{"id":129256,"date":"2013-02-05T14:03:07","date_gmt":"2013-02-05T12:03:07","guid":{"rendered":"http:\/\/www.nationalturk.com\/?p=129256"},"modified":"2019-03-28T10:41:11","modified_gmt":"2019-03-28T07:41:11","slug":"sanati-anlamak-129256","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/sanati-anlamak-129256\/","title":{"rendered":"Sanat\u0131 Anlamak"},"content":{"rendered":"<h1><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/08\/ozkan-eroglu-altsayfa-280x202.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-full wp-image-115601\" alt=\"\u00d6zkan Ero\u011flu\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2012\/08\/ozkan-eroglu-altsayfa-280x202.jpg\" width=\"280\" height=\"202\" title=\"\"><\/a>NationalTurk yorumcusu, akademisyen \u00d6zkan Ero\u011flu\u2019nun \u2018Sanat\u0131 Anlamak\u2019 ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131s\u0131;<\/h1>\n<h2>SANATI ANLAMAK<\/h2>\n<p>Sanat\u0131n Entelekt\u00fcel Evrimi<\/p>\n<p>Ne kadar kolay, bir o kadar da zor bir ba\u015fl\u0131k. Fakat her\u015fey \u201csanat\u201d ve \u201canlamak\u201d\u0131n tan\u0131mlad\u0131klar\u0131na bak\u0131\u015f\u0131n\u0131zla ilgili. Meseleye kolayc\u0131 m\u0131, yoksa kar\u015f\u0131t\u0131 bir i\u00e7sellikle mi yakla\u015f\u0131yorsunuz; bu \u00f6nemli. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00f6z konusu yakla\u015f\u0131m se\u00e7iminin, meseleyi do\u011frudan etkiledi\u011fini hemen belirtmeliyim.<\/p>\n<p>Tam olarak \u201csanat\u0131n entelekt\u00fcel boyutu\u201dnu de\u011ferlendiren bir yaz\u0131 kaleme almak istiyorum. O nedenle yaz\u0131m\u0131n ba\u015fl\u0131\u011f\u0131nda kulland\u0131\u011f\u0131m \u201canlamak\u201d\u0131, ne anlamda kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131 dile getirerek meseleye yava\u015f yava\u015f gireyim. Entelekt\u00fcel kelimesinin k\u00f6keni Latince \u201cintellectus\u201dtan gelir ve \u201canlamak\u201d demektir. \u201cAnlamak\u201d, \u201csanat\u201dla yan yana geldi\u011finde, bu yaz\u0131n\u0131n ana ekseninde ele alaca\u011f\u0131m \u201csanat\u0131n entelekt\u00fcel boyutu\u201d konusunu da \u00e7ok iyi tarif etmekte.<\/p>\n<p>Zaman i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131m \u015funu g\u00f6sterdi: Sanat ve \u00f6zellikle yarat\u0131c\u0131 sanat\u0131 anlamak i\u00e7in ba\u015fka bir boyut gerekiyor ve bu boyuta ula\u015fan insan say\u0131s\u0131n\u0131n da yery\u00fcz\u00fcnde olduk\u00e7a az oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. D\u00fcnyan\u0131n en geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerinde bile az say\u0131da olan bu tip insan\u0131n, bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc d\u00fcnya \u00fclkesi olan T\u00fcrkiye\u2019de de yok denecek kadar az oldu\u011fu kanaatindeyim. Amac\u0131m bu y\u00f6nde hem d\u00fcnya, hem de T\u00fcrkiye\u2019deki durumu yarg\u0131lamaktan ziyade, \u201csanat\u0131 anlamak\u201d olgusuna ula\u015fmak isteyen insanlar\u0131n ne yapmas\u0131, dolay\u0131s\u0131yla da ne yapmamas\u0131 gerekti\u011fine dikkat \u00e7ekmeye \u00e7al\u0131\u015farak, \u00f6n a\u00e7\u0131c\u0131 bir rol \u00fcstlenmeye \u00e7al\u0131\u015fmak.<\/p>\n<p>Burada en genel haliyle ele almak istedi\u011fim konu \u201csanat\u201d oldu\u011fundan, kapsaml\u0131 bilgi, birikim gerektiren ve kimi zaman da soyut konular\u0131n devreye girdi\u011fi, derinlik i\u00e7eren bir alandan ve bu alan\u0131 anlamaktan s\u00f6z etti\u011fimi de vurgulamak isterim. Hemen belirtmeleyim ki, bug\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n geldi\u011fi noktadan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcnce, \u201csanat\u201d\u0131 anlamayan ve bu \u201canlama\u201dy\u0131 yayamayan bir toplumun, ilerlemesi i\u00e7in en ufak bir \u015fans bile bulunmamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>B\u00f6yle hassas ve \u00f6nce birey, sonra toplum ba\u011flam\u0131ndaki bir konunun, b\u00fcy\u00fck bir Bat\u0131 ve Do\u011fu k\u00fclt\u00fcr miras\u0131n\u0131 geri plan\u0131nda ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131n bilinmesi, ve her daim uygulamalara dahil edilmesi de gerekiyor. B\u00f6ylece Bat\u0131 sanat \u00f6\u011fretisinin, \u00e7o\u011fun yapt\u0131\u011f\u0131 gibi Do\u011fu\u2019yu yok sayarak veya geri plana iterek eksik kald\u0131\u011f\u0131n\u0131, dahas\u0131 bu konuda kesin olarak haks\u0131zl\u0131k etti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesini, bir kez de ben hat\u0131rlatmak isterim (Bug\u00fcn d\u00fcnyada hemen her disiplinde Bat\u0131 \u00f6\u011fretileri temel al\u0131nd\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, bu y\u00f6nde \u015f\u00fcpheli bir durum s\u00f6z konusu olup, dolay\u0131s\u0131yla edindiklerimiz y\u00f6n\u00fcnde de aksak bir durumla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fumuz d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir). \u00d6ncelikle sanat\u0131 anlarken tekelci ve tek\u00e7i (ve ayn\u0131 zamanda b\u00fct\u00fcnc\u00fcl) bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n, bu \u201canlamak\u201d meselesine tarihsel s\u00fcre\u00e7te b\u00fcy\u00fck zarar verdi\u011fini de hat\u0131rlatmal\u0131y\u0131m. Verilen bu zarar\u0131n din kaynakl\u0131 oldu\u011funu ve ba\u015fka olgularla da desteklenerek k\u00fclt\u00fcr tarihinde tek ve ikili bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n e\u015fli\u011finde, fakat ne yaz\u0131k ki tek\u00e7i(1) alg\u0131lamalarla iyice genle\u015fmi\u015f oldu\u011funu s\u00f6yleyebilirim.<\/p>\n<p>Yak\u0131n zamanda g\u00fcncel sanatla ilgili yapt\u0131\u011f\u0131m bir dizi seminer \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 olanaklarla zenginle\u015fen auram ve bunun kazan\u0131mlar\u0131 sonucunda, tarih boyunca sanat eserinde son \u015feklini bulan sanat\u0131 anlaman\u0131n tek ve ger\u00e7ek yolunun do\u011fru y\u00f6ntem ve yollarla elde edilmi\u015f \u201centelekt\u00fcellik\u201d oldu\u011funa, art\u0131k en ufak bir \u015f\u00fcphem bile yok. Sanat\u0131n ister uygulama, isterse teorik taraf\u0131nda olun, bir \u201csanat entelekt\u00fceli\u201d olamad\u0131k\u00e7a, bug\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n geldi\u011fi noktada bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131, emin olun ki k\u0131sa s\u00fcrede \u00f6\u011freneceksinizdir. \u0130\u015fte as\u0131l sorun da tam bu noktada ba\u015flamaktad\u0131r: Bunu fark eden kimseler, e\u011fer fark ettikten sonra kendilerini geli\u015ftirmiyorsa, potansiyel bir tehlike olu\u015fturmakta, hi\u00e7 anlamayanlarsa direkt tehlike olmaya devam etmektedir. \u0130\u015fin ilgin\u00e7 taraf\u0131, \u00f6zellikle T\u00fcrkiye vb. toplumlarda, bu ba\u011flamda e\u011fitim sistemi ve buna ba\u011fl\u0131 sanat e\u011fitimindeki kli\u015fe s\u00fcrecin k\u00f6r\u00fckledi\u011fi, s\u00f6z konusu tehlikeli durumun, uzun y\u0131llard\u0131r sanat ortam\u0131n\u0131 olumsuz etkiledi\u011fi de \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r, hatta bu durum ufak bir ara\u015ft\u0131rmayla \u00e7abucak anla\u015f\u0131labilir.<\/p>\n<p>Peki bu \u201csanat entelekt\u00fcelli\u011fi\u201d nas\u0131l elde edilebilir? \u00d6ncelikle bunun, verilen bir \u015fey de\u011fil, al\u0131nan bir \u015fey oldu\u011funu net bir \u015fekilde hat\u0131rlatarak konuya girmek isterim. Bu durumda, \u00f6ncelikle ne veriliyor ya da sunuluyorsa, bunlara \u015f\u00fcpheyle bakmal\u0131, al\u0131nmak istenileni ele\u015ftiri ve \u00f6zele\u015ftiri s\u00fcre\u00e7lerini birlikte i\u015fleterek almak gerekmektedir. Ancak o zaman, daha i\u015fin ba\u015f\u0131ndan, bu halle \u201csanat\u0131 anlamak\u201da, dolay\u0131s\u0131yla \u201csanat entelekt\u00fcelli\u011fi\u201dne bir y\u00f6neli\u015fte bulunulabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum.<\/p>\n<h3>\u00d6nerilen ba\u015fl\u0131klar<\/h3>\n<p>\u201cSanat\u0131 anlamak\u201d y\u00f6n\u00fcnde alg\u0131 ve bilgiye d\u00f6rt temel ba\u015fl\u0131k \u00f6neriyorum:<\/p>\n<p>1. \u201c\u0130nsan\u0131 anlamak\u201d. Bunun i\u00e7in, t\u00fcm k\u00fclt\u00fcr tarihini sistemli bir \u015fekilde kavrama gayreti i\u00e7inde olman\u0131n getirdi\u011fi zorunlu bir \u00e7al\u0131\u015fma alan\u0131 yaratmak durumu s\u00f6z konusu. Burada iyilik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fck olgular\u0131n\u0131n anla\u015f\u0131lmas\u0131 ve bunlar\u0131n insana nas\u0131l bir yans\u0131mada bulundu\u011fu ise en \u00f6nemli konular olarak beliriyor. \u0130yi insan, do\u011fal, dolay\u0131s\u0131yla ne yap\u0131yorsa, yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 t\u00fcm do\u011fall\u0131\u011f\u0131yla ele alan kimse iken, k\u00f6t\u00fc insansa tam tersi davran\u0131\u015fta bulunand\u0131r diyebiliriz; en basit ve yal\u0131n bi\u00e7imde. Bu tespiti yapabilmek i\u00e7inse, k\u00fclt\u00fcr tarihini hangi kaynaklardan okuyup, \u00f6z\u00fcmsedi\u011finiz ve bir sonuca g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz \u00f6nem kazan\u0131r. Bu y\u00f6nde de\u011ferlendirilen kaynaklar\u0131n tarafs\u0131zl\u0131\u011f\u0131, dolay\u0131s\u0131yla tek\u00e7i bir bak\u0131\u015fla ele al\u0131nmam\u0131\u015f olmas\u0131 gerekiyor, diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Her insan\u0131n kimi zaman tek\u00e7i bak\u0131\u015fa s\u00fcr\u00fcklenebilece\u011fini, fakat bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n k\u00f6lesi olmadan, bundan en k\u0131sa s\u00fcrede kurtulabilme \u00e7abas\u0131n\u0131 da g\u00f6stermesi gerekiyor. K\u00fclt\u00fcr tarihi ve dolay\u0131s\u0131yla insan\u0131n tarihi, gene insan\u0131n kand\u0131r\u0131lmas\u0131yla ba\u015fl\u0131yor. \u0130nsan\u0131n kand\u0131r\u0131lmas\u0131 temeline dayanan ve bu kand\u0131rmalar\u0131n neden oldu\u011fu tarihsel geli\u015fmeleri do\u011fru okumak da \u00e7ok \u00f6nemli.(2)<\/p>\n<p>2. \u201c\u0130nsan\u0131n \u00fcrettiklerini anlamak\u201d. Bu ba\u015fl\u0131k, analitik bir s\u00fcrecin i\u015fletildi\u011fi, ele\u015ftirel bir ba\u011flam\u0131 da yan\u0131na alarak zanaat, sanat ve yarat\u0131c\u0131 sanat i\u00e7in \u00fcretilenlenlerin ana hatlar\u0131yla anla\u015f\u0131lmaya ba\u015fland\u0131\u011f\u0131 noktad\u0131r. \u0130nsan\u0131n \u00fcretti\u011fi her \u015fey t\u00fcmden g\u00f6zlenir ve ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>3. \u201c\u00dcretilenin \u2018zanaat\u2019 ve \u2018sanat\u2019 ayr\u0131m\u0131n\u0131 yapmak\u201d.<\/p>\n<p>4. \u201c\u00dcretilenin \u2018sanat\u2019 ve \u2018yarat\u0131c\u0131 sanat\u2019 ayr\u0131m\u0131n\u0131 yapmak\u201d.<\/p>\n<h4>Ba\u015fl\u0131klar\u0131n a\u00e7\u0131mlanmas\u0131<\/h4>\n<p>Sanat\u0131 anlamak isteyen bir sanat entelekt\u00fcelinin yukar\u0131daki d\u00f6rt a\u015famay\u0131 sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir \u015fekilde zihninde oturtmas\u0131 ve sonra da bunu s\u00fcrekli yenileyerek, geli\u015ftirmesi gerekiyor. Bu zahmetli bir s\u00fcre\u00e7. Bir de insanlar bu zahmetli s\u00fcrece katlanmaks\u0131z\u0131n, \u00e7ok daha kolay olan pop\u00fclerin \u00fczerinden y\u00fcr\u00fcmek istiyor ki, bu tam bir intihar. Sorulabilir; ikisinin ortas\u0131 var m\u0131d\u0131r diye, olmaz m\u0131, i\u015fte en tehlikeli duru\u015f da budur. \u00c7\u00fcnk\u00fc biraz ondan, biraz bundan mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n devrede olmas\u0131 ve bu mant\u0131\u011f\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 tipler, toplumlarda as\u0131l kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011fa sebep olan kesimi meydana getirmektedir.<\/p>\n<p>En ba\u015f\u0131nda sanat entelekt\u00fceli olmay\u0131 istemek demek, daha i\u015fin en ba\u015f\u0131nda \u201ci\u00e7sel ar\u0131l\u0131k\u201d\u0131 en temele ve dahas\u0131 merkeze almakla ko\u015futtur. Her \u015feyi bu i\u00e7sel ar\u0131l\u0131k meselesi belirler ve bir d\u00fczeye gelmesini sa\u011flar, dahas\u0131 yukar\u0131da vurgulad\u0131\u011f\u0131m d\u00f6rt a\u015faman\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesini sa\u011flayacak fitili ate\u015fler.<\/p>\n<p>\u201c\u0130\u00e7sel ar\u0131l\u0131k\u201d\u0131 bozacak, da\u011f\u0131tacak vs. etmenlerden uzakla\u015fmak konusuna da dikkat \u00e7ekmem gerekiyor. Bu konuda, en \u00fcst noktada \u201ci\u00e7sel ar\u0131l\u0131k\u201d\u0131 y\u0131k\u0131ma u\u011fratacak \u00f6zellikte t\u00fcm ba\u011flay\u0131c\u0131 ve maddi fakt\u00f6rlerden zihnin ayr\u0131 tutulmas\u0131 gerekiyor. Bu, g\u00fc\u00e7l\u00fc bir irade ister. Fakat sanat entelekt\u00fcelinin olmazsa olmaz yanlar\u0131ndan biridir. Burada \u201cisten\u00e7\u201din s\u0131k\u0131 ve yararl\u0131 bir ba\u011flay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r. Sonu\u00e7 olarak ki\u015fi, sanat entelekt\u00fceli olmay\u0131 \u00f6nce \u00e7ok yo\u011fun isteyecek ve ona ula\u015fmak i\u00e7inse t\u00fcrl\u00fc, zahmetli yollardan ge\u00e7ebilmeyi g\u00f6ze alabilecektir.<\/p>\n<p>\u201c\u0130\u00e7sel ar\u0131l\u0131k\u201d ve \u201cisten\u00e7\u201d, derin his, derin hislenme ve buna ba\u011fl\u0131 derin d\u00fc\u015f\u00fcncenin harekete ge\u00e7mesini de sa\u011flar. Sanat entelekt\u00fcelinde ya derin his, derin hislenme (3) a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 bir bire\u015fimci yap\u0131, ya da derin d\u00fc\u015f\u00fcnce a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 bir bire\u015fimci yap\u0131 mutlak kendini belli eder. Meselenin temel \u00f6z\u00fcne derin histen veya derin d\u00fc\u015f\u00fcnceden giri\u015f yapsan\u0131z da, mesele ruhsall\u0131kta son bulaca\u011f\u0131 i\u00e7in, i\u00e7inde hi\u00e7 bir sorunu bar\u0131nd\u0131rmayacak bir p\u00fcrl\u00fc\u011fe mutlaka ula\u015facakt\u0131r.<\/p>\n<p>Temelde \u201cderin olmak\u201d, toplumlardaki genel yap\u0131ya uzak olan bir \u015fey. \u00c7\u00fcnk\u00fc derin kimseler, asl\u0131nda t\u00fcm d\u00fcnyada ve \u00f6zellikle T\u00fcrkiye vb. \u00fclkelerde anla\u015f\u0131lamaz, dolay\u0131s\u0131yla kolayca red g\u00f6rebilir. As\u0131l \u00f6nemli olan, bu kimselere sahip \u00e7\u0131kabilmek, onlar\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck alanlar\u0131n\u0131 daraltmadan, yapmak istediklerini uygulayabilecekleri ortamlar\u0131 onlara haz\u0131rlayabilmek ve sunabilmektir. Demem odur ki, sanat entelekt\u00fcelinin kendini var etmesi kadar, onu anlayan bir toplum yap\u0131s\u0131n\u0131n da var olabilmesi \u00f6zlenen ve beklenendir.<\/p>\n<h4>\u0130nsan\u0131 anlamak<\/h4>\n<p>Sanat entelekt\u00fceli kendini var ederken \u201cinsan\u0131 anlamak\u201dla i\u015fe ba\u015flamal\u0131 \u015feklinde birinci ba\u015fl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 ileri s\u00fcrm\u00fc\u015f ve o noktada bir k\u00fclt\u00fcr tarihinin kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z etmi\u015ftim. Burada, k\u00fclt\u00fcr tarihinin dinden, din d\u0131\u015f\u0131l\u0131\u011fa uzanan bir \u201cideolojiler tarihi\u201d olarak g\u00f6r\u00fclmeye ba\u015flanmas\u0131ndan itibaren, sanat entelekt\u00fcelinin bu ideolojiler tarihiyle olan ba\u011f\u0131n\u0131n da de\u011fer kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bir \u00f6nem noktas\u0131 te\u015fkil etti\u011fini vurgulayabilirim. Sanat entelekt\u00fceli i\u00e7in, \u201cmutlak kendi ideolojisi\u201dne ula\u015fma konusu \u00f6nemli bir detayd\u0131r, hatta meselesinin de \u00f6z\u00fcd\u00fcr. Fakat buna ula\u015fmada \u00f6nce \u201cmutlak ideoloji\u201d kavram\u0131n\u0131n ki\u015fiyle beraber geli\u015ferek \u201cmutlak kendi ideolojisi\u201dne d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi gerekmektedir. Bu s\u00fcre\u00e7, basit bir dille s\u00f6ylenecek olursa, ki\u015finin \u00f6ncelikli olarak \u201ckendi olmas\u0131\u201d ile s\u0131k\u0131 bir ba\u011f\u0131nt\u0131 halindedir. \u201cKendi olmak\u201d zihne gelen her\u015feyin do\u011fru kataliz\u00f6rlerle, gene do\u011fru ve do\u011fal bir \u015fekilde \u00f6z\u00fcmsenmesine ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u0130\u015fte bu \u00f6z\u00fcmsemede yararlan\u0131lan kaynaklar\u0131n ve ki\u015finin duyu organlar\u0131yla elde etti\u011fi duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n da devreye al\u0131narak, meseleye derin etkilerde bulundu\u011funu s\u00f6ylemek zorunday\u0131m. Asl\u0131nda sanat entelekt\u00fceli, kendini var ederken her t\u00fcrl\u00fc donan\u0131m\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, netice itibariyle kendini ve kendinin ne\u2019li\u011fini tam olarak sundu\u011fu takdirde, \u201cbir \u015fey olma\u201dya adayd\u0131r.<\/p>\n<p>Entelekt\u00fcel ideolojisi ortada yoksa, ki\u015finin bir sanat entelekt\u00fceli oldu\u011fundan s\u00f6z etmek de bo\u015funa bir \u00e7aba olacakt\u0131r. Sanat entelekt\u00fcelinin do\u011fu\u015ftan gelen bir durumla t\u00fcm sosyal alanlar \u00fczerinden bir g\u00f6zlem g\u00fcc\u00fcn\u00fcn bulundu\u011funa ve bu g\u00fcc\u00fcn, sa\u011flam yarg\u0131larla i\u015fi bir sonuca g\u00f6t\u00fcrmek \u00fczere, meselenin insan\u0131 anlamaktan ba\u015flayarak, sanat ve yarat\u0131c\u0131 sanat ayr\u0131m\u0131n\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 noktaya dek katedilecek yolda, \u201cg\u00f6z\u201de (veya kula\u011fa) ili\u015fkin s\u00fcre\u00e7leri son derece \u00f6ne \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131na da dikkat \u00e7ekmemiz gerekir. G\u00f6z (ya da kulak) i\u015fin i\u00e7indeyse, bu ba\u011flamda ruhsall\u0131kla gene bir yol kesi\u015fmesi s\u00f6z konusudur.<\/p>\n<p>Sanat entelekt\u00fceli olmayan zihinlerin \u00fcretti\u011fi sanat ya da sanat d\u00fc\u015f\u00fcncesinin aldat\u0131c\u0131 bir taraf\u0131 oldu\u011funa, yaz\u0131m\u0131n ba\u015flar\u0131nda de\u011finmi\u015ftim. Bu ba\u011flamda b\u0131rak\u0131n g\u00fcncel sanat\u0131 bir tarafa, koskoca sanat tarihinin genelini kapsayan \u00fcretimlerde bile (kand\u0131r\u0131lan sanattan \u00f6t\u00fcr\u00fc) ciddi bir s\u0131k\u0131nt\u0131 olabilece\u011fini de yeri geldik\u00e7e belirtiyorum. Asl\u0131nda burada, varolan bir negatif diyalektik uzamdan s\u00f6z etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. Kan\u0131mca, meselelere pozitif diyalektikle bakma prati\u011fi, sadece kand\u0131r\u0131lan bir birikimin geride olu\u015fmas\u0131ndan ve pozitif diyalektik ile \u00f6rt\u00fc\u015fmesinden \u00f6t\u00fcr\u00fc tek\u00e7ili\u011fi, b\u00fct\u00fcnc\u00fcll\u00fc\u011f\u00fc de k\u00f6r\u00fckledi\u011finden dolay\u0131, kar\u015f\u0131s\u0131na veya yan\u0131na negatif diyalektik peyzaj\u0131n da mutlak surette yerle\u015ftirilmesi gereklidir.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131 anlamak, asl\u0131nda hem onun do\u011fas\u0131n\u0131, hem de onu \u00e7evreleyen do\u011fay\u0131 alg\u0131lamay\u0131 zorunlu k\u0131l\u0131yor. \u0130nsan\u0131n hem i\u00e7, hem de d\u0131\u015f do\u011fas\u0131 \u00f6nemli bir durum psikolojisi etmenidir. Zaten insana dair bu \u00f6zellik, sanat entelekt\u00fcelinin, sanat-psikolojik dayanaklarla g\u00f6rme y\u00f6n\u00fcndeki kazan\u0131mlar\u0131n\u0131 elde etmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan da de\u011fer ta\u015f\u0131yor. \u0130\u00e7 do\u011fan\u0131n i\u015fbirlik\u00e7isini \u201caura\u201d, d\u0131\u015f do\u011fan\u0131nkini ise \u201ckozmos\u201d olarak g\u00f6sterebilirim. \u201cAura\u201dy\u0131 belirleyen daha soyut \u00f6zellikli \u201cruh\u201d iken, \u201ckozmos\u201du belirleyenin \u201cg\u00f6r\u00fcng\u00fc\u201d meselesi oldu\u011funun da, tam bu noktada alt\u0131n\u0131 \u00e7izmeliyim.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bu anlatageldiklerim ba\u011flam\u0131nda art\u0131k \u201cinsan\u0131 anlamak\u201d biraz da olsa olanakl\u0131 hale geliyor. Mesela \u201cg\u00f6r\u00fcng\u00fc\u201d olgusu, bir kimsenin t\u00fcm d\u0131\u015fsal imlerle ili\u015fkisi anlam\u0131na geliyor ve bu imleri \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015fturmak da vazge\u00e7ilmez bir \u015fey olarak dikkat \u00e7ekiyor. Ayn\u0131 zamanda bu \u201cg\u00f6r\u00fcng\u00fc\u201dler \u00fczerinden analitik yolla elde edilen detaylar\u0131n de\u015fifre edilmesiyle, \u201caura\u201dy\u0131 te\u015fkil eden \u201ctinsel\/ruhsal\u201d de\u011ferler de a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kabiliyor. Mesele, o kadar \u201ci\u00e7indekilerin i\u00e7indekiler\u201d konusuyla ilgili ki, bu y\u00f6nde \u201ci\u00e7-i\u00e7\u201d, \u201ci\u00e7-d\u0131\u015f\u201d, \u201cd\u0131\u015f-i\u00e7\u201d, \u201cd\u0131\u015f-d\u0131\u015f\u201d temel kombinasyonlar\u0131 elde edilebilmektedir. Bir sanat entelekt\u00fceli i\u00e7in \u00f6nemli olan, s\u00f6z konusu kombinasyonlara hakim olabilecek ve bunlar\u0131 s\u00fcrekli zenginle\u015ftirebilecek d\u00fczeyde olabilmektir. E\u011fer bu d\u00fczeyde de\u011filse, konunun en genelinden, yani sanat\u0131 anlama meselesinden hemen d\u0131\u015flan\u0131verecektir zaten. Yani bu y\u00f6nde i\u00e7eride veya d\u0131\u015far\u0131da olmak var; i\u00e7eride \u201cyarat\u0131c\u0131 sanat\u201d ve \u201csanat entelekt\u00fceli\u201d el eleli\u011fi var, d\u0131\u015far\u0131da ise sadece \u201cifrazat\u201d.<\/p>\n<p>\u00d6zellikle yarat\u0131c\u0131 sanat, bug\u00fcn her zamankinden daha \u00e7ok anla\u015f\u0131lmay\u0131 beklemekte. \u00c7\u00fcnk\u00fc her konuda bir kalabal\u0131kl\u0131\u011f\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fczde, ayr\u0131\u015ft\u0131rmada bulunabilmek her zamankinden \u00e7ok daha \u00f6nemli. \u0130ktidarlar\u0131n kabul etti\u011fi ile etmedi\u011fi \u015feklinde basit bir ayr\u0131m ge\u00e7mi\u015fte kald\u0131 ve kan\u0131mca art\u0131k ge\u00e7erli de\u011fil. Ge\u00e7erli olanla bir ileti\u015fime ge\u00e7erek, bunlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak olanlarsa sanat entelekt\u00fcelleridir ve bu kimseler, izleyen, dinleyen ile yarat\u0131c\u0131 sanat \u00fcretimleri aras\u0131nda sadece do\u011fal arac\u0131d\u0131rlar. O nedenle ger\u00e7ek, dolay\u0131s\u0131yla yarat\u0131c\u0131 sanat\u0131n de\u011fer g\u00f6stergelerini ancak s\u00f6z konusu entelekt\u00fceller ortaya koyabilir. Bir toplum, her y\u00f6nde geli\u015fme kaydetmek istiyorsa, \u00f6nce de belirtti\u011fim gibi bu kimselere ya\u015fama ve toplumda ileri \u00e7\u0131kma olana\u011f\u0131 vermek zorundad\u0131r. Aksi durumda toplumun kendisi meselenin tamamen d\u0131\u015f\u0131nda kalacak, b\u00f6ylece ortaya kontra bir durum \u00e7\u0131kacakt\u0131r ki, toplumlar b\u00f6ylece silikle\u015ferek, en sonunda bir t\u00fcr ifrazata d\u00f6neceklerdir.<\/p>\n<h5>\u0130nsan\u0131n \u00fcrettiklerini anlama<\/h5>\n<p>\u201c\u0130nsan\u0131 anlama\u201d boyutundan, \u201cinsan\u0131n \u00fcrettiklerini anlama\u201d boyutuna do\u011fru yol almak. \u0130nsan, i\u00e7 ve d\u0131\u015f etmenleriyle beraber \u015fekillendiriyor t\u00fcm \u00fcrettiklerini. Burada her \u00fcretilenin kendine g\u00f6re onu belirleyen d\u00fczey ve dizgeleri s\u00f6z konusu. Bu d\u00fczey ve dizgelerdir ki asl\u0131nda, ki\u015finin t\u00fcm ge\u00e7mi\u015fi, k\u00fclt\u00fcr\u00fc, aidiyetiyle ilgili ipu\u00e7lar\u0131 da veriyor. Bilindi\u011fi \u00fczere bir insan\u0131 anlamay\u0131 iki uzam; \u201ci\u00e7 (aura)\u201d ve \u201cd\u0131\u015f\u201d kozmos?? arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftirebilece\u011fimize dikkat \u00e7ekmi\u015ftim. Buradan da insan\u0131n \u00fcrettiklerinin bir uzam sorunu oldu\u011funa da dikkat \u00e7ekmek gerekiyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc neyi, ne zaman, ne \u015fekilde, di\u011fer olanlarla nas\u0131l bir temasa ya da temass\u0131zl\u0131\u011fa s\u00fcr\u00fckledi\u011fi konusu burada iyice \u00f6ne \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Te\u011fet olma ya da olmama durumlar\u0131 da var tabi meselenin i\u00e7inde. Sonu\u00e7ta \u00fcretimin olu\u015fturdu\u011fu alanlar bir t\u00fcr uzamlar\u0131n da olu\u015fmas\u0131 anlam\u0131na gelmektedir. Sonra alt \u00fcretim alanlar\u0131 kendini belli ederek, yeni uzamlar devreye dahil olmaktad\u0131r. \u0130\u015fte bu olu\u015fmadan sonra da, b\u00fct\u00fcn olu\u015fanlar aras\u0131ndaki ili\u015fkiler ayr\u0131 bir de\u011fer kazan\u0131r. Sonras\u0131nda bo\u015fluklar, doluluklar\u2026 \u0130\u015fte b\u00f6ylesi bir yaratma, ikinci temel ba\u015fl\u0131\u011f\u0131m\u0131z; insan\u0131n \u00fcrettikleri konusunun da \u00f6z\u00fcn\u00fc olu\u015fturmaktad\u0131r. Hangi \u00fcretimin var ya da yok olaca\u011f\u0131na bu a\u015famada karar verilir d\u00fc\u015f\u00fcncesindeyim. Bu noktada en az\u0131ndan \u201czanaat\u201d ve \u201csanat\u201d ayr\u0131m\u0131na do\u011fru evrilebilmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<h5>\u00dcretilenin zanaat ve sanat ayr\u0131m\u0131n\u0131 yapmak<\/h5>\n<p>\u201cZanaat\u201d \u00fcr\u00fcn\u00fc \u00e7o\u011funlukla kullan\u0131labilir, \u201csanat\u201d ise kayg\u0131sal ve d\u00fc\u015f\u00fcnsel olana e\u011filimlidir. Kullan\u0131labilir olma, ya\u015fam\u0131n i\u00e7inde daha \u00e7ok kalma durumunu beraberinde getirirken, meseleyi daha genele mal eder. Kayg\u0131sal ve d\u00fc\u015f\u00fcnsel olan ise do\u011fal olarak ya\u015fam\u0131n i\u00e7inden \u00e7\u0131kar, fakat ya\u015famda kendini, belki de bilin\u00e7li bir tercihle geri \u00e7eker. Bu geri \u00e7ekme, asla kendini be\u011fenmi\u015flik olarak alg\u0131lanmamal\u0131d\u0131r (B\u00f6yle bir alg\u0131latma i\u00e7inde olanlar b\u00fcy\u00fck bir hata yaparlar). B\u00f6ylece i\u015f, sanat olunca, \u00f6zele tak\u0131l\u0131r ve kal\u0131r. \u0130\u015fte zaten bu \u00f6zel olu\u015fum i\u00e7inden daha \u00f6zel bir olu\u015fum olarak do\u011facak olan da yarat\u0131c\u0131 sanat olacakt\u0131r. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc a\u015fama, yani \u201c\u00fcretilenin \u2018zanaat\u2019 ve \u2018sanat\u2019 ayr\u0131m\u0131n\u0131 yapmak\u201d, ba\u015flam\u0131\u015f olan evrimin ayr\u0131\u015ft\u0131rmac\u0131 nitelikteki ilk ciddi noktas\u0131d\u0131r. Bu nedenle sanat entelekt\u00fceli, s\u00f6z konusu evrimin ba\u015ftan sona uzanan halini -hayal etme d\u00fczleminden de olsa- bu safhada fark eden, b\u00f6ylelikle bu evrimi bozan ve bozmayanlar\u0131n ayr\u0131d\u0131na daha bu noktada varan, dahas\u0131 bu evrim s\u00fcrecine bir anlamda hakimlik yapabilme yetisine sahip oldu\u011funu da bu a\u015famada g\u00f6steren kimsedir ki; zaten bu ki\u015fi, art\u0131k bir sanat ele\u015ftirmenine d\u00f6n\u00fc\u015fmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<h5>\u00dcretilenin sanat ve yarat\u0131c\u0131 sanat ayr\u0131m\u0131n\u0131 yapmak<\/h5>\n<p>\u00dcretilenin \u201csanat\u201d ve \u201cyarat\u0131c\u0131 sanat\u201d olarak ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 demek, sanat\u0131n biricikle\u015fmi\u015f, yani yarat\u0131c\u0131 sanat haline d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f hallerine i\u015faret etmek demektir. S\u00f6z konusu d\u00f6rt a\u015famayla dile getirdi\u011fimiz evrime ba\u011fl\u0131 olarak kendini bir geli\u015fime tabi tutan insan, en sonunda yarat\u0131c\u0131 sanat ve eserine ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 noktada ger\u00e7ek bir sanat entelekt\u00fceli de olmu\u015f demektir. \u00d6zetle, bir kere daha vurgulanabilir ki sanat entelekt\u00fceli d\u00f6rt a\u015famada evrimle\u015ferek, kendini var etmektedir. Bu var etme s\u00fcrecinde insandan yarat\u0131c\u0131 sanata ba\u011f\u0131nt\u0131lanan bir s\u00fcre\u00e7 de s\u00f6z konusudur. Bu s\u00fcrece kuvvetle hakim olan bir kimsenin de, bir sanat entelekt\u00fceli ilan edilmesi kadar do\u011fal bir \u015fey olamaz.<\/p>\n<h5>Sonu\u00e7<\/h5>\n<p>Yukar\u0131daki evrim ger\u00e7ekle\u015fip, sanat entelekt\u00fceli, olu\u015fum s\u00fcrecinde yol kat edip dururken, di\u011fer taraftan baz\u0131 noktalar da kendini belli eder: \u00d6rne\u011fin, insan\u0131 anlamak, hem bilgi donan\u0131m\u0131, hem de hislerle ilgilidir, yani maddi ve manevi olanla ba\u011f\u0131nt\u0131lan\u0131r.<br \/>\nSonra insan\u0131n \u00fcrettiklerini anlamak maddi-manevi bir sentezden hareketle, maddi olana-\u00fcretilenler \u00fczerine y\u00f6nelir.<br \/>\nDaha sonra zanaatten sanata do\u011fru gidi\u015fte de bu kez maddi olandan, maddi ve manevi bir senteze-sanata ula\u015f\u0131l\u0131r.<br \/>\nEn sonunda, yani sanattan yarat\u0131c\u0131 sanata do\u011fru gidi\u015fte de, bu kez maddi ve manevi sentezden direkt manevi bir boyuta var\u0131l\u0131r.<br \/>\nNihayet b\u00f6ylece yarat\u0131c\u0131 sanat\u0131n, tamamen manevi olanla ili\u015fkilendi\u011fini ve bu ili\u015fkilenmenin kar\u015f\u0131s\u0131na insan\u00fcst\u00fc bir ruha ve ruhsall\u0131\u011fa sahip bir ba\u015fka alg\u0131n\u0131n \u00fcrettiklerini; \u201cyarat\u0131c\u0131 sanat\u201d\u0131 konumlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlar\u0131z.<\/p>\n<p>Sanat entelekt\u00fceli, t\u00fcm bu ili\u015fkilerin fark\u0131nda oland\u0131r. Bu fark\u0131ndal\u0131kla birlikte, t\u00fcm bu ili\u015fkilerin aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131nt\u0131lar \u00fczerinden filozofi yapabilen, yan\u0131 s\u0131ra filozofiden hareketle yeri geldik\u00e7e ele\u015ftirel yarg\u0131larda da bulunabilen kimse noktas\u0131na ula\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>\u201cSanat\u0131n entelekt\u00fcel evrimi\u201dnin direkt temsilcisi sanat entelekt\u00fceli, \u201csanat\u0131 anlama\u201d boyutunu tam olarak ger\u00e7ekle\u015ftiren, alg\u0131layan biricik ki\u015fidir. Bu, \u015fu demektir: Sanat entelekt\u00fceli, d\u00f6rt a\u015famada ger\u00e7ekle\u015fen \u201csanat\u0131n entelekt\u00fcel evrimi\u201d konusunun, tam olarak evrim olabilme boyutlar\u0131n\u0131n, dahas\u0131 evrimin kendini tamamlamas\u0131 durumunun, ancak s\u00f6z konusu a\u015famalar aras\u0131nda ba\u015fka yatay ve dikey ba\u011f\u0131nt\u0131lar\u0131n da sa\u011flam bir \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015ferek, istenen yap\u0131y\u0131 \u00f6rmesinden sonra arzu edilen bir hale ula\u015fabilece\u011fini de bilir.<\/p>\n<p>Bu noktada, s\u00f6z konusu yatay ve dikey ba\u011f\u0131nt\u0131larla yap\u0131lacak t\u00fcm \u00f6rg\u00fclerin de gene sanat entelekt\u00fcelinin derin d\u00fc\u015f\u00fcnce ve hislerinin sentezi sonucunda olu\u015fmas\u0131 olanakl\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece entelekt\u00fcelin bir t\u00fcr kendisiyle olan yar\u0131\u015f\u0131 ba\u015flar. Bir \u00e7e\u015fit monolog (yalanc\u0131 diyalog) y\u00f6ntemini kullanarak, t\u00fcm sanat tarihini s\u00fczge\u00e7ten ge\u00e7irecek olan sanat entelekt\u00fceli, kuraca\u011f\u0131 analojik d\u00fczenekelerin de yard\u0131m\u0131yla bundan b\u00f6yle sadece ayd\u0131nlatmay\u0131 d\u00fc\u015fleyip, d\u00fc\u015f\u00fcnerek sanat\u0131n anla\u015f\u0131labilmesini ama\u00e7lar. Sanat entelekt\u00fcelinin kendiyle s\u0131k\u00e7a girdi\u011fi diyaloglar, gene filozof y\u00f6n\u00fcne \u0131\u015f\u0131k tutarken, bu y\u00f6nde kuraca\u011f\u0131 analojiler de ele\u015ftirmen boyutunun niteli\u011fini tam anlam\u0131yla g\u00fcndeme sunar.<\/p>\n<p>Bundan b\u00f6yle sanat entelekt\u00fceli kendiyle ba\u015fba\u015fad\u0131r ve bir ermi\u015f gibi ya\u015fam s\u00fcrecektir. Kendinle olan bu ba\u015fba\u015fal\u0131k, s\u00f6z konusu \u201csanat\u0131n entelekt\u00fcel evrimi\u201dnin en olgun basamaklar\u0131na denk gelir. Kendinseline ait olanla ve d\u0131\u015far\u0131da olan -bir ba\u015fkas\u0131na ait olan- ile temas, bu noktada daha da g\u00fc\u00e7lenerek, evrime destek verir. Her analoji bir evrim basama\u011f\u0131 olmak \u00fczere, biri di\u011ferinin \u00fczerine katlanarak, geli\u015fimin hi\u00e7 sona ermeksizin devam etmesini sa\u011flar. Bu devaml\u0131l\u0131k, t\u0131pk\u0131 g\u00fcncel sanat ve sanat\u00e7\u0131n\u0131n ge\u00e7mi\u015fle kurdu\u011fu ili\u015fkiye ve dolay\u0131s\u0131yla bu yolla \u00fcretti\u011fi sanata \u00e7ok benzer. Bug\u00fcn ge\u00e7mi\u015fle yenilenen sanat ve sanat\u00e7\u0131 modeline ko\u015fut, kendini ileri s\u00fcren sanat entelekt\u00fceli modeli vard\u0131r.<\/p>\n<p>Her analoji, yeni de\u011ferler silsilesinin ve dolay\u0131s\u0131yla yarat\u0131c\u0131 sanat\u0131n yarat\u0131c\u0131 ba\u015fyap\u0131tlar\u0131n\u0131 belirleyerek yoluna devam eder. Asl\u0131nda sanat entelekt\u00fcelinin yapt\u0131\u011f\u0131 tespit, art\u0131k iyice yarat\u0131c\u0131 ba\u015fyap\u0131t tespitleri noktas\u0131na gelip dayanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu durum, meselenin tamamen \u00f6zel olana \u00e7ekildi\u011finin de bir g\u00f6stergesidir. Bu g\u00f6sterge, sanat\u0131 anlama y\u00f6n\u00fcnde bir ger\u00e7e\u011fin alt\u0131n\u0131 \u00e7izer: O da s\u00f6z konusu ba\u011flamda genelden \u00f6zele, maksimalden, minimale i\u015fleyen bir sanat alg\u0131s\u0131n\u0131n s\u00f6z konusu edilmesidir. Evet, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde her\u015fey niceliksel olarak artmaktad\u0131r ve \u00e7o\u011falma g\u00fcd\u00fcs\u00fc had safhadad\u0131r, fakat sanat\u0131 anlama noktas\u0131nda i\u015f tam tersine varm\u0131\u015ft\u0131r; anla\u015f\u0131lmay\u0131 bekleyen sanat, mutlak kalabal\u0131\u011f\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ve mutlak \u00f6zel olan bir konumda anla\u015f\u0131lmay\u0131 beklemektedir.<\/p>\n<p>Buraya kadar yazd\u0131klar\u0131m bir ger\u00e7e\u011fin alt\u0131n\u0131, hem de \u00e7ok kuvvetli bir \u015fekilde \u00e7izmektedir: Sanat \u00fczerine kendini ger\u00e7ek bir entelekt\u00fcel noktaya ula\u015ft\u0131ramayan bireyin, adeta bug\u00fcn bir \u00e7\u00f6pl\u00fc\u011fe benzeyen sanat ortamlar\u0131 gibi, bu \u00e7\u00f6pl\u00fckteki bir at\u0131k olmaktan ba\u015fka \u00e7aresi yoktur ve bu durumdan da asla ka\u00e7amaz. Evet, s\u00f6z konusu \u00e7\u00f6pl\u00fckte bir\u00e7ok kimseyi, hatta insan\u0131 ilk anda \u015fa\u015fk\u0131na u\u011fratacak, bug\u00fcn toplumlarda sayg\u0131n yerleri i\u015fg\u00e2l eden kimseleri de g\u00f6rmek olas\u0131d\u0131r. Ne yapal\u0131m ki hak eden, hak etti\u011fi yerde olacakt\u0131r sadece. Tekrar eder gibi oluyorsam da, sanat a\u011f\u0131r bir konu, fakat bu a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n alt\u0131na giremeyenlerin de m\u00fcsabakada hi\u00e7 bir \u015fans\u0131 yok. \u201cGelecek on y\u0131llar\u0131 sanat entelekt\u00fceli olanlarla yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131lar belirleyecektir.\u201d Bu ger\u00e7ekten kimse ka\u00e7amaz, ka\u00e7\u0131p da g\u00f6rmezden gelenlerin de \u00f6deyece\u011fi bedel, gelecek ku\u015faklar taraf\u0131ndan hem yarg\u0131lanacak, hem de \u00e7ok fazla hat\u0131rlanmayacak olmalar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Son olarak bir \u015feye kuvvetle dikkat \u00e7ekerek, d\u00fc\u015f\u00fcncelerimi sonland\u0131rmak isterim: Dile getirdiklerim t\u00fcm ulus ve toplumlar\u0131 ba\u011flamaktad\u0131r. Zaten ele ald\u0131\u011f\u0131m konunun hassas taraf\u0131 da budur. Bunu g\u00f6rmek i\u00e7in bile, belli bir ruhsall\u0131\u011fa ihtiya\u00e7 oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fidir. Bu ger\u00e7ek, bug\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 k\u00f6rd\u00f6\u011f\u00fc\u015f i\u00e7inde aran\u0131lan, fakat bulunmas\u0131 zor bir durum psiklojisiyle de \u00f6rt\u00fc\u015fmektedir.<\/p>\n<p>Notlar<br \/>\n(1) Bu konuda bilgi ve temel baz\u0131 kaynak\u00e7a \u00f6nerisi i\u00e7in bak\u0131n\u0131z: Zeynep Say\u0131n, K\u00f6t\u00fcl\u00fck Tekilcilik, Postmodernizm, \u0130stanbul, Mitos Yay\u0131nlar\u0131, 1994.<br \/>\n(2) Bu konuda bir \u00f6ng\u00f6r\u00fc i\u00e7in bak\u0131n\u0131z: \u00d6zkan Ero\u011flu, Kand\u0131r\u0131lan Sanat, \u0130stanbul, \u00d6ke Yay\u0131nevi, 2013.<br \/>\n(3) Bu konuda geni\u015f bilgi i\u00e7in bak\u0131n\u0131z: \u00d6zkan Ero\u011flu, Derin Hislenme Kavram\u0131na Giri\u015f, \u0130stanbul, \u00d6ke Yay\u0131nevi, 2013.<\/p>\n<p><strong>\u00d6zkan Ero\u011flu<\/strong><\/p>\n<!-- Error, Advert is not available at this time due to schedule\/geolocation restrictions! -->\n<!-- Error, Advert is not available at this time due to schedule\/geolocation restrictions! -->\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>NationalTurk yorumcusu, akademisyen \u00d6zkan Ero\u011flu\u2019nun \u2018Sanat\u0131 Anlamak\u2019 ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131s\u0131.<\/p>\n","protected":false},"author":9192214,"featured_media":115601,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[6221,6670],"tags":[113398,1011,113404,196075,195956,77624],"class_list":["post-129256","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-kultur","category-sanat","tag-derin-hislenme-kavramina-giris","tag-istanbul","tag-kandirilan-sanat","tag-ozkan-eroglu","tag-sanat","tag-yaratici-sanat"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/129256","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/9192214"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=129256"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/129256\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/115601"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=129256"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=129256"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=129256"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}