{"id":103337,"date":"2012-04-02T10:10:05","date_gmt":"2012-04-02T07:10:05","guid":{"rendered":"http:\/\/www.nationalturk.com\/?p=103337"},"modified":"2019-03-28T10:41:40","modified_gmt":"2019-03-28T07:41:40","slug":"sanat-filozofi-4","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/sanat-filozofi-4\/","title":{"rendered":"Sanat ve Filozofi 4"},"content":{"rendered":"<h2><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/10\/ozkan-eroglu-altsayfa.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-medium wp-image-83760\" title=\"\u00d6zkan Ero\u011flu\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/10\/ozkan-eroglu-altsayfa-280x202.jpg\" alt=\"\" width=\"280\" height=\"202\" srcset=\"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/10\/ozkan-eroglu-altsayfa-280x202.jpg 280w, https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/10\/ozkan-eroglu-altsayfa.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 280px) 100vw, 280px\" \/><\/a>Sanat d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc Priv.-Doz. Dr. \u00d6zkan Ero\u011flu taraf\u0131ndan 2010\u2019da bir grup Y\u00fcksek Lisans \u00f6\u011frencisiyle ger\u00e7ekle\u015ftirilen ve bug\u00fcnlerde kitapla\u015ft\u0131r\u0131lmak \u00fczere \u00e7\u00f6z\u00fcmlenen ses kay\u0131tlar\u0131ndan olu\u015fan d\u00f6rt workshopun sonuncu ve d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc olan \u201cSanat\u0131n Psikolojisi (22 Eyl\u00fcl 2010)\u201dnin metinlerini a\u015fa\u011f\u0131da sunuyoruz.<\/h2>\n<p>Sanat psikolojisinden s\u00f6z ederken, toplumun i\u00e7inde yer alan iki taraf \u00f6nem kazan\u0131yor; bunlardan biri sanat\u0131, dolay\u0131s\u0131yla yap\u0131t\u0131 \u00fcreten sanat\u00e7\u0131, di\u011feri de yap\u0131t\u0131 izleyen taraf; izleyici. Bu izleyici kapsam\u0131nda da daha \u00f6nceki \u00e7al\u0131\u015fmalarda g\u00fcndeme getirdi\u011fimiz \u201c\u00fcst birey\u201d modelini hat\u0131rlatmak isterim. \u00dcst birey olmas\u0131 gereken; sanat filozofu, estet, ele\u015ftirmen, sanat yazar\u0131 gibi kimliklerin de yine izleyicinin i\u00e7inde olgunla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmek isterim. Sonu\u00e7ta, sanat psikolojisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan iki kesim var; biri al\u0131mlatmak isterken, di\u011feri de al\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Sanat psikolojisinin temel yap\u0131s\u0131, bu iki nokta \u00fczerinden tek hareket ile olu\u015fur. Bunu \u015f\u00f6yle de ifade edebiliriz; bir taraf mesaj atar, di\u011fer taraf da bu mesaj\u0131 al\u0131r.<\/p>\n<p>Burada sanat sosyolojisi ile nas\u0131l bir kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmaya gidebiliriz? Sanat sosyolojisinde, toplumu olu\u015fturan insanlar ile bu insanlar\u0131 y\u00f6netenler aras\u0131nda ileti\u015fim kurulurken; sanat psikolojisinde art\u0131k sanat\u0131n daha i\u00e7ine girilmi\u015f oluyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc izleyici de, sanat\u00e7\u0131 da sanat\u0131n i\u00e7inde. \u00d6ncelikle bunu kabul etmek gerekir. Sanat psikolojisi ile birlikte olay, daha tekil ve \u0131ss\u0131z olana \u00e7ekiliyor. Bir anlamda, daha \u00f6zelle\u015fiyor diyebiliriz. Sanat sosyolojisi ile sanat psikolojisi aras\u0131ndaki bir fark da bu. \u00d6zelle\u015fen yerde, gizil noktalar daha da \u00e7o\u011fal\u0131r. Gizil noktalar\u0131n artmas\u0131 demek, do\u011fal olarak, al\u0131mlayan taraf\u0131n, alg\u0131latmak isteyen tarafla ayn\u0131 dans\u0131 edebilmesi demektir. Yak\u0131n dans eden iki acemi dans\u00e7\u0131 birbirinin aya\u011f\u0131na biraz fazla basar. Ama bu aya\u011fa basmalar azald\u0131k\u00e7a, usta olana ayak uyduruldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r. \u0130\u015fte ayn\u0131 \u015fekilde; izleyici kesim de sanat\u00e7\u0131ya ayak uydurmal\u0131d\u0131r. Burada \u201csanat\u00e7\u0131\u201d olarak bahsedilen \u201csanat tarihi\u201d i\u00e7indeki derin sanat\u00e7\u0131d\u0131r. Bu ayr\u0131ma \u201cSanat ve Yarat\u0131c\u0131 Sanat\u201d adl\u0131 s\u00f6yle\u015fi kitab\u0131mda (Tu\u011fba G\u00fcrk\u00f6k (Ed.): Sanat ve Yarat\u0131c\u0131 Sanat &#8211; \u00d6zkan Ero\u011flu \u0130le G\u00f6r\u00fc\u015fmeler, \u0130stanbul, Nelli Sanat Evi Yay\u0131n\u0131, 2005.) kapsaml\u0131ca de\u011finmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131m. Sanat\u00e7\u0131 tan\u0131mlamas\u0131 kli\u015fele\u015fti\u011fi i\u00e7in, buna yarat\u0131c\u0131 tan\u0131mlamas\u0131n\u0131 ekleyerek, \u00f6zel olanlar\u0131 ay\u0131klayabilmede bundan yararlanabilece\u011fimizi s\u00f6ylemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. Bu noktada sanat psikolojisi dedi\u011fimiz zaman, bu kavram\u0131n s\u0131radan bir sanat\u00e7\u0131yla \u00e7ok ilintili bir kavram olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da s\u00f6ylemek gerek. Sanat psikolojisinin, yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131 ile ilgili oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Dolay\u0131s\u0131yla sanat psikolojisinin \u2018yarat\u0131\u2019 kavram\u0131 ile \u00e7ok yak\u0131n ili\u015fkisi oldu\u011funu s\u00f6ylemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum.<\/p>\n<p>Yaratma eyleminin nerede ba\u015flad\u0131\u011f\u0131, nas\u0131l geli\u015fti\u011fi, sanat\u00e7\u0131 b\u00fcnyesinde ne gibi de\u011fi\u015fikliklere u\u011frad\u0131\u011f\u0131, burada \u00f6nem kazan\u0131yor. 14. y\u00fczy\u0131ldan bu yana sanat\u00e7\u0131 dedi\u011fimiz; ad\u0131 ve soyad\u0131 belli olan kesimden itibaren sanat psikolojisinin de devreye girdi\u011fini s\u00f6ylemek gerekiyor. \u00d6rne\u011fin Orta \u00c7a\u011f\u2019da yap\u0131lan bir kilisenin mimar\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kmad\u0131\u011f\u0131ndan belirsiz kabul edilir; o zaman sanat psikolojisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan buna yorum yap\u0131lmas\u0131 da pek m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. Bunun i\u00e7in \u00f6nce sanat\u00e7\u0131n\u0131n bir imzas\u0131n\u0131 g\u00f6rmek gerekiyor. O zaman do\u011fal olarak sanat psikolojisinin yarat\u0131 kavram\u0131yla olan ilgisi, yekten s\u00f6ylenebilir ki, 14. y\u00fczy\u0131ldan itibaren sanat\u0131n tarihi i\u00e7ine yerle\u015fmi\u015ftir. Demek ki sanat sosyolojisi ile sanat psikolojisi aras\u0131nda, sanat tarihsel anlamda da b\u00f6yle ciddi bir ayr\u0131m g\u00fcndeme geliyor. Bu da \u00f6nemli bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 yarat\u0131r, baz\u0131 \u015feyleri g\u00f6rebilmemiz i\u00e7in.<\/p>\n<p>Burada g\u00f6rme fakt\u00f6r\u00fc \u00f6nemli. \u2018G\u00f6rmek\u2019, \u2018fark etmek\u2019, fark edilenin, g\u00f6r\u00fclenin \u00f6zellikle ruhsal de\u011ferlerini tespit etmek, sanat psikolojisi i\u00e7inde fevkalade \u00f6ne \u00e7\u0131k\u0131yor. Her sanat\u00e7\u0131 g\u00f6stergelerini \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde ele vermeyebilir. Kimisi bunu \u00e7ok a\u00e7\u0131k ve aleni bir \u015fekilde yaparken, kimisi g\u00f6stergelerini \u00e7ok kapal\u0131 tutar. O noktada sanat psikolojisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan o sanat\u00e7\u0131y\u0131 tan\u0131mlamak ad\u0131na, o sanat\u00e7\u0131yla ilgili -\u00e7a\u011fda\u015f sanatta ise- r\u00f6portaj ya da g\u00f6r\u00fc\u015fme notlar\u0131na ba\u015fvurmak olas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 tart\u0131\u015fmalar de\u011fer ta\u015f\u0131r. Sanat psikolojisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bunun b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi vard\u0131r. Ama 14. y\u00fczy\u0131ldan bu yana bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, Bat\u0131\u2019da ilk sanat ele\u015ftirisi ya da sanat yazarl\u0131\u011f\u0131 \u00f6rneklerinin 15. y\u00fczy\u0131l sonlar\u0131na do\u011fru ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek, 15. y\u00fczy\u0131l sonlar\u0131 itibar\u0131yla sanat psikolojisi, sanat sosyolojisi ve estetik gibi de\u011ferlere de farkl\u0131 bir \u00f6nem verildi\u011fini anlar\u0131z. Bu da ayr\u0131 bir konudur. \u0130\u00e7indekilerin i\u00e7indekiler gibi bir durum var sanat psikolojisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan; bir katmanla\u015fma s\u00f6z konusu. Bir de\u011fer katmanla\u015fmas\u0131ndan bahsediyorum burada. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6nce d\u00fcz bir an\u0131 yazarl\u0131\u011f\u0131 gibi ele al\u0131nan sanat yazarl\u0131\u011f\u0131, yava\u015f yava\u015f geli\u015fmi\u015f ve 19. y\u00fczy\u0131lda art\u0131k g\u00f6stergeler \u00fczerinden, \u00fcstelik filozofiyi de iyice devreye alarak, sanat psikolojisine yard\u0131mc\u0131 olmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu noktada T\u00fcrk\u00e7e\u2019ye de \u00e7evrilen, fakat \u00e7ok az tan\u0131nmas\u0131n\u0131n \u00f6tesinde, \u00e7ok az okunup anla\u015f\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm Gombrich\u2019in \u2018Sanat ve Yan\u0131lsama\u2019 isimli kitab\u0131 (Ernst H.Gombrich, Sanat ve Yan\u0131lsama, \u00c7ev. Ahmet Cemal, \u0130stanbul, Remzi Kitabevi, 1992.) \u00e7ok \u00f6nemlidir. Stratejik noktalarda, belirli alanlarda hangi kaynaklara ba\u015fvurman\u0131z gerekti\u011fini tespit edebilmeniz bile, geli\u015fmeniz a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7ok \u00f6nemlidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu manevralar\u0131 alg\u0131layarak, kaynak taramas\u0131 yapabilmek ve bu kaynak taramas\u0131ndan biricik olan\u0131 bulup \u00e7\u0131karabilmek hem zaman, hem de \u00f6nemli edinimler kazan\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. Gombrich\u2019in \u2018Sanat ve Yan\u0131lsama\u2019 kitab\u0131, Bat\u0131\u2019da bir \u00e7ok \u00fcniversitede, sanat psikolojisi derslerinde kullan\u0131lan de\u011ferli bir kaynakt\u0131r. Okuman\u0131z\u0131 \u00f6neririm. Bir ba\u015fka kaynak da, Freud\u2019un \u2018Sanat ve Sanat\u00e7\u0131lar \u00dczerine\u2019 (Sigmund Freud, Sanat ve Sanat\u00e7\u0131lar \u00dczerine, \u00c7ev. Kamuran \u015eipal, \u0130stanbul, YKY, 2005.) kitab\u0131d\u0131r. Burada Freud, edebiyat\u00e7\u0131 olarak Dostoyevski\u2019yi inceler, Michelangelo\u2019yu ve Leonardo da Vinci\u2019yi ele al\u0131r. Bu noktada, farkl\u0131 bir kaynak olarak, Hegel\u2019in \u2018Tinin G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilimi\u2019 (George W.F. Hegel, Tinin G\u00f6r\u00fcng\u00fcbilimi, , \u00c7ev. Aziz Yard\u0131ml\u0131, \u0130stanbul, \u0130dea Yay\u0131nevi, 2011.) de, yine sanat psikolojisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan d\u00fcnyada okunmas\u0131 \u00f6nerilen bir kitapt\u0131r.<\/p>\n<p>S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fim \u00fc\u00e7 kitap, T\u00fcrk\u00e7e olarak yay\u0131nlanan, sanat psikolojisi ile ilgili olarak, ilk etapta \u00f6nerilebilecek temel kaynaklard\u0131r. Bu kitaplara bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman, sanat psikolojisinin \u00e7ok \u00e7etrefil bir alan oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyorsunuz. Bu \u00e7etrefil alanda s\u00fcrekli olarak \u2018veren\u2019, \u2018alan\u2019 ve aralar\u0131ndaki \u2018ill\u00fczyon\u2019 kavramlar\u0131ndan s\u00f6z ediliyor. \u00d6rne\u011fin Michelangelo\u2019nun Musa ve Davud heykelleri de\u011ferlendiriliyor. Michelangelo asl\u0131nda bir heykelt\u0131ra\u015ft\u0131r ve mermer bloklar\u0131 gecikti\u011fi i\u00e7in resme y\u00f6nelmi\u015ftir. Resmindeki heykel etkilerinin, -\u00f6rne\u011fin Sistine \u015eapel\u2019deki- fig\u00fcrlerin, heykel gibi alg\u0131lanmas\u0131n\u0131n nedeni de budur. Bak\u0131n bu nedensellik hem psikolojik, hem de sosyolojik bir nedenselliktir. Gelmesi geciken bir mermer blok olgusu, tabii ki y\u00f6netici erkle ilgili bir olgu. Ama sanat\u00e7\u0131n\u0131n psikolojisindeki meseleyi de orada iyi analiz etmek gerekir. Dolu dolu heykel yapmak isteyen Michelangelo\u2019nun, bir anda zaruretten resim yapma istenci\u2026 Konuyu buradan a\u00e7maya devam edersek, sanat\u00e7\u0131n\u0131n buradaki sanat istencinin kilitlenmesi, onun ruhunda \u00e7e\u015fitli alevlenmelere, \u00e7e\u015fitli gerilimlere neden olmas\u0131 da s\u00f6z konusu. Tabii Michelangelo, problemli bir sanat\u00e7\u0131. Gen\u00e7 ya\u015flar\u0131nda y\u00fcz\u00fcne -elmac\u0131k kemi\u011fine- ald\u0131\u011f\u0131 darbe nedeniyle bir travma ya\u015fam\u0131\u015f ve bu nedenle de y\u00fcz\u00fcndeki \u00e7irkinlikten \u00f6t\u00fcr\u00fc insanlar\u0131n i\u00e7ine \u00e7\u0131kmaktan utanm\u0131\u015ft\u0131r. Freud\u2019un kitab\u0131n\u0131n baz\u0131 b\u00f6l\u00fcmlerinde, bu utan\u00e7la heykelleri aras\u0131nda kurmu\u015f oldu\u011fu psi\u015fik ba\u011flar irdelenir. A\u00e7\u0131k \u015fekilde yorumlamak gerekti\u011finde, hakikaten bug\u00fcn de bir yaras\u0131 olan, toplum i\u00e7inde onu kapatmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Ama bunu s\u0131radan bir insan de\u011fil de, bir sanat\u00e7\u0131 yapmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rsa, acaba b\u00f6ylesi bir psikolojik hal onun yap\u0131tlar\u0131n\u0131 nas\u0131l etkiler? Bu soruyu bu noktada kendimize sorabiliriz, diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Sanat psikolojisini tan\u0131mlayabilmek i\u00e7in biraz \u00f6z ya\u015fam \u00f6yk\u00fclerine, biraz ona paralel olarak -\u00e7a\u011fda\u015f sanat s\u00f6z konusu ise- r\u00f6portajlara ba\u015fvurmam\u0131z\u0131n nedeni budur. \u00c7\u00fcnk\u00fc sanat\u00e7\u0131lar\u0131n ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7en olaylar\u0131n gerek toplumsal, gerekse bireysel yanlar\u0131na vuran hallerini tan\u0131mlayabilmek gerekiyor. Bunlar\u0131n fark\u0131nda olmadan sanat psikolojisi yapmam\u0131z m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil. O zaman demek ki, burada ba\u011f\u0131nt\u0131 kavram\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00f6nemli oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Tam bu a\u015famada, sanat\u0131n tarihine, sanat\u0131n filozofisine, sanat\u0131n estetik de\u011ferlerine s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya bir ba\u011fl\u0131l\u0131k s\u00f6z konusudur. Burada bir b\u00fct\u00fcnselli\u011fe vurgu yapmak gerekiyor. Ki\u015fi filozofi anlam\u0131nda, sanat tarihi anlam\u0131nda, estetik anlamda kendine ait bir sistematik yaratmad\u0131\u011f\u0131 zaman, bu konulara hakim olmas\u0131 da \u00e7ok olas\u0131 g\u00f6z\u00fckm\u00fcyor. Topyek\u00fcn bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ile meselenin \u00fcst\u00fcne gitmek gerekiyor.<br \/>\nMichelangelo\u2019nun travmatik, psi\u015fik yap\u0131s\u0131ndan bahsederken, bir kavga s\u0131ras\u0131nda alm\u0131\u015f oldu\u011fu bir darbenin onda yaratm\u0131\u015f oldu\u011fu hissiyat\u0131n \u00f6nemini dile getirmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131m az \u00f6nce. Ayn\u0131 \u015fekilde Papa ile olan ba\u011flant\u0131s\u0131 ve Sistine \u015eapel\u2019deki fresklerine Papa\u2019n\u0131n m\u00fcdahalede bulunmas\u0131 da \u00f6nemli bir ba\u015fka konu. Neden? \u00c7\u00fcnk\u00fc sanat\u00e7\u0131, istedi\u011fi halde heykel yapam\u0131yor. O d\u00f6nemde Raphael, toplumda \u00e7ok dikkati \u00e7eken sosyal bir sanat\u00e7\u0131. Onun kar\u015f\u0131s\u0131nda ise daha yetenekli, daha ba\u015far\u0131l\u0131, ama toplumsall\u0131k a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha s\u00f6n\u00fck gibi duran, biraz itici gelen bir Michelangelo \u00f6rne\u011fi var. \u00dczerine ald\u0131\u011f\u0131 i\u015fin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olan paran\u0131n gecikti\u011fini, zaman\u0131nda \u00f6denmedi\u011fini, Michelangelo\u2019nun mektuplar\u0131nda okuyoruz. Paras\u0131n\u0131 alamayan Michelangelo sinirlenir. B\u00f6yle bir psikoloji sanat\u00e7\u0131da nelere neden olur? Onun heykelden etkilenen; kaba saba, garip anatomilere sahip, Sistine \u015eapel fig\u00fcrlerinde adeta d\u0131\u015favurulur bu psi\u015fik yap\u0131. Burada belirtmek gerekir ki, d\u0131\u015favurmak kavram\u0131 ile sanat psikolojisi aras\u0131nda da \u00e7ok ciddi bir ili\u015fki var. Psi\u015fik olmayan birisi, d\u0131\u015favuramaz. \u2018Ekspresyonizm\u2019 teriminin iki anlam\u0131 vard\u0131r. Bunlardan biri d\u0131\u015favurmakt\u0131r, di\u011feri de anlatmakt\u0131r. Yani ekspresif sanat iki t\u00fcrl\u00fcd\u00fcr. Burada bahsetti\u011fim ekspresyon, d\u0131\u015favurumculukta kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 bulur. Onun i\u00e7indir ki, maniyerist devrimin i\u00e7inde bire bir bulunmamas\u0131na ra\u011fmen Michelangelo, Maniyerizm\u2019i ba\u015flatan sanat\u00e7\u0131 olarak da rahatl\u0131kla g\u00f6sterilebilir. Asl\u0131nda onun sanat\u0131, tamamen sanat psikolojik edinimlerle geli\u015fmi\u015ftir. Maniyerist devrimle, R\u00f6nesans formlar\u0131na tepki vermekle hi\u00e7 ilgisi olmamas\u0131na ra\u011fmen, ruhsal edinimleri Michelangelo\u2019yu \u00f6yle bir form bilgisine, dolay\u0131s\u0131yla saptamas\u0131na ula\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Bu form bilgisi asl\u0131nda sanat\u00e7\u0131n\u0131n do\u011frudan do\u011fruya sanat psikolojik edinimleri ile ilgilidir. B\u00f6yle olunca, asl\u0131nda maniyeristlerden kopar. Ge\u00e7en \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131zda maniyeristleri sanat sosyolojik olarak de\u011ferlendirdi\u011fimizi hat\u0131rlarsan\u0131z, Michelangelo sanat sosyolojik de\u011ferlerden uzakla\u015farak, daha \u00e7ok sanat psikolojisinin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde yer ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 hissedeceksinizdir. Sanat tarihinde, Maniyerizm b\u00fcnyesinde bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u00f6rne\u011fin Michelangelo ile Greco aras\u0131ndaki en b\u00fcy\u00fck ayr\u0131m asl\u0131nda budur. Ama sanat psikolojisi kayda al\u0131nmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131lmaz.<\/p>\n<p>Greco da, sanat sosyolojisine ba\u011fl\u0131 olarak, Toledo\u2019nun toplum yap\u0131s\u0131ndan kaynaklanan bir tak\u0131m olumsuzluklardan etkilenmi\u015ftir. Ama bu olumsuzluklar\u0131n R\u00f6nesans d\u00f6nemindeki \u00e7o\u011fu sanat\u00e7\u0131y\u0131 etkilemedi\u011fini de g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Yine pek \u00e7ok sanat\u00e7\u0131n\u0131n dinin ve Vatikan\u2019\u0131n hizmetinde oldu\u011funu, dinsel resimlere devam etti\u011fini alg\u0131lar\u0131z. O zaman Greco\u2019nun soyut alanlar\u0131 olarak niteledi\u011fimiz, adeta dalgalanan o koyu lacivert g\u00f6ky\u00fczlerindeki sanat sosyolojik etkilerin, asl\u0131nda sanat\u00e7\u0131n\u0131n ruhunda da \u00e7ok ciddi etkilere ula\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark ederiz.<\/p>\n<p>14. y\u00fczy\u0131l\u0131n, sanat psikolojisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7ok \u00f6nemli bir y\u00fczy\u0131l oldu\u011funu tekrar ederek, bir ba\u015fka konuya y\u00f6nelmek istiyorum. R\u00f6nesans\u2019\u0131n kap\u0131lar\u0131n\u0131 aralayan Giotto\u2019nun da sanat psikolojisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. \u00c7\u00fcnk\u00fc yerine koymak, varolan\u0131 y\u0131k\u0131p ba\u015fka bir \u015feyi onun yerine koymak, normal olman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir psikolojiyi gerektiriyor. Giotto\u2019dan \u00f6nce, dini anlamda, alt\u0131n yald\u0131z olan arka planlar, birden bire nas\u0131l mavi k\u0131l\u0131nd\u0131?<\/p>\n<p>Birden bire niye o do\u011fal olan renge d\u00f6n\u00fcld\u00fc? Bu bir yerine koyma; varolan\u0131 al\u0131p yerine o maviyi koyma, a-naturalizmden naturalizme ge\u00e7i\u015fin bir g\u00f6stergesidir asl\u0131nda. Baz\u0131 Alman yazarlar bunu reddederler. \u201cAsl\u0131nda Giotto maviyle, nat\u00fcralizmi ama\u00e7lamam\u0131\u015ft\u0131\u201d derler. \u201cNat\u00fcralizmle bir ilgisi yok, sadece do\u011faya uygunluk sa\u011flayan bir yan\u0131lsama yaratmak i\u00e7in kulland\u0131 o maviyi. Asl\u0131nda Giotto\u2019nun ald\u0131\u011f\u0131 sanat terbiyesi alt\u0131n yald\u0131zdan yana olmas\u0131n\u0131 isterdi, ama o dile getirdi\u011fimiz t\u00fcrden bir yan\u0131lsamay\u0131 kulland\u0131. Bir plastik ill\u00fczyondu onun amac\u0131\u201d derler.<\/p>\n<p>Benim g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm bu noktada, Alman hocam Horst Martin Herrmann\u2019\u0131nkinden ayr\u0131l\u0131yor. Ben Giotto\u2019nun mavisinde, nat\u00fcralizm olgusunun bulundu\u011funu iddia ederken, Herrmann, nat\u00fcralizm olgusunun varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, g\u00f6ky\u00fcz\u00fcndeki bulutlar\u0131n da gerekti\u011fini s\u00f6yler. \u201cBulut olmay\u0131nca, nat\u00fcralizm olmaz\u201d der. Bu noktada belki hakl\u0131 ama, bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ki, y\u00fczy\u0131llar boyunca arka planda alt\u0131n yald\u0131z ya da \u00e7ok soyutlamac\u0131 bir g\u00f6ky\u00fcz\u00fc kullan\u0131l\u0131rken, Giotto\u2019nun elinde g\u00f6ky\u00fcz\u00fc birden bire maviye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. Bulut hareketi olsa, Giotto\u2019daki psikolojik de\u011ferlendirme nas\u0131l olur, olmasa nas\u0131l olur? Bunu da d\u00fc\u015f\u00fcnmek laz\u0131m, ama bu hareketi ba\u015flatan oysa e\u011fer, devrimi de o ba\u015flat\u0131yor demektir. Sanat tarih\u00e7ileri baz\u0131 noktalarda ikiye b\u00f6l\u00fcn\u00fcyor. Ben \u015f\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum, meseleyle ilgili olarak: Duchamp, var olan empresyonist sanat\u0131n geli\u015fti\u011fi, 1910\u2019lu y\u0131llarda pisuar\u0131, \u015fi\u015fe asaca\u011f\u0131n\u0131 ya da ters \u00e7evrilmi\u015f gidonu, tekerle\u011fiyle birlikte sandalyeye saplad\u0131\u011f\u0131 o \u2018ready-made\u2019lerini yapt\u0131\u011f\u0131nda da, aynen Giotto gibi davranm\u0131\u015ft\u0131r asl\u0131nda. O zaman ona \u2018kar\u015f\u0131-sanat\u2019 denmemesi laz\u0131m. Bu durumda onu da ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc adland\u0131rmak gerekli. Yani Giotto\u2019nun getirdi\u011fine sanat deniyorsa, o zaman Duchamp\u2019\u0131n getirdi\u011fine neden kar\u015f\u0131-sanat deniyor? Ayn\u0131 kat\u0131l\u0131k var asl\u0131nda her ikisinde de; bo\u015flu\u011fu anormal bir bi\u00e7im silsilesiyle doldurma var. Duchamp\u2019tan hareket edersek, sanat psikolojik a\u00e7\u0131dan, bu sanat\u00e7\u0131lar\u0131n bir ill\u00fczyon yaratmak istedikleri do\u011fru, bir alays\u0131lama da s\u00f6z konusu. Demek ki sanat\u00e7\u0131, Michelangelo\u2019da g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bi\u00e7imde, i\u00e7ine at\u0131p gerildi\u011fi gibi, i\u00e7ine atmay\u0131p tepki de duyabilir, edinim sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 psikolojik de\u011ferlerle. B\u00f6yle bir \u015fey \u00e7\u0131k\u0131yor ortaya. Psikolojik de\u011ferleri kullanma bi\u00e7imi, sanat\u00e7\u0131n\u0131n kendisine aittir. Yani sanat psikolojisinde b\u00f6yle bir durum var. Bunu alg\u0131lamak bizlerin i\u015fi ve bu noktada \u2018alg\u0131\u2019 kavram\u0131 devreye giriyor.<\/p>\n<p>Rudolf Arnheim (Rudolf Arnheim: (1904-2007) Almanya do\u011fumlu, Amerikal\u0131 sanat kuramc\u0131s\u0131 ve g\u00f6rsel alg\u0131 uzman\u0131 psikolog.), alg\u0131 konusunu sanatla \u00f6rt\u00fc\u015ft\u00fcren bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Arnheim, alg\u0131 teorisinde \u015funu s\u00f6yl\u00fcyor: Bir resim d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn; ne, ne kadar yer kapl\u0131yor resimde? Boyutu ne? Rengi ne? Renginin bizde uyand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 etkiler nedir? Boyutunun bizde uyand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 etkiler nedir? \u015eekiller herhangi bir geometrik forma d\u00f6n\u00fcyor mu, d\u00f6nm\u00fcyor mu? Arnheim\u2019\u0131n b\u00f6yle, izleyici alg\u0131s\u0131na d\u00f6n\u00fck bir tak\u0131m sorular\u0131 var. \u0130\u015fte bu noktada sanat psikolojik a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, Michelangelo\u2019nun resimlerindeki o deformasyonun nedeni ne? Ni\u00e7in bi\u00e7imler uzad\u0131 ya da Giotto\u2019da birden bire geni\u015f bir alana yay\u0131lan mavi, ni\u00e7in bu kadar kullan\u0131ld\u0131? Sanat alg\u0131sal sorunlar\u0131, bu tip sorular \u015feklinde kendinize y\u00f6neltti\u011finizde, bunlara iyi k\u00f6t\u00fc cevap verilir. Demek ki, sanat psikolojisinin \u2018alg\u0131 filozofisi\u2019 ile de s\u0131k\u0131 ili\u015fkisi var. Alg\u0131 filozofisine en g\u00fczel \u00f6rnek, Merleau-Ponty\u2019de (Maurice Merleau-Ponty: (1908-1961) Frans\u0131z filozofici ve fenomenolog.) verilmi\u015ftir; \u00e7\u00fcnk\u00fc bir g\u00f6ren ve g\u00f6r\u00fcnen psikozu yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Demek ki, sanat psikolojisinde baz\u0131 teorilere ba\u011fl\u0131 olarak, bir hermeneutik yapma iste\u011fi, yani bir yorum geli\u015ftirme iste\u011fi de devreye giriyor. Sanat sosyolojisinde \u00e7ok yorum yap\u0131lamaz. Ama sanat psikolojisinde baz\u0131 kaynaklardan yararlanarak, bir tak\u0131m yorum \u00f6nerilerinde bulunmak olas\u0131d\u0131r. Sanat sosyolojisinin olaylara ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu, sanat psikolojisinin de bireylere ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylersek, mant\u0131kl\u0131 bir ayr\u0131m ortaya sermi\u015f oluruz. Hermeneuti\u011fe biri izin verir, biri vermez. \u0130zin veren mi daha makbuldur, yoksa izin vermeyen mi? Ya da en az\u0131ndan, hangisinden hareket etme istenci daha \u00f6nemlidir? Tamamen yoruma a\u00e7\u0131k olandan hareket etmek daha \u00f6nemlidir. Dolay\u0131s\u0131yla, yoruma a\u00e7\u0131k olan sanat psikolojisinin bu y\u00f6n\u00fc bizi ba\u011flar ve ilgilendirir. \u00d6rne\u011fin Max Beckmann u\u00e7an balon resimleri yapm\u0131\u015ft\u0131r. Bu resimlerinde, mesela akrobatlar\u0131 konu etmi\u015ftir. Asl\u0131nda o resimlerin akrobasi ile ilgisi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, Beckmann\u2019\u0131n, \u00f6zellikle Amerika y\u0131llar\u0131nda g\u00f6rm\u00fc\u015f oldu\u011fu r\u00fcyalarla ve r\u00fcya kay\u0131tlar\u0131n\u0131n de\u015fifrasyonuyla ilgili olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011freniriz. Bu noktada sanat psikolojisinin \u2018r\u00fcya\u2019 kavram\u0131yla da \u00e7ok yak\u0131n ilgisi oldu\u011funu sapt\u0131yoruz. Adorno \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, son elli y\u0131l i\u00e7inde, r\u00fcya kay\u0131tlar\u0131n\u0131 yazan baz\u0131 yazarlar \u00e7\u0131kt\u0131. (Theodor W.Adorno, R\u00fcya Kay\u0131tlar\u0131, \u00c7ev. \u015eeyda \u00d6zt\u00fcrk, \u0130stanbul, YKY, 2011.) R\u00fcyalardaki ortak mesele, hem ger\u00e7e\u011fi hem de ger\u00e7ek olmayan\u0131 g\u00f6stermesidir. Yoruma a\u00e7\u0131k olmakla olmaman\u0131n kayna\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtti\u011fimiz sanat psikolojisinin, bu ba\u011flamda r\u00fcya kay\u0131tlar\u0131yla da kuvvetle \u00f6rt\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6yleyebiliriz.<\/p>\n<p>Herkes bir \u015fekilde g\u00fcne ba\u015flar. Yirmi d\u00f6rt saati kapsayan bir g\u00fcn herkes gibi sanat\u00e7\u0131lar i\u00e7in de \u00e7ok de\u011ferlidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc zaman, \u00e7ok \u00f6nemli bir kay\u0131t mekanizmas\u0131d\u0131r. O zaman ki\u015fiye bir \u015feyleri edindirir, bu edinilenler kay\u0131t alt\u0131na al\u0131n\u0131rsa, \u00e7ok \u00f6nemli notlar ortaya \u00e7\u0131kar. Dolay\u0131s\u0131yla, \u2018zaman\u2019 kavram\u0131n\u0131n i\u00e7inde en belirgin olan\u0131 \u2018g\u00fcn\u2019 kavram\u0131n\u0131n sanat i\u00e7in de b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi vard\u0131r ve sanat psikolojisiyle de yak\u0131ndan ilgilidir. Bunun nedenini bir \u00f6rnekle a\u00e7\u0131klayal\u0131m. \u00c7a\u011fda\u015f sanat i\u00e7inde, sanat\u00e7\u0131larla yap\u0131lan r\u00f6portajlara bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman, genelde sorulan belirgin sorulardan biri \u015fudur: G\u00fcne nas\u0131l ba\u015fl\u0131yorsunuz? Bu \u00e7ok belirgin bir sorudur, sanat\u00e7\u0131lar\u0131n da \u00e7ok \u00e7e\u015fitli cevaplar\u0131 olur. \u00d6rne\u011fin bir tanesi, g\u00fcnl\u00fck gazeteleri okumadan g\u00fcne ba\u015flamam m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir, der. Oradan sosyolojik, toplumsal ve ona ba\u011fl\u0131 psikolojik edinimler ald\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. Mesela David Hockney \u201carkada\u015f\u0131m gelip, benimle seks yapmadan g\u00fcne ba\u015flamam\u201d diyebilmi\u015ftir. Bu, bir gay\u2019in g\u00fcne ba\u015flamadaki psikolojik bak\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Balthus, g\u00fcne birka\u00e7 erotik foto\u011frafa bakarak ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Kandinsky, uzun bir y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015ften sonra g\u00fcne ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade etmi\u015ftir. Heykeltra\u015f Louise Bourgeois, \u201cbabam\u0131n anneme \u00e7ektirdi\u011fi eziyetleri hayal ederek g\u00fcne ba\u015flar\u0131m\u201d der. Bacon, sabahlar\u0131 bir esrarl\u0131 sigara i\u00e7erek g\u00fcne ba\u015flar. \u00c7a\u011fda\u015f sanat\u00e7\u0131 yap\u0131s\u0131 b\u00f6yle, di\u011fer tarafta klasik sanat\u00e7\u0131lara bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, El Greco, g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne uzun s\u00fcre bak\u0131p d\u00fc\u015f\u00fcnerek g\u00fcne ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015ftir. Turner, buldu\u011fu her do\u011fa par\u00e7as\u0131na uzun s\u00fcre bakarak, g\u00fcne zevkle ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Michelangelo, kendi yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7izimlerden iki \u00fc\u00e7 tanesine bakmadan g\u00fcne ba\u015flamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtir. \u0130\u015fte g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere \u00e7ok de\u011fi\u015fik g\u00fcne ba\u015flang\u0131\u00e7lar var. Bu g\u00fcnlerin arka arkaya geldi\u011fi ve g\u00fcne ba\u015flamalar\u0131n \u00e7o\u011falarak artt\u0131\u011f\u0131 ve olu\u015fan bu silsile i\u00e7inde s\u00f6z konusu ya\u015fanm\u0131\u015fl\u0131klar\u0131n deneyselle\u015ferek devam etti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, sanat\u00e7\u0131n\u0131n bir ay sonraki ruh halini tahmin etmek bile epeyce zorla\u015f\u0131r. Hakikaten i\u015f, bu boyuttan bak\u0131nca karma\u015f\u0131k bir hale gelir. Bu noktada sanat psikolojik saptamalarda bulunmak, \u00f6yle \u00e7a\u011fda\u015f sanattaki gibi kolay olmuyor. Klasik sanatta daha zor ama, biraz \u00f6z ya\u015fam \u00f6yk\u00fcleri kanal\u0131yla, biraz yorumlar\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u0131larak, baz\u0131 saptamalarla sonuca gidilebilir. \u00dclkemizde sanat psikolojisine b\u00f6yle bak\u0131lm\u0131yor. Sanat tarihinin \u00e7ok y\u00fckl\u00fc bir alan olmas\u0131, sanat psikologlar\u0131n\u0131n i\u015fini zorla\u015ft\u0131r\u0131yor. Bu sanat tarihine nas\u0131l vak\u0131f olunur? Bu sorun, asl\u0131nda yaln\u0131z T\u00fcrkiye\u2019de de\u011fil, d\u00fcnyada da b\u00f6yle. Bu nedenle ben hep, sanat analizi yapacaklar\u0131n, sanat tarih\u00e7ileri i\u00e7inden \u00e7\u0131kmas\u0131 gerekti\u011fine vurgu yapar\u0131m. Sanat tarihinin de\u011ferini vurgularken, en az uygulama dersleri kadar \u00f6nemli oldu\u011funu anlatmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r\u0131m. K\u00f6t\u00fc anlat\u0131lan bir sanat tarihi ile hi\u00e7bir yere var\u0131lamaz. Yarat\u0131c\u0131 olmayan sanat tarihi \u00f6\u011fretisinin, sanat sosyolojisinin ve psikolojisinin, esteti\u011fin \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7abilmesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Yarat\u0131c\u0131 sanat tarihinin mercek alt\u0131na al\u0131nmas\u0131 gerekir. Bizde de az da olsa yap\u0131lan g\u00f6stergelere ba\u011fl\u0131 sanat psikolojik vurgulamalard\u0131r. Al\u0131nan mesaj, verilen mesaj. Sanat psikolojisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan verilen mesaj\u0131 alg\u0131lamak ve \u00e7\u00f6z\u00fcmleyebilmek \u00f6nemlidir.<\/p>\n<p>\u015eimdi \u2018ill\u00fczyon\u2019 konusuna d\u00f6nerek, bir \u00f6rnek vermek istiyorum. Baz\u0131 kaynaklarda, Greco\u2019nun o anormal deformasyonlu fig\u00fcrlerinin sanat\u00e7\u0131n\u0131n astigmatl\u0131 olu\u015fundan kaynakland\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenir. O d\u00f6nemde, g\u00f6zle ilgili bir biyolojik bozuklukla ve buna ba\u011fl\u0131 optik alanla ilgili ara\u015ft\u0131rmalar ne boyuttayd\u0131? Tam olarak bilmiyorum ama, e\u011fer ger\u00e7ekten astigmatl\u0131ysa, tabii ki kar\u015f\u0131s\u0131ndakini garip g\u00f6recekti. O zaman astigmatl\u0131 olan bir sanat\u00e7\u0131yla, astigmatl\u0131 olmayan bir sanat\u00e7\u0131 aras\u0131nda \u00e7ok fark olacakt\u0131r. B\u00f6ylesi bir biyolojik bozukluk, sanat psikolojisini de dolayl\u0131 olarak etkileyecektir. \u0130letilen mesaj\u0131n problemli olmas\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla bu problemin, Greco\u2019da oldu\u011fu gibi, belki de biricik bir estetik de\u011fere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc varsaymas\u0131na neden olacakt\u0131r izleyicinin.<\/p>\n<p>Jean Michel Basquiat gibi baz\u0131 sanat\u00e7\u0131lara, yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 arts\u0131n diye, uyu\u015fturucu maddeler sa\u011fland\u0131; sanat taciri k\u0131l\u0131kl\u0131 insanlar taraf\u0131ndan. Bu t\u00fcr bir sanat halen Amerika\u2019da devam ediyor da olabilir. Bunun etik a\u00e7\u0131dan do\u011fru oldu\u011funu s\u00f6ylemek tabii ki \u00e7ok zor. Verilen uyu\u015fturucularla sanat\u00e7\u0131n\u0131n, \u00e7ok \u00f6zg\u00fcn, \u00e7ok farkl\u0131, primitif, kendine \u00f6zg\u00fc g\u00f6stergelerini ortaya koydu\u011fu zannedilebilir. Tamam ama, Freud da bunu tart\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Acaba ger\u00e7ekten psi\u015fik yap\u0131, t\u0131bbi veya herhangi bir yolla etki alt\u0131na al\u0131nmal\u0131 m\u0131d\u0131r, yoksa al\u0131nmamal\u0131 m\u0131d\u0131r? Freud baz\u0131 maddeleri deneyerek, oradan bir tak\u0131m \u00e7\u0131karsamalarda bulunuyor, notlar yaz\u0131yor. Sanat\u00e7\u0131 bu maddelerden etkilenir tabi, ama bu yolla ortaya \u00e7\u0131kanlar ger\u00e7ek sanat psikolojik veriler olamaz. Ruhsal olan\u0131n serbest dola\u015f\u0131m hakk\u0131na sahip oldu\u011fu anda sanat psikolojisi devreye girer. Sanat\u00e7\u0131ya bir madde verildi\u011finde, buradan dolayl\u0131 bir ruhsal etki elde edersiniz, direkt bir ruhsal etki de\u011fildir bu. Bir kataliz\u00f6r etki g\u00fcndeme geldi\u011finde, i\u015f kimyaya d\u00f6n\u00fcyor. Bu durumda ruh, ruhsall\u0131k dedi\u011fimiz \u015fey bir kimya \u00f6\u011fesi oluveriyor. Kimyan\u0131n emrine ve komutas\u0131na giriyor. Sanat ele\u015ftirilerine sanat psikolojik a\u00e7\u0131dan yakla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131yla yarat\u0131c\u0131 olmayan sanat\u00e7\u0131y\u0131 ay\u0131rt etmek bu ba\u011flamda \u00e7ok \u00f6nem kazan\u0131yor. Kontrols\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc sanat\u00e7\u0131n\u0131n kendisinin ruhuyla yaratmas\u0131 \u00f6nemli. Biraz \u00f6nce g\u00fcn kavram\u0131ndan s\u00f6z ettik. Tek bir g\u00fcn de\u011fil ki, sanat\u00e7\u0131 her g\u00fcn ayn\u0131 \u015feyi yap\u0131p, y\u0131l\u0131n 365 g\u00fcn\u00fc madde al\u0131rsa, iki \u00fc\u00e7 sene sonra ne olur? Bedeni iflas eder. Bunun sonu yok. \u0130kinci ku\u015fak Alman d\u0131\u015favurumcular\u0131n baz\u0131lar\u0131n\u0131n da, zaman zaman de\u011fi\u015fik maddeler kulland\u0131\u011f\u0131 san\u0131lmaktad\u0131r. Ama meseleye yakla\u015f\u0131m \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc farkl\u0131l\u0131k g\u00f6sterebilir. Sanat psikolojisi ba\u011flam\u0131nda, maddeye gerek duyan usla, gerek duymayan us ayr\u0131m\u0131 yap\u0131labilir. Akl\u0131n\u0131 tam kullanamayan, akl\u0131na tam g\u00fcvenemeyen, eylemlerini, reflekslerini kendi kendine bo\u015fa alamayan i\u00e7indir o madde kullan\u0131m\u0131.<\/p>\n<p><strong>\u00d6znur Kep\u00e7e:<\/strong> Ben bu noktada bir \u015fey sormak istiyorum. Yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131lar asl\u0131nda, sonsuzluk ya da \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fck aray\u0131\u015f\u0131na m\u0131 giriyorlar?<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Her ger\u00e7ek yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131, yar\u0131n \u00f6lecekmi\u015f gibi bir tav\u0131r al\u0131r. Uzun vadeli bakmaz meseleye. Varl\u0131k\u00e7\u0131 bir yap\u0131 de\u011fildir asl\u0131nda onunki. Daha yokluk\u00e7u bir yap\u0131d\u0131r, ondan beslenir. Sanat ele\u015ftirmenleri de yokluktan beslenir, bence. Varl\u0131k, her zaman insan\u0131n kafas\u0131nda soru i\u015faretlerine ve kafas\u0131n\u0131n kar\u0131\u015fmas\u0131na neden olan bir meseledir. \u00d6rne\u011fin bir Van Gogh\u2019u d\u00fc\u015f\u00fcnelim, bir de Frank Stella\u2019y\u0131 de\u011ferlendirelim. Bir sanat dergisinde Frank Stella\u2019n\u0131n bir foto\u011fraf\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcm; de\u011fi\u015fik tasar\u0131ml\u0131 bir koltukta uzanm\u0131\u015f halde, tam bir keyif adam\u0131 halinde. Ama Van Gogh \u00f6yle bir adam de\u011fildi. Ya da Mark Rothko daha yak\u0131n bir \u00f6rnek; \u00f6l\u00fcm kavram\u0131n\u0131 daima zihninde dola\u015ft\u0131ran Rothko, hi\u00e7bir zaman kendini rahat hissetmeyen, dahas\u0131 bir \u015fapele bile yap\u0131t \u00fcreten bir sanat\u00e7\u0131. Yani sanat\u0131n o mistik y\u00f6n\u00fcn\u00fc, sanat\u0131n \u2018\u00f6l\u00fcmle ilgili\u2019 yan\u0131n\u0131 s\u00fcrekli sorgulayan bir adam. \u0130kisinin aras\u0131ndaki fark bu; biri ya\u015famla ilgili d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken, di\u011feri \u00f6l\u00fcmle ilgili d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor. Stella rengarenktir ama Rothko\u2019nun renkleri i\u00e7 karartabilir; ama resimleri muhte\u015femdir. \u0130stedi\u011fin kadar i\u00e7ini karartt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yle, bakt\u0131\u011f\u0131n zaman tektir, biriciktir. \u0130ki farkl\u0131 sanat psikolojik yap\u0131dan bahsediyoruz. Sanat yap\u0131t\u0131yla sa\u011flanan a\u00e7\u0131l\u0131mlar\u0131 da m\u00fcthi\u015f derecede de\u011fi\u015fiyor. Ama \u015fu var ki, sanat tarihinden sonra esteti\u011fe hakim olmak, daha do\u011frusu bi\u00e7im tarihine hakim olmak \u00e7ok \u00f6nemli. Bi\u00e7im tarihine hakim olmak, sanat psikolojisi ve sanat sosyolojisini anlaman\u0131n belki de tek ko\u015fulu. Sanat tarihi ba\u015fka bir \u015fey, bi\u00e7im tarihi ba\u015fka bir \u015fey. De\u011fi\u015fen bi\u00e7imlerin krokileri okunursa, sanat psikolojisi \u00e7ok daha iyi anla\u015f\u0131labilir.<\/p>\n<p>Amerikal\u0131 sanat tarih\u00e7i Bates Lowry\u2019nin \u201cSanat\u0131 G\u00f6rmek\u201d isimli kitab\u0131 (Bates Lowry, Sanat\u0131 G\u00f6rmek, \u00c7ev. Necla Yurtsever, Zahir G\u00fcvemli, \u0130stanbul, \u0130\u015f Bankas\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, 1972.) bi\u00e7im y\u00f6n\u00fcnde beslenmek i\u00e7in, \u00fclkemizde uzun s\u00fcre \u00f6nce yay\u0131mlanm\u0131\u015f iyi bir kaynakt\u0131r. Lowry bu kitab\u0131nda \u015funu s\u00f6yler; bir resimde sivrilmi\u015f hatlar genel anlamda gerginli\u011fi, yuvarlat\u0131lm\u0131\u015f hatlar ise yumu\u015fakl\u0131\u011f\u0131 ve sakinli\u011fi imler. Bu olduk\u00e7a \u00f6nemli bir tan\u0131mlamad\u0131r. Rudolf Arnheim\u2019a ba\u011flanabilen \u2018alg\u0131 ve psikoloji\u2019 ikilisinde de oldu\u011fu gibi, yine \u2018bi\u00e7im ve psikoloji\u2019nin de birbirleriyle ne kadar \u00f6rt\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6sterir. Nitekim, her ne kadar soyutlamac\u0131 da olsa, Turner\u2019\u0131n manzaralar\u0131nda, o soyutlamalar\u0131n i\u00e7erisinde sivri hatlar \u00e7ok\u00e7a g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Gergindir, resimlerinde do\u011fan\u0131n t\u00fcm vah\u015fili\u011fini, t\u00fcm ac\u0131mas\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 test edecek derecede ele alan bir sanat\u00e7\u0131 olarak, sivri hatlar\u0131 kullanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Farkl\u0131 bir \u00f6rnek olarak, Claude Lorrain ve Nicolas Poussin\u2019e bakarsak; bunlar Frans\u0131zd\u0131r, ama Barok d\u00f6nemde Fransa\u2019n\u0131n Roma\u2019daki Frans\u0131z akademisinde (16. y\u00fczy\u0131l ba\u015flar\u0131nda Floransa\u2019dan gelen yetkin sanat\u00e7\u0131lar\u0131n Roma\u2019ya yerle\u015fmesi ve kentin antikiteye dayal\u0131 zenginli\u011fi, Roma\u2019y\u0131 Y\u00fcksek R\u00f6nesans\u2019\u0131n merkezi haline getirir. Bu \u00f6zelli\u011fi ile Roma ayn\u0131 zamanda, d\u00f6nemin sanat\u00e7\u0131lar\u0131 i\u00e7in vazge\u00e7ilmez bir e\u011fitim merkezi ve referans niteli\u011fi de kazan\u0131r. 1666 y\u0131l\u0131nda Kral 14. Louis\u2019nin emriyle kurulan \u201cRoma Frans\u0131z Akademisi\u201dne, \u201cRoma \u00d6d\u00fcl\u00fc\u201dn\u00fc kazanan Frans\u0131z sanat\u00e7\u0131lar g\u00f6nderilir ve bu sanat\u00e7\u0131lardan, kentteki eski Yunan ve Roma eserlerini, R\u00f6nesans yap\u0131tlar\u0131n\u0131 incelemeleri ve Frans\u0131z saray\u0131n\u0131n g\u00f6rkemine uyan tablolar \u00fcretmeleri beklenir. Paris ve Roma aras\u0131nda bir denklik kurmay\u0131 hedefleyen bu yakla\u015f\u0131m, s\u00f6z konusu ekoller aras\u0131nda olu\u015fan etkileri de belirler. Frans\u0131z Devrimi\u2019nin ard\u0131ndan, 19. y\u00fczy\u0131lda ya\u015fanan uygarla\u015fma s\u00fcrecinde Frans\u0131z sanat\u0131 \u00f6nemli bir rol oynarken, h\u0131zla geli\u015fir. Y\u00fczy\u0131l\u0131n son \u00e7eyre\u011finde Paris, Bat\u0131 sanat\u0131n\u0131n merkezi olma \u00f6zelli\u011fini Roma\u2019dan devral\u0131r.) g\u00f6rev alm\u0131\u015f sanat\u00e7\u0131lard\u0131r. Bu iki ressam, 17. y\u00fczy\u0131l\u0131n di\u011fer ressamlar\u0131ndan kesin bir bi\u00e7imde ayr\u0131l\u0131r; \u00f6zellikle daha mitolojik manzaralara yer verir. Bu mitolojik manzaralar\u0131, Turner&#8217;\u0131n manzaralar\u0131n\u0131n yan\u0131na koydu\u011fumuzda; bir taraftan bu sanat\u00e7\u0131lar\u0131n Turner&#8217;\u0131 bi\u00e7im ve alg\u0131 psikolojisini devreye sokarak, sanat psikolojik a\u00e7\u0131dan, ne kadar besledi\u011fini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Di\u011fer taraftansa, bu sanat\u00e7\u0131lar\u0131n kendilerini ne kadar ortaya koyduklar\u0131na bakarak, Turner\u2019da olmayan\u0131 g\u00f6r\u00fcr ve aralar\u0131ndaki z\u0131tla\u015fmay\u0131 hissederiz. Bu kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma sanat psikolojisinin 17. ve 19. y\u00fczy\u0131llar aras\u0131ndaki de\u011fi\u015fimini ortaya serer. Poussin ayn\u0131 zamanda bir teorisyendir. D\u00fcnyada tan\u0131yanlar\u0131n say\u0131s\u0131 \u00e7ok azd\u0131r ama, bunlar \u00e7ok \u00f6nemli sanat\u00e7\u0131lard\u0131r. Bir Frans\u0131z\u2019\u0131n Roma\u2019da g\u00f6rev yapmas\u0131 demek, 17. y\u00fczy\u0131ldaki Vatikan\u2019a hakim olmas\u0131 demektir. Dolay\u0131s\u0131yla Michelangelo\u2019yu ezbere bilmesi demektir. 17. y\u00fczy\u0131ldaki Roma ekol\u00fcn\u00fcn Frans\u0131z ekol\u00fc ve Frans\u0131z ekol\u00fcn\u00fcn de Roma ekol\u00fc \u00fczerindeki etkileri \u00e7ok de\u011ferlidir.<\/p>\n<p>Sanat psikolojisiyle ilgili olarak da, ayn\u0131 sanat sosyolojisinde oldu\u011fu gibi, temas edece\u011finiz sanat\u00e7\u0131lar\u0131 do\u011fru se\u00e7meniz \u00f6nem kazan\u0131yor. Her sanat\u00e7\u0131yla de\u011fil, belirleyece\u011finiz birka\u00e7 sanat\u00e7\u0131 \u00fczerinden meseleye bakmak daha verimli sonu\u00e7lar sa\u011flayabilir. Sanat sosyolojisi gibi sanat psikolojisi de \u00f6zele \u00e7ekilmedi\u011fi zaman anla\u015f\u0131lmaz oluyor. Bu \u015fekliyle, ba\u011fl\u0131 bulundu\u011fu ak\u0131ma, ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu sanat tarihsel d\u00f6neme bakarken de, yeterli katk\u0131y\u0131 sa\u011flayam\u0131yor.<br \/>\nKonuyla ilgili akl\u0131n\u0131za gelen herhangi bir soru ya da yorum var m\u0131?<\/p>\n<p><strong>Pelin Kilimci:<\/strong> Ak\u0131l sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 tam anlam\u0131yla yerinde olmayan ki\u015filerin yarat\u0131c\u0131l\u0131klar\u0131 daha fazla olabilir mi? Sanat psikolojisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan nas\u0131l bakabiliriz bu konuya?<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Sanat psikolojisinin, ak\u0131lla ilgili yap\u0131s\u0131 tam olarak filizlenmemi\u015f olanlarla; \u00e7ocuklar, ilkel insanlar ve delilerle kuvvetli bir ba\u011f\u0131 oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Ama bu ba\u011f, biraz soyut bir ba\u011f. Biraz \u00f6nce konu\u015ftu\u011fumuz konular \u00e7ok daha somut. Bu t\u00fcr ki\u015filerden sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir r\u00f6portaj alamazs\u0131n\u0131z. Paleolitik ilkel insana zaten ula\u015famazs\u0131n\u0131z. \u00c7ocuk veya deli ile konu\u015fabilirsiniz, ama yapt\u0131klar\u0131 ile s\u00f6yledikleri aras\u0131nda bir ko\u015futluk bulman\u0131z kolay olamayaca\u011f\u0131 i\u00e7in, pek \u00e7ok paradoks ortaya \u00e7\u0131kabilir. Bu ba\u011flamda sanat psikolojisi bir sosyal bilim alan\u0131 olarak beliriyorsa, bu t\u00fcr bir incelemede ne kadar kuvvetli edinimler sa\u011flanabilir, do\u011frusu bu da, \u015f\u00fcphe ile bak\u0131lacak bir konudur. Ama bunlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 sanat\u0131n, yekten yarat\u0131c\u0131 sanat oldu\u011fu konusuna kat\u0131l\u0131yorum.<\/p>\n<p><strong>Ay\u015feg\u00fcl Utku G\u00fcnayd\u0131n:<\/strong> Claude L\u00e9vi-Strauss (Claude L\u00e9vi-Strauss: (1908-2009) Modern antropolojinin ve yap\u0131salc\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncenin en \u00f6nemli isimleri aras\u0131nda yer alan, ayn\u0131 zamanda estetik g\u00f6stergenin do\u011fas\u0131n\u0131 anlamaya y\u00f6nelik de\u011ferli kuramlar\u0131yla tan\u0131nan Frans\u0131z antropolog.), ilkel insan\u0131n alg\u0131 mekanizmas\u0131n\u0131n analojik olarak i\u015fledi\u011fini \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyor ve bu noktada di\u011fer kuramc\u0131lardan ayr\u0131l\u0131yor. \u00d6rne\u011fin bir kelebe\u011fi s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131rken, do\u011fadaki g\u00f6zlemleriyle, u\u00e7tu\u011fu i\u00e7in bu s\u0131n\u0131fa sokuyor. Alg\u0131lamay\u0131 e\u011fretileme (metafor) d\u00fczleminde ele al\u0131yor. Yarat\u0131c\u0131 sanat ve ilkeller aras\u0131nda kurmu\u015f oldu\u011funuz ba\u011flant\u0131, analojik bir alg\u0131lama sistemi ba\u011flam\u0131nda da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<\/p>\n<p><strong>\u00d6.E.:<\/strong> Metaforun hermeneutik ile de \u00e7ok yak\u0131n ba\u011f\u0131 var. Metaforla\u015ft\u0131rmak, bir anlamda ba\u015fkala\u015ft\u0131rmakt\u0131r. Her hermeneutik temas ba\u015fkala\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 gibi, her ba\u015fkala\u015fan \u015fey de yorumu etkileyecek ve ba\u015fka k\u0131lacakt\u0131r. Bu ba\u011flamda yorumsall\u0131kla, ba\u015fkala\u015ft\u0131rman\u0131n ili\u015fkisinden de yararlan\u0131labilir sanat psikolojisinde.<\/p>\n<!-- Error, Advert is not available at this time due to schedule\/geolocation restrictions! -->\n<!-- Error, Advert is not available at this time due to schedule\/geolocation restrictions! -->\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Sanat d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc Priv.-Doz. Dr. \u00d6zkan Ero\u011flu taraf\u0131ndan bir grup Y\u00fcksek Lisans \u00f6\u011frencisiyle ger\u00e7ekle\u015ftirilen \u201cSanat\u0131n Psikolojisi\u201dnin metinlerini a\u015fa\u011f\u0131da sunuyoruz.<\/p>\n","protected":false},"author":9192214,"featured_media":184646,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[6221,6670],"tags":[82944,61662,96760,75973,196075,96914,96757,95694],"class_list":["post-103337","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-kultur","category-sanat","tag-giotto","tag-leonardo-da-vinci","tag-maniyerizm","tag-michelangelo","tag-ozkan-eroglu","tag-priv-doz-dr-ozkan-eroglu","tag-sanat-sosyolojisi","tag-sanat-ve-filozofi"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/103337","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/9192214"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=103337"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/103337\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/184646"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=103337"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=103337"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=103337"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}