{"id":101576,"date":"2012-03-15T15:00:12","date_gmt":"2012-03-15T13:00:12","guid":{"rendered":"http:\/\/www.nationalturk.com\/?p=101576"},"modified":"2019-03-28T10:41:40","modified_gmt":"2019-03-28T07:41:40","slug":"sanat-ve-filozofi-1259","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/sanat-ve-filozofi-1259\/","title":{"rendered":"Sanat ve Filozofi  1"},"content":{"rendered":"<h3><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/10\/ozkan-eroglu-altsayfa.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-medium wp-image-83760\" title=\"\u00d6zkan Ero\u011flu\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/10\/ozkan-eroglu-altsayfa-280x202.jpg\" alt=\"\" width=\"280\" height=\"202\" srcset=\"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/10\/ozkan-eroglu-altsayfa-280x202.jpg 280w, https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/10\/ozkan-eroglu-altsayfa.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 280px) 100vw, 280px\" \/><\/a>Sanat d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc Priv.-Doz. Dr. \u00d6zkan Ero\u011flu taraf\u0131ndan 2010\u2019da bir grup Y\u00fcksek Lisans \u00f6\u011frencisiyle ger\u00e7ekle\u015ftirilen ve bug\u00fcnlerde kitapla\u015ft\u0131r\u0131lmak \u00fczere \u00e7\u00f6z\u00fcmlenen ses kay\u0131tlar\u0131ndan olu\u015fan d\u00f6rt workshopun birincisi olan \u201cSanat ve Filozofi \u00fczerine genel tart\u0131\u015fma (1 Eyl\u00fcl 2010)\u201dn\u0131n metinlerini a\u015fa\u011f\u0131da sunuyoruz.<\/h3>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>\u00d6zkan Ero\u011flu:<\/strong> Sanat ve filozofi \u00fczerine genel bir tart\u0131\u015fma yapaca\u011f\u0131z bug\u00fcn.<\/p>\n<p>\u2018Filozofi\u2019 Bat\u0131 dillerinde \u2018felsefe\u2019ye kar\u015f\u0131l\u0131k gelen bir s\u00f6zc\u00fck, fakat ben gene de filozofi tan\u0131m\u0131n\u0131n daha derin bir anlam i\u00e7erdi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Filozofi, tarihinin nesnelli\u011fini al\u0131p biriktiren bir alan de\u011fil bizdeki gibi. Bizde filozofi deyince, genellikle filozofi tarihi anla\u015f\u0131l\u0131yor ve mesele, \u00f6znelli\u011fe \u00e7ok fazla yer vermeden ele al\u0131n\u0131yor. Belirli kal\u0131plardan \u00fczerinden ilerleniyor. Oysa Bat\u0131\u2019da filozofi dedi\u011fimiz meselenin i\u00e7inde bir s\u00f6ylem var. Filozof kendi s\u00f6ylemini geli\u015ftirmekte. \u0130\u015fte bu \u00e7ok \u00f6nemli bir ayr\u0131m. Dolay\u0131s\u0131yla, bu workshop s\u00f6z konusu oldu\u011funda; konuyu tart\u0131\u015fmak \u00fczere, d\u00f6rt ana ba\u015fl\u0131k belirledim.<\/p>\n<p>\u00c7al\u0131\u015fmam\u0131z\u0131n bu ilk g\u00fcn\u00fcnde, sanat\u0131n ve filozofinin \u00f6znel yanlar\u0131 \u00fczerinden genel bir tart\u0131\u015fma a\u00e7mak istiyorum. B\u00f6ylelikle \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki \u00fc\u00e7 toplant\u0131n\u0131n da zeminini olu\u015fturabiliriz. Sanat ve filozofi deyince zihnimizde olu\u015fan dolan\u0131mlardan hareketle ilerleyebiliriz diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum.<\/p>\n<p>Filozofi ile sanat\u0131n s\u0131k\u0131 ba\u011f\u0131, asl\u0131nda filozofi taraf\u0131nda yo\u011funla\u015f\u0131yor. Gombrich (Ernst Hans Josef Gombrich: (1909-2001) Viyana do\u011fumlu, 1936\u2019dan itibaren ya\u015fam\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc \u0130ngiltere\u2019de ge\u00e7iren sanat tarih\u00e7isi. En \u00f6nemli eseri olarak kabul edilen, Sanat\u0131n \u00d6yk\u00fcs\u00fc T\u00fcrk\u00e7e de dahil olmak \u00fczere, 18 dile \u00e7evrilmi\u015ftir., sanat\u0131n filozofisi oldu\u011funu dile getiriyor. Sanat\u0131n filozofisinin daha derinlikli, tart\u0131\u015f\u0131labilir bir tan\u0131mlama oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyor. \u201cFilozofinin sanat\u0131 m\u0131? Sanat\u0131n filozofisi mi?\u201d derken, b\u00f6yle bir ayr\u0131mda, sanat\u0131n filozofisi tan\u0131m\u0131n\u0131n tart\u0131\u015fmaya \u00e7ok daha olanakl\u0131 bir alan oldu\u011funu bize a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Ben Gombrich\u2019in bu g\u00f6r\u00fc\u015flerine kat\u0131l\u0131yorum.<\/p>\n<p>Sanat filozofisi deyince, \u00f6nce sanat s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc geliyorsa, sanat s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcnden hareket etmek ve ilk olarak onu tan\u0131mlamak gerekiyor. Ancak \u2018sanat\u2019 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn tan\u0131mlamas\u0131n\u0131 yapmak, herhalde d\u00fcnyan\u0131n en zor i\u015fi. Sanat\u0131n bir\u00e7ok tan\u0131m\u0131 olabilir. Bir c\u00fcmle ile; \u201csanat\u201d deyince akl\u0131n\u0131za ne geliyor, payla\u015f\u0131r m\u0131s\u0131n\u0131z?<\/p>\n<p><strong>\u00d6zlem Kalkan Erenus<\/strong>: Sanat bir varolma meselesidir, bence.<\/p>\n<p><strong>\u00c7imen S\u00f6kmens\u00fcer Bayburtlu:<\/strong> Sanat, yapan ki\u015finin i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131n\u0131n yans\u0131mas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Ay\u015feg\u00fcl Utku G\u00fcnayd\u0131n:<\/strong> Anahtar s\u00f6zc\u00fckler geliyor insan\u0131n akl\u0131na. \u00c7\u00fcnk\u00fc her \u015fekilde alt\u0131 bo\u015f kalacak. Doldurulmas\u0131 g\u00fc\u00e7 bir anahtar s\u00f6zc\u00fck gibi alg\u0131lanabilir.<\/p>\n<p><strong>Laris Alara Kilimci:<\/strong> Bir \u015fekilde kendi i\u00e7ini de a\u00e7arak konu\u015fabildi\u011fin bir \u015fey, ama tabi anlamas\u0131 zor olan, farkl\u0131 bir \u015fey.<\/p>\n<p><strong>\u00d6. E.:<\/strong> Yine bir anlam sorunsal\u0131 var, \u00f6yle de\u011fil mi? Zorlan\u0131yoruz.<\/p>\n<p><strong>Pelin Kilimci:<\/strong> Herkesin farkl\u0131 bir karakteri var ve o karakterin farkl\u0131 \u015fekillerde, sanat olarak yans\u0131mas\u0131.<br \/>\n<strong>\u00d6.E.:<\/strong> Karaktere indirgenebilen bir sorunsal olarak sanat\u2026<\/p>\n<p><strong>Melis Co\u015fkun.:<\/strong> Bi\u00e7im ve i\u00e7erik kelimeleri geliyor akl\u0131ma.<\/p>\n<p><strong>Sonat G\u00f6kdel.:<\/strong> Sanat, k\u00fcre \u015feklinde bir odada k\u00f6\u015feye t\u00fck\u00fcrmektir.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz \u00fczere, hepimizin farkl\u0131 tan\u0131m\u0131 var, sanatla ilgili olarak. Bana soracak olursan\u0131z sanat, bo\u015fluk.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Ya da her \u015fey!<br \/>\n<strong><\/strong><\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> 1960\u2019da bir galeriyi bo\u015f b\u0131rakt\u0131lar ve buna sanat yap\u0131t\u0131 dediler. 1961\u2019de de galeriyi \u00e7\u00f6plerle doldurup, buna da \u201csanat\u201d dediler. B\u00f6yle oldu\u011fu zaman hem bo\u015fluk, hem doluluk kavramlar\u0131 kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Cevap verme niteli\u011fi, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olma durumu ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. \u0130\u015fi diyalo\u011fa s\u00fcr\u00fckleyerek, \u00f6znelli\u011fe ta\u015f\u0131yor, ki\u015fiselle\u015ftiriyor.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> G\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n belirginle\u015fmesi dedi\u011fimiz bir mesele var orada. Yani az \u00f6nce s\u00f6yledi\u011finiz, \u201ck\u00fcre \u015feklindeki bir odada k\u00f6\u015feye t\u00fck\u00fcrmek\u201d gibi. Burada belirlilik ve belirsizlikten bahsediliyor. Ama burada bir c\u00fcmle i\u00e7erisinde bu kar\u015f\u0131tl\u0131k kullan\u0131l\u0131rken, \u00f6b\u00fcr tarafta iki farkl\u0131 sanat\u00e7\u0131, iki ayr\u0131 sergilemede z\u0131tl\u0131\u011f\u0131 g\u00fcndeme getirerek, tart\u0131\u015fma a\u00e7\u0131yor. Bu enteresan, ama ayn\u0131 zamanda \u00f6rt\u00fc\u015fen iki \u015fey. Dolay\u0131s\u0131yla, sanat s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn pek \u00e7ok anlam\u0131 var. Ama filozofiye bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda filozofinin tan\u0131m\u0131 \u00e7ok net asl\u0131nda. Doluluk ve bo\u015fluk olgular\u0131 birbirine nas\u0131l kar\u015f\u0131t ise, sanat ve filozofi s\u00f6zc\u00fcklerinin de, bir bo\u015f ve dolu \u015feklinde, birbirleriyle kar\u015f\u0131tla\u015ft\u0131\u011f\u0131na tan\u0131k oluyoruz. Filozofinin tan\u0131m\u0131 belli; d\u00fc\u015f\u00fcnce bilimi. D\u00fc\u015f\u00fcnme \u00fczerine yap\u0131lan bir etkinlik, bir bilim, fikir etkinli\u011fi, derin bir fikir etkinli\u011fi. Bat\u0131\u2019daki filozofi s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcnde i\u015fte bu derin etkinlik s\u00f6z konusu. \u00dclkemizdeki filozofi s\u00f6z konusu oldu\u011funda ise, daha s\u0131\u011f bir etkinlikten s\u00f6z edilebilir.<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma durumu var. Peki, neden hep Bat\u0131 diyoruz? Asl\u0131nda Do\u011fu buldu, Bat\u0131 ise tekrarlad\u0131. Do\u011fu resminde bo\u015fluk ve doluluk kavramlar\u0131n\u0131n m\u00fcthi\u015f bir bi\u00e7imde kurguland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Bir Hint, bir Japon ya da \u00c7in sanat\u0131nda mesela\u2026 Asl\u0131nda Bat\u0131\u2019n\u0131n buldu\u011fu bir \u015fey de\u011fil; kar\u015f\u0131tl\u0131klar ilkesi. Ama sanatta ve filozofide bunu sistematize edenin Bat\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylersek, Bat\u0131\u2019n\u0131n olaya \u00e7ok fazla katk\u0131s\u0131 oldu\u011funu kabul ederken, bu bulu\u015fun Bat\u0131\u2019ya ait olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da dile getirmi\u015f oluruz. Bu, bence \u00f6nemli. O zaman demek ki sanat filozofisi dedi\u011fimiz zaman geni\u015f ve dar alanl\u0131 iki s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc yan yana getirmi\u015f oluyoruz. \u0130\u015fte bu bir \u00f6nem noktas\u0131.<\/p>\n<p>Buradan hareketle \u015fu denebilir; sanat\u0131n tarihi vard\u0131r, filozofinin de bir tarihi vard\u0131r. Peki, tarih etki alt\u0131nda kalan bir olgu mudur? Bu tart\u0131\u015f\u0131labilir. Gerek sanat\u0131n tarihi, gerekse filozofinin tarihi etkiler alt\u0131nda m\u0131d\u0131r? Evet. O zaman, acaba sanat\u0131n da filozofinin de tarihi bir nebze olsun kand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olabilir mi? Evet, kand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olabilir. Nas\u0131l kand\u0131r\u0131l\u0131r? M\u0131s\u0131r\u2019da firavun kand\u0131r\u0131r, Osmanl\u0131\u2019da padi\u015fah kand\u0131r\u0131r, Bizans\u2019ta imparator kand\u0131rabilir&#8230; Etkileyebilir de&#8230; Hakim g\u00fc\u00e7 -parasal g\u00fc\u00e7- onda oldu\u011fu i\u00e7in kand\u0131rabilir. Bu kand\u0131rmaca ne zamana kadar devam edebilir?<\/p>\n<p>Sanat\u0131n ve filozofinin \u00fcnik yap\u0131s\u0131, \u00f6zerk yap\u0131s\u0131 olu\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 an, kand\u0131rmalar azalmaya ba\u015flayabilir. Biz bu kand\u0131rmalar\u0131n azalmaya ba\u015flamas\u0131 i\u00e7in, din fakt\u00f6r\u00fcn\u00fcn sanattan elini aya\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ekmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 andan itibaren bu kand\u0131rmacan\u0131n sona erebilece\u011fini iddia edebiliriz. Dolay\u0131s\u0131yla Bat\u0131\u2019da da, Do\u011fu\u2019da da, tarihsel anlamda din h\u00fckm\u00fcn\u00fcn sona erdi\u011fi d\u00f6nemlere bakmak gerekecek. O zaman Bat\u0131 i\u00e7in bu d\u00f6nem, \u2018a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 Orta \u00c7a\u011f\u2019d\u0131r\u2019 demek mant\u0131kl\u0131 duruyor. R\u00f6nesans\u2019la birlikte, en az\u0131ndan sanat\u0131n ve filozofinin tarihi daha \u00fcniter bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na ba\u015fvurmaya ba\u015flar. Zengin ailelerin hakimiyeti yava\u015f yava\u015f ortaya \u00e7\u0131kar ve bir \u00fcniterle\u015fme kendi i\u00e7inde g\u00fcndeme gelir. Tabi bu \u00fcniterle\u015fme de asl\u0131nda ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k de\u011fildir. Sanat ve filozofide ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n ele ge\u00e7irilmesi uzunca bir zaman alacakt\u0131r. Sanatta bu patlama bana g\u00f6re 19. y\u00fczy\u0131lda ger\u00e7ekle\u015fir, filozofide ise 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru; Kant\u2019la (Immanuel Kant: (1724-1804) Ele\u015ftirel filozofinin geli\u015fmesinde b\u00fcy\u00fck rol oynayan Alman filozof. En \u00f6nemli eseri olarak kabul edilen Ar\u0131 Usun Ele\u015ftirisi, T\u00fcrk\u00e7e olarak, \u0130dea Yay\u0131nevi taraf\u0131ndan 2010\u2019da yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.) birlikte ilk defa \u00f6zg\u00fcrle\u015fme \u015fans\u0131 bulur. Neden? \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fim d\u00f6nemlerde, \u00f6znel duygular, i\u00e7 duygular harekete ge\u00e7meye ba\u015flar her ikisinde de. O zaman her ikisi i\u00e7in de bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, yani \u201csanat\u00e7\u0131ya ve filozofa d\u00f6n\u00fckl\u00fck\u201d devreye girer.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zdan bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, bir anlamda, bu \u00f6zerkle\u015fme bize \u00e7ok da uzak bir tarihte ger\u00e7ekle\u015fmiyor. Yani sanat\u0131n ve filozofinin sistem kazanmas\u0131 \u00e7ok da eski de\u011fil. Kand\u0131r\u0131lan sanat ve kand\u0131r\u0131lan filozofi uzun y\u00fczy\u0131llara yay\u0131l\u0131yorken, biz bunu nas\u0131l alg\u0131layaca\u011f\u0131z? \u0130\u015fte burada alg\u0131 meselesi devreye giriyor. Daha do\u011frusu her birey i\u00e7in bu alg\u0131 farkl\u0131 olacakt\u0131r. \u00d6rne\u011fin ben son d\u00f6nemlerde CIA ile ilgili okumalar \u00fczerine yo\u011funla\u015ft\u0131m. \u00c7\u00fcnk\u00fc 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n sanat\u0131 \u00fczerinde bu \u00f6rg\u00fct\u00fcn kuvvetli etkileri var. Asl\u0131nda buna benzer kastlar, buna benzer kurulu\u015flar her y\u00fczy\u0131l\u0131n i\u00e7inde var, gizli gizli.<\/p>\n<p>Sanat ve filozofi ili\u015fkisinin i\u00e7inde birey olup olmama sorunu da, birey kavram\u0131ndan hareketle, \u00fczerinde durulmas\u0131 gereken bir konu. Birey yarat\u0131c\u0131 ve yarat\u0131c\u0131 olmayan sanat\u0131 ve filozofiyi nas\u0131l belirleyebilir? Nas\u0131l belirlemelidir ya da? Nas\u0131l bir yol izlenmelidir? Bireyin yap\u0131s\u0131 gere\u011fi \u201cuyan\u0131k\u201d olmas\u0131 yeterli midir? Hay\u0131r, de\u011fildir. Peki, bireyin bilgi ile donan\u0131ml\u0131 olmas\u0131 yeterli midir? Hay\u0131r. Bilgi ile de\u011fil, sistematik bilgi ile donan\u0131ml\u0131 olmas\u0131 \u00f6nemlidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc birey, alg\u0131da usunu seleksiyon yaparak kullanmaya, dolay\u0131s\u0131yla ay\u0131rt etmeye, ay\u0131klamaya ba\u015flar. Bu, \u00f6nemli bir meseledir. Bunu her bireyin zihni yapabilir mi? Yapamaz, m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil. D\u0131\u015far\u0131dan bakan bir ara\u015ft\u0131rmac\u0131 olarak, bireylerin morfolojik yap\u0131s\u0131n\u0131 da incelerken, onu da ay\u0131rt edecek bir zek\u00e2ya sahip olman\u0131n \u00f6nemi ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Bu ay\u0131rt edici zek\u00e2n\u0131n sahibi \u2018\u00fcst birey\u2019dir.<\/p>\n<p>Bu durumda, \u2018birey\u2019 ve \u2018\u00fcst birey\u2019 gibi bir ayr\u0131mla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r\u0131z. Birey, genelle ilgilenen bir ki\u015fi. \u00dcst birey ise, gerek sanat\u0131n, gerekse filozofinin yarat\u0131c\u0131 olan taraflar\u0131nda ara\u015ft\u0131rma yapabilen bir yetene\u011fe, manevra g\u00fcc\u00fcne sahip olan ki\u015fi. \u00dcst insan modeli, Nietzsche\u2019nin (Friedrich Wilhelm Nietzsche: (1844-1900) Geleneksel din, ahlak ve filozofi anlay\u0131\u015flar\u0131na y\u00f6nelik \u00f6zg\u00fcn ve \u00e7arp\u0131c\u0131 ele\u015ftirileriyle, 20. y\u00fczy\u0131l sanat\u00e7\u0131lar\u0131 ve sanat ak\u0131mlar\u0131 \u00fczerinde b\u00fcy\u00fck etki yaratan, Alman filozof.) ortaya koydu\u011fu bir olgu. \u00dcst insan modeli, siyasette \u201cari \u0131rk\u201d dedi\u011fimiz, Almanlar\u0131n \u00fcst\u00fcn insan zihin konusunu da tarifler. Bu, sanat anlam\u0131nda etkileyebildi mi? Filozofi anlam\u0131nda etkileyebildi mi? Etkileyemedi. Genlerden ve kandan m\u0131 yola \u00e7\u0131kmak gerekirdi peki? Hitler\u2019in yapt\u0131\u011f\u0131 en b\u00fcy\u00fck yanl\u0131\u015f o noktadad\u0131r. Bir \u00fclke ne kadar fakir olursa olsun, mutlak surette k\u00fclt\u00fcr ve sanattan hareket etmek zorundad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ancak oradan \u00fcst modelini yaratabilir. \u201cEkonomi iyi de\u011fil. Sanat, k\u00fclt\u00fcr ve filozofi nas\u0131l iyi olacak \u00fclkemizde?\u201d diyorlar mesela. Ben bu g\u00f6r\u00fc\u015fe kat\u0131lm\u0131yorum. Ekonominin iyi olmad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemlerde bat\u0131 uygarl\u0131klar\u0131 -tesad\u00fcf odur ki- en b\u00fcy\u00fck mimarlar\u0131n\u0131, en b\u00fcy\u00fck ressamlar\u0131n\u0131, en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerini yeti\u015ftirmi\u015ftir. Bu noktaya dikkat \u00e7ekmek gerekir. Bu i\u015fin kapitalle \u00e7ok ilgisi yok. Hatta hi\u00e7 ilgisi yok. Bu tamamen bir i\u00e7sellik meselesi ve i\u00e7sellik donan\u0131m\u0131 ile ilgili. \u0130\u015fe gelmeyen politikalar, ancak bu t\u00fcr uydurmaca safsatalar yarat\u0131yor toplumlarda. Bu da her \u00e7a\u011fda tipik bir kapitalizm oyunu olarak beliriyor. Her \u00e7a\u011fda kapitalizm oldu, kapitalizm sadece 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n vah\u015fi bir politikas\u0131 de\u011fil, her \u00e7a\u011fda var. Derebeylik de kapitalizme bir \u00f6n-\u00f6rnektir. R\u00f6nesans\u2019ta Medici\u2019ler (Medici Ailesi: Floransa\u2019da ya\u015fayan, 13. ve 17. y\u00fczy\u0131llar aras\u0131nda hem politik hem de sanatsal alanda b\u00fcy\u00fck etkileri olan zengin ve g\u00fc\u00e7l\u00fc aile.) \u0130talya\u2019da kapitalizmin nabz\u0131n\u0131 ellerinde tutan ailelerin en ba\u015f\u0131nda geleniydi. Yunan\u2019da da meclis \u00fcyeleri ve \u00fcst aristokrat kesimin i\u00e7inde benzer bir g\u00fc\u00e7 vard\u0131. Yani bu kapital g\u00fc\u00e7 hep oldu. Sanat\u0131 ve filozofiyi etkiledi mi peki? Kapitalistlerin sand\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131yla hay\u0131r, etkilemedi ve aksine ona itici g\u00fc\u00e7 verdi; tahrik edici bir etkide bulundu. Buradan bizim, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc d\u00fcnya \u00fclkesi T\u00fcrkiye olarak da, \u00e7\u0131kar\u0131mlar\u0131m\u0131z\u0131n olmas\u0131 laz\u0131m, ama bu \u00e7\u0131kar\u0131mlar\u0131 edinebilmek i\u00e7in, \u2018birey\u2019 modelinden \u2018\u00fcst birey\u2019 modeline ge\u00e7ecek sistemin yarat\u0131lmas\u0131 gerekiyor. Ama bu \u00fcst birey bizde kolay \u00e7\u0131km\u0131yor ve i\u015fte s\u0131k\u0131nt\u0131 da burada ba\u015fl\u0131yor. Bu durum, t\u00fcm \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc d\u00fcnya \u00fclkelerinin genel bir s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 asl\u0131nda.<br \/>\nSanat ve filozofi i\u00e7in \u00fcst bireyle\u015fme \u00f6nemliyse, o zaman bir t\u00fcr se\u00e7kincilik de devreye giriyor. Yani se\u00e7kin olma, ama bu, burjuvaya ait bir se\u00e7kinlik de\u011fil. \u0130nsan zihninin kalitesine d\u00f6n\u00fck bir se\u00e7kinlikten bahsediyorum. Buna d\u00f6n\u00fck bir se\u00e7meyi kim yapacak? B\u00fct\u00fcn mesele burada, olay\u0131n kilit noktas\u0131 bu. \u0130\u015fte sanat ve filozofi konusunda, \u00f6zellikle bug\u00fcnk\u00fc genel tart\u0131\u015fman\u0131n \u00f6z\u00fc, bu se\u00e7menin nas\u0131l yap\u0131labilece\u011fi ve bu se\u00e7me ad\u0131na sanat\u0131n ve filozofinin nas\u0131l bir a\u00e7\u0131l\u0131ma u\u011frat\u0131labilece\u011fidir?<\/p>\n<p>Sanat\u0131 ve filozofiyi bu y\u00f6nde bir par\u00e7alamaya tabi tutabiliriz. \u00d6nce sanattan ba\u015flayal\u0131m. Sanat\u0131, filozofi ile birlikte d\u00fc\u015f\u00fcnerek, daha sonra da salt filozofiyi d\u00fc\u015f\u00fcnerek bir par\u00e7alamaya gidebiliriz.<\/p>\n<p>Korku\/korkmak kavramlar\u0131. Korkmak fiili. Bunun sanat filozofisi ile ilgisi nedir? Korkmak ve korkmamak. Korku, bilindi\u011fi \u00fczere Freud\u2019un (Sigmund Freud: (1856-1939) Geli\u015ftirdi\u011fi psikanaliz y\u00f6ntemini, sanatsal ve felsefi sorulara yan\u0131t sa\u011flayacak bir sistem olarak de\u011ferlendiren Avusturyal\u0131 n\u00f6rolog.) \u00e7ok yak\u0131ndan ilgilendi\u011fi bir kavram. Katk\u0131 maddeli ve katk\u0131 maddesiz insan\u0131n korku edinimleri -korkunun ki\u015fide yaratt\u0131\u011f\u0131 etkiler- \u00fczerine notlar\u0131 var Freud\u2019un. Bu t\u00fcr deneyleri var.<\/p>\n<p>\u0130lk insan\u0131n \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nem olan \u2018Ma\u011fara D\u00f6nemi\u2019 insan\u0131nda, korku fakt\u00f6r\u00fcn\u00fcn \u00e7ok \u00f6nemli oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Korku burada, antropolojik olarak m\u00fcthi\u015f bir de\u011fer ta\u015f\u0131r. Bu noktada, \u00e7a\u011fda\u015f sanattaki primitivizm (primitiflik) geliyor akl\u0131m\u0131za. Daha eski \u00e7a\u011flar i\u00e7inse, daha \u00e7ok \u201cilkel\u201d s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc kullan\u0131l\u0131yor kaynaklarda. Bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda her ikisinde de korku kavram\u0131n\u0131n \u00f6nemli bir yer edindi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>O zaman bu ba\u011flamda primitif sanat ve primitif filozofi konusu nas\u0131l tart\u0131\u015f\u0131labilir? Primitif sanat iyi k\u00f6t\u00fc bir yere oturtulur. Primitif sanat i\u00e7in, bug\u00fcn Fransa\u2019daki Lascaux gibi, bizdeki Beldibi, Karain gibi ma\u011faralarda bulunan duvar resimleri \u00f6rnek verilebilir. Ya da bulunan, ta\u015ftan, ah\u015faptan yontulmu\u015f heykeller say\u0131labilir. Son derece kaba, kunt, do\u011furgan tanr\u0131\u00e7a fikrini bize an\u0131msatan heykellerdir bunlar. Resimler ise, aynen film \u015feridi gibi, ilkellerin ya\u015fad\u0131klar\u0131n\u0131 bize verebilir. Peki filozofinin ilkeli, primitifi nedir \u00f6yleyse? Bunun i\u00e7in ilk insan\u0131n zihin yap\u0131s\u0131 konusunu biraz kurcalamak gerekiyor.<\/p>\n<p>Bu resimleri ma\u011faralara yapan insan\u0131n zihin yap\u0131s\u0131n\u0131n bizim i\u00e7in antropolojik anlamda \u00e7ok \u00f6nemi oldu\u011funu; bu insanlardaki kavram\u0131n ne oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz: Hayatta kalmak ve kendini korumak. Bu insanlar\u0131n korkular\u0131 var m\u0131? Evet var. Korkmad\u0131klar\u0131 var m\u0131? Evet, deneyimleyerek var. O zaman \u015f\u00f6yle bir sonu\u00e7 \u00e7\u0131k\u0131yor ortaya; sanat da, filozofi de bir neden ortaya koyar. O nedensellik \u00fczerinden belirli korkular\u0131 da i\u00e7ine alarak kendi a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 yapmaya gayret eder. Filozofi ve sanat\u0131n ortak noktas\u0131 budur: Neden ve sonu\u00e7 ili\u015fkisi. Buradan hareketle, ilk insan\u0131n bu neden ve sonu\u00e7 ili\u015fkisine dair ilkel kayg\u0131lar\u0131n\u0131n oldu\u011fu ve bu kayg\u0131lardan, neden ve sonuca gitti\u011fini, halen bug\u00fcn 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda bile sanatta ve filozofide bu ilk kayg\u0131lar\u0131 duyan insan\u0131n \u2018\u00fcst birey\u2019 modelini olu\u015fturdu\u011funu iddia edebiliriz. Bu noktada, \u201c21. y\u00fczy\u0131l insan\u0131, ma\u011fara insan\u0131na m\u0131 indirgenecek?\u201d \u015feklinde bir soru gelebilir ak\u0131llara. Evet. Freud da bunu yapmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Tabii, bunun baz\u0131 kimyasal maddelerle de\u011fil de, i\u00e7le halledilmesi gere\u011fine inan\u0131yorum. Nas\u0131l indirgenebilir? Bertaraf ederek indirgenebilir. Kapitali, maddiyat\u0131, her t\u00fcrl\u00fc maddi de\u011feri bertaraf edererek yap\u0131labilir bu. \u0130\u00e7ini tamamen maneviyata -m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca b\u00fcy\u00fck bir oranda- y\u00f6nlendirebilirse insan, bu olabilir.<\/p>\n<p>Sanatta ve filozofide \u2018i\u00e7sellik\u2019 kavram\u0131 \u00e7ok \u00f6nemli. Ki\u015finin i\u00e7 sesi. Buna nas\u0131l ula\u015faca\u011f\u0131z? 21. y\u00fczy\u0131l insan\u0131n\u0131n temel kayg\u0131s\u0131 bu. Okudu\u011fu kitaplar, yapaca\u011f\u0131 tart\u0131\u015fmalar, d\u00fc\u015f\u00fcnceler, zihninde dolananlarla, her ki\u015fi bunu kendisi yapacak. Burada personel bir durum var. Yan etkiler olabilir. Ama bu yan etkiler i\u00e7in de kimse re\u00e7ete yazamaz. 21. y\u00fczy\u0131l insan\u0131 b\u00f6yle bir zor durumla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya. 21. y\u00fczy\u0131lda sanat\u0131n t\u0131kanmas\u0131 ve filozofinin art\u0131k ayn\u0131 c\u00fcmleleri, s\u00f6zc\u00fckleri kullanmas\u0131 bundand\u0131r. Sanat t\u0131kanm\u0131\u015ft\u0131r art\u0131k. \u00d6ncelikle bunun alt\u0131n\u0131 \u00e7izelim. \u00d6zelikle yarat\u0131c\u0131 sanat dedi\u011fimiz boyut t\u0131kanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u201cHer \u015feye sanat denilen sanat\u201d devam etmektedir. O yarat\u0131c\u0131 sanat\u0131 bulgulayan ve pe\u015finden giden, zaten \u2018\u00fcst birey\u2019 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Sanat, filozofiye bu noktada da yakla\u015f\u0131yor mu peki? Filozofi de yeni s\u00f6ylem \u00fcretemiyorsa, orada da bir t\u0131kan\u0131kl\u0131ktan s\u00f6z edilebilir.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Do\u011fru. S\u00f6ylem \u00fcretmek derken, s\u00f6ylemi \u00fcretiyor. Ama arkas\u0131n\u0131 getiremiyor yeni filozofi. Okurun -ya da dinleyenin- kafas\u0131n\u0131 da \u00e7ok kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131yor. Asl\u0131nda \u00f6z olarak filozofi ve sanat\u0131n ortak bir noktas\u0131 da, basit alg\u0131lanabilir olmalar\u0131. Bu da alt\u0131 \u00e7izilmesi gereken bir konu. Ama buradaki \u2018basit\u2019 kavram\u0131, onun basit olabilece\u011fini, basit olarak alg\u0131lanabilece\u011fini g\u00f6rebilme yetene\u011fidir asl\u0131nda. \u00d6yle bir yetenekten yoksundur g\u00fcn\u00fcm\u00fcz insan\u0131. G\u00f6zlerinin adeta k\u00f6r olmas\u0131na neden olan o kadar \u00e7ok \u015fey vard\u0131r ki, bunu g\u00fcndeme getirmesi bile olas\u0131 de\u011fildir g\u00fcn\u00fcm\u00fcz insan\u0131n\u0131n. Hatta hi\u00e7 de\u011fildir; hi\u00e7le\u015fmi\u015ftir bu noktada\u2026<\/p>\n<p>\u2018Hi\u00e7le\u015fme\u2019yi i\u00e7eren hi\u00e7lik filozofisi de \u00e7\u00f6km\u00fc\u015ft\u00fcr. Ve asl\u0131nda belki de Nietzsche iflas etmi\u015ftir g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ve bu \u00e7ok ac\u0131 bir tablodur. 19. y\u00fczy\u0131l filozofisinin en \u00f6nemli yap\u0131 ta\u015flar\u0131ndan biridir Nietzsche. Hi\u00e7li\u011fi \u00f6telere ta\u015f\u0131yan bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Hi\u00e7li\u011fi \u2018varl\u0131k\u2019 a\u00e7\u0131s\u0131ndan da tart\u0131\u015fabilen bir filozof. \u201cB\u00f6yle Buyurdu Zerd\u00fc\u015ft\u201d (T\u00fcrk\u00e7e olarak pek \u00e7ok farkl\u0131 \u00e7evirisi yay\u0131mlanan kitap; T\u00fcrkiye \u0130\u015f Bankas\u0131 Yay\u0131nlar\u0131\u2019ndan Mustafa T\u00fczel \u00e7evirisiyle \u201cB\u00f6yle S\u00f6yledi Zerd\u00fc\u015ft\u201d, Kabalc\u0131 Yay\u0131nlar\u0131\u2019ndan Ahmet Cemal \u00e7evirisiyle \u201c\u0130\u015fte B\u00f6yle Dedi Zerd\u00fc\u015ft\u201d adlar\u0131yla \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.) bunun en g\u00fczel \u00f6rne\u011fidir. B\u00f6yle \u00f6nemli bir filozofun iflas\u0131, kilitlenmeye neden olmu\u015ftur. Y\u00fcz senelik, y\u00fczyirmi senelik filozofilerin iflas\u0131, temelde b\u00fcy\u00fck bir s\u0131k\u0131nt\u0131y\u0131 da beraberinde getirir. 20. ve 21. y\u00fczy\u0131l sanat\u0131 ve filozofisi ile daha \u00f6nceki y\u00fczy\u0131llar\u0131n sanat\u0131 ve filozofisi aras\u0131nda, tarihsellik anlam\u0131nda b\u00f6yle bir ayr\u0131m var. Ger\u00e7ekten daha evvelki filozofide ve sanatta ge\u00e7mi\u015fin iflas\u0131 g\u00f6r\u00fclmez. R\u00f6nesans Gotik\u2019ten etkilenir, Barok Maniyerizm\u2019den. Birbirini yok etmeksizin gelirler g\u00fcndeme. Ama 20. y\u00fczy\u0131la bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, illaki Empresyonizm\u2019i Fovizm, Fovizm\u2019i K\u00fcbizm ezecek; yok etmeye \u00e7al\u0131\u015facakt\u0131r, iflas\u0131n\u0131 isteyecektir ki, kendi var olabilsin. Sartre\u2019\u0131n (Jean-Paul Sartre: (1905-1980) Varolu\u015f\u00e7u filozofiyi geni\u015f kitlelerle bulu\u015fturan, Frans\u0131z yazar ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr.) da, ayn\u0131 \u015fekilde varolu\u015f\u00e7ulu\u011fu savunan bir \u00e7ok filozofun da b\u00f6yle bir kayg\u0131s\u0131 yoktur asl\u0131nda.<br \/>\nSanat tarihinde \u2018dev\u015firme malzeme\u2019 terimi vard\u0131r. \u00d6rne\u011fin bir Bizans yap\u0131s\u0131n\u0131n mermer par\u00e7as\u0131n\u0131 alarak, bir Osmanl\u0131 camisinin yap\u0131m\u0131nda kullan\u0131r mimar. Bu bir dev\u015firme malzeme kullan\u0131m\u0131d\u0131r ve \u00f6nemli bir filozofi i\u00e7erir asl\u0131nda.<\/p>\n<p>\u2018Kan\u0131ksamak\u2019 olgusuyla b\u00fcy\u00fck uyum g\u00f6sterir. Kan\u0131ksar ve \u2018bu Hristiyan kilisesinin bir malzemesidir\u2019 demeden, dev\u015firme malzemeyi cami yap\u0131m\u0131nda kullan\u0131r. Bu \u00f6nemli bir noktad\u0131r. Mesela Orta \u00c7a\u011f\u2019da Gotik katedrallerde yivli s\u00fctunlar bulunur. Bu yivli s\u00fctunlar\u0131n Orta \u00c7a\u011f\u2019da filozofik bir a\u00e7\u0131klamas\u0131 vard\u0131r. B\u00fct\u00fcn ke\u015fi\u015fler, din adamlar\u0131 yapar bu katedralleri ve ustal\u0131k \u00f6nemlidir, imza de\u011fil. Bu yivli s\u00fctunlardan R\u00f6nesans da Maniyerizm de yararlanm\u0131\u015ft\u0131r. Mesela Descartes (Ren\u00e9 Descartes: (1596-1650) Kartezyenizm \u00f6\u011fretisi ile modern filozofinin olu\u015fumunda \u00f6nemli katk\u0131lar\u0131 olan, Frans\u0131z bilimadam\u0131 ve filozof.), Orta \u00c7a\u011f filozofu Ockham\u2019l\u0131 William\u2019dan (Ockham\u2019l\u0131 William: 14. y\u00fczy\u0131lda ya\u015fam\u0131\u015f, \u0130ngiliz Fransiskan papaz\u0131 ve skolastik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr.) \u00e7ok beslenmi\u015ftir. Sanat ve filozofi ba\u011flam\u0131nda bu t\u00fcr ili\u015fkiler \u00e7ok \u00f6nemlidir ve \u00f6nemsenmelidir.<\/p>\n<p>\u0130\u00e7 sesine en \u00e7ok kulak verenler aras\u0131nda, 1905\u2019lerde hareketlenmi\u015f olan Alman D\u0131\u015favurumcular say\u0131labilir. \u0130\u00e7 sesine \u00e7ok \u00f6nem vermi\u015fler, \u00f6znelli\u011fin tek \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 olabilece\u011fini, insanlar i\u00e7in \u00f6zg\u00fcr ya\u015fama kavram\u0131n\u0131n gereklili\u011fini, insanlar\u0131n do\u011fa filozofisinden etki almas\u0131n\u0131n \u00f6nemini dile getirmi\u015flerdir. Romantikler de 19. y\u00fczy\u0131lda ayn\u0131 \u015feyi s\u00f6yler. Orta\u00e7a\u011f mistikleri de ayn\u0131 \u015feylerden bahseder. Onlar\u0131n da do\u011fadan nas\u0131l yararlan\u0131laca\u011f\u0131 konusunda a\u00e7\u0131klamalar\u0131 vard\u0131r.<br \/>\nBu noktada, \u2018do\u011fa filozofisi\u2019 diye bir kavram girmektedir devreye. Filozofi ve sanat ili\u015fkisinde, \u2018i\u00e7sellik\u2019 kavram\u0131n\u0131n yan\u0131na, bir de \u2018do\u011fa\u2019 ve \u2018do\u011fa filozofisi\u2019 kavramlar\u0131 eklenir. \u00d6zetle do\u011fa, haz\u0131rlay\u0131c\u0131 bir etkendir.<\/p>\n<p>\u2018\u00dcst birey\u2019 modelini ne tespit edebilir? diye sormu\u015ftuk daha \u00f6nce. Bunu tespit edecek en \u00f6nemli olgulardan biri de \u2018ar\u0131k do\u011fa\u2019 kavram\u0131d\u0131r. \u2018Do\u011fa\u2019 kavram\u0131n\u0131 bitirirseniz, filozofiyi ve sanat\u0131 da bitirirsiniz. Giorgione\u2019yi, Tiziano\u2019yu, Leonardo\u2019yu bitirirsiniz. Do\u011fa kirlendi\u011finde o b\u00fcy\u00fck sanat\u00e7\u0131lar, o b\u00fcy\u00fck filozoflar da biter. Hi\u00e7bir h\u00fckm\u00fc kalmaz. Sadece m\u00fczelerde aniden kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan yap\u0131tlar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla bakar\u0131z onlara. \u0130\u00e7leri bo\u015fal\u0131r. Net bir \u015fekilde s\u00f6ylenebilir ki, insan filozofisi ve do\u011fa filozofisi sanat\u0131 etkileyen iki temel aland\u0131r. Sanat ve filozofi ili\u015fkisinde, otomatikman insan filozofisi ve do\u011fa filozofisine ihtiya\u00e7 oldu\u011fu a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131kar. Dikkat ederseniz, Bat\u0131\u2019daki sanat\u00e7\u0131lar aras\u0131nda, Uzakdo\u011fu dinlerine bir ak\u0131\u015f g\u00f6r\u00fclmektedir. \u201cTek tanr\u0131l\u0131 dinlerin iflas\u0131 m\u0131 ger\u00e7ekle\u015fiyor?\u201d sorusu tam bu noktada akla gelebilir.<\/p>\n<p>Tarihteki \u00e7ok tanr\u0131l\u0131 ve tek tanr\u0131l\u0131 sistemleri iyi incelemek gerekir. \u00c7ok tanr\u0131l\u0131 ve tek tanr\u0131l\u0131 meseleler, filozofiyi ve sanat\u0131 \u00e7ok derinden etkileyen meselelerdir. Asl\u0131nda \u00f6z\u00fc siyasetten gelir bunlar\u0131n. Roma \u0130mparatorlu\u011fu kopma noktas\u0131na geldi\u011fi anlarda bu mesele devreye girmi\u015ftir. Kopma ger\u00e7ekle\u015fti\u011finde de\u011fil de, katakomp filozofisi i\u015flemeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda, yani yer alt\u0131 mezarlar\u0131nda \u00e7ok tanr\u0131l\u0131 olgudan tek tanr\u0131l\u0131 olguya ge\u00e7me s\u0131ras\u0131nda, insanlar\u0131n gizli ibadetlerini yapt\u0131klar\u0131 d\u00f6nemlerde g\u00f6r\u00fcr\u00fcz bu at\u0131l\u0131m\u0131 ki, bu da 4. y\u00fczy\u0131ldan daha \u00f6ncedir. Acaba \u015fimdi de tersi bir e\u011filim mi var? Filozofinin sanata katk\u0131s\u0131 ba\u011flam\u0131nda, derinlikli d\u00fc\u015f\u00fcnce, her an her yerde kurgulanabilir. Yeter ki isten\u00e7 olsun; bireylerde filozofi ve sanat istenci olsun.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> \u00dcst birey olma bahsinde, bir t\u00fcr \u2018zihinsel se\u00e7kincili\u011fi\u2019 g\u00fcndeme getirdik. Tarihsel olarak bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman, her d\u00f6nemde \u2018ayr\u0131cal\u0131kl\u0131\u2019 bir kesim oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Din ile, kapital ile, burjuvazinin g\u00fcc\u00fc ile bir \u2018ayr\u0131cal\u0131kl\u0131\u2019 kesim yarat\u0131lm\u0131\u015f. Bu \u2018zihinsel se\u00e7kincilik\u2019 fikri de ayn\u0131 \u015fekilde bir \u2018ayr\u0131cal\u0131k\u2019 kategorisi yaratabilir gibi duruyor.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> \u201cEskinin yanl\u0131\u015f\u0131na onlar da d\u00fc\u015febilir\u201d mi demek istiyorsun?<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Bu s\u00fcrecin nas\u0131l y\u00fcr\u00fct\u00fclece\u011fine ba\u011fl\u0131. \u2018Zihinsel se\u00e7kincilik\u2019 bir ayr\u0131cal\u0131k \u00f6ng\u00f6r\u00fcyorsa, bu konularda yap\u0131lacak beyin f\u0131rt\u0131nas\u0131 da, yine herkes i\u00e7in olmayacak demektir.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Bu, ge\u00e7mi\u015fteki o kand\u0131r\u0131lma meselesine ba\u011flanabilir asl\u0131nda.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Birbiriyle \u00e7ok ili\u015fkili. Kand\u0131r\u0131lmamak i\u00e7in sanat\u0131 ve filozofiyi kendi i\u00e7indeki dinamiklerle de\u011ferlendirmek bir anahtarken, \u015fimdi s\u00f6z konusu etti\u011fimiz \u2018ayr\u0131cal\u0131kl\u0131\u2019 kesim i\u00e7in bu dinamikler, kand\u0131rmak i\u00e7in kullan\u0131lacak yeni bir kaynak olu\u015fturabilir.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Bu da bizim arad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015fey olur, bu durumda. \u015e\u00f6yle bir soru y\u00f6nelteyim size: Filozofi ve sanat dairesel mi, yoksa d\u00fcz bir \u00e7izgi hareketi midir? Dairesel, diyorsunuz. Peki dairesel olmal\u0131 m\u0131d\u0131r? Yoksa \u00f6znellik ad\u0131na d\u00fcz bir \u00e7izgi mi olmal\u0131d\u0131r? Filozofi ve sanat\u0131n dairesel bir \u00e7izgi ba\u011flam\u0131na y\u00f6nelmemesi i\u00e7in ne yap\u0131lmal\u0131d\u0131r? Ne gibi \u00f6nlemler al\u0131nabilir, \u00f6zellikle sanat a\u00e7\u0131s\u0131ndan? Tekrarlamamak gerekir. Etki alt\u0131na girmemek gerekir. Etkilenmek psikolojik bir olgudur. Her insan etkilenir mi? Etkilenir. \u00dcst insan etkilenir mi? Evet, az da olsa etkilenir. \u00dcst bireyin etkilenme olay\u0131, daha azd\u0131r ve fark\u0131ndal\u0131k kavram\u0131n\u0131 da yan\u0131na almal\u0131d\u0131r. Fark\u0131nda olabilmenin k\u0131staslar\u0131 nelerdir? Nas\u0131l fark\u0131nda olabilir insan?<\/p>\n<p><strong>L.A.K.:<\/strong> \u00c7ok da etraf\u0131 \u00f6nemsememektir. Ki\u015fili\u011fi ortaya koyabilmek ad\u0131na.<br \/>\n\u00d6znur Kep\u00e7e: Yukar\u0131dan kendine bakabilmesi insan\u0131n\u2026<\/p>\n<p><strong>A.U.G:<\/strong> Fark\u0131ndal\u0131k i\u00e7in insan\u0131n, ba\u015ftan beri s\u00f6yledi\u011fimiz sistematik bilgi ile donanm\u0131\u015f olmas\u0131 \u015fart.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> \u00d6nemli tabii. Ki\u015finin \u2018uyan\u0131k\u2019 olabilmesi ad\u0131na, en az\u0131ndan.<br \/>\n<strong>A.U.G.:<\/strong> Temeli olu\u015ftursun ki, \u2018uyan\u0131k\u2019 olabilsin sonras\u0131nda.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Nesnellik, \u00f6znellik. Nesnellikten \u00f6znelli\u011fe mi gider insan, \u00f6znellikten nesnelli\u011fe mi y\u00f6nelir? Bunu da tespit etmek gerek.<\/p>\n<p><strong>M.C.:<\/strong> Nesnellikten \u00f6znelli\u011fe varmaz m\u0131?<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Yarat\u0131c\u0131l\u0131k i\u00e7in tam tersi olmas\u0131 gerekmez mi? \u00d6znel olabilmeli, o \u00f6znellikten nesnel kabul edilebilecek bir noktaya gelmeli. Ma\u011faralardaki duvar resimleri mesela, \u00f6zneldir tamamen. Ama tabi bir nesneye ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Bu noktada dairesel hareket \u00e7\u0131k\u0131yor yine kar\u015f\u0131m\u0131za. Yani nesnel bir tak\u0131m fakt\u00f6rler \u00f6znel yorumuyla ortaya konuyor diyebiliriz.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Ma\u011fara duvar\u0131ndaki her bizon ayn\u0131 bizon de\u011fil ama. Burada \u00f6znellik devreye giriyor. Demek ki onu \u00e7izen, farkl\u0131 eller ve farkl\u0131 zihinler var. Birbirine benzetmemek i\u00e7in gayret etmiyor belki, ama yetene\u011fi onu oraya g\u00f6t\u00fcr\u00fcyor. \u0130nsan\u0131n yetene\u011fi ile \u00e7izebilme, boyayabilme, d\u00fc\u015f\u00fcnebilme boyutlar\u0131n\u0131 basite indirgemesi, sadele\u015ftirmesi, m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar da kendine mal edebilmesi gerekir. Burada \u2018kendine mal etme\u2019, \u2018biricikle\u015ftirme\u2019 gibi kavramlar devreye giriyor. Sanatta \u2018biriciklik\u2019 kavram\u0131 \u00e7ok \u00f6nemli. \u00d6yle bir yap\u0131t ortaya koymal\u0131s\u0131n\u0131z ki, o biricik olmal\u0131, her\u015feyiyle size ait olmal\u0131. Bence filozofide de ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz bir t\u00f6z size ait olmal\u0131, biricik olmal\u0131.<\/p>\n<p>Bu noktada, nesnellikle \u00f6znelli\u011fi iyi ay\u0131rt ederek, bir sanat\u00e7\u0131n\u0131n ve bir filozofun nesnellikten ne kadar yararlanabilece\u011fini \u00e7ok iyi belirlemesi laz\u0131m. B\u00f6yle bir durum do\u011fuyor; nesnelli\u011fi bilecek, fark edecek, onu sistematize edecek, ama \u00f6znelli\u011fe gidecek. Kendi olacak. Mesele bundan ibaret. Nesneden tabii ki kopmayacak, \u00e7\u00fcnk\u00fc nesneler d\u00fcnyas\u0131nday\u0131z. Ama biricik olmak ad\u0131na, biricik estetik yaratma ad\u0131na, o nesnellikten \u00f6nemli bir derecede kopmas\u0131n\u0131 becerebilecek. Bu \u00f6nemli bir nokta.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Nesnellikten kopmay\u0131 beceremezse, mistik bir alanda s\u0131k\u0131\u015f\u0131p kalacak.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Mimesis yapacak. Biz direkt, ilk defa filozofinin etki alt\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 Yunan koloni d\u00f6nemine geliriz i\u015fte. Yunan filozofisinin \u00f6z\u00fcnde de mimesis dedi\u011fimiz taklit olgusu var. Taklit etme, bir zanaattir derler, \u0130lk \u00c7a\u011f filozofisinde, temel anlamda. Ama taklide \u00f6znelli\u011fi katma boyutu artt\u0131k\u00e7a ve \u2018ba\u015fkala\u015fma\u2019 dedi\u011fimiz olgu, yap\u0131tta ve filozofide (ba\u015fkala\u015fm\u0131\u015f t\u00f6z) harekete ge\u00e7tik\u00e7e, otomatik olarak, yarat\u0131c\u0131 olana kap\u0131 iyice a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, anlam\u0131 \u00e7\u0131kart\u0131labilir. Demek ki \u00e7\u0131karsamalarda bulunmak gerekiyor. Gerek sanat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken, gerekse filozofiyi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken, \u00e7\u0131karsamalar yapmak \u00e7ok \u00f6nemli. Burada, o \u00fcst birey modelinin en \u00f6nemli \u00f6zelliklerinden biri daha \u00e7\u0131k\u0131yor kar\u015f\u0131m\u0131za. O ayr\u0131\u015ft\u0131rmalar\u0131 yapabilme, o birici\u011fin y\u00f6n\u00fcnde gidebilme yetene\u011fi, becerisi\u2026<\/p>\n<p>Biz yetenek kelimesini, uygulamada ya da bir s\u00f6z\u00fc do\u011fururken kullanaca\u011f\u0131m\u0131z yerde, ay\u0131rt ederken, ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131rken kullanmaktan daha b\u00fcy\u00fck bir zevk alabiliriz. Yetene\u011fi bu \u015fekilde almam\u0131z laz\u0131m. Fark\u0131na varabilmede, ay\u0131rt etmede yetene\u011fimizi kullan\u0131p, \u00f6b\u00fcr tarafta -hatta m\u00fcmk\u00fcnse- \u00f6te ger\u00e7ekli\u011fimizi de g\u00fcndeme getirebilmeliyiz; \u2018bi\u00e7im bozma\u2019 mesela&#8230; Maniyeristler R\u00f6nesans ressamlar\u0131 taraf\u0131ndan; alt\u0131n oranc\u0131lar taraf\u0131ndan hor g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015flerdir. Neden? Al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131k\u0131p, deforme edip; bi\u00e7imleri bozduklar\u0131 i\u00e7in. Oysa bug\u00fcn bir El Greco resmi, bir Pontormo, bir Parmigianino resmi deformasyonu ile bizi b\u00fcy\u00fcler. Bu deformasyondur ki, \u00e7a\u011fda\u015f sanatta Bacon\u2019lar\u0131, Gorky\u2019leri yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Bu noktada hor g\u00f6r\u00fclen bir \u015fey, \u00fcst bir \u015fey olmaya ba\u015flam\u0131\u015f olur. \u00d6nce \u2018olgu\u2019 de\u011fil ama, sonra \u2018olgu\u2019 haline gelme s\u00f6z konusudur. O zaman sanattan filozofiye do\u011fru akan bir sudan s\u00f6z edebiliriz.<\/p>\n<p><strong>M.C.:<\/strong> Burada ger\u00e7ekten yeni bir \u015feyin yarat\u0131m\u0131 var. Zaten hep yeni \u015feyler, daha \u00f6nce denenmemi\u015f olanlar tepki alm\u0131yor mu?<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Asl\u0131nda bu, bir tespit i\u015fi. Bat\u0131\u2019n\u0131n son d\u00f6nemde, Sanat ne? Sanat nereye gidiyor? Filozofi ne? Filozofi nereye gidiyor? gibi bir tak\u0131m sorgulamalar yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Bat\u0131\u2019n\u0131n da b\u00f6yle bir tela\u015f\u0131 var. Tela\u015f diyorum, \u00e7\u00fcnk\u00fc metinlere bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, kendilerinin de ne yapt\u0131klar\u0131n\u0131 bilemediklerini g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu t\u00fcr, \u015f\u0131k ba\u015fl\u0131klar alt\u0131nda kaleme al\u0131nan makalelerin, yap\u0131lan s\u00f6yle\u015filerin, asl\u0131nda i\u00e7lerinin olduk\u00e7a bo\u015f oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Son d\u00f6nemde Bat\u0131l\u0131lar\u2019\u0131n kafalar\u0131n\u0131n kar\u0131\u015f\u0131k oldu\u011funu, m\u00fcthi\u015f bir sistematik d\u00fcmura u\u011frad\u0131klar\u0131n\u0131 izliyoruz. Bunu da \u00e7ok enteresan bir tela\u015f olarak yorumluyorum ben. Sanat ve filozofinin bu tela\u015f\u0131 kabul edilebilir bir \u015fey midir, peki? Asl\u0131nda hi\u00e7bir \u015feyin tela\u015f\u0131, pani\u011fi, tabii ki kabul edilemez. Panik ve tela\u015f \u00f6l\u00fcm getirir. O zaman son d\u00f6nemde \u00f6ne s\u00fcr\u00fclen; \u201csanat \u00f6ld\u00fc\u201d, \u201cfilozofi \u00f6ld\u00fc, \u00f6l\u00fcyor\u201d diyen tezler acaba do\u011fru mudur, buradan hareketle? Ya da sanat ger\u00e7ekten yeni mi \u00f6ld\u00fc? Daha \u00f6nce \u00f6lm\u00fc\u015f m\u00fcyd\u00fc? Filozofi ilk defa m\u0131 \u00f6l\u00fcyor? Bu durumlarda bir ba\u015flama noktas\u0131 olarak 1789 Frans\u0131z \u0130htilali hep hat\u0131rlan\u0131verir. 1789 Frans\u0131z \u0130htilali \u00e7ok ciddi zararlar da vermi\u015ftir. Mesela \u2018m\u00fclkiyet hakk\u0131\u2019 kavram\u0131. Frans\u0131z \u0130htilali\u2019nin \u00e7ok \u00f6nemli kavramlar\u0131ndan bir tanesi; mal beyan\u0131nda bulunan herkesin, o mal beyan\u0131n\u0131 devlete, y\u00f6netim erkine kabul ettirip, kendi m\u00fclkiyetine alabilmesi ve istedi\u011fi kadar y\u0131\u011fabilmesi. Frans\u0131z \u0130htilali\u2019nden sonra \u00e7\u0131kan \u0130nsan Haklar\u0131 \u00d6zg\u00fcrl\u00fck Beyannamesi\u2019nde, bu \u2018m\u00fclkiyet hakk\u0131\u2019 fikrinin hi\u00e7 de\u011fi\u015fmeyen tek kavram oldu\u011funu yaz\u0131yor, Server Tanilli. (Server Tanilli: (1931-2011) Sosyoloji, siyaset bilimi ve anayasa hukuku konular\u0131nda eserler veren, 1978 y\u0131l\u0131nda u\u011frad\u0131\u011f\u0131 silahl\u0131 sald\u0131r\u0131 sonras\u0131nda uzun y\u0131llar Fransa\u2019da Strasbourg \u00dcniversitesi\u2019nde g\u00f6rev yapan, anayasa hukuku profes\u00f6r\u00fc ve yazar. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131 Nas\u0131l Bir Gelecek Bekliyor?, Cumhuriyet Kitaplar\u0131, 2010.) Tehlikeli bir kapitalizmi aralayan, asl\u0131nda Frans\u0131z \u0130htilali\u2019nin ta kendisidir diyor Tanilli. Bunu kimse zikretmez T\u00fcrkiye\u2019de. Biz Frans\u0131z \u0130htilali dedi\u011fimizde \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin ihtilali, Ekim Devrimi\u2019ni de, Sovyet Rusya\u2019da \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri elde etme ve halk\u0131n kendini bulma \u00e7abalar\u0131 olarak yorumlamay\u0131 pek severiz. Asl\u0131nda de\u011fil, o \u2018m\u00fclkiyet hakk\u0131\u2019 tan\u0131mlamas\u0131n\u0131n bug\u00fcn, do\u011fan\u0131n, filozofinin, sanat\u0131n, akl\u0131m\u0131za gelebilecek b\u00fct\u00fcn olgular\u0131n, olu\u015fumlar\u0131n, bilimlerin, yegane t\u0131kanma noktas\u0131 oldu\u011funu iddia ediyor Tanilli. Ben de bu g\u00f6r\u00fc\u015flere kat\u0131l\u0131yorum. Asl\u0131nda, etki alan\u0131 \u00e7ok geni\u015f bir olgu olarak bildi\u011fimiz Frans\u0131z \u0130htilali\u2019nin b\u00f6yle bir maddesinin Bat\u0131l\u0131 \u00fclkeler taraf\u0131ndan h\u00e2l\u00e2 kabul g\u00f6r\u00fcyor olmas\u0131, bir tehlike olarak g\u00f6r\u00fclmelidir. Bunu biz de b\u00f6yle g\u00f6rmeliyiz, bence&#8230;<br \/>\nSanat ve filozofinin i\u00e7inin bo\u015falmas\u0131n\u0131n, buna ba\u011fl\u0131 olarak da &#8220;kurar\u0131m galeriyi, kurar\u0131m m\u00fczeyi, istedi\u011fimi al\u0131r\u0131m, istemedi\u011fimi almam&#8221; s\u00f6ylemlerinin hep bu m\u00fclkiyet fikrinden kaynaklanan g\u00fcce dayanarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebiliriz.<\/p>\n<p>\u015eimdi mesele \u015fu: \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131 nas\u0131l bir gelecek bekliyor? \u0130nsanl\u0131k nereye gidiyor? Tart\u0131\u015fmam\u0131z\u0131n ba\u015f\u0131nda de\u011findi\u011fimiz noktaya geliyoruz: Ne kadar ar\u0131kla\u015fabiliyor insano\u011flu? Ne kadar safl\u0131\u011fa indirgenebiliyor? Ya da kendini ne kadar indirgeyebiliyor o basit form ve normlara? Sanat\u0131 ve filozofiyi ilgilendiren \u00f6z bu asl\u0131nda&#8230;<\/p>\n<p>Tabi bunun estetik, sosyolojik ve psikolojik boyutlar\u0131n\u0131 da \u00e7e\u015fitli \u00f6rneklerle tart\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>Sanat ve filozofinin ortak noktalar\u0131ndan biri de entelekt\u00fcellik meselesidir bana g\u00f6re. Bu noktada Edward Said\u2019in \u201cEntelekt\u00fcel\u201d (Edward Said, Entelekt\u00fcel, \u00c7ev. Tuncay Birkan, \u0130stanbul, Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, 2011.) isimli kitab\u0131 geliyor akl\u0131ma.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Bu da yine \u2018zihinsel se\u00e7kincilik\u2019 d\u00fc\u015f\u00fcncesini akl\u0131m\u0131za getiren bir kitap.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Asl\u0131nda Kandinsky \u201c\u00dcber das Geistige in der Kunst\u201dda (T\u00fcrk\u00e7e olarak farkl\u0131 \u00e7evirileri yay\u0131nlanan kitab\u0131n, 2011 tarihli g\u00fcncel bas\u0131m\u0131 Tevfik Turan \u00e7evirisiyle, Haylaz Sanat taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.) \u00e7ok do\u011fru bir saptamada bulunmu\u015f. \u0130nsan edinimlerinin en yarat\u0131c\u0131 olanlar\u0131, sanat\u0131n ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcn tamamen bir zihinselli\u011fe ba\u011fl\u0131 geli\u015fti\u011fini s\u00f6yl\u00fcyor. Her iki kavram da derinlik istenci g\u00f6steriyor. Bu noktada, sanatta malzemenin, ya da filozofide diyaloglar\u0131n da asl\u0131nda bir \u00f6nemi kalm\u0131yor. Burada konunun \u00fcst\u00fcne \u0131srarla giden \u2018ki\u015fi\u2019 (sanat\u00e7\u0131 veya filozof) \u00f6nemli. O \u2018ki\u015fi\u2019 konu \u00fczerinde ne kadar derinle\u015fmek, i\u00e7selle\u015fmek istiyor; bu \u00e7ok \u00f6nemli bir nokta. \u015eimdi yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi bir workshopta diyalog \u00f6nemli. Ama ilk d\u00fc\u015f\u00fcncede, ilk yaratmada diyalog gereksiz. Ki\u015finin kendi ba\u015f\u0131na kalmas\u0131 -kapanmas\u0131- \u00f6nemli ilk anda.<br \/>\nBen de kendi ad\u0131ma, belirli bir konu \u00fczerinde yo\u011funla\u015fmak istedi\u011fimde, geceleri kalkar, evimin koridorunda y\u00fcr\u00fcyerek, bir yandan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcm. Karanl\u0131\u011f\u0131n da konsantrasyona b\u00fcy\u00fck katk\u0131s\u0131 oluyor. Karanl\u0131\u011f\u0131n ve ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131n m\u00fcthi\u015f etkileri var sanat\u0131n ve filozofinin \u00fczerinde. Hatta diyebiliriz ki, sanat ve filozofi, karanl\u0131kta ve ayd\u0131nl\u0131kta bamba\u015fka iki \u015fey.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.:<\/strong> Karanl\u0131k \u00e7o\u011fu zaman yarat\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fc ortaya \u00e7\u0131kart\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> G\u00fcne\u015f do\u011fdu\u011fu andan itibaren d\u00fcnyan\u0131n t\u00fcm \u00e7irkinlikleri g\u00fcn y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131k\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Sadele\u015ftirmek ve yal\u0131nla\u015ft\u0131rmaktan s\u00f6z etmi\u015ftik az \u00f6nce. Karanl\u0131k da detaylar\u0131 \u00f6rt\u00fcyor, sakl\u0131yor. Bir t\u00fcr sadele\u015ftirme etkisi var, diyebiliriz.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Karanl\u0131ktayken, do\u011fan\u0131n i\u00e7ine girmek \u00f6nem kazan\u0131yor. Do\u011fan\u0131n i\u00e7ine girdi\u011finizi hissediyorsunuz ve o andan itibaren diyorsunuz ki, orada her \u015fey kendi ba\u015f\u0131na, kendi kaderini ya\u015f\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Alman D\u0131\u015favurumcular\u0131 da hep do\u011faya y\u00f6nelerek, kendilerini beslemi\u015flerdi.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Sanat\u0131n ve filozofinin ortak y\u00f6nlerinden birisi de topluma n\u00fcfuz etmek. Sanat mutlaka topluma \u2018kar\u015f\u0131\u2019 ya da \u2018kar\u015f\u0131 olmayan\u2019 bir \u015fekilde yap\u0131t arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile sirayet ediyor. Filozofi de ayn\u0131 \u015fekilde bir t\u00f6z olarak sirayet ediyor. Her ikisinin de emilme s\u00fcre\u00e7leri birbirine benziyor. Bireyler a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011filse de, toplumlar ve toplumlar\u0131n belirli kesimleri taraf\u0131ndan emilme s\u00fcre\u00e7leri birbirine benzeyebiliyor. Bu husus ve konumuzla yaratt\u0131\u011f\u0131 ili\u015fki de \u00f6nemli bir olgu ve bunun da alt\u0131 \u00e7izilmelidir diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum.<\/p>\n<p>Sanat gibi, filozofi de \u00e7ok \u00e7e\u015fitli kollara ayr\u0131l\u0131r. \u0130nsan Filozofisi, Ahlak Filozofisi, Bilgi Filozofisi gibi\u2026 Bu kollar\u0131n filozofi yapmakla \u00e7ok b\u00fcy\u00fck ba\u011f\u0131nt\u0131s\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorum. Bu kollar sadece filozofi tarihinin ba\u011f\u0131nt\u0131lanabilice\u011fi ba\u015fl\u0131klar. Ve tabii sanat tarihinin de ba\u011f\u0131nt\u0131lanabilece\u011fi ba\u015fl\u0131klar. Hem sanat hem de filozofide, teorik alan ile yarat\u0131m alan\u0131n\u0131n iyi ay\u0131rt edilmesinin gereklili\u011fine inan\u0131yorum. Teorik olana duyulan merak ba\u015fka bir \u015fey, i\u015fin yaratma boyutunda, ortaya yeni bir \u015fey koyma \u00e7abas\u0131na y\u00f6nelmek ba\u015fka bir \u015fey. Sanat ve filozofinin ortak ve esprili y\u00f6nlerinden biri de bu. \u00c7\u00fcnk\u00fc teorik olan, belirli bir y\u0131\u011f\u0131n\u0131n i\u00e7ine g\u00f6m\u00fclmeyi ve oradan sistematize olmay\u0131 gerekli k\u0131larken, \u00f6b\u00fcr tarafta daha savurgan, daha rahat, daha yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fckl\u00fck s\u00f6z konusu. Sanat da, filozofi de buna olanak veren alanlar. Konu \u2018sanat filozofisi\u2019 olunca da, buna olanak veren iki alan\u0131n birle\u015fmesi \u00e7ok \u00f6nemli. Ayr\u0131ks\u0131 de\u011filler. Asl\u0131nda enstr\u00fcmanlar\u0131 farkl\u0131 olan iki orkestrada benzer sesler \u00e7\u0131kabiliyor demek istiyorum.<\/p>\n<p>Sanat filozofisinin, \u00e7e\u015fitli sanat disiplinleriyle ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak, kendi i\u00e7inde alt kollar\u0131 da var; sinema filozofisi, m\u00fczik filozofisi, resim filozofisi, heykel filozofisi, opera filozofisi, foto\u011fraf filozofisi vb. Hepsinin genel sanat filozofisiyle olan ili\u015fkileri de var, bu ili\u015fkinin d\u0131\u015f\u0131nda kalan y\u00f6nleri de. Bu da dillerinden kaynaklanan, ara\u00e7lar\u0131n\u0131n getirdi\u011fi bir farkl\u0131l\u0131k. Do\u011fal olarak, sanat filozofisinin y\u00f6r\u00fcngesindeki de\u011fi\u015fikliklere neden oluyor bu durum. Teknoloji ile birle\u015fen yan da olay\u0131 \u00e7ok zenginle\u015ftirebiliyor. Ama \u00f6nemli bir husus var bu noktada. \u00c7o\u011fullukta tekili, tekilde de \u00e7o\u011fullu\u011fu mu g\u00f6rmek laz\u0131m? Bu da \u00e7ok tart\u0131\u015f\u0131lan bir konu. \u00c7\u00fcnk\u00fc tekiller ve t\u00fcmeller, filozofinin \u00e7ok \u00f6z iki kavram\u0131. Sanatta da var bu, tekil ve t\u00fcmel olma durumu. Acaba ikisinin ad\u0131na, bu \u2018tekil\u2019 ve \u2018t\u00fcmel\u2019 olgular\u0131n tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 ile ne elde edilebilir? Tekillik ve t\u00fcmellik kavramlar\u0131 sanat\u0131 ve filozofiyi ne kadar ilgilendiriyor? T\u00fcmelin i\u00e7indeki tekili se\u00e7ebilmek, alabilmek ve tekten t\u00fcm\u00fc yaratmak; birinde in\u015fa, birinde y\u0131kma gibi bir durum s\u00f6z konusu. Ama her ikisi de bence, \u2018\u00fcst birey\u2019 olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z insan\u0131 istiyor. Ne dersiniz bu konuda?<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Sanat ve filozofi tekillik ve t\u00fcmellik ba\u011flam\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, biraz da tersine \u00e7al\u0131\u015fan iki alandan s\u00f6z edilebilir. Filozofi tekillere bak\u0131yor, bunu bir d\u00fc\u015f\u00fcnce s\u00fczgecinden ge\u00e7irerek t\u00fcmel bir tak\u0131m s\u00f6ylemler yaratmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Sanattaki yarat\u0131c\u0131l\u0131k esnas\u0131nda ise, sanat\u00e7\u0131 \u00e7evresindeki t\u00fcmel olan nesneler d\u00fcnyas\u0131na bakarak, tekil bir s\u00f6ylem yaratmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor, \u00f6znel dilini olu\u015ftururken.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Asl\u0131nda, tek tek bir \u015feylerin olu\u015fumunu sa\u011flayarak bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn kendinselli\u011fi -bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn kendi do\u011fa\u00e7lamas\u0131, kendi rahatl\u0131\u011f\u0131- i\u00e7erisinde bir b\u00fct\u00fcn olu\u015fturmas\u0131 kadar de\u011ferli bir \u015fey yok.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Sanat\u00e7\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bakarsak, yap\u0131tlar\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcnde b\u00f6yle bir t\u00fcmellik s\u00f6z konusu olabilir.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Tabii. Her d\u00f6nem yap\u0131t\u0131nda bulgulad\u0131\u011f\u0131 bir \u015feylerin birikmesi. Tek tek bir \u015feylerin birle\u015fmesi. Birinde deformasyonu, birinde formu, birinde hacmi, birinde \u00e7e\u015fitli malzemelerin yap\u0131ta giri\u015fini inceler ve burada yaratt\u0131\u011f\u0131, kendinden \u00f6nce yap\u0131lanlara benzer olan ve \u00f6zellikle de benzer olmayan yanlar\u0131 ay\u0131rt edip biriktirir.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> O silsile bir t\u00fcmellik yaratabilir.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Evet, aynen \u00f6yle&#8230;<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Tarihsel olanla ili\u015fkilere bakal\u0131m biraz da. Tarihsellik sanat\u0131n ve filozofinin biraz \u00f6n\u00fcn\u00fc t\u0131kayan bir konu gibi geliyor bana. Tarihle, sanat\u0131 ve filozofiyi ili\u015fkilendirmeyi g\u00fcndemimize almak istiyorum. Tarih, sanat\u0131 da filozofiyi de hantalla\u015ft\u0131r\u0131yor, \u00fcstlerine bir y\u00fck getiriyor.<\/p>\n<p><strong>M.C.:<\/strong> Tarihselli\u011fi de s\u00fcr\u00fcklemek zorunlulu\u011fu getiriyor \u00e7\u00fcnk\u00fc.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131n\u0131 anl\u0131yorum. Siz bu tarihselli\u011fi s\u00fcr\u00fcklemek zorunlulu\u011funu hissetmeseniz bile, bu otomatik olarak geliyor sanki. Bu iki kavram\u0131n tarih ile ili\u015fkisinde felsefi ve sanatsal bir problem var. Bu konuda da bir d\u00fc\u015f\u00fcnelim isterseniz.<\/p>\n<p><strong>A.U.G.:<\/strong> D\u00f6nemselle\u015ftirme olgusuna bakabiliriz bu noktada. \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00f6nemselle\u015ftirmeye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan baz\u0131 filozoflar var.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.:<\/strong> Ge\u00e7mi\u015fte olanlarla sonradan olanlar aras\u0131nda bir nedensellik yok mu?<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Benim tart\u0131\u015fmak istedi\u011fim asl\u0131nda \u015fu: Tarih var kar\u015f\u0131m\u0131zda. Ama yalan\u0131yla, ama dolan\u0131yla, ama do\u011frusuyla, kar\u015f\u0131m\u0131zda bir sanat tarihi var. Bir filozofi tarihi var. Sanat ve filozofi tarihlerini yazan de\u011fi\u015fik isimler var. Bu da farkl\u0131 alg\u0131lamalarda bulunmak demek. Farkl\u0131 alg\u0131layanlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 demek. Bunlar\u0131n alg\u0131 bi\u00e7imlerine vak\u0131f olmak demektir. Mesela Gombrich&#8217;in sanat tarihine bir bak\u0131\u015f\u0131 var. Yine ayn\u0131 \u015fekilde, Panofsky&#8217;nin (Erwin Panofsky: (1892-1968) Almanya do\u011fumlu sanat tarih\u00e7isi. 1930\u2019larda Nazi rejiminin y\u00fckseli\u015finin ard\u0131ndan, ya\u015fam\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc ABD\u2019de ge\u00e7irmi\u015ftir. Modern ikonografi ve ikonoloji \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla tan\u0131n\u0131r. Sanat ve k\u00fclt\u00fcr aras\u0131ndaki kuvvetli ba\u011fdan hareketle, sanat tarihine anlam sorunu \u00fczerinden \u00f6zg\u00fcn bir bak\u0131\u015f getirir.) sanat tarihine bir bak\u0131\u015f\u0131 var&#8230;<\/p>\n<p><strong>A.U.G.:<\/strong> Bir de ulusla\u015fma s\u00fcreci var.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Filozofi ve sanat ne kadar ulusald\u0131r? Ne kadar uluslararas\u0131d\u0131r? Ne kadar d\u00fcnyasald\u0131r? Ne kadar \u00fclkeseldir? Bu sorular\u0131 \u00e7o\u011faltmak m\u00fcmk\u00fcn.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Uluslararas\u0131 olmak de\u011fil de, belki uluslar \u00fcst\u00fc olabilmek \u00f6nemli.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Ba\u015fka bir \u015fey olabilmek laz\u0131m belki de. Ne ulusal, ne uluslararas\u0131, belki dedi\u011fin gibi, uluslar \u00fcst\u00fc olabilmek\u2026 Hatta olay\u0131 us \u00fcst\u00fc \u00fcst\u00fcne y\u00f6nlendirmek. Ama sanat tarih\u00e7isi olarak burada bir problem oldu\u011funu kesinlikle vurgulamak istiyorum. Bizdeki sanat ulusal, hatta ulus a\u015fa\u011f\u0131s\u0131 kalmaktad\u0131r. Filozofide de durum farkl\u0131 de\u011fil. Bug\u00fcn \u00fcniversitelerimizin Filozofi b\u00f6l\u00fcmlerinde, Filozofi de\u011fil, Filozofi Tarihi yap\u0131l\u0131yor. G\u00fczel Sanatlar fak\u00fcltelerinde de, \u00e7ok az sanat yap\u0131l\u0131yor (Bir d\u00fcnya sanat\u00e7\u0131s\u0131 \u00d6zdemir Altan\u2019\u0131n \u201csanat orada tarihi burada\u201d s\u00f6z\u00fc akl\u0131ma geliyor). Bu noktada i\u015fi biraz \u2018ele\u015ftiri\u2019ye ta\u015f\u0131yoruz, do\u011fal olarak. Sanat ve filozofi yan yana geldi\u011finde onlardan ayr\u0131lmayacak kavramlardan biri de \u2018ele\u015ftiri\u2019 kavram\u0131d\u0131r. \u0130ki alan da ele\u015ftirisiz yapamaz. Ele\u015ftiri yerine g\u00f6re y\u0131kar, yerine g\u00f6re yapar. Ele\u015ftirinin yan\u0131nda \u00f6neriyi de getirmek gerekir. \u00d6nerisiz ele\u015ftiri, hi\u00e7 bir i\u015fe yaramaz.<\/p>\n<p>Bir sonraki workshopa kadar, tarihselli\u011fin getirdi\u011fi y\u00fck ve ulus\u00e7uluk kavramlar\u0131 \u00fczerine biraz d\u00fc\u015f\u00fcnelim, isterseniz. Ulusa mal etmek kavram\u0131 \u00fczerinde de durabiliriz.<\/p>\n<p><strong>L.A.K.:<\/strong> \u0130nsanlarda, bir yere ait olma d\u00fcrt\u00fcs\u00fc var. Bir gruptan d\u0131\u015flanma korkusu da ta\u015f\u0131yorlar.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Aidiyet fikri, de\u011fil mi? Acaba burada s\u00f6ylemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z -\u00e7ok kar\u015f\u0131 oldu\u011fumuz- \u2018s\u00fcr\u00fc politikas\u0131\u2019n\u0131n devrede olmas\u0131 m\u0131? Tarih-filozofi, tarih-sanat ve do\u011fal olarak tarih-sanat filozofisi aras\u0131ndaki ili\u015fkilerde ciddi bir hantall\u0131k var. Bunu mutlaka tart\u0131\u015fmak laz\u0131m. Gerek dayatma, gerek ulus\u00e7ulu\u011fa ba\u011flama, gerekse hegemonya alt\u0131na alma. Belirli g\u00fc\u00e7lerin sanat ve filozofiyi hegemonya alt\u0131na almas\u0131. Yine dayatmaya geliyor konu. \u00c7\u00f6z\u00fclmesi gereken s\u0131k\u0131nt\u0131 bu\u2026 Bu workshopun bir sorun ortaya koyup, bunu tart\u0131\u015fmas\u0131, meselenin kendi sa\u011flamas\u0131n\u0131 yap\u0131yor bir anlamda.<\/p>\n<p>\u2018\u00d6l\u00e7\u00fct\u2019 kavram\u0131 akl\u0131ma geliyor mesela. Filozofi yapmak, sanat ve sanatla d\u00fc\u015f\u00fcnmek, sanatla bir\u015feyleri d\u0131\u015favurman\u0131n kimi \u00f6l\u00e7\u00fctleri var m\u0131d\u0131r? Bu \u00f6l\u00e7\u00fctlerden biri sosyoloji, biri psikoloji, biri estetik. Tamam, ama bunlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ne gibi \u00f6l\u00e7\u00fctleri olabilir? Mesela co\u011frafya \u00e7ok etkili sanatta. \u0130talyan R\u00f6nesans\u0131\u2019nda; Roma okulu, Floransa okulu ve Venedik okulu farkl\u0131l\u0131klar g\u00f6sterir; co\u011frafyaya ba\u011fl\u0131 olarak. Ayn\u0131 \u015fekilde \u0130talyan ve Alman, \u0130talyan ve Flaman sanatlar\u0131 \u00e7ok ayr\u0131\u015f\u0131r ve buradan do\u011fan farkl\u0131l\u0131klar da \u00e7ok \u00f6nemlidir. Filozofide de b\u00f6yledir. Kuzey \u00fclkelerinin filozoficilerinden Kierkegaard\u2019a (Soren Kierkegaard: (1813-1855) Varolu\u015f\u00e7ulu\u011fun \u00f6nc\u00fcleri aras\u0131nda kabul edilen, Danimarkal\u0131 filozof.) bakarsak, \u00e7ok farkl\u0131, \u00fctopik denebilecek d\u00fc\u015f\u00fcnceleri var. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, Jean Baudrillard\u2019\u0131n (Jean Baudrillard: (1929-2007) Frans\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, toplumbilimci. Toplumbilim ve filozofi kuramlar\u0131n\u0131 sanat alan\u0131nda yapm\u0131\u015f oldu\u011fu incelemelerle \u00f6rnekledi\u011fi, modern toplumlar\u0131n t\u00fcketimcili\u011fi \u00fczerine \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleriyle ve sim\u00fclasyon kuram\u0131yla tan\u0131n\u0131r.) bir Frans\u0131z olarak \u00e7ok farkl\u0131 oldu\u011fu izlenir; \u00fctelik Alman etkisinde bir Frans\u0131z filozofu olarak, \u00e7ok farkl\u0131 bir senteze ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ayn\u0131 \u015fekilde sanatta da, Alman D\u00fcrer ile \u0130talyan Michelangelo aras\u0131nda b\u00fcy\u00fck farkl\u0131l\u0131klar vard\u0131r. Co\u011frafya burada \u00e7ok etkilidir. Kuzeyin karla kapl\u0131, sert k\u0131\u015flar\u0131, \u0131\u015f\u0131k-karanl\u0131k k\u0131staslar\u0131yla bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, i\u00e7e kapan\u0131k bir etki yarat\u0131r; di\u011fer tarafta da g\u00fcne\u015f \u0130talya&#8217;da sanat\u0131 bamba\u015fka etkiler. Fresko resim tekni\u011fi, \u0130talya&#8217;da co\u011frafi ko\u015fullar uygun olmad\u0131\u011f\u0131 halde \u00e7ok kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ve bu durum ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131 olduk\u00e7a \u015fa\u015f\u0131rtm\u0131\u015ft\u0131r. Bu kadar kurak bir iklimde, \u00e7abuk kurumadan, resimler nas\u0131l boyanabilmi\u015ftir bu teknikle? Nas\u0131l bir y\u00f6ntem izlenmi\u015ftir? Bunlar sanattaki tipik co\u011frafi \u00f6zellikler olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor. Mesela, tasar\u0131mc\u0131lar neden daha \u00e7ok kuzeyden, \u0130sve\u00e7, Norve\u00e7 ve Danimarka gibi \u00fclkelerden \u00e7\u0131k\u0131yor? Bu da \u00f6nemli bir tart\u0131\u015fma konusu olabilir; co\u011frafya fakt\u00f6r\u00fc a\u00e7\u0131s\u0131ndan.<\/p>\n<p>Ba\u015fka bir fakt\u00f6re ge\u00e7elim. Mesela, \u2018din\u2019 fakt\u00f6r\u00fc \u00e7ok etkili. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde dindeki yapayl\u0131k\/orijinallik, ge\u00e7mi\u015fte dindeki yapayl\u0131k\/orijinallik konular\u0131 tart\u0131\u015f\u0131labilir. Ya da \u00f6rne\u011fin, Bizans&#8217;ta Ortodoksluk kavram\u0131, imparatoru ayn\u0131 zamanda tanr\u0131n\u0131n en b\u00fcy\u00fck temsilcisi k\u0131lar. Bu nas\u0131l etkiler o uygarl\u0131ktaki sanat\u0131, sanat\u00e7\u0131y\u0131 veya zanaat\u00e7\u0131y\u0131? Bir ba\u015fka \u00f6rnek de, Orta \u00c7a\u011f\u2019da kilise adamlar\u0131n\u0131n mimar, ressam ya da heykelt\u0131ra\u015f olmalar\u0131 nas\u0131l bir \u015feydir? Buna benzer konular sanatla ilgilidir ama daha \u00e7ok da sanat\u0131n filozofik taraf\u0131yla ilgilidir. Sonu\u00e7 olarak bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, filozofinin en \u00e7ok etkiledi\u011fi alan sanat olmu\u015ftur. Acaba neden? D\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz zaman, bunun nedeni \u00e7ok a\u00e7\u0131k: Sanat \u00e7o\u011ful bir dile sahiptir. Tarihsel s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde bakarsak, say\u0131s\u0131z diller t\u00fcretilebilmi\u015ftir ve bundan sonra da t\u00fcretilebilecektir. O zaman bu say\u0131s\u0131z dil \u00fczerinden filozofi yapman\u0131n keyfi m\u00fcthi\u015f bir \u015fey olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E:<\/strong> \u015e\u00f6yle bir ba\u011flant\u0131 da geliyor akl\u0131ma: Sanatsal yaratma s\u00fcreci insan\u0131 sorular sormaya y\u00f6neltiyor. Sanatsal bir \u00fcretim yaparken, bir \u015feyin cevab\u0131n\u0131 aramaktan \u00e7ok, asl\u0131nda bir tak\u0131m sorular\u0131 g\u00fcndeme getirmeniz s\u00f6z konusu. Filozofi ise genelde cevaplar\u0131 arad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, birbirleriyle b\u00fct\u00fcnle\u015fen ba\u015fka bir sinerji do\u011fuyor ikisi aras\u0131nda. Yani sorular soran sanatla, soru sorup cevaplar\u0131n pe\u015finde olan bir filozofi d\u00fcnyas\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyas\u0131&#8230;<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Bu s\u00f6ylediklerin \u015f\u00f6yle bir \u015fey getirdi akl\u0131ma: Sanatla filozofiyi yan yana getirdi\u011finde, filozofi direkt olarak ak\u0131l i\u015fi, sanat ise ak\u0131lla ilgili oldu\u011fu kimi d\u00f6nemlere sahip. Ak\u0131lla do\u011frudan ilgili sanatlar var. \u00d6rne\u011fin, Duchamp ak\u0131lla ilgili bir sanat yap\u0131yor. Malevich \u00f6yle&#8230; Akl\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnceyi g\u00fcndeme getiriyorlar\u2026 Ama sanatta her zaman ak\u0131l yok. G\u00fczellik kavram\u0131n\u0131n \u00e7ok de\u011fi\u015fik bi\u00e7imlerde ele al\u0131n\u0131\u015f\u0131 s\u00f6z konusu.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E:<\/strong> Bir noktadan sonra g\u00fczellikle de \u00e7ok ilgilenmiyor sanat asl\u0131nda.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Burada bahsetti\u011fim g\u00fczellik, \u00e7irkinlik de ayn\u0131 zamanda. \u00d6rne\u011fin Hieronymus Bosch\u2019un resimlerindeki, \u00e7irkin, itici fig\u00fcrler, garip b\u00f6cekler, garip yarat\u0131klar\u2026 Bunlar \u00e7ekici olamaz. Ve oradaki her bir b\u00f6ce\u011fin, her bir garip yarat\u0131\u011f\u0131n sanat\u00e7\u0131 taraf\u0131nda mutlaka bir a\u00e7\u0131klamas\u0131 oldu\u011funu bildi\u011fimiz, ancak Bosch\u2019la ilgili b\u00f6yle bir s\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fcn de bize sunulmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bildi\u011fimiz halde, bunlar\u0131 nas\u0131l bir filozofi ile \u00e7\u00f6zece\u011fiz? Burada kar\u015f\u0131m\u0131za \u015f\u00f6yle bir \u015fey \u00e7\u0131k\u0131yor: Sanatta bir izleyen, bir de uygulayan var. Yapanla izleyenin filozofileri bamba\u015fka da olabilir, \u00f6rt\u00fc\u015fmeyebilir. Burada iki ayr\u0131 \u2018\u015fey\u2019 ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Burada s\u00fcre\u00e7 a\u00e7\u0131s\u0131ndan, yapanla izleyen aras\u0131nda, zamansal bir kopukluk da s\u00f6z konusu.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Filozofide ise filozofun kendisi var. Onu okuyan kimse de farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnebilir tabii. Asl\u0131nda \u015f\u00f6yle galiba: Uygulay\u0131c\u0131n\u0131n alan\u0131na giren -sanatta izleyici, filozofide okur- mutlaka i\u015fi ba\u015fkala\u015ft\u0131ran taraf oluyor. Filozofiyle sanat\u0131 farkl\u0131la\u015ft\u0131r\u0131yor. Bu da \u00e7ok \u00f6nemli.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> \u00c7\u00fcnk\u00fc okur veya izleyici bir anlam yaratma s\u00fcrecine sokuyor kendini.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Yaratacak tabii. \u0130zleyici b\u00f6yle bir hakka da sahip. Anlam \u00e7\u0131kartmas\u0131 \u00e7ok do\u011fal.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Anlam \u00e7\u0131kartam\u0131yorsa, yap\u0131tla bir ili\u015fki kuramayacak zaten.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Bir yap\u0131t\u0131 ve filozofik t\u00fcmceyi ortaya koydu\u011funuzda izleyici ayn\u0131 \u015fekilde d\u00fc\u015f\u00fcnmek durumunda de\u011fil. \u0130zleyici de ona farkl\u0131 bir anlamla farkl\u0131 bir yorumla, farkl\u0131 bir hermeneutik ile yakla\u015fabilmeli. Mesela, bir kitap okurken ondan \u00e7ok az \u015fey size kal\u0131yor. Ama size kalan o az \u015feyler, \u2018\u00fcst bireyi\u2019 yaratmak i\u00e7in gerekli olan malzemeler. Kitab\u0131n tamam\u0131, b\u00fct\u00fcn okunanlar ak\u0131lda kalsa, o \u2018\u00fcst birey\u2019 fig\u00fcr hi\u00e7 olu\u015fmayabilir. Ama oradan kalan o ar\u0131k ve ki\u015finin kendine ba\u011flay\u0131p hermeneutikle\u015ftirdi\u011fi taraf as\u0131l olan kaliteyi \u00e7\u0131kart\u0131r ortaya. Biricikli\u011fe do\u011fru giden yolu a\u00e7ar. Bazen bir kitaptan bir c\u00fcmle g\u00f6z\u00fcn\u00fcze \u00e7arpar ve g\u00fcnlerce onu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrs\u00fcn\u00fcz. Ve o kitap o anda g\u00f6revini tamamlar.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Zaten \u00f6yle olmasa, ba\u015flang\u0131\u00e7ta s\u00f6z konusu etti\u011fimiz ayr\u0131\u015ft\u0131rma da devreye giremez.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Evet. Bir hantalla\u015fma s\u00f6z konusu olur, hani tarih ile sanat\u0131n ili\u015fkisinde bahsetti\u011fimiz gibi&#8230;<br \/>\n21. y\u00fczy\u0131l insan\u0131 olarak bizleri, sanat ve filozofide bir \u00e7ok problemin bekledi\u011fini ve her an bu problemlerin kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu da sanat ve filozofide bir t\u00fcr \u2018toplumlar\u2019 sorunu olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>A.U.G.:<\/strong> Sanat ve filozofi konusunda tarihin bir a\u011f\u0131rl\u0131k yaratarak, t\u0131kanmaya neden oldu\u011funu tart\u0131\u015fal\u0131m dedik ya; bu noktada sanat tarihinin \u00e7izgiselli\u011fini k\u0131ran, filozofidir diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. \u00d6zkan hocan\u0131n teorisi bu anlamda, d\u00f6nemselle\u015ftirmeyi ve \u00e7izgiselli\u011fi k\u0131ran bir \u00f6zellik ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in \u00e7ok \u00f6nemli ve bu nedenle ilk etapta tepki \u00e7ekmi\u015f olabilir. A noktas\u0131 Giotto, B noktas\u0131 Duchamp, C noktas\u0131 ? (\u00d6zkan Ero\u011flu\u2019nun kitab\u0131: Fotokonferans &#8211; A Noktas\u0131: Giotto, B Noktas\u0131: Duchamp, C Noktas\u0131: ?, \u0130stanbul Nelli Sanat Evi Yay\u0131n\u0131, 2005.) \u00c7\u00fcnk\u00fc bu noktada sanat tarihinin getirdi\u011fi a\u011f\u0131rl\u0131k, bir anlamda \u00e7izgisellik k\u0131r\u0131lm\u0131\u015f oluyor. Neden aradaki isimler yok? Bir Leonardo, bir Michelangelo, \u00f6yle de\u011fil mi?<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Asl\u0131nda \u00e7ok az yarat\u0131c\u0131dan olu\u015fuyor sanat tarihi. Az olabilir yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131, ama say\u0131s\u0131z insan sanat\u00e7\u0131 iddias\u0131ndad\u0131r. Bu, \u015f\u00fcphe ile yakla\u015f\u0131lacak bir durum. Ayn\u0131 durum filozofide de var. \u00d6rne\u011fin Descartes ile Leibniz\u2019i (Gottfried Leibniz: (1646-1716) Alman filozof ve matematik\u00e7i. \u00c7al\u0131\u015fmalar\u0131yla Modern Mant\u0131k ve Analitik Filozofi alanlar\u0131n\u0131 hen\u00fcz 17. y\u00fczy\u0131lda \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr.) yan yana getirdi\u011finizde, hangisi daha yarat\u0131c\u0131d\u0131r acaba? Descartes yarat\u0131c\u0131 olarak bilinse de, bana g\u00f6re Lebniz \u00e7ok daha yarat\u0131c\u0131d\u0131r, ama bast\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Her y\u00fczy\u0131lda \u00e7e\u015fitli \u00f6rg\u00fctlerin dayatmalar\u0131 oldu\u011funu hissediyorsunuz. Bir tak\u0131m g\u00fc\u00e7ler birilerini \u00f6ne itiyor ve sanat tarihi, filozofi tarihi \u2018budur\u2019 diye empoze edilmi\u015f oluyor.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Bunlar\u0131n arkas\u0131nda da mutlaka politik bir beklenti oluyor. Bunu g\u00f6rebilmek, durumu daha do\u011fru de\u011ferlendirebilmemizi sa\u011fl\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Sorun \u00e7ok. \u00c7\u00f6z\u00fcm ne? Birinci workshoptan \u00e7\u0131kar\u0131lacak sonu\u00e7lar:<\/p>\n<p>Birincisi, d\u00fcnya insan\u0131 olmak. Dante&#8217;nin i\u015faret etti\u011fi \u2018d\u00fcnya insan\u0131\u2019 olabilmek. &#8220;Benim vatan\u0131m b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyad\u0131r\u201d s\u00f6z\u00fc \u00e7ok \u00f6nemli. Bu s\u00f6z\u00fc sarfeden ki\u015finin bir ilkeler b\u00fct\u00fcn\u00fcne sahip oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu noktada \u2018ilkeler\u2019 devreye giriyor. Ama yanl\u0131\u015f, ama do\u011fru, saptanm\u0131\u015f bireysel ilkelerin devreye girmesi ve bunlar\u0131n \u00f6lene dek ki\u015fi \u00fczerinde zenginle\u015ferek konumlanmas\u0131 hem sanat, hem de filozofi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7ok \u00f6nemli.<br \/>\nBuna bir de William Blake&#8217;in me\u015fhur s\u00f6z\u00fcn\u00fc ekleyebilirim: &#8220;Ac\u0131 \u00e7ekmek ve g\u00fcnah i\u015flemekten korkan insanlar asla ki\u015filik sahibi olamazlar.&#8221;<\/p>\n<p>Bireyler bu doktrinlerle donan\u0131mlanmal\u0131 ve bu donan\u0131mlar\u0131n \u00fczerine, edindi\u011fi ilkelerden sapmadan, ahlakl\u0131 bir bi\u00e7imde yoluna devam etmelidir. Sanat ve filozofi sorunlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde bunlar yat\u0131yor. Temel \u00e7\u00f6z\u00fcm i\u00e7in s\u00fcr\u00fcden bir ad\u0131m \u00f6ne \u00e7\u0131k\u0131p, inand\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebilmek gerekiyor. Biricik sanat\u00e7\u0131n\u0131n, biricik filozofun, biricik insan\u0131n as\u0131l g\u00f6revi bu. Y\u0131\u011f\u0131ndan kurtulmak. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn en \u00f6nemli yakla\u015f\u0131mlar\u0131ndan birinin bu olmas\u0131 gerekir.<\/p>\n<p><strong>L.A.K.:<\/strong> Bir de insanlar\u0131n kendini daha anla\u015f\u0131labilir k\u0131labilmesi.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Evet. Anla\u015f\u0131labilir olmak. \u0130nsan\u0131n dilinde anla\u015f\u0131labilir olmas\u0131 \u00e7ok \u00f6nemli. Ba\u011fl\u0131 bulundu\u011fu kitlelerin anlayaca\u011f\u0131 bir dille bu i\u015fi halletmek. Anla\u015f\u0131l\u0131r olmad\u0131\u011f\u0131 zaman bir amac\u0131 kalm\u0131yor \u00e7\u00fcnk\u00fc. Sanatta da filozofide de, anla\u015f\u0131l\u0131r olabilmek ve aktarabilmek \u00f6nemli. D\u00fcnyada bu y\u00f6nde ciddi sorunlar var. Anla\u015f\u0131lmaz bir \u015feyi \u00e7ok kolay satabiliyorsunuz. B\u00f6yle de bir durum do\u011fdu. Mesela alternatif sanat \u00e7ok sat\u0131yor. T\u00fcm d\u00fcnyadaki durumdan s\u00f6z ediyorum. Bunlar\u0131 \u00e7ok sat\u0131n alan ve biriktirenler var. \u00c7o\u011fu kimsenin bu i\u015fleri anlamadan ald\u0131\u011f\u0131 pekala d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.K.E.:<\/strong> Burada sat\u0131n alma karar\u0131, anlayarak verilmiyor bence. Ben size kat\u0131l\u0131yorum, tabii ki anlayarak sat\u0131n al\u0131nmas\u0131 laz\u0131m. Ama farkl\u0131 bir pazar dinami\u011fi i\u015fliyor bu noktada.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Evet. Yat\u0131r\u0131m\u2026 Para\u2026 \u0130\u015fte bunlar tehlikeli. Filozofun, sanat\u00e7\u0131n\u0131n, sanat tarih\u00e7isinin, sanat filozofunun para olgusunu zihninde s\u0131f\u0131rlayabilmesi laz\u0131m. G\u00fcnl\u00fck ya\u015fant\u0131s\u0131nda s\u0131f\u0131rlayamasa bile, \u00e7al\u0131\u015fma an\u0131nda, at\u00f6lyesine kapand\u0131\u011f\u0131nda maddesel de\u011ferlerden soyutlayabilmesi laz\u0131m kendini. Bu ar\u0131nma \u00e7ok \u00f6nemli.<\/p>\n<!-- Error, Advert is not available at this time due to schedule\/geolocation restrictions! -->\n<!-- Error, Advert is not available at this time due to schedule\/geolocation restrictions! -->\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00f6zkan Ero\u011flu, Sanat ve filozofi \u00fczerine genel bir tart\u0131\u015fma yapaca\u011f\u0131z bug\u00fcn.<\/p>\n","protected":false},"author":9192214,"featured_media":101583,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[6670],"tags":[61996,95701,82293,95700,89103,196075,95698,195956,95694,86593,86546,78713],"class_list":["post-101576","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-sanat","tag-bati","tag-ekim-devrimi","tag-filozofi","tag-orta-cag","tag-ozdemir-altan","tag-ozkan-eroglu","tag-ronesans","tag-sanat","tag-sanat-ve-filozofi","tag-server-tanilli","tag-server-tanilli-vefati","tag-yuksek-lisans"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/101576","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/9192214"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=101576"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/101576\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/101583"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=101576"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=101576"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=101576"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}