GündemManşetTürkiye

“Çılgın Proje beni çıldırttı”

Bali

shipfoolsUzun süredir gündem hazırlanıyor; herkeste çok büyük bir beklenti oluşturuluyordu. Seçim öncesi Başbakan çok önemli bir proje açıklayacak, bu çılgın proje sadece Türkiye’yi değil, tüm dünyayı heyecanlandıracaktı.

Ve dağ faresini doğurdu. Çılgın Proje İstanbul Avrupa yakasından Karadeniz ve Marmara Denizi’ni birbirine bağlayacak olan Kanal İstanbul’muş.

Öncelikle İstanbul’un daha ne kadar büyümesini istiyoruz buna karar vermeliyiz. Bugün 15 milyonu geçen nüfusu ile yaşanamaz bir noktaya doğru giden İstanbul’u daha da büyütmek; daha fazla cazibe merkezi yapmak akıllıca bir büyüme stratejisi değil. Kanal İstanbul projesi ile çevresinde oluşturulacak olan yerleşim yerlerine sadece mevcut İstanbulluların gideceğini düşünmek içi boş bir hayalden ibaret. İstanbul’a yatırım yapılacağına, Anadolu’nun gelecek vaadeden kentlerine yatırım yapılarak buraların cazibe merkezi yapılması daha verimli ve dengeli bir büyümeyi beraberinde getirecektir. Bir Trabzon, Gaziantep, Kayseri, Denizli, Diyarbakır, Balıkesir, Mersin nasıl daha cazip hale getirilir yerine İstanbul’u nasıl daha büyütürüm diye düşünmek bir ülke başbakanından çok bir belediye başkanının vizyonu gibi. Ve belli ki zihni hala belediye başkanı olanlar bildiği işi yapmayı en güvenli yol olarak görüyor. Müteahhitlerin eline düşen yurdumun dört köşesinin ümran olmasını beklerken; sadece İstanbul’un daha ümran yapılmak istenmesi, yine bu müteahhitlerin işi.

Ayrıca, daha ne olduğunu bile anlamadan hemen şakşak yapmaya başlayanlar olduğunu görmek insanı gerçekten dehşete düşürüyor. Türkiye’nin en büyük sorunu bu gözü kapalı tarafgirlik ve biat kültürü. CHP’nin daha önce başka ülkelerde uygulanmış ve sosyal devletin bir uzantısı olarak her vatandaşa vatandaşlık hakkı olarak vermeyi vaad ettiği aile sigortası için kaynağının ne olduğunu diline dolayanlar; bu Çılgın Proje ’nin yarar ya da zarar getirip getirmeyeceğini tartışmayı bırakın, bunu için kaynağın ne olacağını sorgulamayı akıllarına bile getirmiyorlar.
Sosyal medyada;ilk yapılan bayağı eleştirilerin Özal köprüyü yaptığında benzer tepkileri gösterenlerin oğullarının şimdi bu çılgın projeye de tepki gösterdikleri şeklinde olduğunu gördüm. Özal İstanbul’a köprüyü yaptı ve İstanbul yaşanılabilir bir hale geldi öyle mi; veya ülkemiz çok kalkındı öyle mi? Bunu herkesin elini vicdanına koyarak düşünmesini isterim.

Türk ekonomisinin akıl almaz büyümesi:

Resmi rakamlarla derlenmiş; CIA World Factbook’taki verilere göre Türkiye’nin Gayri Safi Milli Hasılası(GDP) 2010 yılı için 729.1 milyar dolar. Kişi başı milli gelirimizde yine 2010 yılı için resmi rakamlara göre 12.300 dolar. Birazcık iktisat bilen herkes kişi başı milli gelirin toplam nüfusa bölünerek kişi başı milli gelirin hesap edildiğini bilir. Şimdi biraz matematik yapalım. 729.1 milyarı, 12.300’e bölelim. Bu işlemin bize Türkiye’nin nüfusu olan yine 2010 yılı sonundaki resmi rakam olan 73 milyon 722 bin 988 kişiyi vermesi lazım. Ki CIA World Factbook’ta Temmuz 2011 itibarıyla bu sayının 78 milyon civarında olacağı belirtilmiş. Biz yine daha az olan İstatistik Kurumu’nun açıkladığı resmi rakamı yani 73 milyon 722 bin 988’i baz alalım.

Yukarıdaki matematiği yaptığımızda yani toplam Milli Geliri kişi başı milli gelir rakamına böldüğümüzde karşımıza 59 milyon 268 bin rakamı çıkıyor. Yani resmi nüfus rakamımıza göre 14 milyon 400 bin vatandaşımız bu hesaba katılmamış. Yani istatistik oyunu ile milli gelirimiz artmış. Bir süredir kimin geliri artıyor benimkinde bir değişiklik yok hatta daha da kötüye gidiyor diye düşünenlere duyrulur.

Seçim anketlerindeki rakamları da bu perspektiften değerlendirmeniz dileğiyle.

ERDEM ASYALI / NationalTurk

NationalTurk World Son Dakika

yunanistan golden visa yurt disi emlak 2024
Rüyalarınızın Adası Bali
Konserler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Maldivler Turu
Başa dön tuşu