GündemHaftanın YorumuManşetPolitikaTürkiye

Kitle iletişim araçları ve Yandaş medya

Çağdaş kitle iletişim araçları toplumlar üzerinde beklenenin üzerinde etki yaratma gücüne sahip olduklarını her fırsatta tekrar tekrar gösteriyorlar.

Örneğin Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki halk ayaklanmalarında uydu bağlantılarının, internetin ve sosyal paylaşım sitelerinin nasıl etki ettiğine hep birlikte şahit olduk. Bu hareketlerin sadece halkın içinden sosyal medyanın gücüyle alevlendiğini söylemek elbette safdillik olacaktır. Ancak bu başka bir yazımızın konusu olacak.

Kitle iletişim araçları Batılıların deyimiyle sağladıkları network etkisi sayesinde artık matematik denklemlerini değiştirdiler. Son 18 yıldır hayatımızın içinde olan internet gerek sosyal etkileşimleri ve ilişkileri gerekse de pazar ekonomisini derinden etkiledi ve hala da çok köklü reformlar yapabilecek iç enerjiye sahip. Son yılların en parlak düşünürlerinden Jean Baudrillard ünlü Matrix film serisine de ilham kaynağı olan Similacrum modelinde çağdaş dünyanın tüm paradigmalarının ve parametrelerinin değiştiğini artık 2+2=4 denkleminin geçerli olmadığını bu yüzden de ortak kültürün şimdiye kadar oluşturduğu tüm mantık yürütmelerin hatalı olduğunu; yeni mantık pencerelerine ihtiyaç duyulduğunu belirtmiştir.

Kitle iletişim araçlarının ülkemizde ne kadar etkili kullanıldığı, yakın tarihimizden çarpıcı örneklerle gösterilebilir. 27 Nisan belki de tüm dünyada internet üzerinden yapılan ilk askeri müdahale olarak yegane yerini koruyor. Bu Post-modern darbenin mağduru rolündeki siyasal hareket (kendi tanımlamalarıyla Siyasal İslam) çektiği bu sıkıntılardan başarıyla dersler çıkarmış gibi görünüyor.

Önce gömleklerini çıkarıp yeni bir siyasi kimlik sahibi olduklarını iddia ettiler. Dönemsel olarak rüzgarı da arkasına alan eski Milli Görüş hareketi oldu herkesi kucaklama iddiasındaki merkez partisi. Asıl başarıları; hatta biraz iddialı bir söylemle tek başarıları da denilebilir; ise başlı başına kendi medyasını yaratabilmesi oldu bu siyasi hareketin.
Demokrasiyi nedense hep kendi ülkesinde petrol fiyatları biraz hareket edince petrol zengini ülkelere getirmeye niyetlenen dünyanın süper gücü ve jandarması ABD’nin 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra barbar bulduğu doğu coğrafyası için bir rol modeli geliştirerek ehlileştirme çabalarının da odağına geçmenin verdiği keyifle çeşitli klişeler yandaş medya aracılığı ile üreterek yeni Similacrum yaratılmaya başlandı.

Hala 14 milyon işsizi ve telaffuz etmekte zorlanacağı cari açığı olan Türkiye, George Orwell’in 1984’te anlattığı metotlarla oldu bölgesel süper güç. Politika üreten ülke olduğu iddiası ile hareket eden ülkemizin dünya kamuoyunda ne kadar boşverildiği son Libya olayında yaşanan gelişmelerle yüzümüze tokat gibi vurulmasına rağmen yandaş medyayı okuduğunuzda ardı ardına zaferler elde eden bir süper güç olduğumuz zannına kapılmamak elde değil. NATO’nun ne işi var orada çıkışından askeri güce jet uçakları ve denizaltılar yollayan bir noktaya geldik.Belirtmeden geçemeyeceğim “One minute” çıkışıyla iktidar partisinin rüzgarına rüzgar ekleyen İsrail’in devlet başkanı Cumhurreis seçilen kimse tarafından yaldızlı davetiye ile Türkiye’ye davet edildi. İsrail’den çok beklenen özürün gelmediğini hatırlatmak isterim. Belki de bu zandır kitleleri peşinden sürükleyen. Belki sadece zannetmek hoşumuza gidiyordur. Yine bu konuda başka bir mesel konusu olabilir.

Yandaş medyamızın bir de CHP’ne yönelik tutumları var ki gerçekten de akıllara zarar demek bile insaflı davranmak oluyor. Yandaş medyaya göre ülkede kötü olayların değişmez müsebbibi neredeyse son 30 yıldır iktidar etmeyen CHP. Yazılanlar bazen ilkokul yaşındaki çocukların birbirlerine sataşmaları seviyesine bile düşebiliyor.

Diplomasi merkezi olarak Antalya ve İzmir:

Her yaptığı işle yıldız olmayı çok seven Ahmet Davutoğlu’nun açıklaması bu yönde. Antalya ve İzmir diplomasi üsleri olacakmış. Diplomasi üssü olmaktan ne kastedildiğinin muallaklığı bir tarafa tam genel seçimden önce CHP’nin en güçlü olduğu bu iki şehire mavi boncuk dağıtılmasının amaçlandığı ortada. Zaten Dışişleri Bakanı’mız dış politikayı iç siyasete malzeme yapma oyununu her zaman oynuyor.

Milletvekili Listeleri:

Milletvekili aday listeleri kesinleşiyor. Bu haftanın en yoğun gündemi aday değerlendirmeleri olacak. Öyle anlaşılıyor ki 4 partili renkli bir meclis bizi bekliyor. Yeni yüzlerle tanışacağız. Yeni karakter üzerinden konuşacağız. Umalım bu yeni vekillerimiz meclisimize yeni bir ruh kazandırsınlar. Ve yine umalım ki bu yeni meclisimiz; son meclisimiz olmasın.

Erdem ASYALI / NationalTurk

Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Son Dakika Haberleri
Kapalı