Manşet

Aziz Yıldırım ve Son Durak

Sportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan bir sosyal bilim uzmanı olan National Turk yorumcumuz Ersin Afacan’ın bu haftaki Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe ile ilgili Son Durak adlı yazısı;

Son Durak:

Şubat 2008’de “Aziz Yıldırım ve Voleybol” başlıklı bir makale yazmıştım. O yazımda demiştim ki “FB Başkanı Aziz Yıldırım ile DYO-KSK’de çalışırken bir maç öncesi kendisiyle tanışarak ayaküstü sohbet etmiştim.

Eski yazılarımın birinde, başkanın şu ifadelerine imzamı atarım demiştim. İşte o ifadeler ‘Bizim Türk oyuncusunun eğitimi yok. Çünkü eğitici yok. Adam alkolik, sigara içiyor, her haltı yiyor, sonra futbolu bıraktığında alıyorsun, onu hoca yapıyorsun. O da geleceğin Türk futbolcusunu yetiştiriyor!’.

Başkan Aziz Yıldırım 10 yılda olumlu değişimler gösterdi

Aziz Yıldırım, başkanlığı süresince geçen 10 yılda olumlu anlamda çok ciddi değişimler gösterdi. Mesela bir maç öncesi stada erken gelip koltukların kirli halini görünce ‘Taraftarım para verip zaman harcayıp maça geliyor. Onları bu koltuklara oturtamam’ diyerek koltukların maç öncesi temizlenmesini sağlamıştı.”

Aykut Kocaman ile Sadece Başkan’mı kötü ?

Aziz Yıldırım’ın son örnek davranışı da şu oldu. Geçenler bir TV kanalına çıkıp şunları söyledi: “Aykut Kocaman ile başkan kötü. Neden futbolcular kötü olmuyor hiç? Neden onlarla ilgili yorum yapılmıyor? Burada suçluluk varsa herkeste var. Oyuncular geldikleri yeri unutuyorlar. Burada başka türlü yaşamaya başlayınca düşüşler yaşanıyor. Onların buraya geldikten sonra daha çok çalışmaları lazım. Buraya gelen, burayı son durak gibi görüyor. Yerli oyuncular altyapıları tam dolu gelmedikleri, eğitim görmedikleri için böyle sıkıntılar yaşıyoruz. Oyuncu küsmeyecek,

çalışacak. Birisi oynamadığı zaman küsüyor. Hocaya küsüyor, gazeteye konuşuyor. Bundan sonra teknik direktör de oyuncuya karşı bir tavır alıyor. Bu zihniyetlerin ortadan kalkması gerekiyor.” Aziz Yıldırım’ın söylediklerinin altına imzamı atıyorum.

Başkan Aziz Yıldırım ‘ın ifadelerini Mehmet Yozgatlı ‘da kullanmıştı ! 

Başkan Aziz Yıldırım ‘ın söylediklerine benzer ifadeleri futbolcu Mehmet Yozgatlı da 27-12-2005’de bir röportajda söylemişti: ”Biz futbolcular kendimizi geliştirirsek, Türkiye’de futbol gerek kulüpler, gerekse milli takım bazında daha iyi yönlere gider. Burada konuşması gereken en önemli insanlar yani bu işe emek veren, futbol sektörünün bel kemiğini oluşturan futbolcular neredeyse hiç konuşmuyor. Dünyadaki ve Avrupa’daki futbolcular tartışıp, konuşabiliyor. Türk futbolcusu bu anlamda fazla söz hakkı sahibi olamıyor. Aslında bunun temel nedeni Türk futbolcusunun kendini geliştirmesindeki eksiklerdir. Biz kendimizi geliştirir ve bunun örneklerini ortaya koyarsak Türkiye’deki futbol gerek kulüpler, gerekse milli takım anlamında daha iyi yönlere gider. Ancak bizler futbolcu olarak gelişen dünya düzenine ayak uydurmadığımız için bugün bizden fazla medya ile yorumcular konuşuyor.”

Aziz Yıldırım ve Mehmet Yozgatlı ’nın bahsettiği futbolcuların görgüleri arttırılmalıdır.

Aziz Yıldırım ve Mehmet Yozgatlı’nın bahsettiği futbolcunun kendini geliştirmesinden temel kasıt, mental açıdan eğitim almalarıyla sosyal görgülerini arttırmalarıdır. Yani birçok elit sporcu, becerilerini sadece fiziki-fizyolojik kapasitelerine değil mental ve görgü özelliklerine de borçludur. Bu sporcular, kendilerini müsabakaya düşünme yapısı olarak hazırlamada, motive olmada, kaygılarını yönetmeyle birlikte amaçlar belirlemede mükemmel yeteneklere sahiptir. Profesyonel sporcunun, tartışıp konuşabilmesi için farkındalık bilincini yükseltmesi gerekir. Bunun için de mutlaka bir zihinsel antrenörle temas halinde olmalıdır.

Zihinsel performans antrenörü; sporcularla konuşan, notlar alan, anketler, testler uygulayan, maçla antrenman içinde-dışında sporcuların davranışlarını gözleyen kısaca sporcuya, değişik yönleriyle yakından tanıma gibi bir görevi yerine getiren kişidir. Profesyonel sporcular, müsabaka ve antrenmanlar sırasında çeşitli mental yüklenmelerle karşı karşıyadır. Kişilik yapısı, geçmiş yaşantılar ve çevre şartlarının belirleyici rol oynadığı bu zorlanmaları aşmak için izlenecek iki yöntem vardır. Birinci yöntemde sporcu, kendi kendine veya antrenörü, takım arkadaşları, ailesi ya da diğer arkadaşlarının tavsiyelerine başvurarak problemi çözmeye çalışır. İkinci yöntem ise, bir profesyonelle yani zihinsel antrenörle çalışmaktır.

Son Durak Değil

Bizim futbolcular, maalesef, birinci yöntemi uyguluyor. Dolayısıyla Türkiye’nin hangi kulübünde oynarsa oynasın, amatör ya da profesyonel olmak da fark etmez her sporcu kendisini geliştirmelidir. Eğer futbolcular hedeflerini yüksek tutar, futbolu iş olarak değil meslek olarak görür ve Fenerbahçe gibi takımları “Son Durak” olarak kabul etmezlerse Türk futbolunun kalitesi daha üst düzeylere çıkar.

Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Son Dakika Haberleri
Kapalı