KültürManşetSanat

Sevgi’nin Leonardo’su

Sevgi Gürtuna ‘nın NationalTürk ‘teki “Sevgi’nin Leonardo’su” adlı ilk yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

Sevgi Gürtuna NationalTürk ‘teki ilk yazısında; dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biri olarak bilinen Leonardo da Vinci ‘ye olan hayranlığını anlatırken, Leonardo da Vinci ‘nin en tanınmış yapıtı Mona Lisa hakkındaki görüşlerine de yer veriyor.

İşte Leonardo da Vinci ve Mona Lisa hakkında bilinmeyenler;

Sevgi’nin Leonardo’su

Onunla ilk tanışmam lise yıllarında seçmeli olarak aldığım sanat tarihi derslerine rastlar. Hocamın Leonardo’yla ilgili anlattıklarından en etkilediğim sözcük “gizemli” idi. Sonra da sınıfın neresine gidersek gidelim “gülümsemesindeki hüzünlü ifadeyle” bize bakan Mona Lisa.

Mona Lisa Leonardo mu?

Leonardo da Vinci

Yeni diller öğrendikçe Fransızların “La Joconde”, İtalyanların “Gioconda” dediklerini öğrendim ona. Perugia Üniversitesi’nde ders aldığım günlerde, anlatırken kendinden geçip anı yaşayan hocamız bir gün çift projektörle Mona Lisa ile Leonardo’nun otoportresini karşılaştırdığında “işte O demişti, Mona Lisa Leonardo’nun kendisidir. Başka söylenenlere inanmayın”, onu dinlerken biz de transa girerdik adeta, söyledikleri doğru muydu acaba? Mona Lisa Leonardo muydu?

25 yıllık eğitimci ve sanat tarihçisiydim. İstanbul Üniversitesi’nde başladığım öğretim üyesi yolculuğum Ege Üniversitesi’nde devam ederken, Rönesans Sanatı ve Leonardo’ya gelmişti sıra ders programında. Yoklama yapmadığım için dersim dolar taşardı! ; nedeniyse “bedeni değil ruhu da burada olan öğrenciler istiyorum, yoklamada herkesi VAR gösteriyorum” derdim ve gerçekten ders izlemek isteyenler olurdu karşımda kalabalık-istekli bir kitle olarak. En sevdiğim, en iyi bildiğim konuydu Leonardo. Sınıfa her zamanki 50 slaytla ve projeksiyon makinesiyle girdim; “bugünkü konumuz Rönesans, Renaissance, Rinascimento” yazdıktan sonra tahtaya, şu andan itibaren nefes almak yasak, ta ki ışıklar yanana kadar” deyip elektriği söndürüp derse başladım. Işıkları yaktığımda sınıftan gelen “tekrar nefes almaya başlama sesi” hala kulaklarımda. Gerçekten ne onlar ne de ben nefessiz anlatmıştım-dinlemişlerdi Rönesans’ın Leonardo’sunu-Michelangelo’sunu.

Leonardo’nun Mona Lisa tablosuyla karşılaşmak…

Mona Lisa Louvre Müzesi

Leonardo’nun Mona Lisa tablosuyla Louvre’da ilk karşılaşmam da sancılıdır benim için. Koskocaman Louvre Müzesi’nde oklar sürekli “La Joconde”u gösteriyordu ama ulaşmak zahmetliydi. Göz göze geldiğimizde en içten gülümsememle “ne kadar isterdim seni yaratanı tanımayı” diye düşünmekten kendimi alamadım. Yazdığım makalelere misafir ettim onu. Doktora tezimin ¹ araştırmasında taradığım 350’den fazla XV-XVI. yy. yapıtında rastladığım bazı çizimleri onun yapmış olabileceğini düşündüm.

Sanat Eğitimcisi uzmanlığım tasdiklenince YÖK tarafından “Mona Lisa’nın Sırrı”, “Bilinmeyen Defter” gibi çocuk kitaplarında tanıttım onu daha da küçüklere ve küçüklere ders verecek öğretmen adaylarımıza. “Çocuk ve Sanat Eğitimi: Çocuğum Sanatla Tanışıyor” ² kitabımın içinde de yer verdim ona. Kimimiz onu benim gibi okul sıralarda, derslerde tanıdık, kimimiz Ninja Kaplumbağaları’nın kahramanı olarak, kimisinin “proje” olarak karşısına çıkıyor üniversite yıllarında, kimimiz Dan Brown’la, Tom Hanks’le “Da Vinci” şifresiyle.. Soluk soluğa okunan bir kitap ve aynı tempoda izlenen bir filmle.

O benim için bir tutkuydu, iki eliyle de resim yapabilen ama sağ eliyle yazdığı yazıları beğenmediği için başkalarına yazdıran. Çıplak ve giyinik modeller üzerinde incelemeler yaparak resme ve heykele başlayabilecekken, otuzdan fazla kadavra keserek insan vücudunun gizlerine erişmeye çalışan. Ana karnındaki dölütün büyümesini ilk anlatanlardan oldu. Dalgaların ve akımların yasalarını irdeledi. Böceklerin ve kuşların uçuşunu gözlemleyerek uçan makina yaratma girişiminde bulundu. Büyük bir sanatçı, bilim adamı olarak hayranlık ve saygı gördü.Usta bir müzisyen olarak en seçkin ortamlarda aranan kişi oldu.

Ancak ayna tutularak okunabilen 13.000 sayfalık notlarında neden kendinden söz etmeye yanaşmadı. Ve neden bunlardan en ünlüsü, 1994’te Bill Gates tarafından 30 milyon ABD dolarına satın alındı? Sorular sonsuz; ben de yerküredeki birçok Leonardo hayranı-meraklısından biriyim. Bu kervana siz de katılmak isterseniz hep birlikte onu eserlerini yerlerinde görmeye, onu tanımaya var mısınız benimle?

¹ Dr. Sevgi Gürtuna, Osmanlı Kadın Giysisi, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1999
² Yard. Doç. Dr. Sevgi Gürtuna, Çocuk ve Sanat Eğitimi: Çocuğum Sanatla Tanışıyor, Morpa Kültür Yayınları, İstanbul, 2003

Sevgi GÜRTUNA

Bağlantılar

11 Yorum

  1. Bir solukta okudum bu içten yazıyı.Yeni yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum hocam.

  2. Bir solukta okunabilen akıcı bir dille Leonardo gibi gizemli dehayı bir çok özelliklerinı harmanlıyarak bir ders metni titizliği içeriğiyle
    anlaşılabilir kılmak…. teşekkürler

  3. Sevgi’ciğim seninle uzun süredir görüşemiyorduk. Bu zaman zarfında çok güzel işler yapmışsın, seni kutluyor başarılarının devamına tanık olmak istiyorum.

    Tatlım daima sağlıkla, sevgiyle ve güzelliklerle kal.
    Görüşebilmek umut ve dileğiyle…
    Elmon

  4. canım benim,değerli arkadaşım;birikimlerini ne güzel paylaşıyor ve anlatıyorsun,bir eğitimci olarak seninle gurur duyuyorum.başarıların çok olsun.kocaman öpüyorum seni,sevgiler,saygılar:)

  5. ama bu yazı beni kesmedi devamı??? acilen herşeyi sizin anlatımınızla okumak istiyorum…

  6. Yazınızı büyük bir zevkle okudum.Okul yıllarında sanatı ve sanatçıyı aşkla anlatan bir hocam olsaydı eminim ki büyük bir sanatçı olurdum.Yaptığı işi seven ve başkalarına sevdiren kişilerin elleri öpülmeli.Başarılarınızın devamını dilerim.

  7. Hem bilgilendirici, hem akıcı üstelikte sımsıcak… İçinde sevgi olan Sevgi(nin) tarzı. Artık kim sevmez ki Leonardoyu.

  8. Sanatı sanatla anlatmak sihir gibi bi şey olmalı:) Derslerinizi çok özledim hocam. Yazılarınızın devamını dört gözle bekliyorum.

  9. Hocam, beni Leonardo ile tanıştırdığınız için teşekkürler :) öğrencilik hayatımda bahsedildi ama üstü kapalıydı hep anlatılanların, şimdi anlıyorumki; konuyu bilmek değilmiş öğretmenlik anlatabilmek, yaşayabilmek, yaşatabilmekmiş. Yüreğinize sağlık :D

  10. Eline sağlık; okuyanı sıkmadan bilgi aktarmak kolay değil; bu yazı bu niteliği taşıyor. Yeni yazılarını bekliyoruz: artık merak ettiğimiz konularda yazı yazmanı isteyeceğiz.
    Necmettin Sevil

  11. Bu bilgileri sizin ağzınızdan dinlemenin şerefine erişmiş biri olarak çok mutluyum Sevgi hocam:)))) Tabii varız her zaman:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Son Dakika Haberleri
Kapalı