İş DünyasıManşet

Ekip çalışması ve tren kazası

Bali

ofis cini nationalturkÇalışanların işten çıkarılmasının en yaygın sebebinin iş arkadaşları ve/veya yöneticileri ile anlaşamamaları olduğunu gösteren yeni bir anketin sonuçlarını okuduğum için son zamanlarda bu çeşit iletişim kazaları ve karakter yapıları üzerine düşündüm.

Kariyerimin başlarında aynı sonuçları veren benzer bir çalışmayla karşılaşmıştım.

İnsanların yetersiz olmaları gibi faktörlerden ziyade büyük olasılıkla kaba, işbirliğinden uzak ve başa çıkması zor kişiler olması yüzünden kovuldukları fikrine şaşırdığımı hatırlıyorum. Bir kişiye yazılım kullanmak, yazma becerisini geliştirmek veya yoğun hesap yapmak gibi işinin teknik yönlerini öğretmenin, işbirlikçi olmayı ve diğer insanlarla ahenk içinde çalışmayı öğretmekten daha kolay olduğu sonucu çıkıyor. Yıllar içinde, bu bulguyu doğrulayan daha birçok çalışma gördüm.

Kariyerimde, birkaç insanın tam da bu sebeple kendini yok etmesini seyrettim. Ofisin ortasında iş arkadaşlarına bağıran, öfkeyle toplantılardan dışarı çıkan, herkesin kapalı bir kapı ardından bile duyabileceği kadar yüksek sesle bir yöneticisine bağıran ve mantıklı ve gerekli bir değişiklik için işbirliğine tamamen kapalı çalışanlar gördüm.

Her ne kadar bu çalışanlar o anda kovulmadıysa da neticede genellikle küçülme veya yeniden yapılanma sırasında ilk fırsatta organizasyondan “çıkarıldılar”. Davranışlarını nasıl değiştirmeleri gerektiğine ve bu şekilde hareket etmemenin sonuçlarına dair açık geribildirim almamış olsalar da bu insanların çoğu diğer kişileri nasıl etkilediğini görme becerisinden (Daniel Goldman’ın duygusal zekanın bir parçası olarak tanımladığı bir nitelik) yoksun gibiydiler. Bu yavaş çekimde bir tren kazasının oluşmasını seyretmek gibidir: Trendeki kişi hariç herkes bunun yaklaştığını görebilir.

Birkaç yıl evvel iş bilgesi Tom Peters’ın, şirketlerin tutum için işe alması gerektiğini ve beceri yolunda ihtiyaç duyulan her şeyin eğitim yoluyla elde edilebileceğini söylediğini duymuştum. Bunu söylediğini ilk duyduğumda bunun haddinden fazla basit bir yaklaşım olduğunu düşündüğümü hatırlıyorum. Ama kariyerim boyunca gerçekleşmiş birkaç “tren kazasını” seyrettikten sonra Peters’ın bir şeyler bildiğini düşünüyorum. Bu “tutum için işe alın” yaklaşımı rağbet görmüş gibi görünüyor ve bugün neden birçok şirketin potansiyel yeni işe alımları değerlendirirken ekibe “uygun olmayı” vurguladığını açıklıyor.

NationalTurk World Son Dakika
yunanistan golden visa yurt disi emlak 2024
Rüyalarınızın Adası Bali
Konserler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Maldivler Turu
Başa dön tuşu