Türkiye’yi sarsan cinayette flaş gelişme

Türkiye’yi sarsan cinayette flaş gelişme

İki kız kardeş, annelerini bıçaklayarak öldürdükten sonra aldıkları cezayı çok bulan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mütalaasını tamamladı. Üç sayfa uzunluğundaki mütalaada TCK’nin 29. maddesi gereği “Makul oranda indirim verilmesi gerekirken asgari oranda indirim yapmak suretiyle sanıklara ceza verildiğini” vurguladı.

Bundan yaklaşık 3 yıl önce İzmir Aliağa’da tüyleri ürperten bir cinayet yaşandı. İki tane kız kardeş anneleri Gülseren Süngü’yü bıçaklayarak hayatına son verdiler. Üç defa evlenip boşanan Gülseren Şüngü birahanelerde çalışıp iki kızıyla yaşarken 13 Eylül 2013’te evinde ölü bir şekilde bulundu. 19 yaşındaki kızı Şeyda P. ve 17 yaşındaki Beyza P. birbiriyle zıt ifadeler verince şüphelenen polis Süngü’nün 2 kızını da ayrı ayrı sorguladı.

Uzun süre sonra kız kardeşlerin suçlu olduğu kesinleşince kız kardeşler Şakran Cezaevi’ne gönderildiler. Cezaevine girdikten sonra arkalarından bir çok iddia atılan kız kardeşlerin anelerini ‘rahat’ yaşamalarına engel olduğu için için öldürdüğünü bir kısım da annelerinin yaşam tarzından hoşnut olmadığı için öldürdüklerini söylendi.

Biri 20 Diğeri 10 Yıl Ceza Aldı

Karşıyaka 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan görüşme sonucunda 19 yaşındaki Şeyda 20, 17 yaşındaki Beyza ise 10 yıl hapis cezası aldı.

Savcılığın üç sayfalık mütalaasında, anne Gülseren’in Aliağa birhanesinde gece çalıştığı, eve bazen erkeklerle geldiği, eve gelen erkeklerin evde kaldığı, kızları bazen rahatsız ettiği, anne Gülseren’in kızlara şiddet uyguladığını vurgulayarak TCK’nin 29’uncu maddesi gereğince makul oranda indirim verilmesi gerekirken asgari oranda indirim yapmak suretince sanıklara fazla ceza verildiğini söyledi.

Haber Avukatlarından Geldi

Şakran Cezaevi’nde bulunan kız kardeşler haberi avukatlarından aldı. Avukat Hakan Turan, 10 ceza alan küçük kardeşin cezasının değişmeceğini ancak abla Şeyda’nın cezasının 15 yıla inmesini beklediklerini belirtti. Avukat Turan şu yorumu yaptı:

Biz en başından beri olayın Türk Ceza Kanunu madde 25’te öngörülen meşru savunma sınırları çerçevesinde işlendiğini ve müvekkillerime ceza verilemeyeceğini savunduk. Sonuç olarak müvekkillerime karşı haksız saldırılar ve hayasızca yaşama teşvik eden bir tutum vardı. Söz konusu saldırılar da süreklilik arz etmekteydi. Dosya kapsamında bu hususları destekleyen onlarca delil ve tanık beyanı da mevcuttur. Yine taleplerimiz arasında haksız tahrik indirimi uygulanacaksa eğer, haksız tahrik indiriminin en üst hadden uygulanmasını talep etmiştik. Ancak mahkeme kararında meşru savunmanın şartlarının oluşmadığını belirtmiş ve müvekkil sanıklar hakkında haksız tahrik indirimini asgari düzeyde uygulayarak ceza vermiş idi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tüm savunmalarımızı destekler mahiyette mütalaada bulunarak verilen cezanın fazla olduğunu ve bu nedenle kararın bozulmasını talep etti. Bu durum her ne kadar bizleri tatmin etmese de müvekkillerim yönünden de güzel bir gelişme. Şimdi Yargıtay’ın vereceği kararı bekliyoruz.

sarsan cinayet

Haberler