{"id":78265,"date":"2011-08-06T11:53:50","date_gmt":"2011-08-06T08:53:50","guid":{"rendered":"http:\/\/www.nationalturk.com\/?p=78265"},"modified":"2019-03-28T10:42:40","modified_gmt":"2019-03-28T07:42:40","slug":"elestirmen-sanatci-yaratici-5149","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/elestirmen-sanatci-yaratici-5149\/","title":{"rendered":"Ele\u015ftirmen Olarak \u201cSanat\u00e7\u0131\u201d ve \u201cYarat\u0131c\u0131 Sanat\u00e7\u0131\u201d Meseleleri \u00dczerine D\u00fc\u015f\u00fcnmek"},"content":{"rendered":"<h3><a href=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/08\/ozkan-eroglu-anasayfa.jpg\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft size-medium wp-image-78301\" title=\"\u00d6zkan Ero\u011flu\" src=\"http:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/08\/ozkan-eroglu-anasayfa-206x220.jpg\" alt=\"\" width=\"206\" height=\"220\" srcset=\"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/08\/ozkan-eroglu-anasayfa-206x220.jpg 206w, https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-content\/uploads\/2011\/08\/ozkan-eroglu-anasayfa.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 206px) 100vw, 206px\" \/><\/a><\/h3>\n<h3>Sanat ele\u015ftirmeni ve tarih\u00e7isi \u00d6zkan Ero\u011flu &#8216;nun &#8220;Ele\u015ftirmen Olarak \u201cSanat\u00e7\u0131\u201d ve \u201cYarat\u0131c\u0131 Sanat\u00e7\u0131\u201d Meseleleri \u00dczerine D\u00fc\u015f\u00fcnmek&#8221; adl\u0131 ilk makalesini sizlerle payla\u015f\u0131yoruz;<\/h3>\n<p>Bir kimsenin \u201csanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131\u201d olabilmesi i\u00e7in, yapt\u0131klar\u0131n\u0131n baz\u0131 kriterlerden ge\u00e7mesi gerekir. S\u00f6z konusu kriterler (1), ilgili kimsenin yapt\u0131klar\u0131na; \u201cd\u00fcnya sanat\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda ne denli orijinal olup olmad\u0131\u011f\u0131\u201d sorusunu sorar sormaz devreye girer. Olduk\u00e7a \u00e7\u0131plak bu ilk g\u00f6r\u00fc\u015f, g\u00f6renin donan\u0131m\u0131na ba\u011fl\u0131 geli\u015fir ve ilk vurguyu olu\u015fturur. S\u0131nad\u0131\u011f\u0131m\u0131z her \u00e7al\u0131\u015fmaya, d\u00fcnya sanat\u0131n\u0131n belirledi\u011fi temel kriterler e\u015fli\u011finde g\u00f6rmede bulunmal\u0131y\u0131z, \u00e7\u00fcnk\u00fc samimi olmak bunu gerektirir.<\/p>\n<p>\u201cSalt sanat ad\u0131na bir \u015feyler yapmak\u201d ile \u201cyarat\u0131c\u0131 sanat yapmak\u201d ba\u015fka ba\u015fka \u015feylerdir. Bu ayr\u0131m\u0131n fark\u0131nda olmak ve bunu topluma hissettirmek gerekir. \u00d6ncelikle sanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat y\u00f6n\u00fcnde \u00fcretim yapan herkesin kendisine \u201csanat\u00e7\u0131y\u0131m\u201d demekten vazge\u00e7mesi gerekmektedir, hatta diyenleri bile uyarmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir \u015fey yoktur; bu i\u015fin do\u011fas\u0131na ayk\u0131r\u0131d\u0131r. \u201cSanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131\u201d (2), \u00f6zg\u00fcn ve kendi oland\u0131r. Hatta sanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131, bir teorinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na \u00f6n ayak oland\u0131r.<\/p>\n<p>Sanat\u00e7\u0131n\u0131n\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131n\u0131n, hemen bir ad\u0131m gerisinde sanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131 adaylar\u0131 bulunur. Sanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131lar\u0131, \u015f\u00fcphesiz bu kitle besleyecektir. Sanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131 adaylar\u0131 (3), \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ndaki devaml\u0131klar\u0131 paralelinde s\u0131k\u0131 g\u00f6zlemlerle izlenir ve haklar\u0131nda, ancak bir zaman sonra tam bir karara ula\u015f\u0131l\u0131r. \u201cSalt sanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat u\u011frunda \u00e7al\u0131\u015fanlar\u201da gelince, onlar da kendi aralar\u0131nda \u00e7e\u015fitlenir ve ortaya koyduklar\u0131na g\u00f6re de\u011ferlendirilirler: \u201cProfesyoneller\u201d, sanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131 i\u00e7in gerekli ustal\u0131\u011f\u0131n sahibi, eli becerikli, fakat ne yaz\u0131k ki yapt\u0131klar\u0131 sanat olmayanlard\u0131r. Onun i\u00e7in y\u00fczeysel g\u00f6rmeler, onlar\u0131 sanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131 olgusuyla bile kar\u0131\u015ft\u0131rabilmektedir. \u201cYar\u0131 Profesyoneller\u201d, profesyonel gibi davranmaya \u00e7al\u0131\u015fsalar da, tempolar\u0131 olduk\u00e7a d\u00fc\u015f\u00fckt\u00fcr. \u201cAmat\u00f6rce davrananlar\u201d(4) ise, bir sanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat i\u00e7in gereken eleman, malzeme ve uzam olgular\u0131nda eksiklikler ortaya koyar ve hatalar yaparlar.<\/p>\n<p>Yukar\u0131da sayd\u0131klar\u0131m\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda, \u201cse\u00e7meci\u201d, \u201cdurumu belirsiz\u201d ve \u201cizleniyor\u201d olanlar vard\u0131r. \u201cSe\u00e7meciler ve se\u00e7mecilik\u201d, eski Romal\u0131lardan beri bilinir ve de\u011fi\u015fik, birbirinin kar\u015f\u0131t\u0131 olan dizgelerin, g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n ba\u011fda\u015famaz yanlar\u0131n\u0131 g\u00f6rmezden gelerek, ba\u011fda\u015fabilir yanlar\u0131n\u0131 d\u00fczenli bir b\u00fct\u00fcn olu\u015fturmadan bir araya getirme tutumudur. \u201cDurumu belirsizler\u201d, ad\u0131 \u00fczerinde bir nedenden \u00f6t\u00fcr\u00fc belirsiz kalanlard\u0131r. Bir de \u201cizleniyor\u201d konumunda bulunanlar vard\u0131r ki, onlar\u0131n da ne olduklar\u0131na belli bir zaman sonra karar verilebilecektir. Bunlar\u0131n aralar\u0131na hi\u00e7 girmeyenler ise, \u201ci\u015fi sadece e\u011fitimci olanlar\u201d, \u201csanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131, profesyonel ve amat\u00f6r\u00fcn ne oldu\u011funu bilmeyenler\u201d ve \u201csanata\/yarat\u0131c\u0131 sanata samimi yakla\u015f\u0131mlarda bulunamayanlar\u201dd\u0131r. Bunlarla sanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat ele\u015ftirisinin ve sanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat tarihinin hi\u00e7 bir ili\u015fkisi olamaz.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn ortamda, yediden yetmi\u015fe m\u00fcthi\u015f bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k s\u00f6z konusudur. Bu kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k hem ge\u00e7mi\u015fi, hem de g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fc ba\u011flamaktad\u0131r. Ortam\u0131m\u0131zda kime sorarsan\u0131z, var olan kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131ktan dert yanmaktad\u0131r, fakat ortaya ne hikmetse somut veriler de bir t\u00fcrl\u00fc konulamamaktad\u0131r. Konulursa, mevcut d\u00fczen y\u0131k\u0131lacak, bug\u00fcne kadar hi\u00e7 de ger\u00e7ek\u00e7i olmayan piyasa zarar g\u00f6recek diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. Hatta bu olumsuz durumu \u0131srarla ya\u015fatmak i\u00e7in bir grup kalabal\u0131k, do\u011frular\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na bile engel olmaktad\u0131r. Kusura bakmas\u0131nlar, yanl\u0131\u015flar art\u0131k devam etmemelidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu, bizim gelecek ku\u015faklar i\u00e7in vazge\u00e7emeyece\u011fimiz bir g\u00f6revdir. Tabii burada as\u0131l sorumluluk ele\u015ftirmen, yazar ve sanat tarih\u00e7ilerinindir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar halen sanat tarihimizi, dededen kalma ba\u015fl\u0131klarla irdelemeye devam etmekle yenilik\u00e7i bir g\u00f6r\u00fc\u015f getirmekten uzakta durmaktad\u0131r. Bu kimseler, g\u00fcnlerini kurtarmay\u0131 tercih ettiklerinden, bug\u00fcne kadar cesaretli ayr\u0131mla\u015ft\u0131rma \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na da giri\u015fmemi\u015flerdir.<\/p>\n<p><strong>Notlar<\/strong><\/p>\n<p>(1) Sandro Bocola, Die Kunst der Moderne, zur Struktur und Dynamik ihrer Entwicklung von Goya bis Beuys, M\u00fcnchen\/New York, 1994.<\/p>\n<p>(2) Yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131, kabul edilmi\u015f ve kabul edilmemi\u015f form gelenekleri aras\u0131ndaki ayr\u0131mlara k\u00f6r, \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n fani \u00f6\u011freti ve isteklerine sa\u011f\u0131r olmal\u0131d\u0131r. Sadece i\u00e7sel ihtiyac\u0131 izlemeli ve onun s\u00f6zlerini duymal\u0131d\u0131r (Vasily Kandinsky, Sanatta Ruhsall\u0131k \u00dczerine, \u0130stanbul, 2001, \u00c7ev. G. Ekinci, s.97). Yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131n\u0131n konumunu do\u011fru \u00f6l\u00e7mesi; sanat\u0131na ve kendisine kar\u015f\u0131 bir g\u00f6revi oldu\u011funu, bir \u015fatonun kral\u0131 de\u011fil, ulu bir amac\u0131n hizmetkar\u0131 oldu\u011funu fark etmesi \u00e7ok \u00f6nemlidir. Kendi ruhunun derinliklerini ara\u015ft\u0131rmal\u0131, geli\u015ftirmeli ve onunla me\u015fgul olmal\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece sanat\u0131 giydirebilece\u011fi bir \u015feye sahip olur; elsiz bir eldiven olarak kalmaz. Yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131 bir zevk ya\u015fant\u0131s\u0131na do\u011fmam\u0131\u015ft\u0131r. Aylak ya\u015famamal\u0131d\u0131r. Yerine getirmesi gereken \u00e7etin bir g\u00f6revi vard\u0131r ve bu g\u00f6rev, \u00e7o\u011fu kez, \u00e7ekilmesi gereken bir \u00e7ile gibidir (Kandinsky, 2001, 135).<\/p>\n<p>(3) \u201cYarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131, d\u00fcnyan\u0131n de\u011fi\u015ftirilmesi yolundaki sorumlulu\u011funu ne denli \u00f6nemser ve bunu do\u011frudan do\u011fruya kendi bilin\u00e7 niteli\u011fiyle ilgili bir sorun olarak ele al\u0131rsa, bu ilk yorum ile o denli resmi ideolojiye ters d\u00fc\u015f\u00fcp, \u015fim\u015fekleri \u00fcst\u00fcne \u00e7ekecektir. En \u00f6nemli hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin bile ka\u011f\u0131t \u00fczerinde kal\u0131p, kolayca \u00e7i\u011fnenebildi\u011fi bir d\u00fcnyada, yapt\u0131klar\u0131yla kurulu d\u00fczene ters d\u00fc\u015fmeyen bir sanat\u00e7\u0131 aday\u0131, hi\u00e7 de\u011filse sanat\u00e7\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilecek kadar bilin\u00e7li olmal\u0131d\u0131r\u201d (Mehmet Erg\u00fcven, Yoruma Do\u011fru, \u0130stanbul, 1992, s.16)<\/p>\n<p>(4) \u201cSanat ya\u015fam\u0131ndaki amat\u00f6rl\u00fck, sanat de\u011ferlerinin ya\u015fanmas\u0131n\u0131 hi\u00e7bir \u015fekilde geli\u015ftirmez; tersine, sanat ya\u015fant\u0131s\u0131na zarar verir: t\u0131pk\u0131 asalak bitkinin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131na, onun \u00f6z\u00fcn\u00fc emerek zarar vermesi gibi. Sanat ya\u015fam\u0131nda amat\u00f6rl\u00fc\u011fe kendisini kapt\u0131ran herkeste, o, ger\u00e7ek sanat ya\u015fant\u0131s\u0131n\u0131 bozar. Zararl\u0131 etkileri, onu ya\u015fayan\u0131n d\u0131\u015f\u0131na ta\u015far; sahte ya\u015fant\u0131lar \u00fczerine kurulan de\u011fer yarg\u0131lar\u0131na ve ancak amat\u00f6rce ya\u015fama y\u00f6nelik bir sanata ge\u00e7erlik tan\u0131r. B\u00f6ylece genel sanat k\u00fclt\u00fcr\u00fc i\u00e7in y\u0131k\u0131c\u0131 olur\u201d.<\/p>\n<p>\u201cAmat\u00f6rce ya\u015fant\u0131lar\u0131n, do\u011fru bir yap\u0131ya \u00e7evrilmesi konusunda, say\u0131sal bir \u015fey s\u00f6ylenemez, fakat ya\u015fant\u0131n\u0131n yap\u0131 de\u011fi\u015ftirmesinin, al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131n de\u011fi\u015ftirilmesinden daha da g\u00fc\u00e7 olaca\u011f\u0131, kolayca d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir\u201d.<\/p>\n<p>\u201cAmat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn en tehlikeli, s\u00f6k\u00fclmesi g\u00fc\u00e7 ve ruhsal bak\u0131mdan karma\u015f\u0131k olan\u0131, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte sanat e\u011fitimi g\u00f6rm\u00fc\u015f kimselerin amat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr. Tehlikenin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc \u015furadan geliyor: burada sadece nesne g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131lmakla kalmaz, sanat a\u00e7\u0131s\u0131ndan hakl\u0131 olmayan bir tutuma dayanan bir temel \u00fczerinde, sahte olan ya\u015fant\u0131lar\u0131n \u00fcr\u00fcnleri kullan\u0131l\u0131r: bu, insan\u0131n kendi i\u00e7ine d\u00f6nerek yo\u011funla\u015fma amat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr\u201d (Moritz Geiger, Estetik Anlay\u0131\u015f, \u0130stanbul, 1985, \u00c7ev. T. Meng\u00fc\u015fo\u011flu, s. 22, 23, 30).<\/p>\n<p>Derinlik i\u00e7eren do\u011fal, de\u011fer arayan, gibi \u00f6zellikler olup, en kutsal \u00f6zelliklerdir. Bunlar\u0131 g\u00fcndemine getirmeyen ki\u015finin ortaya koyduklar\u0131 ise, y\u00fczeysel olan kal\u0131plarla \u00f6r\u00fcl\u00fc, dekoratif, ill\u00fcstratif ya da tekrarlayan gibi \u00f6zelliklerdir ki, bu \u00f6zelliklere araca de\u011fil de, amaca d\u00f6n\u00fck olarak ili\u015fenler asla sanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131 de\u011fillerdir (1).<\/p>\n<p><strong>Do\u011fal:<\/strong> daha en ba\u015fta olumsuz her d\u00fc\u015f\u00fcnceye uzak durmak ve t\u00fcm samimiyetiyle ara\u015ft\u0131rmac\u0131 olup, yine samimi \u00f6neriler sunmakla sa\u011flanabilir. Kand\u0131rmak, bilmeyene bilgi\u00e7lik taslayarak do\u011fal olunamaz (D\u00fcnyadaki sanattan\/yarat\u0131c\u0131 sanattan \u00e7ok \u015feyler a\u015f\u0131rarak, bug\u00fcn ortamda sanat yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia edenler, bunlar\u0131 sanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat konusunda bilgili olmayan bir topluma ilk kendileri bunu ortaya koydu gibisinden empoze edebilmektedir). Sanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat ve bunun \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnmedeki basmakal\u0131p yakla\u015f\u0131mlar, \u00f6zellikle k\u00fclt\u00fcrs\u00fczl\u00fck, do\u011fal olmay\u0131 engellemi\u015ftir. Do\u011fal olman\u0131n temelinde yer alan do\u011fa kuram\u0131, en az\u0131ndan kendi neyse, onu ortaya koymak oldu\u011funa g\u00f6re, ki\u015fi sanata\/yarat\u0131c\u0131 sanata(2) lay\u0131k olmak i\u00e7in do\u011fal olmay\u0131, ancak do\u011fa-tanr\u0131 ili\u015fkisindeki gibi samimi bir ili\u015fkiyle sa\u011flayabilir. Do\u011fa nas\u0131l i\u00e7inde, hep yeni yeni bi\u00e7imlerin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6b\u00fcrlerinin ortadan yok oldu\u011fu, \u00f6ns\u00fcz, sonsuz, s\u00fcrekli bir geli\u015fme s\u00fcreci halinde varoluyorsa, ki\u015fi taraf\u0131ndan ortaya konmu\u015f bir yap\u0131tta da bunlar olabilmelidir. \u00d6zetle do\u011fal olmaya, bilincin d\u0131\u015f\u0131nda kendili\u011finden var olan her \u015feyin ortaya konulmas\u0131 olarak da bakabiliriz. Zaten samimi ve do\u011fall\u0131\u011f\u0131 tercih eden kimseler, yap\u0131tlar\u0131nda da kendi olmay\u0131 becermektedir. Hatta olgunluklar\u0131 i\u00e7indeki yal\u0131nl\u0131k, onlar\u0131n asl\u0131nda \u00e7ok basit bir \u015fey olan sanat\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u0131 yapmalar\u0131na da olanak vermi\u015ftir. B\u00f6yle bir mizac\u0131 tart\u0131\u015fmaya bile gerek yoktur.<\/p>\n<p><strong>De\u011fer arayan:<\/strong> bir \u00f6nemlili\u011fe ula\u015fmak i\u00e7in \u00e7aba sarf etmektir. Bunun i\u00e7inse, daha i\u015fin ba\u015f\u0131nda do\u011fruyla yanl\u0131\u015f\u0131 tarafs\u0131z bi\u00e7imde ay\u0131rmak gerekir. De\u011fersizin \u00fczerinde yo\u011funla\u015farak, yanl\u0131\u015fa y\u00f6nelmeden, s\u0131k\u0131 bilgi ve g\u00f6zlemler sonucunda sanatta\/yarat\u0131c\u0131 sanatta de\u011fer aramak, o g\u00fcne kadarki yanl\u0131\u015flar\u0131, tekrarlar\u0131 g\u00f6r\u00fcp, onu bir daha yapmamak ve bunlar\u0131n \u00fcst\u00fcne yeni olarak \u201cneyi getiririm\u201d sorusunu ki\u015finin kendisine sormas\u0131d\u0131r. Zaten \u00e7a\u011fda\u015f de\u011fer kuramc\u0131lar\u0131 da s\u00f6ylediklerimizi destekleyen a\u00e7\u0131klamalar yaparak, de\u011fer\u2019i belirleyen insan do\u011fas\u0131n\u0131 \u201cyarg\u0131layan insan\u201d da de\u011fil, \u201cyaratan insan\u201dda aram\u0131\u015flard\u0131r. Ayr\u0131ca bir sanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat yap\u0131t\u0131 da de\u011ferini al\u0131c\u0131s\u0131ndan de\u011fil, yarat\u0131c\u0131s\u0131ndan almaktad\u0131r. Burada \u00f6zellikle sanat ortam\u0131m\u0131zda yap\u0131lm\u0131\u015f bir yanl\u0131\u015f\u0131 da g\u00f6rm\u00fc\u015f oluyoruz. \u00c7\u00fcnk\u00fc ortam\u0131m\u0131zda al\u0131c\u0131 belirlemi\u015ftir her \u015feyi. Geneli b\u00f6yle olan bir ortamda, sanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat nas\u0131l yap\u0131lacaksa, \u00f6yle yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Onun i\u00e7in ki\u015fi sanata\/yarat\u0131c\u0131 sanata ba\u015f koymu\u015fsa de\u011fer aramak zorundad\u0131r. Bir \u015feyin maddele\u015fmemesi i\u00e7in do\u011fal ve de\u011fer arayandan yana olunmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Kal\u0131plarla \u00f6r\u00fcl\u00fc:<\/strong> sanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat ad\u0131na \u00fcretimin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde ve \u00f6ncesinde bilinen tipleri, stilleri tekrarlayan ve yeni bir \u015fey katmayan tavr\u0131n i\u00e7inde olmak. Bu da bir yoldur belki. Bunu yapanlar, nas\u0131l bir durumun i\u00e7inde olduklar\u0131n\u0131 kabul etmi\u015flerse sorun yoktur. E\u011fer \u201csanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat yap\u0131yoruz\u201d iddias\u0131nda iseler i\u015fte bu yanl\u0131\u015ft\u0131r. Bilinen kal\u0131plardan yola \u00e7\u0131k\u0131p, bu kal\u0131plar\u0131 yetenek ve bilhassa g\u00f6rme eksikli\u011finden dolay\u0131 hatal\u0131 uygulayanlar da vard\u0131r. Bunlar\u0131 sanat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda de\u011ferlendirmek gerekiyor. Genelde salt yetene\u011fine g\u00fcvenen kimseler de \u00fclkemizde bilinen kal\u0131plar\u0131 kullanmaktan yanad\u0131r. Bunlar profesyonel, yar\u0131 profesyonel veya amat\u00f6rce davrananlard\u0131r. Asla sanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131 de\u011fildirler.<\/p>\n<p><strong>Tekrarlayan:<\/strong> s\u00fcrekli, bi\u00e7imsel y\u00f6nde kendini tekrarlamak bir ama\u00e7s\u0131zl\u0131k i\u015faretidir. Bu tav\u0131r i\u00e7inde olanlar, t\u00fcm ya\u015famlar\u0131 boyunca benzer konulara, bi\u00e7imlere tak\u0131l\u0131p giderler. Hep kendilerini tekrarlar ve yenili\u011fe, risk almaya kar\u015f\u0131 dururlar. Bunlar bilinen kal\u0131plardan yararland\u0131klar\u0131 gibi, s\u0131k s\u0131k dekoratiflik \u00f6zelli\u011fine ili\u015firler ve tabiidir ki sanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131 de\u011fildirler, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00fcrettikleri yap\u0131t olmaktan uzakt\u0131r. Bi\u00e7im ve renk de\u011ferleri, yeteri kadar bir etki sa\u011flayamad\u0131\u011f\u0131nda, stilizasyona zorlan\u0131r uygulayanlar\u0131 taraf\u0131ndan. \u0130\u015fte bu tip bir stilizasyonunun, zorlanm\u0131\u015f bir tekrara destek verdi\u011fini fark edebilirsiniz. Alman ele\u015ftirmenlerin en sert ve ac\u0131mas\u0131z vurgular\u0131nda kulland\u0131\u011f\u0131 yakla\u015f\u0131mlardan biri \u201ctekrar\u201d ve \u201ctekrarlayand\u0131r\u201d. Ayn\u0131 \u015feyleri tekrar etmenin ancak bir ko\u015fulu vard\u0131r: onlar\u0131 yeniden \u00fcretebilmek. \u00c7ok az yap\u0131t, b\u00f6ylesi bir tekrara muhatapt\u0131r. Do\u011fall\u0131k i\u00e7inde olmayan her tekrar \u00e7al\u0131\u015fma, yap\u0131t olmaktan uzakt\u0131r, y\u00fczeyseldir.<\/p>\n<p><strong>Dekoratif:<\/strong> s\u00fcslemecili\u011fi \u00f6n plana \u00e7ekerek, salt dekore etmek amac\u0131na y\u00f6nelmektir. Tabii bu d\u00fc\u015f\u00fcnce, \u00fcretilenin sanat boyutuna terstir. Fakat dekoratifli\u011fi se\u00e7enler asla sanat\u00e7\u0131\/yarat\u0131c\u0131 sanat\u00e7\u0131 de\u011fildir ve \u00fcrettikleri de s\u00fcs e\u015fyas\u0131ndan \u00f6te gitmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu noktada duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n azald\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z a\u00e7\u0131labilir ve g\u00fcndeme s\u00fcs yan\u0131 a\u011f\u0131r basan anlay\u0131\u015flar gelir. Belirli temalara y\u00f6nelerek, onu bir moda haline getirmek de dekoratif olan\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Bu ve benzeri durumlar, bi\u00e7imsellikteki i\u00e7erik yoksunlu\u011fundan \u00f6t\u00fcr\u00fc meydana gelmekte ve bu da uygulay\u0131c\u0131s\u0131na yapayl\u0131k damgas\u0131n\u0131 vurmaktad\u0131r. Bunun ad\u0131 \u015fatafatt\u0131r. \u015eatafat da, olsa olsa dekoratifli\u011fin bir par\u00e7as\u0131 olabilir. Bir de ortam\u0131m\u0131zda sanat \u00fczerine yaz\u0131lan yaz\u0131larda kullan\u0131lan \u201cince nak\u0131\u015f duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131\u201d, \u201cdantel h\u00fcneri\u201d, \u201ct\u00fclle\u015ftirme\u201d, \u201c\u00e7arp\u0131t\u0131lm\u0131\u015f ara\u00e7 par\u0131lt\u0131lar\u0131\u201d gibi ibareler, ortam\u0131m\u0131zdaki dekoratifli\u011fin en net i\u015faretleridir ve dekoratifli\u011fin, ortam\u0131m\u0131zda elemeci boyutta kullan\u0131lacak bir kriter oldu\u011funu g\u00f6stermesi y\u00f6n\u00fcnde \u00f6nemlidir. Dekoratiflik, sanatta\/yarat\u0131c\u0131 sanattaki yap\u0131t boyutunda asla ama\u00e7 olmamal\u0131d\u0131r. Fakat ara\u00e7 olarak kullan\u0131labilir; zaten bunun say\u0131s\u0131z \u00f6rneklerini de d\u00fcnyadaki \u00e7a\u011fda\u015f sanat\/yarat\u0131c\u0131 sanat \u00f6rneklerinde g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p><strong>\u0130ll\u00fcstratif:<\/strong> bu tav\u0131r i\u00e7indekiler, bi\u00e7imde \u201cyeni olana\u201d y\u00f6nelmeyi ama\u00e7lamaz. Zaten i\u00e7erikte de esinlendikleri yerleri belli ettiklerinden yeniye d\u00f6n\u00fck bir \u015fey bulunmaz. Temel d\u00fc\u015f\u00fcnce: sadece sanat yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 sanmak ve periferde ne varsa detayland\u0131rmakt\u0131r. Oysa ill\u00fcstratifli\u011fi de\u011ferlendiren kimseler, \u00f6rne\u011fin kitap ressaml\u0131\u011f\u0131nda (\u0130ll\u00fcstrasyon: bir metni ya da bir d\u00fc\u015f\u00fcnceyi tasvir etmek amac\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan ve \u00e7ok defa \u00f6\u011fretici kitap ve dergilerde yer al\u0131p, zanaat de\u011feri ta\u015f\u0131yan \u00fcr\u00fcn) \u00e7ok ba\u015far\u0131l\u0131 olabilir, hatta yine dekoratif i\u015fler yaparak, s\u00fcsleme sanatlar\u0131 alan\u0131nda da ilerleyebilir.<\/p>\n<p><strong>Dr. \u00d6zkan Ero\u011flu \/ NationalTurk<\/strong><\/p>\n<!-- Error, Advert is not available at this time due to schedule\/geolocation restrictions! -->\n<!-- Error, Advert is not available at this time due to schedule\/geolocation restrictions! -->\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Sanat ele\u015ftirmeni ve tarih\u00e7isi \u00d6zkan Ero\u011flu &#8216;nun &#8220;Ele\u015ftirmen Olarak \u201cSanat\u00e7\u0131\u201d ve \u201cYarat\u0131c\u0131 Sanat\u00e7\u0131\u201d Meseleleri \u00dczerine D\u00fc\u015f\u00fcnmek&#8221; adl\u0131 ilk makalesini sizlerle payla\u015f\u0131yoruz.<\/p>\n","protected":false},"author":9192214,"featured_media":188316,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[6221,5005,6670],"tags":[196075,195956,77619,77617,77624],"class_list":["post-78265","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-kultur","category-manset","category-sanat","tag-ozkan-eroglu","tag-sanat","tag-sanat-elestirmeni","tag-sanatci","tag-yaratici-sanat"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/78265","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/9192214"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=78265"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/78265\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/188316"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=78265"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=78265"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.nationalturk.com\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=78265"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}