{"id":120337,"date":"2012-10-15T13:00:12","date_gmt":"2012-10-15T10:00:12","guid":{"rendered":"http:\/\/www.nationalturk.com\/?p=120337"},"modified":"2019-03-28T10:41:18","modified_gmt":"2019-03-28T07:41:18","slug":"yeni-kitaplarim-uzerine-120337","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/yeni-kitaplarim-uzerine-120337\/","title":{"rendered":"Yeni kitaplar\u0131m \u00fczerine 2"},"content":{"rendered":"<h1><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/08\/ozkan-eroglu-altsayfa-280x202.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-full wp-image-115601\" title=\"\u00d6zkan Ero\u011flu\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/08\/ozkan-eroglu-altsayfa-280x202.jpg\" alt=\"\" width=\"280\" height=\"202\"><\/a>\u0130nsan i\u00e7in en zor olan\u0131 kendi i\u00e7in bir \u015feyler kaleme almas\u0131ym\u0131\u015f derler, fakat ya\u015fam\u0131m boyunca \u00f6yle kolay kolay kimseden medet ummay\u0131 sevmedi\u011fim ve m\u00fcdanas\u0131z ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in, bug\u00fcn kendimi de\u011fil, ama yeni yay\u0131nlanan kitaplar\u0131m hakk\u0131nda okuru bilgilendirmek a\u00e7\u0131s\u0131ndan baz\u0131 a\u00e7\u0131klamalar yapmak istiyorum.<\/h1>\n<p>\u00d6ke Yay\u0131nlar\u0131 ile beraber bir yola \u00e7\u0131kt\u0131k. Onlar, ben ne yazarsam basmaya karar verdi. B\u00f6ylece ilk onsekiz kitab\u0131m\u0131n belirli aral\u0131klarla bas\u0131lmas\u0131 karar\u0131n\u0131 ald\u0131k ve bug\u00fcnlerde ilk alt\u0131 tanesi yay\u0131mland\u0131. \u00d6ncelikle beni anlayan ve destek olan edit\u00f6r\u00fcm Ali Tahir\u2019e te\u015fekk\u00fcr ediyorum. Bu zamanda, T\u00fcrkiye\u2019nin i\u00e7inde bulundu\u011fu tats\u0131z ko\u015fullarda sanat veya filozofi kitab\u0131 yay\u0131mlamak b\u00fcy\u00fck bir cesaret ve y\u00fcrek i\u015fi.<\/p>\n<p>Y\u0131llard\u0131r beni tan\u0131yanlar s\u00fcrekli \u00fcretti\u011fimi bilir. Bu \u00fcretime, daha ilk asistanl\u0131k y\u0131llar\u0131mdan ba\u015flayarak, meseleyi bug\u00fcnlere kadar getirdim. \u201cS\u00f6z u\u00e7ar yaz\u0131 kal\u0131r\u201d klasik ve hakl\u0131 deyi\u015fine \u00e7ok inanmam\u0131n \u00f6tesinde, s\u00fcrekli okumay\u0131 seven biri oldu\u011fum i\u00e7in, dolduk\u00e7a yazmakla bo\u015falan biriyim. Ayr\u0131ca yay\u0131n ve yay\u0131n y\u00f6netmenli\u011fi i\u015flerini de severim. Neyse kendimi anlatarak bir ego y\u00fckseltmesine neden olmaktan vazge\u00e7iyor ve yeni yay\u0131nlanan ilk alt\u0131 kitab\u0131mdan sonra, \u015fimdi de yeni di\u011fer on kitab\u0131mla ilgili bilgi vermek istiyorum.<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/sanatta-derin-hislenme.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-full wp-image-120339\" title=\"Derin Hislenme Kavram\u0131na Giri\u015f\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/sanatta-derin-hislenme.jpg\" alt=\"\" width=\"169\" height=\"116\"><\/a>Yedinci kitap, <strong>\u201cDerin Hislenme Kavram\u0131na Giri\u015f\u201d<\/strong> ismini ta\u015f\u0131yor. \u00d6ns\u00f6z\u2019de \u015funlar\u0131 dile getiriyorum: \u201cB\u00f6yle bir kitab\u0131 haz\u0131rlamaya, ne zamandan beri meyilliydim. San\u0131r\u0131m beni bir \u015feyler ciddi bi\u00e7imde itekledi. 2005 Yaz\u2019\u0131n\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru, \u201cas\u0131l alan-yan alan\u201d isimli bir teoriye giri\u015f metni kaleme almaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131m. Orada Kandinsky\u2019den bizlere miras, \u201cStimmung\u201d, yani benim \u00e7eviri ve yorumumla \u201cderin his\u201d; buna ba\u011fl\u0131 \u201cderin hislenme\u201d kavram\u0131na s\u0131k\u00e7a ihtiya\u00e7 duydum. Ekim ay\u0131 ba\u015flar\u0131nda, bendeki stimmung d\u00fcrt\u00fcs\u00fc bir kez daha k\u00f6r\u00fcklenince, stimmung \u00fczerine bir metni kaleme alma zaman\u0131n\u0131n da geldi\u011fi belli olmaktayd\u0131. Bu ba\u011flamda, Freud\u2019un d\u00fc\u015f kavram\u0131yla olan ilintisine d\u00f6n\u00fck baz\u0131 metin okumalar\u0131 da yapmaya ba\u015flay\u0131nca, stimmung denen ve sanat\u0131 \u00e7ok etkileyen s\u00f6z konusu kavram\u0131n, yerine g\u00f6re yorum olarak bir d\u00fc\u015fsel fanteziyi de beraberinde getirdi\u011fi kan\u00e2atine vard\u0131m. Belirtmeliyim ki baz\u0131 kitaplar vard\u0131r, her taraf\u0131yla okunur ve sadece bilgi verir. Baz\u0131 kitaplarsa sadece i\u015faret eder, oradan buradan al\u0131nt\u0131lar ve bir plan e\u015fli\u011finde i\u015fi sonuca g\u00f6t\u00fcrerek, insanlar\u0131n sadece baz\u0131 \u015feyler-stimmung- alt\u0131nda, baz\u0131 \u015feyleri alg\u0131lamas\u0131n\u0131 sa\u011flar veya kendi d\u00fc\u015f\u00fcncelerini s\u00f6z konusu insanlarla payla\u015f\u0131r. T\u00fcrkiye\u2019de insanlar hissedemiyor, hissedenlerin de b\u00fcy\u00fck bir \u00e7o\u011funlu\u011fu hissetmeyi unuttu. Durum b\u00f6yle olunca, sanat\u0131n \u00e7ok istedi\u011fi hissetme mevzusuna m\u00fcthi\u015f uzak bir toplum, derin hissetme mevzusunaysa yakla\u015famayacak bir toplumun ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Bu stimmung meselesini, usumuzun bir yerine yerle\u015ftirmek zorunday\u0131z. S\u00f6ylemek isterim ki, birey i\u00e7in bunu bilmek, dolay\u0131s\u0131yla fark etmek bile m\u00fcthi\u015f bir zenginlik. T\u00fcrkiye toplumunda, sanat\u0131n felsef\u00ee ve akademik olanlar\u0131 toplumdan \u00e7ok uzak, felsefi ve akademik olmayanlar\u0131 ise toplumla istenilen yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 kuramam\u0131\u015ft\u0131r. Ama ne olursa olsun, s\u00f6z konusu yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 ancak -felsef\u00ee olmayan- filozofik denemeleri temele \u00e7ekerek ve topluma yakla\u015ft\u0131rarak, toplumu bu kitapta yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi sanat\u0131n derinliklerini ilgilendiren \u015feylerle, \u00f6zellikle kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z dile de dikkat ederek, en az\u0131ndan toplumun bir k\u0131sm\u0131na ula\u015ft\u0131rmak zorunlulu\u011fumuz oldu\u011funa inan\u0131yorum. Bu kitap, ifade etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m ama\u00e7lar\u0131 g\u00fctmektedir. Derin Hislenme konusuyla ilgili d\u00fc\u015f\u00fcncemizi, iki sanat\u00e7\u0131 ve iki yap\u0131t kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmas\u0131 \u00fczerinden ilerleyerek, El Greco ile Francis Bacon ba\u011flaml\u0131 bir de\u011ferlendirmeye de tabi tuttuk. B\u00f6ylece bu kitab\u0131 hem genle\u015ftirmi\u015f, hem de derin hislenmeyle ne demek istedi\u011fimizi ve bu derin hislenme olgusunun nerelere varabilece\u011fini de sorgulam\u0131\u015f olduk.\u201d<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/jean-baudrillard.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-full wp-image-120340\" title=\"Jean Baudrillard\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/jean-baudrillard.jpg\" alt=\"\" width=\"169\" height=\"116\"><\/a>Sekizici kitap <strong>\u201cJean Baudrillard\u201d<\/strong> ismini ta\u015f\u0131yor. \u00d6ns\u00f6z yaz\u0131s\u0131nda \u015funlar dile getiriliyor: \u201cBir Jean Baudrillard kitab\u0131 haz\u0131rlamak istedim ve bu istek, ba\u015fka bir kitab\u0131m\u0131n-Sanat\u0131n Tarihi- imza g\u00fcn\u00fcnde 2007\u2019de y\u0131l\u0131nda akl\u0131ma d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu y\u0131lda \u00e7ok severek takip etti\u011fim Baudrillard ya\u015fama g\u00f6zlerini yummu\u015ftu. Filozofa bir sayg\u0131 anlam\u0131 da ta\u015f\u0131yan kitab\u0131m\u0131z\u0131n ilk bask\u0131s\u0131, az say\u0131da da olsa ayn\u0131 y\u0131l ger\u00e7ekle\u015ftirildi. \u015eimdi de ikinci bask\u0131ya haz\u0131rlan\u0131yoruz. Elinizdeki ikinci bask\u0131da, iki yeni ba\u015fl\u0131kta, iki yeni yaz\u0131 yer al\u0131yor. Bunlardan biri giri\u015f k\u0131sm\u0131ndaki metindir ve Baudrillard\u2019\u0131n Alman filozofisiyle olan ba\u011f\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131 anlatmaya niyetli bir metin alg\u0131s\u0131yla olaya giri\u015f yapar ve -kitab\u0131m\u0131zda \u00e7ok\u00e7a Baudrillard-sanat ili\u015fkisinin \u00e7\u0131kmalar\u0131na yer verildi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse,- s\u00f6z konusu ili\u015fkiye dayal\u0131 bir metin alg\u0131s\u0131yla bu giri\u015f metni sonlan\u0131r. Di\u011feri ise, bir \u00f6nceki bask\u0131da yer alan \u201cLefebvre \u00dczerinden Baudrillard\u2019\u0131 D\u00fc\u015f\u00fcnmek\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131da yer alan ve onun etkilendi\u011fi Lefebvre\u2019in filozofi ve marksizm \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcncelerine yo\u011funla\u015fan bir yaz\u0131d\u0131r. Baudrillard, ilgin\u00e7 bir 20. y\u00fczy\u0131l d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcyd\u00fc ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerini 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n kapsam\u0131nda da ifade etmeye devam etmi\u015fti. S\u0131ra d\u0131\u015f\u0131yd\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnceleri \u00e7o\u011fu insan\u0131 ciddi bi\u00e7imde k\u0131zd\u0131r\u0131yordu. Bu tarz adamlar\u0131n yol g\u00f6stericili\u011fine, onlar\u0131 do\u011fru de\u011ferlendirmek kayd\u0131yla \u00f6zellikle bizimki gibi toplumlar\u0131n \u00e7ok ihtiyac\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Toplumumuzda bug\u00fcn var olan temeli \u201cbal tutan parma\u011f\u0131n\u0131 yalar\u201d gibi, k\u00f6k\u00fcnde anormal ve ahl\u00e2k d\u0131\u015f\u0131l\u0131\u011fa \u00e7ok a\u00e7\u0131k k\u00f6kle\u015fmi\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncelerin de tez elden de\u011fi\u015fmesi gerekmektedir. Bunu yapabilmemiz i\u00e7in de, Baudrillard gibi d\u00fc\u015f\u00fcnce adamlar\u0131n\u0131n yazd\u0131klar\u0131n\u0131 okuyup, sonra tekrar tekrar okuyup, d\u00fc\u015f\u00fcnebilme, yorumlayabilme ve \u00fczerinde derinle\u015febilmeyi sa\u011flayabilecek bir toplum haline geldi\u011fimizde, i\u015fte o g\u00fcn \u201colduk\u201d diyebilece\u011fiz. Fakat samimi olmak gerekir ki, daha o g\u00fcnlere zaman var g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor; en az\u0131ndan bunun i\u00e7in bir zaman dilimi vermek \u015fimdilik olas\u0131 g\u00f6z\u00fckm\u00fcyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc bizim gibi her an, her \u015feyin oldu\u011fu, n\u00fcfus art\u0131\u015f\u0131n\u0131n durdurulmak istenmedi\u011fi, dinin siyasete alet edildi\u011fi, milli e\u011fitimin s\u00fcratle geri \u00e7ekildi\u011fi, sen-ben kavgas\u0131n\u0131n s\u00fcrekli ya\u015fand\u0131\u011f\u0131, c\u0131lkla\u015fan bas\u0131n\u0131n \u00e7ekinmeden at ko\u015fturdu\u011fu, sa\u011fl\u0131k skandallar\u0131na her g\u00fcn bir yenisinin eklendi\u011fi vb. gibi bir\u00e7ok b\u00fcy\u00fck sorunun yer ald\u0131\u011f\u0131 toplumlarda ne yaz\u0131k ki \u00e7ok zor. Bunlar, ancak d\u00fc\u015f\u00fcnce bilimlerine ve sanata \u00f6nem vermekle a\u015f\u0131labilecek sorunlard\u0131r. \u0130\u015fte \u00fclkemizde bunlar unutulmu\u015ftur veya \u201cdostlar al\u0131\u015fveri\u015fte g\u00f6rs\u00fcn\u201d diyerek yap\u0131lmaktad\u0131r; yani i\u00e7ten yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bir\u00e7ok aksama, komedi, trajikomedi hepsi bir arada ya\u015fanabilmektedir. Umar\u0131m b\u00fct\u00fcn bu ciddi sorunlar\u0131 a\u015far\u0131z, a\u015farken de bu kitap, ufak da olsa bir g\u00fc\u00e7 kayna\u011f\u0131 olur.\u201d<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/sanat-tarihi-morfolojisi.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-full wp-image-120342\" title=\"Sanat Tarihi Morfolojisi\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/sanat-tarihi-morfolojisi.jpg\" alt=\"\" width=\"241\" height=\"165\"><\/a>Dokuzuncu kitap <strong>\u201cSanat Tarihi Morfolojisi\u201d<\/strong> ismini ta\u015f\u0131makta ve bu kitapla da ilgili \u015funlar s\u00f6ylenebilir: \u201cB\u00f6yle bir bak\u0131\u015fla, morfolojik boyutta bir sanat tarihi ortaya koymak, en ba\u015fta sanat\u0131n uygulama ve kuramsal ne kadar yan\u0131 varsa, bunlar\u0131n hepsine bir alt yap\u0131 olu\u015fturmak i\u00e7indir. Sanat tarihinin morfolojisi, temel ve sistematik hem bi\u00e7im hem de bi\u00e7im d\u0131\u015f\u0131 norm ve formlar\u0131yla alg\u0131lan\u0131p, iyice anla\u015f\u0131ld\u0131ktan sonra, ancak o zaman sanat filozofisi, sanat sosyolojisi, sanat psikolojisi, estetik vb. alanlara y\u00f6nelik \u00e7al\u0131\u015fmalar yap\u0131labilir.Buradaki sanat tarihi morfolojisi, taraf\u0131ma ait bir metin ve yap\u0131t se\u00e7kisinden meydana gelmi\u015ftir. \u00d6znel bir boyut ta\u015f\u0131r ve bu nedenle dikte ettirmek i\u00e7in de\u011fil, \u00f6rnek te\u015fkil etmek i\u00e7in vard\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fma, meseleyi ele alan bir giri\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra, ana b\u00f6l\u00fcm ba\u011flam\u0131nda katmanlar \u015feklinde bir yakla\u015f\u0131mla ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Yedi katmandan olu\u015fan bu morfolojinin ilk be\u015f katman\u0131n\u0131 olu\u015fturan metinler, se\u00e7ilmi\u015f yap\u0131t \u00f6rnekleriyle beraber y\u00fcr\u00fcyor. Son iki katmanda, art\u0131k sanat\u0131n \u00e7a\u011f\u0131m\u0131za yak\u0131n \u00e7a\u011fda\u015f evrilmesinin devreye girdi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnden ve sanat\u00e7\u0131, yap\u0131t say\u0131lar\u0131nda da b\u00fcy\u00fck bir art\u0131\u015f ya\u015fand\u0131\u011f\u0131ndan, yap\u0131t \u00f6rneklerine yer vermeksizin, sadece katmanlar\u0131n ili\u015fti\u011fi kuramsal ve sanatsal baz\u0131 ger\u00e7eklere i\u015faret ediliyor. En nihai noktada bu kitap, bir sanat tarihi morfolojisine giri\u015f denemesi olarak kabul edilebilir. Zaman i\u00e7inde de\u011fi\u015fik bask\u0131lar\u0131 yap\u0131ld\u0131k\u00e7a \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacak ve kendisini geli\u015ftirecektir. 2007\u2019de yay\u0131mlanan \u201cSanat\u0131n Tarihi\u201d kitab\u0131mdan sonra, morfolojik bir sanat tarihi anahatt\u0131 olu\u015fturman\u0131n, dolay\u0131s\u0131yla ilgilenen kimselere kolay okunabilir ve ta\u015f\u0131nabilir; ayn\u0131 zamanda da anla\u015f\u0131labilir bir sanat tarihi yap\u0131s\u0131 olu\u015fturma y\u00f6n\u00fcndeki dinmek bilmeyen iste\u011fim, bu kitab\u0131n do\u011fmas\u0131na neden olmu\u015ftur. Bu d\u00fc\u015f\u00fcncelerden olu\u015fan malzemeyi kitapla\u015ft\u0131rmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm s\u0131rada da Galeri FE\u2019de verdi\u011fim \u201cBir resme nas\u0131l bakmal\u0131y\u0131z?\u201d seminer dizisi ve onun kat\u0131l\u0131mc\u0131lar\u0131yla yapm\u0131\u015f oldu\u011fumuz konu\u015fmalar da elinizdeki bu kitab\u0131n yay\u0131nlanmas\u0131nda itici g\u00fc\u00e7 oldu.\u201d<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/iki-ronesans-sanatcisi.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-medium wp-image-120344\" title=\"\u0130ki R\u00f6nesans Sanat\u00e7\u0131s\u0131\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/iki-ronesans-sanatcisi-280x192.jpg\" alt=\"\" width=\"280\" height=\"192\" srcset=\"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/iki-ronesans-sanatcisi-280x192.jpg 280w, https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/iki-ronesans-sanatcisi.jpg 482w\" sizes=\"auto, (max-width: 280px) 100vw, 280px\" \/><\/a>Onuncu kitap <strong>\u201c\u0130ki R\u00f6nesans Sanat\u00e7\u0131s\u0131\u201d<\/strong> ismini ta\u015f\u0131makta ve \u0130talyan ressam Peiro della Francesca ile Yunan as\u0131ll\u0131 \u0130spanyol ressam El Greco\u2019yu irdeliyor. Francesca\u2019n\u0131n \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde \u015funlar dile getiriliyor: \u201cBu kitap, bir dostla tekrardan Piero della Francesca \u00fczerine konu\u015fup, tart\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir zaman\u0131n az sonras\u0131nda kaleme al\u0131nmaya ba\u015flad\u0131. Sanata dahil olay ve konular\u0131n, asl\u0131nda temelde ayn\u0131, fakat suret de\u011fi\u015ftirerek kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131na bir kez daha inanm\u0131\u015f bulunmaktay\u0131m. Piero, bir R\u00f6nesans ressam\u0131. Fakat ressam olmas\u0131n\u0131n \u00f6tesinde, iki duyarl\u0131l\u0131\u011fa sahip: Birincisi temaya, yani dinsel olan temaya ald\u0131rmazl\u0131k ve bu do\u011frultuda olaylara sadece plastik bir g\u00f6zle bak\u0131\u015f, ikincisi klasik bir resim disiplinine ait olmas\u0131na ra\u011fmen, tam bir yap\u0131salc\u0131, en az\u0131ndan yap\u0131salc\u0131l\u0131\u011f\u0131 kendine uygun g\u00f6rm\u00fc\u015f, yap\u0131salc\u0131l\u0131kla \u00f6zde\u015fle\u015fmi\u015f biri. Piero\u2019nun yap\u0131salc\u0131l\u0131\u011fa bak\u0131\u015f\u0131 \u00f6yle R\u00f6nesans sanat\u0131 i\u00e7inde belli belirsiz kalm\u0131\u015f de\u011fil, aksine g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar gelen bir etki alan\u0131na sahip. En az\u0131ndan ben, b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Bu kitab\u0131 yazd\u0131\u011f\u0131m s\u0131ralarda, T\u00fcrkiye\u2019de iki sergi a\u00e7\u0131ld\u0131 ve \u00f6zellikle biri i\u00e7in yer yerinden oynad\u0131. O sergi bir Picasso sergisiydi. Di\u011feri ise daha s\u00f6n\u00fck kald\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok belli- fakat kan\u0131mca Picasso sergisinden de \u00f6nemli olan- Dubuffet sergisiydi. \u015eimdi sen, \u00fclkende Piero\u2019lar\u0131 vb. gibi bir\u00e7ok kimli\u011fi tam olarak tan\u0131mlayamad\u0131\u011f\u0131n ve anlamad\u0131\u011f\u0131n s\u00fcrece, istedi\u011fin kadar T\u00fcrkiye\u2019ye sergi getir ve g\u00f6t\u00fcr, hi\u00e7bir \u015fey de\u011fi\u015fmez, insanlar a\u00e7\u0131lan sergilere trene bakar gibi bakmaktan \u00f6teye gitmez. Bu bir e\u011fitim meselesidir. Siz okullardan sanat tarihi derslerini kald\u0131r\u0131rsan\u0131z, ya da \u00f6nemsenmez konuma iterseniz, veya derinlikli kitaplar\u0131 yazd\u0131rmaz, haz\u0131rlatmaz ve k\u00f6t\u00fc, anla\u015f\u0131lmaz \u00e7evirilerle sunarsan\u0131z, olacaklar\u0131 da tahmin etmek hi\u00e7 zor olmaz. S\u00f6ylemek istedi\u011fim \u015fudur: Bir olay\u0131 veya olguyu anlamak, anlayacak zeminleri haz\u0131rlamak de\u011ferli ve \u00f6nemlidir. Yoksa olay\u0131 bir \u015fov malzemesi yapmak T\u00fcrkiye\u2019nin ve o sergileri d\u00fczenleyenlerin \u00fczerinde maalesef iyi durmuyor. Bunun i\u00e7in, hemen, mesela \u0130talya\u2019da lise ve dengi okullarda okutulan sanat tarihi kitaplar\u0131na ve bu konudaki e\u011fitime verilen \u00f6neme bak\u0131l\u0131rsa, dudaklar\u0131n u\u00e7uklayaca\u011f\u0131n\u0131 daha \u015fimdiden g\u00f6r\u00fcr gibi oluyorum. Bu nedenle Piero della Francesca isimli kitap, yap\u0131salc\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u00f6nemli bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 olan Piero Della Francesca\u2019dan konuyu ba\u015flatmakta ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar da \u00e7e\u015fitli yap\u0131salc\u0131 \u00f6rneklerle sonland\u0131rmaktad\u0131r. Bu geli\u015fmeyle, resim sanat\u0131nda \u00f6zde hi\u00e7bir \u015feyin de\u011fi\u015fmedi\u011fi ise a\u00e7\u0131k bi\u00e7imde anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u0130\u015fin \u00f6\u011freticilik, sonras\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnsel boyutlar\u0131 halledilmeli, sonra her \u015fey \u00e7ok sistemli olarak yava\u015f yava\u015f gelecektir. Bu i\u015flerde, hele hi\u00e7bir e\u011fitim-\u00f6\u011fretim yat\u0131r\u0131m\u0131 yapmadan aceleci davranmak bo\u015fa harcanan emektir. Bu nedenle \u00f6nce Piero\u2019lar\u0131, Picasso\u2019lar\u0131, Dubuffet\u2019leri vb. \u00f6\u011frenmeli, anlamal\u0131-sanat tarihi e\u011fitimi yap\u0131lmal\u0131-, bunlar\u0131n kaynaklar\u0131n\u0131n neresi ve kimler oldu\u011funu tam anlam\u0131yla ortaya koymal\u0131, sonra her t\u00fcrl\u00fc sergi getirilir ve her t\u00fcrl\u00fc sergiyi gezmeye yurt d\u0131\u015f\u0131na gidilir. K\u0131saca \u00f6nemli olan \u00fclkemizde sanat e\u011fitiminin bilhassa teorik boyutunda nelerin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131d\u0131r ve dahas\u0131 gelece\u011fe dair bir planlaman\u0131n yekten ortaya konmas\u0131d\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>El Greco\u2019nun sunu\u015funda ise Prof. H. Martin Herrmann\u2019\u0131n vurgular\u0131na yer veriliyor: \u201c\u00d6zkan Ero\u011flu bizlere R\u00f6nesans\u2019\u0131n sanatsal kronolojisini takdim ediyor. R\u00f6nesans, sanat\u0131 \u201csanat\u201d sanat\u00e7\u0131y\u0131 ise \u201cartifex\/sanatkar\u201d olarak ke\u015ffederek, ilk kez her ikisine de keyfilik ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131- bir hak olarak tan\u0131man\u0131n \u00f6tesinde &#8211; bir sorumluluk olarak empoze eder. Buna paralel olarak, resimsel yetene\u011fin kazan\u0131lmas\u0131; nesnel, yani ampirik olarak sorgulanabilen ger\u00e7ekli\u011fin taklidi ile misyon tamamlan\u0131r, ve biz bunu sanat tarihinde \u201cGer\u00e7ekli\u011fin Taklidi Olarak Mimesis\u201d yap\u0131s\u0131 ile tan\u0131mlar\u0131z. Bu yap\u0131, merkezi perspektif, anatomi ve proporsiyon yoluyla \u00f6\u011frenilebilir ve \u00f6\u011fretilebilir. Buna e\u015flik eden sanat\u0131n \u00f6zerk y\u00f6n\u00fc, sanat\u00e7\u0131y\u0131 bir el yaz\u0131s\u0131 gibi \u00f6zg\u00fcnl\u00fc\u011fe y\u00f6nlendirirken; ayn\u0131 zamanda onu di\u011fer sanat\u00e7\u0131 \u00f6zg\u00fcnl\u00fckleriyle rekabete de s\u00fcr\u00fckler. Sanat\u0131n ampirik ger\u00e7ekli\u011fe bak\u0131\u015f\u0131, sanat\u00e7\u0131y\u0131 ve onun yap\u0131t\u0131n\u0131, orta\u00e7a\u011f sanat uygulamas\u0131 ve teorisinde bulunmayan, yeni bir nesnel ve b\u00f6ylelikle sorgulanabilir kan\u0131tlama sistemine konumland\u0131r\u0131r. Sanat\u00e7\u0131y\u0131 \u00f6zne, yap\u0131t\u0131 (ve onun ampirik i\u00e7eri\u011fini) ise nesne olarak kabul eden, \u00f6zne-nesne ili\u015fkisi ancak bu geli\u015fmeyi takiben ortaya \u00e7\u0131kar. Yetene\u011fe dair de\u011ferlendirme kriterleri \u00fczerinden hareket eden ve kesin yarg\u0131lar\u0131n\u0131 do\u011fru ve yanl\u0131\u015f \u015feklinde ifade eden; ancak hatalara ve kural d\u0131\u015f\u0131l\u0131klara da g\u00f6z yuman, hatta bunlar\u0131 talep eden bir kural yap\u0131s\u0131 olu\u015fur. \u00d6rnek olarak, ba\u015flang\u0131\u00e7ta otonom bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla, \u00fcslupta duruluk \u00fczerine kurulu bir sanat bilinci i\u00e7inde, bir konu ya da bir problem olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131karak; ya reddedilen ya da ek bir \u00e7ekicilik unsuru olarak oyuna dahil edilen \u201c\u00dcslup karmas\u0131\u201d say\u0131labilir. Yine \u00f6rnek olarak, Michelangelo\u2019nun, tavan resimlerindeki mah\u015fer ile duvarlardaki Quattrocento (Erken R\u00f6nesans) fresklerinin \u00e7arp\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131, Sixtin \u015eapeli fresko resimleri an\u0131labilir. Buna benzer say\u0131s\u0131z yak\u0131nl\u0131ktan s\u00f6z edilebilir; bunlar birbirinden farkl\u0131 \u00fcsluplar\u0131 uyumlula\u015ft\u0131rarak bir araya getirebilir ya da bozucu etkilere sebep olabilirler ve sadece \u201cyumu\u015fak ba\u015fl\u0131 sanat\u00e7\u0131lar\u201d, e\u011fitim kitaplar\u0131 taraf\u0131ndan yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lan ve akademilerde \u00f6\u011fretilen kural ve tan\u0131mlamalara boyun e\u011ferler. \u00d6zkan Ero\u011flu, El Greco\u2019nun \u015fahs\u0131nda, bu geli\u015fimin gidimli (ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmeye dayal\u0131) s\u00fcrecinin bir kopyas\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kart\u0131yor. \u00d6zkan Ero\u011flu bizleri sanat anlay\u0131\u015f\u0131- ger\u00e7ekli\u011fin taklidi bak\u0131m\u0131ndan- ampirik ger\u00e7ekli\u011fin ifadesinden ibaret olmayan bir sanat\u00e7\u0131yla y\u00fczle\u015ftiriyor. El Greco, maniyerist y\u00f6ntemle, sanat\u00e7\u0131n\u0131n fig\u00fcr, nesne ve mekana dair \u00f6znel tutumu ile birlikte d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc de sanatsal s\u00f6yleminin merkezine yerle\u015ftiriyor ve her \u015feyden \u00f6nce do\u011fal fenomenlerin farkl\u0131la\u015fmas\u0131 \u00fczerinden yorum olanaklar\u0131n\u0131 \u00e7o\u011falt\u0131yor.\u201d<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/dada.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-medium wp-image-120345\" title=\"Dada\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/dada-280x191.jpg\" alt=\"\" width=\"280\" height=\"191\" srcset=\"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/dada-280x191.jpg 280w, https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/dada.jpg 483w\" sizes=\"auto, (max-width: 280px) 100vw, 280px\" \/><\/a>Onbirinci kitap<strong> \u201cDada\u201d<\/strong> ismini ta\u015f\u0131yor ve i\u00e7eri\u011fi ile ilgili \u015funlar vurgulanabilir: \u201cDada\u2019n\u0131n bir tav\u0131r olarak ortaya \u00e7\u0131kabilmesini sa\u011flayan en \u00f6nemli etken, Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019n\u0131n \u00f6zellikle a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak Alman \u0131rk\u0131 \u00fczerinde b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 etkiler gibi g\u00f6z\u00fckmektedir. Sava\u015f\u0131n olumsuzluklar\u0131, geride b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 hasar g\u00f6rm\u00fc\u015f insanlar, do\u011fa ve \u015fehirlerin travmatik halleri insan ruhuna yans\u0131m\u0131\u015f, b\u00f6yle bir ruhsal halle d\u0131\u015favurumculu\u011fun doruklar\u0131n\u0131 ya\u015fayan bir toplum yap\u0131s\u0131 ba\u015f g\u00f6stermi\u015ftir. Dada, yeni bir etki-tepki mekanizmas\u0131 yaratm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc sanat\u0131n \u00fczerine kar\u015f\u0131 sanat mant\u0131\u011f\u0131yla gitmi\u015ftir. Dada, bireyci bir ba\u015fkald\u0131r\u0131n\u0131n daha sonra ayn\u0131 yola ba\u015f koyanlarca kenetlenerek, bir grup mant\u0131\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fmesine neden olmu\u015ftur. Dada hep \u015funu sormu\u015ftur: \u201c\u0130deallerimizden ne anl\u0131yorsunuz?\u201d Bu soruya cevap olarak da, kendince mant\u0131kl\u0131 buldu\u011fu a\u00e7\u0131klamalar\u0131n sahiplerini i\u00e7ine alm\u0131\u015f, di\u011ferlerini ise d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r.Geleneklerden beslenmek istememi\u015f, hatta reddetmi\u015f, yeniden ba\u015fka ba\u015fka kurgularla var olmak istemi\u015ftir. Belli bir esteti\u011fe; buna dayal\u0131 \u00fcsluplara kar\u015f\u0131 olmu\u015ftur. Hatta bunun ilerisinde \u201cimzas\u0131z\u201d yap\u0131t olabilmesi ad\u0131na \u00fcslup denen meseleyi iyice yok saym\u0131\u015ft\u0131r. Dada ulusalc\u0131l\u0131\u011fa da kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7 bir a\u011f, sanat\u00e7\u0131 grubu, oyuncu, lokal gruplar, idealler ve g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerden etkilenmemeye \u00f6zen g\u00f6stermi\u015ftir. Dada Z\u00fcrih\u2019le karnavalla\u015fmaya u\u011fram\u0131\u015f, Berlin\u2019de medya k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle tan\u0131\u015fm\u0131\u015f, K\u00f6ln Dada\u2019da mikrokozmik bir alg\u0131lamayla fantastik ve biyoteknik bir boyut kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Hannover\u2019de nostaljik formlara ula\u015fm\u0131\u015f ve bunlar\u0131 de\u011fi\u015fik boyutlarda de\u011ferlendirmi\u015ftir. New York\u2019ta modern totemlere d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, insan psikolojisinin de\u011fi\u015fik yorumlar\u0131na ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Paris\u2019te ise daha edebi ve tiyatral boyutlarla tan\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Dada adeta \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ele ge\u00e7iren sava\u015f sonras\u0131 Paris k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn bir par\u00e7as\u0131 da olmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r. Dada, moral ve entelekt\u00fcel bir krizin ortas\u0131nda, adeta bir modern \u015fok olarak alg\u0131lanabilir. Sava\u015f\u0131n kar\u015f\u0131tl\u0131k yaratan her \u015feyinden beslenmi\u015ftir. Sakat kalan insanlar, kimyasal silahlardan zarar g\u00f6ren ya da yok olanlar, takma kollu askerler, Dadac\u0131lar\u0131n eylem planlar\u0131nda s\u00fcrekli etkin olmu\u015ftur. Travma denen meselenin ne demek oldu\u011funu bilerek ve alg\u0131layarak hareket eden Dadac\u0131lar, var olan ve ya\u015fanan ac\u0131mas\u0131zl\u0131klara bir tepki mekanizmas\u0131 olarak Dadac\u0131 taktikler geli\u015ftirmi\u015ftir. Dadac\u0131lar sava\u015f\u0131n a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 toplumsal ve bireysel yaralara tan\u0131lar koyarak hareket etmi\u015flerdir. Hemen her Dadac\u0131 atak, birer tan\u0131 mant\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Moral \u015foklar yaratmaya gayret edilmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin Dada Dramalar\u0131 mant\u0131\u011f\u0131 b\u00f6yle bir s\u00fcre\u00e7te ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Dadac\u0131lar taraf\u0131ndan yarat\u0131lan fantazmalar\u0131n da nedensellikleri Dada kar\u015f\u0131t\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f ve ger\u00e7eklerle ba\u011f\u0131nt\u0131lanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 Dada\u2019y\u0131 \u00f6yle bir dizayn olmaya zorlam\u0131\u015ft\u0131r ki, adeta Dadac\u0131lar i\u00e7in kendileri aras\u0131nda etki-tepki mekanizmalar\u0131 yaratmak bir ama\u00e7 haline gelmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin Berlin\u2019deki Birinci Dada Fuar\u0131 s\u00f6z konusu ama\u00e7larla kurgulanm\u0131\u015ft\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde Tzara\u2019n\u0131n 1918\u2019deki Dada Manifestosu da s\u00f6z konusu ama\u00e7 do\u011frultusunda do\u011fmu\u015ftur. Bu manifestoyu haz\u0131rlayan ruh hali de bir travmatik eksenden g\u00fc\u00e7 bulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bu kitapla d\u00fcnya sanat\u0131 tarihinin modern boyutunda dikkat \u00e7ekmi\u015f, devrimci bir ruha sahip, \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc ve sosyal bilim alanlar\u0131yla ili\u015fkili bir hareket olan Dada\u2019y\u0131 ele almak istedim. \u00c7\u00fcnk\u00fc filozofik yanlara sahip sanat hareketleri \u00fczerine derinlikli d\u00fc\u015f\u00fcnceler olu\u015fturabilecek yay\u0131nlar\u0131n eksik oldu\u011fu T\u00fcrkiye sanat ortam\u0131na art\u0131 bir katk\u0131 vermeyi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcm.\u201d<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/bedrettin-comert.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-medium wp-image-120346\" title=\"Bedrettin C\u00f6mert\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/bedrettin-comert-280x189.jpg\" alt=\"\" width=\"280\" height=\"189\" srcset=\"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/bedrettin-comert-280x189.jpg 280w, https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/bedrettin-comert.jpg 488w\" sizes=\"auto, (max-width: 280px) 100vw, 280px\" \/><\/a>Onikinci kitapsa <strong>\u201cBedrettin C\u00f6mert\u201d<\/strong> \u00fczerine olup, i\u00e7eri\u011fiyle ilgili \u015funlar a\u00e7\u0131klanabilir: \u201cBu kitapta, erken ya\u015fta, adi insanlarca \u00f6ld\u00fcr\u00fclen \u00f6nemli bir akademisyen, sanat tarih\u00e7isi, estetik uzman\u0131, filozof, \u015fair, ele\u015ftirmen \u00f6zelliklerine sahip, \u00e7ok donan\u0131ml\u0131 bir kimlik olan Bedrettin C\u00f6mert\u2019in (27 Eyl\u00fcl 1940 Vezirk\u00f6pr\u00fc-11 Temmuz 1978 Ankara) baz\u0131 yaz\u0131lar\u0131ndaki kimi vurgusal yanlar\u0131n\u0131 ortaya serme ve bu yanlar \u00fczerinden d\u00fc\u015f\u00fcnsel baz\u0131 kurgular yapmay\u0131 ama\u00e7l\u0131yorum. Asl\u0131nda bu kitab\u0131 \u00e7ok \u00f6nceleri yapabilirdim; en az\u0131ndan bu iste\u011fim vard\u0131 ve hi\u00e7 de eksilmedi. Fakat olmad\u0131; isten\u00e7 2011\u2019in bu son aylar\u0131na denk geldi. Belki de b\u00f6yle bir do\u011fal ak\u0131\u015f iyi oldu; \u00e7\u00fcnk\u00fc C\u00f6mert, yaz\u0131lar\u0131ndan ve hakk\u0131nda yaz\u0131lanlardan alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z kadar\u0131yla do\u011fal biri, \u00e7al\u0131\u015fkan, \u00fcretken vb. bir\u00e7ok pozitif \u00f6zelli\u011fe sahip. Galiba ben de \u00f6yle biriyim. 2007\u2019de bas\u0131lan \u201cSanat\u0131n Tarihi\u201d isimli kitab\u0131m\u0131 i\u00e7tenlikle ona ithaf etmemin ve kitab\u0131n girizg\u00e2h\u0131n\u0131 olu\u015fturan metinlerde de onun baz\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelerine yer vermemin ba\u015fl\u0131ca nedeni de s\u00f6z konusu aram\u0131zdaki ba\u011f olsa gerek. Ger\u00e7ekten C\u00f6mert\u2019le aram\u0131zda bir g\u00f6n\u00fcl ba\u011f\u0131 olu\u015ftu uzun y\u0131llar e\u015fli\u011finde. O \u00fcretkendi, ben de \u00fcretkendim. Bu benzerlik de yan yana geli\u015fimizin bana g\u00f6re \u00f6nemli bir nedeni. Kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 gelemedi\u011fim ve y\u00fcz y\u00fcze tan\u0131ma olana\u011f\u0131 bulamad\u0131\u011f\u0131m birinden, yaz\u0131lar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla bu kadar etkilenmem ve bu kitab\u0131 yazma noktas\u0131na gelmem, \u201cbir g\u00fcn b\u00f6yle bir kitab\u0131 yazaca\u011f\u0131ma dair bir ant i\u00e7mi\u015flik\u201din de g\u00f6stergesi olarak yorumlanabilir san\u0131yorum. Bir insanda arad\u0131\u011f\u0131m baz\u0131 olmazsa olmaz ilkeler ya da \u00f6zellikler vard\u0131r. Bunlar, \u00f6zetle \u201cd\u00fcr\u00fcstl\u00fck\u201d, \u201cdik duru\u015f\u201d, \u201c\u00e7al\u0131\u015fkanl\u0131k\u201d, \u201c\u00fcretkenlik\u201d, \u201crasyonellik\u201dtir. B\u00fct\u00fcn bu \u00f6zellikler ve yan \u00e7\u0131kmalar\u0131n hepsi Bedrettin C\u00f6mert\u2019te var. Bir insanda b\u00f6yle erdemli \u00f6zellikler bulununca, o insan neyi yapsa, yapt\u0131\u011f\u0131ndan tarihe bir \u015feyler b\u0131rakmas\u0131n\u0131 biliyor pek tabii. \u0130\u015fte C\u00f6mert de otuz sekiz y\u0131ll\u0131k ya\u015fam\u0131nda yer buldu\u011fu bir\u00e7ok malzemeyi bizlere b\u0131rakm\u0131\u015f durumda. \u0130\u015f \u015fudur ki bu malzemeyi ayr\u0131\u015ft\u0131racak, kitab\u0131m\u0131n ama\u00e7lar\u0131na uyanlar\u0131 alacak, bunlardaki ipu\u00e7lar\u0131n\u0131 yakalay\u0131p, bunlar \u00fczerinden baz\u0131 kurgusal olu\u015fumlara y\u00f6nelip, zenginle\u015ftirmeler sa\u011flay\u0131p, bu elde ettiklerimi C\u00f6mert arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla gelecek ku\u015faklara ta\u015f\u0131y\u0131p, onlarla payla\u015fmak istiyorum. T\u0131pk\u0131 onun da, baz\u0131 yolda\u015flar\u0131n\u0131n da benden \u00f6nce yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 yay\u0131nlarda yapt\u0131\u011f\u0131 gibi. \u0130\u015fte bu kitab\u0131n en genel amac\u0131n\u0131n bu oldu\u011funu s\u00f6yleyebilirim. Hakk\u0131nda, yitip gidi\u015finden sonra yazan bir\u00e7ok insan\u0131n ortak bir noktada birle\u015fmi\u015fcesine s\u00f6yledi\u011fi gibi \u201cBedrettin C\u00f6mert\u2019i ya\u015fatmak\u201d i\u00e7ten ve isteyerek yapmam\u0131z gereken bir eylemimiz, kan\u0131mca sorumlulu\u011fumuz ve zorunlulu\u011fumuz olmal\u0131d\u0131r; hele hele \u00fclkemizin toplum olarak bu tip insanlara ihtiya\u00e7 duydu\u011fu \u015fu g\u00fcnlerde.<\/p>\n<p>Bedrettin C\u00f6mert i\u00e7in, yitip gitmesinin ard\u0131ndan 1980\u2019de Hacettepe \u00dcniversitesi\u2019nde haz\u0131rlanan bir arma\u011fan kitap \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda verilen derli toplu bir kaynak\u00e7a \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 g\u00f6stermektedir ki o, tam bir \u201cd\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u201dd\u00fcr. \u00c7al\u0131\u015fmalar\u0131, \u015fiirlerden, \u00e7evirilere, denemelerden, ele\u015ftiri yaz\u0131lar\u0131na dek uzanan bir zenginlik i\u00e7ermektedir. Fakat bu kitap \u00e7al\u0131\u015fmamda, onu hi\u00e7 ayr\u0131lmadan \u00fczerine gitti\u011fi \u201csanat tarihi\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesi ve bu d\u00fc\u015f\u00fcnceye ba\u011fl\u0131yaca\u011f\u0131m sanat felsefesi ve sanat ele\u015ftirisi alanlar\u0131nda derinle\u015fen bir sanat d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm yanlar\u0131n\u0131 ortaya koymaya gayret edece\u011fim. Sanat s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc bir kavram olarak neye ili\u015fiyorsa, C\u00f6mert de ona ili\u015fmi\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor asl\u0131nda. Bu, iki doktora ve bir do\u00e7entlik tezi haz\u0131rlam\u0131\u015f bir bilim adam\u0131 i\u00e7in meraktan da \u00f6te bir \u015feye i\u015faret eder ki, o da \u201cderinle\u015fme\u201d \u201cfilozofi yapma\u201d boyutlar\u0131na iyice ili\u015fmedir. Sanat\u0131n neredeyse hemen her t\u00fcrl\u00fc alan\u0131yla filozofi yapar o. Bunu yaparken de bilgisi, hay\u00e2lleri ve ele\u015ftirel yan\u0131ndan \u00f6d\u00fcn vermeme kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131 i\u00e7indedir. Bedrettin C\u00f6mert\u2019in yukar\u0131da sayabildi\u011fim \u00f6zelliklerine ve niteliklerine uyan ve tekrar tekrar okunmas\u0131 gereken yaz\u0131lar\u0131n\u0131n baz\u0131lar\u0131ndan al\u0131nt\u0131larda bulunarak, baz\u0131lar\u0131n\u0131, \u00f6zellikle de s\u00fcresiz bir yay\u0131nda hi\u00e7 yay\u0131nlanmam\u0131\u015f olanlar\u0131n\u0131 da ilk defa bu kitapla vererek, bir \u00e7al\u0131\u015fma ger\u00e7ekle\u015ftirece\u011fim. K\u0131saca bir sanat d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc olarak C\u00f6mert\u2019i bize b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 belgeler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, yeniden ve yeniden de\u011ferlendirmi\u015f olacak, b\u00f6ylece sesini daha \u00f6nce ba\u015fka yolda\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 gibi ben de g\u00fcr bir \u015fekilde duyurmaya devam edece\u011fim. Bu durumda en ba\u015fta, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n s\u00fcreli yay\u0131nlar kapsam\u0131nda olanlar\u0131na y\u00f6neldi\u011fimi belirtmeliyim. Kitaplar\u0131n\u0131n son y\u0131llarda bask\u0131lar\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiren De-Ki Yay\u0131nlar\u0131 sayesinde, C\u00f6mert\u2019in bulunamayan kitaplar\u0131 da art\u0131k bulunabiliyor ve dolay\u0131s\u0131yla o zenginlikler tad\u0131lmaya bundan sonra da devam edecek. S\u00fcresiz yay\u0131n ba\u011flam\u0131nda yirmi ile otuz aras\u0131nda C\u00f6mert yaz\u0131s\u0131na ili\u015fece\u011fimi \u015fimdiden s\u00f6yleyebilirim. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 yaparken, onun derin bilgi, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve hisler ta\u015f\u0131yan vurgular\u0131n\u0131 tekrar ortaya \u00e7\u0131kararak, bunlarla ba\u011f kuran baz\u0131 metinler kaleme alaca\u011f\u0131m. Ba\u015fka yazarlar\u0131n C\u00f6mert ile ilgili kaleme ald\u0131klar\u0131na yer vermeyece\u011fim ne yaz\u0131k ki, \u00e7\u00fcnk\u00fc o bir ba\u015fka \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n konusu diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Bu kitap, d\u00fc\u015f\u00fcnce tarihimize bir sanat d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn\u00fcn, bir ba\u015fka sanat d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn\u00fc bir kitapta misafir etmesi, onunla diyaloglara girmesi ve sonu\u00e7ta, salt sanat filozofisini zenginle\u015ftirme istenci olarak da yorumlanabilir.\u201d<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/sanat-tarihi-filozofisi.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-medium wp-image-120347\" title=\"Sanat Tarihi Filozofisi\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/sanat-tarihi-filozofisi-280x191.jpg\" alt=\"\" width=\"280\" height=\"191\" srcset=\"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/sanat-tarihi-filozofisi-280x191.jpg 280w, https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/sanat-tarihi-filozofisi.jpg 485w\" sizes=\"auto, (max-width: 280px) 100vw, 280px\" \/><\/a>On\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc kitap, <strong>\u201cSanat Tarihi Filozofisi\u201d<\/strong> ismini ta\u015f\u0131yor. \u00d6ns\u00f6z\u00fcnde \u015funlar\u0131 dile getirmi\u015fim: \u201cHegel bize diyordu ki, sanatlar, elbette ki Hegel\u2019in kendi felsefesinin gereksinimleri bak\u0131m\u0131ndan geli\u015fimsel bir s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde ele al\u0131nmal\u0131. Hegel bunu \u00fc\u00e7 etapta yap\u0131yordu. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta sanatlar, topografik sanatlar ilkel d\u00f6nemlerde, M\u0131s\u0131r\u2019da piramitler ve heykel, mimari ve heykel, bask\u0131n sanatlar olarak dikkati \u00e7ekiyor. Bu resim yok manas\u0131na gelmiyor ama temel sanatlar olarak, \u00f6nc\u00fc sanatlar olarak erken d\u00f6nem antik\u00e7a\u011f sanat\u0131n\u0131n esas olarak \u00fc\u00e7 boyutlu olarak i\u015fleyen bir sisteme sahip oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyor. Orta\u00e7a\u011f ve R\u00f6nesans\u2019ta ise ikinci bir etap, resim \u00e7\u0131k\u0131yor tabii, iki boyutlu. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc etapta ise romantizm, yani Hegel\u2019in \u00e7a\u011f\u0131, Hegel bize diyecekti ki sanat tarihi tamamland\u0131 art\u0131k. Romantizmin \u00f6nc\u00fc sanatlar\u0131, \u00f6ncelikle m\u00fczik ama daha sonra en y\u00fcksek sanat olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc Hegel\u2019in, sanat tarihinin en y\u00fcksek etab\u0131 olarak tamamlanmas\u0131 olarak, yetkinle\u015fmesi olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015fiir, poetik yani. Bunu Hegel biraz da e\u015fi dostu \u015fair oldu\u011fu i\u00e7in s\u00f6ylemi\u015f olabilir. Sanat tarihi tamamland\u0131 diyor ama b\u00fct\u00fcn bu sanat tarihi boyunca bu \u00fc\u00e7 boyutluluktan tek boyutlulu\u011fa, oradan da hi\u00e7 boyutlulu\u011fa, yani boyutsuzlu\u011fa ge\u00e7i\u015fin bir mant\u0131\u011f\u0131; ne olabilir bu mant\u0131k? Hegel felsefesi uyar\u0131nca bilince daha fazla y\u00fckleniliyor. Yani iki boyutlu sanatlar bilincin en alt seviyesini harekete ge\u00e7iriyorlar. Sembolizme \u00e7ok ba\u011fl\u0131lar, dinden ayr\u0131lmam\u0131\u015flar. Teknik i\u015flevselli\u011fe \u00e7ok ba\u011fl\u0131lar. Teknik i\u015flevsellik dedi\u011fim mimari, i\u00e7ine girip oturdu\u011fumuz ev, bina yani sonu\u00e7ta. \u0130kinci etapta bir soyutlama yap\u0131lmas\u0131 gerekiyor resme ge\u00e7mek i\u00e7in, iki boyuttan tahayy\u00fcl etmek i\u00e7in. Bu, bilincin bir \u00fcst seviyesi Hegel\u2019e g\u00f6re. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc etap ise salt bilince ya da mutlak bilince, Hegel\u2019in deyi\u015fiyle \u00f6zel bir bi\u00e7imde, genel olarak de\u011fil, hitap eden sanatlar. M\u00fczik ama daha \u00e7ok, daha \u00f6nemlisi \u015fiir. Sadece dil i\u00e7erisinde var dikkat ederseniz ve zaman i\u00e7erisinde var, yani b\u00fct\u00fcn zamansal s\u00fcre\u00e7. Bu bir logos felsefesi yani s\u00f6z felsefesi Hegel\u2019in biliyorsunuz. \u00d6zel dedim \u00e7\u00fcnk\u00fc Hegel\u2019in terimi, sanat yap\u0131t\u0131, sanat yap\u0131tlar\u0131 her zaman tek tek g\u00f6vdelerdir diyelim. Genel olan ise felsefedir. Felsefe geneli kavramaya y\u00f6neliktir sadece \u00f6zeli de\u011fil. \u015eimdi bunu niye anlatt\u0131m? Hegel son derslerinden birinde \u015f\u00f6yle demi\u015f, \u201csanat tarihi kapand\u0131 art\u0131k, esteti\u011fin \u00e7a\u011f\u0131 ba\u015fl\u0131yor\u201d. Estetikten elbette ne anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmiyoruz. Hegel\u2019e g\u00f6re her \u015fey tarihin sonu gibi i\u015fler sonra ne ba\u015flayaca\u011f\u0131 mu\u011flakt\u0131r, ne olup ne bitece\u011fi. Tarih felsefesi \u00f6yle bir bilin\u00e7 felsefesi, Prusya devleti s\u00f6z gelimi tarihin tamamlan\u0131\u015f\u0131d\u0131r, idenin ger\u00e7ekle\u015fmesidir. Yani fikrin kendini d\u00fcnyada realize etmi\u015f, tamamlanm\u0131\u015f oldu\u011fu halidir gibi \u015feyler anlat\u0131r. \u0130lgin\u00e7 olansa Hegel\u2019in \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc y\u0131llarda foto\u011fraf, yani teknik imaj ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor ve sanat\u0131n tarihi s\u00fcr\u00fcyor bir nevi. Burada Ulus Baker\u2019den bir al\u0131nt\u0131ya yer verdim. Bu al\u0131nt\u0131ya yer vermemin nedeni a\u015fa\u011f\u0131da kaleme ald\u0131\u011f\u0131m metinleri sunuyor nitelikte olmas\u0131d\u0131r. Evet ger\u00e7ekten Hegel\u2019in \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc zamanda sanatta temsili imajdan teknik imaja ge\u00e7iliyordu. Bu \u00f6nemli bir ge\u00e7i\u015fti, ayn\u0131 zamanda sanattaki \u00f6nemli bir de\u011fi\u015fim ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme de i\u015faret etmekteydi.\u201d<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/kandirilan-sanat.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-medium wp-image-120348\" title=\"Kand\u0131r\u0131lan Sanat\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/kandirilan-sanat-280x196.jpg\" alt=\"\" width=\"280\" height=\"196\" srcset=\"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/kandirilan-sanat-280x196.jpg 280w, https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/kandirilan-sanat.jpg 472w\" sizes=\"auto, (max-width: 280px) 100vw, 280px\" \/><\/a>Ond\u00f6rd\u00fcnc\u00fc kitap, <strong>\u201cKand\u0131r\u0131lan Sanat\u201d<\/strong> ismiyle yay\u0131mland\u0131. \u201cOrtada kand\u0131r\u0131lan sanat diye bir durum varsa, ya da b\u00f6yle bir \u015feye inan\u0131l\u0131yorsa o zaman ortada yalan vard\u0131r. \u00d6zellikle sanat, felsefe ve yalan ili\u015fkisi ba\u011flam\u0131nda Ulus Baker \u015funlar\u0131 dile getiriyor : Ona g\u00f6re yalanlar kabaca \u00fc\u00e7 ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda ele al\u0131n\u0131yorlar. Birincisi do\u011frudan do\u011fruya \u201colgu\u201dlar\u0131n \u00e7arp\u0131t\u0131lmas\u0131, tarihin hileyle yanl\u0131\u015f y\u00f6ne sevk edili\u015fi ya da hi\u00e7 olamayan \u015feylerin g\u00f6sterili\u015fi t\u00fcr\u00fcnden \u201cger\u00e7ek yalanlar\u201d. \u0130kincisi bir zamanlar \u201cger\u00e7ek yalanlar\u201d \u00fczerine kurulmu\u015f, ama art\u0131k kurumsalla\u015fm\u0131\u015f ve kan\u0131ksanm\u0131\u015f \u201cger\u00e7eklik\u201d t\u00fcrlerinin, ya bilin\u00e7li ya da bilin\u00e7siz (isterseniz bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 deyin) yollardan yeniden-\u00fcretilmesini, me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan \u201cderin yalanlar\u201d. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc imgelerin manip\u00fclasyonu, duygular\u0131n birbirlerine yan\u0131lt\u0131c\u0131 eklemleni\u015fi ve sanr\u0131lar\u0131n, r\u00fcyalar\u0131n vecd halinde ba\u015f\u0131m\u0131zdan a\u015fa\u011f\u0131ya boca edili\u015fi gibi yollarla i\u00e7imize sindirilen \u201c\u015fiirsel\u201d ya da \u201cestetik\u201d yalanlar. \u00d6yleyse, bu kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc bir yalan kombinasyonu kar\u015f\u0131s\u0131nda, ciddi bir yalan makinesini, bunlar\u0131 ortaya \u00e7\u0131karacak bir y\u00f6ntemi geli\u015ftirmek zorunday\u0131z hemen. Birinci t\u00fcrden olan \u201cger\u00e7ek yalanlar\u201d\u0131n ortaya \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131\u015f\u0131, ilk bak\u0131\u015fta kolayd\u0131r: Tarihsel hakik\u00e2tlere bakar, yalan taraf\u0131ndan \u201cvuku buldu\u011fu\u201d iddia edilen \u015feylerin olgularla hi\u00e7 bir ilgisinin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, olgular\u0131n yalanlar\u0131n bu t\u00fcr\u00fc taraf\u0131ndan i\u011ffal edildiklerini, \u00e7arp\u0131t\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serebilirsiniz. Spinoza bu t\u00fcr yalanlara idea ficta (uydurma fikirler) ad\u0131n\u0131 veriyordu. Bu t\u00fcrden yalanlar ya da uydurmalar, k\u00f6t\u00fc niyetle ya da budalal\u0131kla, tembellikle s\u00f6ylenmi\u015f olabilirler. Toplumdaki konumunu korumak, bir tehlikeden s\u0131y\u0131rmak, ba\u015fkalar\u0131n\u0131 s\u00f6m\u00fcrmek, kendine ba\u011flamak, durumunu olmad\u0131\u011f\u0131 gibi g\u00f6stermek gibisinden \u201csaf\u201d nedenlerle s\u00f6ylenebilirler&#8230; Spinoza bize, as\u0131rlar \u00f6ncesi, bu yalanlara kar\u015f\u0131 bir g\u00fcvence veriyordu: Veritas index sui et falsi (Do\u011fru, kendinin ve yanl\u0131\u015f\u0131n g\u00f6stergesidir). Ger\u00e7ek yalan\u0131n yap\u0131s\u0131, her bak\u0131mdan a\u015fik\u00e2rd\u0131r ve g\u00fcndelik dilde kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z anlam\u0131 neyse odur: Yalan\u0131n ard\u0131ndaki ger\u00e7e\u011fi ortaya \u00e7\u0131karmak m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu i\u00e7in, yalana kananlar ve bunu s\u00fcrd\u00fcrenler, a\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131, budala ve enayidirler. Yalan\u0131 s\u00f6yleyenler ise, bu konuda bilin\u00e7lilerse \u201ck\u00f6t\u00fc niyetli\u201d yalanc\u0131lard\u0131r. Arka plandaki motifler hep \u00e7\u0131kar ili\u015fkilerine ve ku\u015fku dolu ba\u011flamlara g\u00f6t\u00fcr\u00fcrler. Masum ve aklanabilir, kabul edilebilir t\u00fcrleri, en basitinden, s\u00f6z gelimi bir evlilik ili\u015fkisini bile bozmayabilir. Taraflar, yalanlar\u0131n k\u0131smen, yani \u201cbir yere kadar\u201d kabul edilebilirli\u011fi \u00fczerine, s\u00f6ylenmemi\u015f, gizli bir anla\u015fmaya varm\u0131\u015flard\u0131r sanki. \u201cGer\u00e7ek yalan\u201d\u0131n k\u00f6t\u00fc ve \u00e7\u0131karc\u0131, s\u00f6m\u00fcrgen t\u00fcrleri ise, \u201cger\u00e7eklerin bir g\u00fcn ortaya \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131\u201d, Tarih\u2019in affetmeyece\u011fi gibisinden bir varsay\u0131mla bir t\u00fcr Umut \u0130lkesi\u2019nin g\u00fcvencesiyle kar\u015f\u0131lan\u0131r. Her durumda, bu t\u00fcr yalanlar, insanlar\u0131n ussal faaliyetini ve \u00e7abas\u0131n\u0131 engellemezler, aksine g\u00fc\u00e7lendirip kam\u00e7\u0131larlar. Sanat\u00e7\u0131, birinci ve ikinci t\u00fcrden yalanlar\u0131n\u0131n da sorumlulu\u011funu \u00fczerine alan, onlar\u0131 a\u00e7\u0131k eden ve kavrayan, s\u00fcrekli olarak d\u00fcrten ve rahats\u0131zl\u0131k veren \u00f6zel bir insan t\u00fcr\u00fcd\u00fcr.\u201d<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/armmuseum.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-medium wp-image-120349\" title=\"Armmuseum\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/armmuseum-280x191.jpg\" alt=\"\" width=\"280\" height=\"191\" srcset=\"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/armmuseum-280x191.jpg 280w, https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/armmuseum.jpg 483w\" sizes=\"auto, (max-width: 280px) 100vw, 280px\" \/><\/a>Onbe\u015finci kitap,<strong> \u201cArmmuseum\u201d<\/strong> ismiyle bir d\u00f6vme projesi \u00fczerine. \u201cBu projede (2008-09), ele\u015ftirmenin, bir k\u00fcrat\u00f6r bilinci ile hareket ederek ve sanat\u0131n olanaklar\u0131ndan yararlanarak konunun \u00fcst\u00fcne gitti\u011fi vurgulanabilir. Bu vurgunun, sadece T\u00fcrkiye\u2019de de\u011fil, d\u00fcnyada da pek \u00f6nerilmemi\u015f bir \u015fey olmas\u0131 gerekir ki, i\u015f do\u011fal ve orijinal olana ula\u015fabilsin. B\u00f6yle bir d\u00fc\u015f\u00fcnceden hareketle, \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde sanat\u00e7\u0131lar \u00fczerinden giderek, bu sanat\u00e7\u0131lar\u0131n plastik yeniliklerini \u00f6ne \u00e7\u0131karan yap\u0131tlar\u0131ndan birini veya bir detay\u0131n\u0131 alarak, \u201cKol M\u00fczesi\u201dni ger\u00e7ekle\u015ftirdik. Bu m\u00fcze, \u00f6ncelikle her \u015feyiyle dinamik olmal\u0131d\u0131r. Gezici bir m\u00fcze mant\u0131\u011f\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde, konuyla ilgilenen herkese yirmi d\u00f6rt saat hizmet verebilmeli, \u015fehirli-k\u00f6yl\u00fc, bilgili-bilgisiz, ulusal-uluslararas\u0131, dil bilen-bilmeyen vb. ayr\u0131mlar\u0131na girmeden sadece i\u015fini yapmal\u0131d\u0131r. Bu m\u00fcze, d\u00f6rt duvar\u0131 ve \u00e7at\u0131s\u0131 olan bir mek\u00e2na de\u011fil, insan bedeninin bir par\u00e7as\u0131 olan \u201ckol\u201da kuruldu. M\u00fczede yer alan sanat\u00e7\u0131lar\u0131n yap\u0131tlar\u0131, bir felsefi d\u00fc\u015f\u00fcnmeyle tespit edildi (\u00d6zkan Ero\u011flu) ve bir d\u00f6vme sanat\u00e7\u0131s\u0131 (Sonat G\u00f6kdel) arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, kol\u2019a konumland\u0131r\u0131ld\u0131. Yap\u0131tlar\u0131n konumland\u0131\u011f\u0131 \u2018ki\u015fi bedeni\u2019 yok olana dek, m\u00fcze hizmet verecektir. Kol M\u00fczesi\u2019nin ya\u015famas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak bir ba\u015fka malzeme ise, projenin kitab\u0131 olacakt\u0131r. B\u00f6yle bir proje-\u00f6nerme, d\u00fcnyada bulunan ileri seviyedeki m\u00fczeleri kurduklar\u0131 d\u00fczen itibariyle de ele\u015ftirmektedir. D\u00fcnyadaki b\u00fcy\u00fck m\u00fczelerde, \u00fcst seviyede bir biriktirmeden ziyade, Jean Baudrillard\u2019\u0131n dedi\u011fi gibi sadece hemen her \u015fey t\u00fcm g\u00fcc\u00fcn\u00fc \u201c\u015faka\u201d ve \u201cg\u00f6steri\u015f\u201dten almaktad\u0131r. \u015eu an\u2019a kadar yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z ara\u015ft\u0131rmalar d\u00fcnyada, kurdu\u011fumuz \u201cKol M\u00fczesi\u201d gibi bir m\u00fczenin var olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r. Bu da ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z meselenin, \u201cbiricik\u201d bir de\u011fere sahip oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. \u201cKol M\u00fczesi\u201d ger\u00e7ekli\u011fi, tabii ki bir sergileme y\u00f6ntemi ile ele al\u0131nd\u0131. Bu sergilemeye, Orta\u00e7a\u011f resminin \u00fcst\u00fcne yerinde bir soluk getiren Giotto\u2019nun, \u201cAlt\u0131n Kap\u0131da Bulu\u015fma\u201d isimli kompozisyonundan bir detayla- \u201cAnna ve Joachim \u00d6p\u00fc\u015fmesi\u201d- ba\u015flad\u0131k. Sa\u011f\u0131na ve soluna, R\u00f6nesans\u2019\u0131n Venedik Ekol\u00fc\u2019nden gen\u00e7 ya\u015fta \u00f6lm\u00fc\u015f olan Giorgione\u2019nin \u201cVen\u00fcs\u201d\u00fc, Flaman Ekol\u00fc\u2019nden Bruegel\u2019in bir detay olarak \u201cOdun Adam\u0131\u201d, Alman Ekol\u00fc\u2019nden D\u00fcrer\u2019in \u201cTav\u015fan\u201d\u0131n\u0131 yerle\u015ftirdik. Sonra, Y\u00fcksek R\u00f6nesans sanat\u0131n\u0131n zirvesi olan Michelangelo\u2019nun \u201cDavud\u201dunun y\u00fcz\u00fcne yer vererek, hemen arkas\u0131ndan Yunan k\u00f6kenli \u0130spanyol sanat\u00e7\u0131 El Greco\u2019nun \u201cLakoon ve O\u011fullar\u0131n\u0131n Y\u0131lanlarla M\u00fccadelesi\u201dnden, y\u0131lanla m\u00fccadele veren bir o\u011fluna odaklan\u0131yoruz. B\u00f6ylece m\u00fczenin R\u00f6nesans b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc sona erdiriyoruz. Hemen altta Barok sanat\u0131n her \u015feyi sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z Caravaggio\u2019nun \u201cMedusa\u201ds\u0131na dikkat \u00e7ekerek, buradan Goya\u2019n\u0131n \u201cSardine\u2019nin G\u00f6m\u00fcl\u00fc\u015f\u00fc\u201dndeki flamaya y\u00f6neliyoruz. Sonra Turner\u2019\u0131n \u201cSiste Tren\u201d manzaras\u0131na giderek, buradan Monet\u2019nin \u201cRouen Katedrali\u201d serisine vurgu yap\u0131yor, C\u00e9zanne\u2019\u0131n \u201cProvence Yolu\u201dnu ele al\u0131yor, sonra K\u00fcbizm\u2019in ger\u00e7ek babas\u0131 Braque\u2019\u0131n \u201c\u00c7\u0131plak\u201d\u0131na, arkas\u0131ndan Malevich\u2019in \u201cBeyaz \u00dczerine Siyah Karesi\u201dne ve en sonunda Duchamp\u2019\u0131n \u201cBisiklet Tekerle\u011fi\u201dne yer veriyoruz. \u201cKol M\u00fczesi\u201d, d\u00f6vme sanat\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, bedenin sol kol uzvunun tamam\u0131 \u00fczerine konumland\u0131r\u0131ld\u0131. Olu\u015fan bu m\u00fczeyle, iki ki\u015finin \u2013sanat d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc ve d\u00f6vme sanat\u00e7\u0131s\u0131- sanat tarihini hem ara\u00e7, hem de ama\u00e7 k\u0131larak, sanat yap\u0131t\u0131 ortaya koyduklar\u0131n\u0131 iddia edilebilecekleri gibi, tam tersi sanat\u0131 hem ara\u00e7, hem de ama\u00e7 k\u0131larak ortaya bir m\u00fcze \u00e7\u0131kard\u0131klar\u0131n\u0131 da s\u00f6yleyebilirler ki, i\u015fte bizim s\u00f6z\u00fcm\u00fcz tam bu y\u00f6ndedir. Bu m\u00fczede yer alan sanat\u00e7\u0131lar\u0131n hangi m\u00fczelerde bir arada, de\u011fi\u015fikte olsa, birbirinden kopuk salonlarda sergilendiklerine dair bir ara\u015ft\u0131rmaya giri\u015fmedim. Giri\u015fip, diyelim tespit etti\u011fim m\u00fczeler olsa bile, bu sanat\u00e7\u0131lar\u0131n bizim \u00f6nerdi\u011fimiz \u015fekliyle, yap\u0131tlar\u0131n\u0131 bir m\u00fczede yan yana g\u00f6rmemizin olana\u011f\u0131 yoktur. Ayr\u0131ca s\u00f6z konusu sanat\u00e7\u0131lar\u0131n ilgili ve \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 gereken yap\u0131tlar\u0131 diyelim bir aradad\u0131r, bu kez de m\u00fczelerin s\u0131n\u0131fland\u0131rmac\u0131 e\u011filimleri buna izin vermez. Her \u015fartta, bizim \u00f6nerimiz en yal\u0131n haliyle i\u00e7inde \u015f\u00fcphe bar\u0131nd\u0131rmayan tutarl\u0131 bir anlam dizgesi ortaya koymaktad\u0131r. Sonu\u00e7 olarak \u201cKol M\u00fczesi\u201dnin olu\u015fumunu sa\u011flayan en temel tezimiz, \u201cA Noktas\u0131: Giotto, B Noktas\u0131: Duchamp, C Noktas\u0131:?\u201ddir ki, bu da \u201cKol M\u00fczesi\u201dnin kurulu\u015f felsefesinin \u00f6z\u00fc demektir.\u201d<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/hofmann-atolyesi-ve-turk-resmi.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-medium wp-image-120350\" title=\"Hofmann At\u00f6lyesi ve T\u00fcrk Resmi\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/hofmann-atolyesi-ve-turk-resmi-280x187.jpg\" alt=\"\" width=\"280\" height=\"187\" srcset=\"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/hofmann-atolyesi-ve-turk-resmi-280x187.jpg 280w, https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/10\/hofmann-atolyesi-ve-turk-resmi.jpg 494w\" sizes=\"auto, (max-width: 280px) 100vw, 280px\" \/><\/a>Onalt\u0131nc\u0131 kitap, <strong>\u201cHofmann At\u00f6lyesi ve T\u00fcrk Resmi\u201d<\/strong> ismini ta\u015f\u0131yor. \u201cT\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin kurulmas\u0131yla birlikte sanat alan\u0131nda da yeni bir s\u00fcre\u00e7 ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu d\u00f6nemde resim sanat\u0131 alan\u0131nda Avrupa\u2019ya bilgi ve g\u00f6rg\u00fclerini artt\u0131rmak \u00fczere giden ressamlar, genellikle Fransa\u2019y\u0131 ya da Almanya\u2019y\u0131 tercih etmi\u015flerdir. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada Almanya\u2019da d\u00f6nemin \u00fcnl\u00fc hocas\u0131 Hans Hofmann\u2019la \u00e7al\u0131\u015fan ressamlar\u0131m\u0131z\u0131n bu deneyimleri, T\u00fcrk resim sanat\u0131na getirdikleri katk\u0131lar ele al\u0131n\u0131p, incelenmi\u015ftir. Bu sanat\u00e7\u0131lar Ali \u00c7elebi, Zeki Kocamemi, Mahmut C\u00fbda ve Cemal Tollu\u2019dur. \u00c7al\u0131\u015fma boyunca sanat\u00e7\u0131lar\u0131n gerek bireysel, gerek ba\u011fl\u0131 bulunduklar\u0131 sanat\u00e7\u0131 gruplar\u0131 yoluyla nas\u0131l yeni bir dil, yeni bir bi\u00e7em, yeni bir teknik geli\u015ftirme \u00e7abalar\u0131 i\u00e7inde olduklar\u0131, g\u00f6r\u00fcnen d\u0131\u015f d\u00fcnyay\u0131 yeniden bir imgeye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme a\u015famas\u0131nda ortaya att\u0131klar\u0131 yeni g\u00f6r\u00fc\u015fler ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Ayr\u0131ca sanatta yeni bir yap\u0131lanma s\u00fcrecinin ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 Cumhuriyet d\u00f6nemi ile birlikte Almanya\u2019ya giden ve d\u00f6nemin etkin hocas\u0131 Hofmann\u2019la \u00e7al\u0131\u015fan d\u00f6rt T\u00fcrk ressam\u0131n\u0131n T\u00fcrk resim sanat\u0131ndaki \u00f6nemi, d\u00f6nemin sosyal, k\u00fclt\u00fcrel, d\u00fc\u015f\u00fcnsel, sanatsal vd. alanlar\u0131 g\u00f6zetilerek de\u011ferlendirilmi\u015ftir. Bu \u00e7al\u0131\u015fma, ilk defa 1994-1997 aras\u0131nda bir doktora tezi olarak yaz\u0131lm\u0131\u015f; ancak sonuca vard\u0131r\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131. Tam burada tarihe bir kay\u0131t d\u00fc\u015fmek ad\u0131na; akademik anlamda o zamanlar, \u015fimdi emekli olan \u00f6\u011fretim \u00fcyeleri Nurhan Atasoy ve G\u00fcl \u0130repo\u011flu\u2019nun, adeta birbirleri aras\u0131nda, ancak baz\u0131 ilkel toplumlarda olabilecek, dan\u0131\u015fmanl\u0131\u011f\u0131m\u0131 birinin al\u0131p di\u011ferinin b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 bir s\u00fcrece muhatap kalm\u0131\u015ft\u0131m. Bitmi\u015f ve savunma a\u015famas\u0131na gelmi\u015f bir tezi y\u00f6netmekten ka\u00e7\u0131nan baz\u0131 \u00f6\u011fretim \u00fcyelerinin de deste\u011fiyle, maalesef \u00e7al\u0131\u015fmam tam onbir y\u0131l kaybetti. Bu arada 1997\u2019de her t\u00fcrl\u00fc olumsuzlu\u011fa ra\u011fmen gene de \u0131srarla tezin j\u00fcrisini kurdurtmu\u015f, savunmaya dan\u0131\u015fmans\u0131z girme y\u00fcreklili\u011fini g\u00f6stermi\u015ftim. Tabii beklenen oldu ve tez oy \u00e7oklu\u011fuyla ba\u015far\u0131s\u0131z bulundu. Fakat yetersiz bulunan bu tezin bir kopyas\u0131 elinde olan ve olumsuz oy kullanmas\u0131na ra\u011fmen, bug\u00fcn gene emekli bir \u00f6\u011fretim \u00fcyesi Semra Germaner ise, haz\u0131rlatt\u0131\u011f\u0131 Zeki Kocamemi konulu Y\u00fcksek Lisans tezinde bir etik yoksunluk \u00f6rne\u011fi g\u00f6stererek, ba\u015far\u0131s\u0131z buldu\u011fu tezi kulland\u0131rtmaktan, ya da kullan\u0131lmas\u0131na izin vermekten ka\u00e7\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131r. Aradan ge\u00e7en on y\u0131l\u0131 a\u015fk\u0131n bir s\u00fcre sonra 2008\u2019deki \u00f6\u011frenci aff\u0131yla \u00e7al\u0131\u015fmaya yeniden ba\u015flanm\u0131\u015f ve tez konusunun T\u00fcrk resim sanat\u0131 tarihi\u2019nde halen doldurulmam\u0131\u015f bir bo\u015fluk olarak kald\u0131\u011f\u0131n\u0131; mutlaka yenilenerek devam edip tamamlanmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yleyerek g\u00fc\u00e7l\u00fc bir motivasyon sa\u011flayan ve \u00e7al\u0131\u015fmaya ba\u015ftan sona deste\u011fini vererek, her t\u00fcrl\u00fc yard\u0131m ve fedak\u00e2rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 t\u00fcm enerjisiyle hi\u00e7 esirgemeden yans\u0131tan tez dan\u0131\u015fman\u0131m Do\u00e7. Dr. Ahmet Kamil G\u00f6ren\u2019e \u00e7ok m\u00fcte\u015fekkir oldu\u011fumu belirtmeliyim. Yan\u0131s\u0131ra Prof. Dr. U\u015fun T\u00fckel, Prof. Dr. Engin Aky\u00fcrek, Prof. Dr. Z\u00fchre \u0130ndirka\u015f ve Yrd. Do\u00e7. Dr. Abdullah Sinan G\u00fcler\u2019e de minnettarl\u0131\u011f\u0131m\u0131 belirtmek isterim. Ayr\u0131ca e\u015fim Oya\u2019ya sevgilerimi, rahmetli annem ve babama da sonsuz \u00f6zlemlerimi yolluyorum&#8230;\u201d<\/p>\n<p>\u0130\u015fte s\u00f6z konusu yay\u0131nlanan di\u011fer on kitab\u0131m ile a\u00e7\u0131klamalar b\u00f6yle. Bu kitaplara, sanat ve filozofi kitaplar\u0131na gereken \u00f6zeni g\u00f6stermeyen da\u011f\u0131t\u0131m firmalar\u0131na g\u00fcvenmedi\u011fim i\u00e7in www.ozkaneroglu.com ve toplu al\u0131mlar i\u00e7in 0536 558 03 02 No\u2019lu telefondan sat\u0131n alabilirsiniz.<\/p>\n<p><strong>Priv.-Doz.Dr. \u00d6zkan Ero\u011flu<\/strong><br \/>\n<strong> Habilitation in Philosophie der Kunst<\/strong><\/p>\n<!-- Error, Advert is not available at this time due to schedule\/geolocation restrictions! -->\n<!-- Error, Advert is not available at this time due to schedule\/geolocation restrictions! -->\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130nsan i\u00e7in en zor olan\u0131 kendi i\u00e7in bir \u015feyler kaleme almas\u0131ym\u0131\u015f derler, fakat ya\u015fam\u0131m boyunca \u00f6yle kolay kolay kimseden medet ummay\u0131 sevmedi\u011fim ve m\u00fcdanas\u0131z ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in, bug\u00fcn kendimi de\u011fil, ama yeni yay\u0131nlanan kitaplar\u0131m hakk\u0131nda okuru bilgilendirmek a\u00e7\u0131s\u0131ndan baz\u0131 a\u00e7\u0131klamalar yapmak istiyorum. \u00d6ke Yay\u0131nlar\u0131 ile beraber bir yola \u00e7\u0131kt\u0131k. Onlar, ben ne yazarsam basmaya karar verdi. &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":9192214,"featured_media":115601,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[6221,6670],"tags":[86847,113402,113398,66802,113404,196075],"class_list":["post-120337","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-kultur","category-sanat","tag-bedrettin-comert","tag-dada","tag-derin-hislenme-kavramina-giris","tag-jean-baudrillard","tag-kandirilan-sanat","tag-ozkan-eroglu"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/120337","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/9192214"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=120337"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/120337\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/115601"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=120337"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=120337"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=120337"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}