Yalnızlık…

Yalnızlık…

Ersin AfacanSportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan NationalTurk yorumcusu Ersin Afacan’ın ‘Yalnızlık’ başlıklı yazısı;

Geçtiğimiz günlerde İngiltere’deki London School of Economics ve Singapur’daki Singapore Management Üniversitesi tarafından yapılan ortak bir araştırma, zeki insanların mutlu olmak için daha az arkadaşa ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu. Satoshi Kanazawa ve Norman Li liderliğindeki araştırma kapsamında, “Hayatı insanlar için daha yaşanılır kılan ne?” sorusuna cevap bulmak amacıyla, 18-28 yaş arası 15 bin kişiyle görüşme gerçekleştirildi. Sonuçları psikoloji dergisi “British Journal of Psychology”de yayımlanan araştırma, iki önemli bulguyu ortaya koydu. Araştırmaya göre nüfus yoğunluğu az olan bölgelerde yaşayan insanlar, kalabalık yerlerde yaşayanlara oranla daha mutlu oluyor. Aynı zamanda, sosyal ilişkiler arttıkça da bazı insanlar kendilerini daha mutlu hissediyor. Ancak araştırma, özellikle zeki insanlar için sosyal ilişkilerde bu durumun geçerli olmadığını ortaya koydu. Zekilerin aksine, IQ’su düşük olanların kalabalıklar içinde kendisini daha mutlu hissettiği belirlendi. Yani diğer bir deyişle, sosyal ilişkiler arttıkça zeki insanların mutluluğu da azalıyor (1).

Bu araştırma bana, Nietzsche’nin ilk akıl hocası olan 1788-1860 yılları arasında yaşamış olan Alman filozof Arthur Schopenhauer’ın “Yalnızlığı besleyen, Aristokrat bir duygudur. Bütün serseriler arkadaş canlısıdır.” ifadesini hatırlattı (2). Bu ifadenin ve yukarıdaki araştırmanın sporla ve özellikle profesyonel sporla yakından bağlantısı var. Çünkü spor, sosyal bir olgudur ve profesyonel dediğimiz elit sporcular da sosyal bir fenomendir. Bu nedenle sporcuların yalnızlığı seçmesi çok zor bir durumdur. Fakat sporcuların şöhretin etkisine kapılıp arkadaş canlısı olması, hayranlarının ilgisine ihtiyaç duyması ve sürekli kendisinden olumlu şekilde bahsedilmesini istemesi çok yanlış bir mental tutumdur.
Gerçekte insanların bizden hoşlanmaları o kadar da önemli değildir. Sadece sevdiğimiz, birlikte yaşamak ve birlikte çalışmak zorunda olduğumuz, iyi bir izlenim bırakmanın faydalı olduğuna inandığımız insanların bizden hoşlanmaları önemlidir. Buna rağmen, nevrotik bireyler sanki varlıkları, mutlulukları ve güvenlikleri hoşlanılıyor olmaya bağlıymış gibi bir duygu taşır ve bu şekilde davranır (3). Psikolog Doğan Cüceloğlu’nun da ifade ettiği gibi kendi benliğini değerli gören ve kendine güveni yüksek olan kimselerin, başkaları tarafından beğenilmeye ihtiyacı daha azdır (2). Bu nedenle arkadaş canlısı olmak, hem serseri hem de nevrotik bir tutumdur.

Dolayısıyla başta popüler sporcular olmak üzere sporun içinde olan insanlar, bazen yalnızlığı yaşamalıdır. Bunu yaparak hem içsel değerlendirme içine girerler hem de kitap okumak, film seyretmek ve müzik dinlemek gibi hobileri gerçekleştirme fırsatı bulurlar. Ayrıca arkadaş canlısı olmadan size ışık tutacak ve yol gösterecek özelliklere sahip olan kişileri hayatınıza dahil etmeye çalışmanız “zihnimizi başkalarına teslim etmek” dediğimiz mental tuzaktan da kendinizi korumanızı sağlar.

Ersin Afacan / NationalTurk
KAYNAKÇA
(1)http://www.ntv.com.tr/saglik/zeki-insanlarin-daha-az-arkadasi-var,KY_TgpNJ60i4tmxXS8HU_A
(2) Afacan, Ersin; Sportif Yaşama Yön Veren 200 Özlü Söz, Demfo, İzmir-2014
(3) Horney, Karen; Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Çev.;Başak Kıcır, Sel Yayıncılık, İstanbul-2013

Haberler