“İstanbul’da Normalleşme İçin Uygun Bir Ortam Yok”

Corona virüsü salgını önlemlerinde kademeli normalleşme takvimi açıklandı ve vaka sayısına göre düşük, orta ve yüksek riskli illerde önlemler esnetildi. VOA Türkçe’ye konuşan Türk Tabipler Birliği İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Recep Koç ise İstanbul’da salgında yukarı doğru bir seyrin olduğuna dikkat çekti. Ocak ayının ortalarında İstanbul’da günlük vaka sayısının 650-700 civarında seyrettiğini belirten Koç, şu anda vakaların bin 200’lere çıktığını ve bu ortamda normalleşmeye gidilmesinin doğru olmadığını söyledi.

Geçen yıl Haziran ayıyla birlikte başlayan normalleşmenin yaz boyunca virüsün yayılmasına neden olduğunu kaydeden Dr. Koç, “2020 yazında bir anda açılım, normalleşme dendi ve sonrasında Eylül ayında tüm Türkiye’de vakalar tekrar yükselmeye başladı. İstanbul’da da Kasım-Aralık aylarında salgın pik yaptı. Bu sırada birçok meslektaşımız dahil hastalanan oldu ve çok sayıda insanımızı kaybettik. Şimdi aynı şeyleri tekrar yaşamak istemiyoruz. Tabip odaları olarak 4 hafta, hiç olmazsa iki hafta kapanmayı Kasım 2020 tarihinde yetkililere önermiştik. Eğer bunlar zamanında yapabilseydi, bugün belki bu halde olmazdık” diye konuştu.

“Vaka sayılarında büyük artış var”

Salgında artışın tekrar başladığını belirten Koç, Ocak ayındaki vaka sayısının Mart ayındaki vaka sayısının yarısı olduğuna dikkat çekti. Koç, “ Bir artış başladı, bunda mutant virüsün ne kadar etkisi olduğunu tam bilemiyoruz çünkü Sağlık Bakanlığı şeffaf değil. Belli bir açıklama yapılmıyor. Halen vakaları ve vaka sayılarını bilmiyoruz. Şu an 100 binde 1 oranlar verildi. Fakat bu oranlar da yanlış hesaplanıyor. Bir bakıyoruz bir hafta; yedi gün, bir hafta; altı gün hesabı üzerinden yapılıyor. En son hesaplama 20-26 Şubat olarak yapılmış. Daha önceki haftada 21 Şubat’a kadar yapılmıştı. Sağlık Bakanlığı’nın hesaplamalarında da hatalar var. Şu an görüyoruz ki İstanbul’da günlük vakalar Ocak ayında 650-700 civarıydı, şu an 1100 – 1200’lere çıktı. Bu gerçekten büyük bir artıştır” dedi.

“Günlük test sayısı azaldı”

Geçen yıla göre yapılan test sayısında da azalma olduğunu kaydeden Koç sözlerine şöyle devam etti: “Testler de geçtiğimiz kışa göre azaldı. Kışın 180 -190 bin adet yapılan test sayısı şu an 110-120 binlerde. Testlere göre oranlarımız yüzde 7-8 arasında. Gerçekten bu çok yüksek bir rakam. Şu an tam açılıma uygun bir ortam yok.”

“Kalabalık kongrelerin yapılması halkta rehavete yol açtı”

Halka, ‘maske, mesafe ve hijyen’ uyarıları yapılırken, salgın kurallarına uygun olmayan kapalı ortamlarda kalabalık kongreler yapılmasını çelişkili bulduğunu ifade eden Dr. Koç, bu durumun toplumda rehavete yol açtığına dikkat çekti.

Koç, “Sağlık Bakanlığı ‘sosyal mesafe, maske, hijyen’ derken bir taraftan da sosyal mesafenin hiç görülmediği ortamlar oluşuyor. Bu tamamen çelişkidir ve halka da güven vermeyen durumlardır. Örnek olması gereken insanlar bu kurallara uymazlarsa vatandaştan ne bekleyelim? Bir bakıyor binlerce insan biraraya gelmiş, demek ki tehlike yok diyor” şeklinde konuştu.

“Okullar açılmaya hazır değil, öğretmenlerin büyük kısmı ilk aşısını bile yaptıramadı”

Özellikle devlet okullarının salgına karşı yeteri kadar hazırlanmadan açıldığını belirten Koç, öğretmenlerin büyük kısmına da aşılama yapılmadığına dikkat çekti: “Biz bu ortamda okulları açıyoruz. Okulların açılmasına karşı değiliz. Çocuklarımız gerçekten sosyal hayattan koptu. Ama şunu gördük ki kamu okullarındaki sınıflarımız 45-50 kişilik. Çoğunun penceresi doğru dürüst açılmıyor. Havalandırma sistemleri yetersiz. İçeride temizlik personeli yok. Hijyen kurallarına uyulmuyor. Böyle bir ortamda okulları açmak da riskli. Okullar o kadar kalabalık olmamalı. Hala öğretmenlerimizi aşılayamadık. Öğretmenlerimize, ‘İşe gidin, kapalı bir sınıfta 30-40 çocuğun arasında olun’ diyoruz ama aşılarını hala yapamadık. Köy öğretmenlerinin aşılanmaları için sistemin açıldığı söyleniyor ama diğer öğretmenlerin büyük bir kesiminin daha birinci aşıları bile yapılmadı. Halbuki Sağlık Bakanlığı Aralık ayında hiç olmazsa bu aşıları getirebilseydi ve bunlar yapılabilseydi, öğretmenler bağışıklıklarını kazanmış olurlardı.”

Çocukları Yüz Yüze Eğitime Başlayan Veliler Çok Mutlu

Türkiye’deki sağlık sisteminin günlük aşı yapabilme kapasitesinin yüksek olduğunu ifade eden TTB Üyesi Dr. Koç, Çin’den gelen aşının yetersiz olması nedeniyle aşılamada geri kalındığına vurgu yaptı. Koç, “Sağlık Bakanımız, ‘Günlük 1 milyon 500 bin aşı yapabilme kapasitemiz var’ diyordu. Bizler de TTB olarak diyoruz ki; ‘Evet yaparız. Aşı candır, yapalım ama aşı nerede? Yok.’ Şu an günlük aşılama oranlarımız 250-300 binlere düştü. Aşı stoku olduğu zamanlarda günlük 600 bin aşı yaptığımız oldu. Yeter ki aşı olsun, bizler yaparız” dedi.

“Bu hızla 50 milyon insanı ancak 2 yılda aşılarız”

Aile sağlığı merkezleri dışında aşılamanın çok yavaş ilerlediğine de dikkat çeken Koç, “Şu an aile sağlığı merkezlerinde yoğunluklarımız devam ediyor, randevular alınabiliyor. Özel hastanelerde, devlet hastanelerinde ve yeni açılan şehir hastanelerinde ise kaç aşı yapıldığını bilmiyoruz. Haftasonları aile sağlığı merkezleri kapalı olduğunda aşı oranları 30-40 binlere düşüyor. Halbuki tüm riskli gruplarımızı bir an önce aşılamalıyız” diye konuştu.

‘‘Mayıs Sonuna Kadar Nüfusun %60’ını Aşılayacağız’’

Toplum bağışıklığı için en az 50-60 milyon insanın aşılanmasının önemli olduğunun tekrar altını çizen Koç, sözlerine şöyle devam etti: “Bu da 100-120 milyon doz aşı yapar. Bir tane Çin aşısına muhtaç kaldık. Başka bir alternatif yok elimizde. Çin’den aşı gelirse yapıyoruz, aşı geciktiği zaman bekliyoruz. Yani böyle bir aşılama sistemi olamaz. Biz bu hızla gidersek 50 milyon insanı ancak iki yıla yakın bir zamanda aşılayabiliriz.”

İstanbullular kademeli normalleşmeye nasıl bakıyor?

İstanbullular’ın bazıları kısıtlamaların ardından gelen normalleşme adımlarını olumlu karşılarken bazıları ise kararı erken bulduklarını ve salgın tehlikesinin devam etmesi nedeniyle tedirgin olduklarını ifade etti.

“Salgınla ilgili sıkıntıların artacağı yönünde endişelerim var”

Yetkililerin aldığı kararın ekonomik nedenlere bağlı olduğunu ifade eden Atilla Meraküm, “Ekonomik problemler nedeniyle erken alınmış bir karardır. Bu kararlar, vaka sayılarında düşüşlerin görülmesinden sonra alınması gerekirdi. Salgınla ilgili yaşanan sıkıntıların daha da artacağı yönünde endişem var” dedi.

“Sosyalleşme alanlarının kapalı olması insanlara stresten başka bir şey getirmedi”

Restoranların, kafelerin ve birçok sosyal alanın kapalı olmasının insanların hayatına stresten başka bir şey getirmediğini kaydeden emekli Hatice Karaduman, “Sokaklar doluydu hatta sokağa çıkma yasağında bile her yer doluydu, herkes dışardaydı. Toplu taşıma kullanan insanlar kalabalık bir şekilde yolculuk yaptı. Kısıtlamalar son derece manasızdı. Yavaş yavaş değil hızla normalleşmemiz gerekiyor. Çünkü esnaf çok zor durumda. Sanatçılar işsiz, çalışanlar işsiz. Bir çok aile mağdur oldu. Bir ülkede sanat durduysa hiçbir şey yolunda gitmez” diye konuştu.

Kafeler ve Restoranlar Borç ve Belirsizliklerle Açıldı

Üniversite 1. Sınıf öğrencisi olan Elif Akyazıcı, normalleşmeyi riskli bulanlardan. Akyazıcı, “Bahara kadar sabretseydik yaz aylarında daha fazla bir şekilde açılma gerçekleşebilirdi. Şu anki açılmalar bence olmamalıydı. Biraz daha sabretmeliydik. Esnafın mağduriyeti söz konusu, onlar da zor durumda. Esnafa yeterli destek verilseydi daha iyi olabilirdi” ifadesini kullandı.

Kronik rahatsızlığı bulunanlar için pandemi sürecinde okula online devam edilmesinin daha iyi olacağını belirten Akyazıcı, kendisinin de online dersler almayı tercih ettiğini söyledi.

“Çocuklar okullarda nasıl tedbir alacak”

Üniversite öğrencisi Reyhan Çimen: “Biz okula hiç başlamadık, online devam ediyoruz. Bence zaten açılmaması gerekirdi. Küçük çocuklar için de okulları açtılar ama onlar ne kadar tedbir alabilirler bilmiyorum. Bence bunun için erkendi.”

“Vaka sayısı daha da yükselecektir”

Normalleşme kararlarından hiçbir şey anlamadığını belirten özel sektörde çalışanı Fuat Örteş: “Kısıtlamalardan ve normalleşmeden hiçbir şey anlayamadım ben. Bence böyle bir metropolde bu yasakların kalkması vaka sayısını daha da yükselecektir. Görüyorsunuz Özgürlük Meydanı’ndayız. Meydan çok kalabalık. Bu şekilde nasıl pandemiden korunacaksınız? İnsanlara yazık.”

Exit mobile version