalTurk

KAYNAK
(1)http://www.hurriyet.com.tr/sadri-senerden-senol-gunese-sok-suclama-40121833
(2) https://tr.wikipedia.org/wiki/Sadri_%C5%9Eener
(3) Akarsu, Bedia; Felsefe Terimleri Sözlüğü, İnkılap Kitabevi, İstanbul- 1988,s.154

Haberler