Mehmet Eymür Arşimidis cinayeti MİT belgelerini yazdı

Mehmet Eymür bugün son.tv. com da konu ile iligili olarak yazdığı köşe yazısında Arşimidis cinayetini ele aldı

Mehmet Eymür: Arşimidis Olayı ile ilgili esas bilgiler raporun 125 sayfalık ekleri arasında olup, “Belge 3” olarak yayınlanmıştır.

Kaynağı ise MİT Müsteşarlığı değil, o tarihlerde MİT’le koordineli olarak çalışan Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Daire Başkanlığı’dır. Hatırladığım kadarıyla onlar da bazı ihbar ve şikâyetler üzerine bu çalışmayı yapmışlardır.

Mehmet Eymür’ün bugün son.tv. com da konu ile iligili olarak yazdığı yazısı:

“Bugün başka bir konu yazmayı planlamıştım ama, “Arşimidis” konusu gündemde olunca ona değinmek gerekti.

1.nci MİT Raporu
Arşimidis Olayı, kamuoyunda 1.nci MİT raporu olarak bilinen ve 1987 yılında basına yansıyarak uzun süre gündemde kalan “Banker Bako Olayı, Polis İçindeki Çekişme ve Yeraltı – Polis – Kamu Görevlileri İlişkileri” isimli istihbarat raporunda ve eklerinde geçmektedir.

Bu raporun 16’ncı sayfasında şu hususlar yer almaktadır:

“Nuri GÜNDEŞ’in, Dündar KILIÇ’la ilgili soruşturma sırasında Şükrü BALCI, İstanbul Valisi Nevzat AYAZ ve Fahrettin ASLAN’la birlikte gayrimüslimlerden külliyetli miktarda haraç alınması olayına adı karışmış ancak bu konu bilahare çeşitli gerekçelerle örtbas edilmiştir.

Bu olaya Cengiz ABAOĞLU, Nuri GÜNDEŞ’in akrabası Hacı Ali ASLAN ve diğer birkaç MİT mensubunun da adı karışmıştır.
Aynı tarihlerde intikal eden bilgilere göre Nuri GÜNDEŞ’in;

(1) Başak Grubu sahipleri Ertan SERT ve Turan ÇEVİK’ten himaye edilmelerine karşı 60 milyon TL aldığı.

(2) Aynı tarihlerde eski MİT Müsteşar Yardımcısı Nihat YILDIZ’ı Başak Holding’e soktuğu

(3) Başak Holding’in 300 milyonluk bir borcunu banka müdürüne baskı yapıp ertelettiği,

(4) Erdoğan DEMİRÖREN’in Arşimidis işini kapattırdığı,

(5) Emin CANKURTARAN’ın gümrük işlerine yardım ettiği ve bu meyanda Emin CANKURTARAN’ın Edirne’de takılan bir TIR’ını Kapıkule Gümrük Müdürü Birol KALKAN kanalıyla kurtardığı, Birol KALKAN’ın bu iyiliklerine karşılık Tuncay Mataracı davasında korunduğu,

(6) Dündar KILIÇ ve Fahrettin ASLAN’dan hediye aldığı ve menfaat temin ettiği, hususları yer almaktadır. Bu ilişkilerde Cengiz ABAOĞLU daima yer almıştır.”

Arşimidis Olayı ile ilgili esas bilgiler raporun 125 sayfalık ekleri arasında olup, “Belge 3” olarak yayınlanmıştır. Kaynağı ise MİT Müsteşarlığı değil, o tarihlerde MİT’le koordineli olarak çalışan Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Daire Başkanlığı’dır. Hatırladığım kadarıyla onlar da bazı ihbar ve şikâyetler üzerine bu çalışmayı yapmışlardır.

Arşimidis olayına gelmeden önce “Belge 1’de, olaylara adı karışanlardan Mustafa Ercan’ın anlattıklarına bir bakalım:

Mustafa Ercan ve Haluk
“04 Eylül 1988 tarihli Nokta Dergisi’nin ekinde yayınlanmıştır.

Mit raporu ekleri Belge 1

Mustafa Ercan ‘Kimseye güvenim yok…’

14 Ekim 1984 iç yazışmada Mustafa Ercan’ın Kaçakçılık İstihbarat Dairesinden bir yetkiliye verdiği on bir maddelik ifade yer alıyor. Mustafa Ercan’ın adı geçtiğimiz günlerde hayali ihracat olaylarına karıştı, İzmir Devlet Güvenlik mahkemesince tutuklanan Ercan, Ertan sert ve Turan Çevik’in hayali ihracat bağlantılarıyla ilgili açıklamalar yaparak günün adamı haline geldi…

……. 9. Bunlar … ayrıca Erdoğan Demirören’in Arşimidis işini de bizimkiler kapattılar. Erdoğan Demirören’le araları çok iyidir. Onun silahına ruhsatı da bizimkiler aldı.

Bu işi Haluk bizzat takip etti. Haluk’un da birçok bildiği var. Ancak Nuri Bey ona ‘Ne yapalım Ankara’dan uğraşıyorlar sen hele tayin yerine git, rapor filan al… ben seni bir sene sonra geri aldırırım’ demiş. Herhalde Haluk’u elde ettiler.

Bizim tayinimiz çıktı ama Cengiz’in tayin olmaması için Nuri Bey çok diretti. Zira Cengiz korkak ve zayıf karakterli. Konuşursa diye korkuyorlar. Nuri bey bir çok şeyi kapattı.

Mesela Diyarbakır’dan gelen İbrahim Ortakçılar, şimdi G’de çalışıyor. Kumarhane çalıştırıyordu. Nuri Bey bunu biliyordu. Bir gün nöbetteyken, İbrahim kendi kumarhanesinin basılacağını telsizden öğrenmiş (polis telsizinden) ve telsizle devreye girerek müdahale etmiş, ekibi yollamamış. Bu durum Nuri Bey’e intikal etti ama kapatıldı.”

Yukarıda Haluk olarak ismi geçen kişi, Bodrum Yalıkavak’ta oturan ve 29 Mart 2011’de esrarengiz bir şekilde öldürülen Haluk Akder’dir.

Arşimidis Olayı İle İlgili Polis İstihbaratı
Şimdi Arşimidis konusunun aslına bakalım:

“Belge 3 YORGİ PAPADOLOS’UN ESRARENGİZ ÖLÜMÜ…

KAÇAKÇILIK İSTİHBARAT ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ’NE
Makamın 12.11.1984 tarih ve 94 sayılı olurları ile İstanbul ve civar illerde yaptığımız istihbarat ve topladığımız bilgilerde;

Eski maliye Bakanı Vural Arıkan, Bakan olmadan önce vergi kaçakçılığı ve gümrük kaçakçılığı davalarının avukatlığını yaptığı, Enka Holding ve Maya dergisi ortaklarından Ünal Yaltırık’la samimi arkadaşlık ve akrabalık bağlarından dolayı Vural Arıkan, Bakan olduktan sonra Enka Holding’e ait Maliye’ye olan 8 milyar liralık vergi borcunu ertelediği, dönemin gelirler genel müdürü Aykon Doğan’ın da bahse konu Holdinge Maliye’ye olan sekiz milyar liralık borcun ödenmesi için tebligat çıkarması üzerine, bu genel müdürü görevden aldığı, Vural Arıkan geçmiş dönemlerde kamuoyu tarafından en büyük gümrük kaçakçılığı davalarını ya bizzat, yada perde arkasından danışmanlık görevi yaptığı, (TÜPKO olayının avukatı olabileceği) Devletten büyük miktarda vergi kaçıran yada büyük çaplı gümrük kaçakçılığı olaylarının devamlı arkasında yer aldığı, geçmişte sansasyon yaratan bu gibi kaçakçıların sorgulamalarının yeniden gözden geçirilmesi, veya sorguya çekilmeleri halinde bu konuların vuzuha kavuşacağı, Vural Arıkan’ın İstanbul’da yazıhanesine kayıtlı telefonun ……..Bakırköy’deki evinin telefonun da ……olduğu,

Yorgi Papadolos adındaki Rum asıllı şahıs 1939 yılında İstanbul’da …… Arşimidis adında bir şirket kurduğu, 1967 yılına kadar devam ettirdiği bu dönemlerde bu şirketin hukuk müşavirliğini Necdet Çobanlıoğlu, Erdoğan Demirören, Adnan Başer Kafaoğlu ve Vural Arıkan’ın yaptığı ancak Yorgi Papadolos adındaki şahsın Mersin’de Sıtkı Arabulan’la evli bir kız kardeşinin olduğu ve bağlarının kopuk olması nedeniyle birbirlerini tanımadıkları ancak 1967 yılının 11’inci ayında akrabayı talukatını araştıran Yorgi’nin, Sıtkı Arabulan ile evli kız kardeşi Zeynep Aslan’ın kardeşine bir mektup yazdığı;

Bu mektubun Necdet Çobanlıoğlu tarafından verilen cevapta Yorgi Papadolos’un 13.12.1967 tarihinde Cenevre’de vefat ettiğini belirten ölüm ilanının olduğunu yazar, ancak Yorgi’nin ölümünden 4 yıl önceki tarihle ve sahte vesikalarla Yorgi’nin tüm varlıklarının Necdet Çobanlıoğlu’na devir edildiğine dair sahte vesikaların halen devam etmekte olan dava dosyasının, halen İstanbul Adliyesi’nde mevcut bulunduğu, Necdet Çobanlıoğlu’nun Yorgi’den kalan varlığı da Erdoğan Demirören’e devir ettiği, buraya kadar olan tüm sahte belgelerin tahkikat neticesinde şirketin hukuk müşavirleri Erdoğan Demirören, Vural Arıkan, Necdet Çobanlıoğlu ve Adnan Başer Kafaoğlu tarafından düzenlediği;

Bu şirkete ait Türkiye ve Amerika’daki milyarlar değerindeki mallara el koydukları, bu hususların dosyadaki bilirkişi raporlarının tetkikinden anlaşıldığı, durumu haber alan Yorgi’nin akrabası Sıtkı Arabulan’ın İstanbul’a gelerek Erdoğan Demirören’i aradığı ve miras davası açtığını söylediği, E. Demirören’in de Sıtkı Arabulan’a Kürt İdris (İdris Özbir) benim adamım, seni öldürtürüm diye tehdit ettiği, bunun üzerine Sıtkı Arabulan’ın ………..caddesi………..(Yeşilköy) ikamet eden İnayet Esen adlı bayanı da alarak İdris Özbir’in yanına gittikleri, Erdoğan Demirören’in savurduğu tehdidi İdris’e anlattıklarını, bunun üzerine İdris Özbir’in Erdoğan’ı telefonla arayarak; ben senin fedainmişim birilerine öyle demişsin, o zaman senin fedain olduğuma göre, şirketin ortağı olmam lazım geldi diye cevap verdiğini;

Kürt İdris’in de Erdoğan Demirören’i tehdit ederek, seninle sonra görüşürüz diye söylediği, bilahare İdris Özbir, Dündar Kılıç ve Şahin Cizrelioğlu’nu yazıhanesine çağırarak durumu anlatıp, Erdoğan Demirören’in Silivri’deki villasına giderek Erdoğan Demirören’den 300 milyon lira para aldıkları, bunun üzerine Necdet Çobanlıoğlu’nun Amerika’ya kaçarak buradaki şirketin mallarına el koydurduğu, Erdoğan Demirören’in de Türkiye’deki mallarına (Yorgi Papadolos’a ait) el koyduğu;

Vural Arıkan ve Adnan Başer Kafaoğlu’nun da külliyetli miktarda para zoru ile şirketin hukuk müşavirliğinden azledildikleri varislerin iddiasında ve yaptıkları araştırmalarında, Yorgi Papadolos’un Vural Arıkan, Erdoğan demirören, Adnan Başer Kafaoğlu ve Necdet Çobanlıoğlu tarafından kravatla boğularak öldürüldüğü, tüm bu olayların aydınlığa kavuşması için;

1. Sıtkı Arabulan, 2. İnayet Esen, 3. Dündar Kılıç, 4. Şahin Cizrelioğlu, 5. İdris Özbir, 6. Recai Erkli, 7. Yüksel Çınkoçak, 8. Avukat Şükran Ergun, 9. Avukat Mualla Selçuk, 10. Avukat İlhan Sipahioğlu, 11. Osman isimli (Öldürülme hadisesini yakından bilen) isimli şahısların sorgulamaları ve dinlenmelerinin yararlı olacağı, bahse konu şirketin adresinin İstanbul Karaköy Bankalar caddesi……………………….olarak tespit edildiği. Ayrıca yaptığımız istihbarat çalışmalarında Vural Arıkan’ın 4 no’lu SYNT. Mahkemesi’nde uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığı suçundan yargılanan ve dairemiz arşivlerinde kaydı bulunan Sefer Bezal adlı kişinin de şirketinde müşavir olarak çalıştığı halk tarafından da bilindiği ve tarafımızdan istihbar edildiği, yine konu ile ilgili yaptığımız istihbarat çalışmalarında öteden beri İstanbul yeraltı dünyasının önde gelen Mafya babalarından Hüseyin Cevahiroğlu, İbrahim Cevahiroğlu ve Dündar Kılıç’ın yakınlarının maddi ve manevi tüm destekleri ile İstanbul İlinden Halkçı Parti’den milletvekili olarak seçtikleri İbrahim Ural vasıtası ile Vural Arıkan’a baskı yapıldığı, bu baskının eski İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı ve gazinocular kralı unvanı ile anılan Fahrettin Aslan’ın da desteklediği, Kapıkule Gümrük hadisesinde, Vural Arıkan tarafından Meclis’e getirilmesine sebep bunların baskılarından kaynaklandığı, … Bilgilerinize arz ederiz. 23.11.1984”

Bilmediğimiz yeni unsurlar yoksa MİT’teki “Arşimidis Olayı” ile ilgili bilgiler bunlardır…

(Mehmet Eymür-www.son.tv)

Exit mobile version