Umut Oran: Mücadelemi asla engelleyemezsiniz

CHP’li eski milletvekili Umut Oran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasının ardından basın toplantısı düzenledi.

Umut Oran: Mücadelemi asla engelleyemezsiniz

CHP’li eski milletvekili Umut Oran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasının ardından basın toplantısı düzenledi.

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı CHP’li Umut Oran, Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul milletvekili iken eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u ziyaretinin ardından Silivri İlçe Başkanlığında yaptığı basın toplantısı nedeniyle hakkında açılan davanın ilk duruşmasına katıldı. Duruşma sonrasında basın toplantısı düzenleyen Umut Oran, “Sadece beğenilmeyen Başbakanlar değil seçmen tabanında karşılık bulacağı düşünülen muhalefet partilerinin Genel Başkan Adaylarının da binbir türlü yolla üstleri çizilmeye çalışılıyor. Kullanışlı paralel yapı savcılarından sonra kullanışlı TOMA’ların da olası muhalefet liderlerinin önünü kesmek için kullanılabileceklerini, yargı eliyle muhalefetin dizayn edilmek istendiğini gözlemleme fırsatı bulduk. İktidar güçlerine dayanarak muhalefet liderlerini susturmaya çalışanlar bilmelidirler ki beni mahkeme kapılarında uğraştırabilirsiniz ama mücadelemi asla engelleyemezsiniz” diye konuştu.

Duruşma sonrasında Silivri İlçe Başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Umut Oran şöyle konuştu:

Bugün milletvekili olduğum dönemde açılan ve hukuk tarihine kara bir leke olarak geçecek bir dava sebebiyle Silivri’deydim. 2012 yılında dönemin Başbakanı’na hakaret gerekçesiyle açılan bu dava, bana göre, Türk yargısının AKP ve Fethullah Gülen Terör Örgütü eliyle nasıl bir keşmekeşe dönüştürüldüğünün ibret verici bir örneğidir. Bu dava dahi dokunulmazlığın özellikle muhalefet milletvekilleri için etkili bir muhalefet için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Fezlekeyi hazırlayan Silivri eski Başsavcısı Ali İşgören, kamuoyunda Fethullah Gülen Terör Örgütüyle bağlantılı olarak değerlendirilen bir şahıstır ve yargı gücünü terör örgütü lehine kullandığı öne sürülmektedir. Bu gerçek ortadayken ve AKP hükümeti “Paralel Devletle mücadele ediyorum” derken ilgili Cumhuriyet Savcısının iddianamesinde Fethullah Gülenci Başsavcı Ali İşgören’in fezlekesini aynen kopyalayıp iddianameye koyması hukuksuzluğun devam ettiğinin göstergesidir. Şayet “Paralel Devlet Yapılanmasıyla” mücadele ediliyorsa ve bugüne kadar onlarca kumpas davasının açıldığı kabul ediliyorsa o halde bu dava neden devam etmektedir? Fethullahçı olduğu tescillenen ve HSYK’da hakkında kapsamlı bir dosya bulunan eski bir başsavcının fezlekesi neden bir cumhuriyet savcısı tarafından aynı şekilde iddianameye konulmuştur?

Cevap, acı ama basittir! Yargı, tarafsız hareket etme kabiliyetini belli noktalarda kaybetmiştir. Özellikle Cumhurbaşkanı söz konusu olduğunda yargı mensupları kendilerini büyük bir baskı altında hissetmekte ve hukuk fakültelerinden aldıkları diplomalara ihanet etme pahasına otomatik olarak davalar açılmaktadır. Tüm Türkiye “dava tehdidiyle susturulmak istenmektedir.” Ancak geçen 14 yıl içinde yaşanan hukuksuzluklar düşünüldüğünde tüm bu yaşananlar şaşırtıcı olmamalıdır.

Daha dün, Milliyetçi Hareket Partisi’nin “olağanüstü kurultayının” nasıl yargı, polis ve siyasiler eliyle engellendiğine şahit olduk. Gelinen noktada sadece beğenilmeyen Başbakanların değil seçmen tabanında karşılık bulacağı düşünülen muhalefet partilerinin Genel Başkan Adaylarının da bin bir türlü yolla üstlerinin çizilmeye çalışıldığını görmüş olduk. Kullanışlı paralel yapı savcılarından sonra kullanışlı TOMA’ların da olası muhalefet liderlerinin önünü kesmek için kullanılabileceklerini, yargı eliyle muhalefetin dizayn edilmek istendiğini gözlemleme fırsatı bulduk.

Bütün hukuksuzluklara ve muhalefeti topyekûn susturma girişimlerine rağmen bir hakikatin altını çizmem gerekiyor. 14 yıllık AKP zulmü Balyoz, Ergenekon, Askeri Casusluk gibi kumpas davalarıyla ve sınav sorularının çalınması, torpil, adam kayırmacılık gibi yolarla pek çok vatandaşı mağdur etmiştir. Milyonlarca yurttaş sadece AKP’li olmadıkları için düşmanca davranışlara maruz kalmış, iş ve aile düzenleri bozulmuştur.

Böylesine dramatik gerçekler ortadayken malum zihniyetin benim gibi muhalif siyasileri hedef almalarını normal karşılıyorum. Ancak iktidar güçlerine dayanarak muhalefet liderlerini susturmaya çalışanlar bilmelidirler ki beni mahkeme kapılarında uğraştırabilirsiniz ama mücadelemi asla engelleyemezsiniz.

Her ne olursa olsun Atatürk’ün emanet ettiği laik Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkmaya ve hakları gasp edilen yurttaşlarımız için en ön safta adalet savaşı vermeye devam edeceğim. Bugünler geçecektir. Bu karanlık mutlaka aydınlığa dönecek ve hak yerini bulacaktır. O gün geldiğinde hep beraber, el ele; daha adil, daha demokratik, daha zengin bir ülke kuracağız. Herkesin adalet bulduğu, kimsenin yargı eliyle susturulmaya çalışılmadığı o günler yakındır. Tüm yurttaşlarımıza yeni döneme hazır olma çağrısı yapıyorum ve herkesi CHP çatısı altında, benimle birlikte mücadeleye çağırıyorum.

Haberler