GündemManşetPolitikaRöportajSadece NationalTurk'deTürkiye

Olay adam Hüseyin Sağ NationalTurk’e konuştu

huseyin sag anasayfaMensup olduğu CHP’li belediye başkanları hakkında bile suç duyurusunda bulunmasıyla siyaset dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biri haline gelen Hüseyin Sağ NationalTurk’e konuştu. Hüseyin Sağ röportajı…

Cumhuriyet Halk Partisi Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi görevini sürdürdüğü dönemde Belediye meclislerinde olan imar rantlarına karşı çıkışlarıyla gündeme gelen Hüseyin Sağ son günlerde Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal Hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla tekrar gündeme geldi.

Dürüst politika denince ilk akla gelen isimlerden biri olan Hüseyin Sağ daha önce İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Toki Başkanı Erdoğan Bayraktar ve Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek haklarında suç duyurusunda bulunmuştu.

Geçtiğimiz günlerde Akmerkez’de dev reklam panoları ile kamufle edilerek inşa edilen yapıların kaçak olduğu hakkında şikayette bulunan Hüseyin Sağ, şikayetinde inşaatın CHP’li Beşiktaş Belediyesi tarafından ‘iskele ruhsatı’ alınarak başlatıldığını iddia ederek 11 Şubat 2009′da suç duyurusunda bulunmuştu.

İçişleri Bakanlığı önce soruşturma izni vermemiş, Hüseyin Sağ’ın Danıştay’a yaptığı başvuru sonunda Danıştay soruşturma izni verilmesine karar vermişti.

Bu suç duyurusundan sonra Beşiktaş Belediyesi, inşaatı mühürlemiş, encümen de yıkım kararı almıştı. Ancak yıkım işlemlerinin bir bölümünü Kasım 2009′da Beşiktaş Belediyesi ve İBB birlikte gerçekleştirilirken bazı bölümler ise Ağustos 2010′da yıkıldı. Fakat İBB, yıkım işlemlerinin tam olarak yapılmadığını tespit ederek ve Beşiktaş Belediyesi’nden kaçak yapıların tamamının 3 ay içinde yıkılmasını istedi.

İşte bu gelişen süreç sonunda tartışılan bu konu “ Beşiktaş Belediyesi’nin tüm bu süreçte, görev ve sorumluluklarını tam olarak yerine getirmediği, mevzuata aykırı yapıya göz yumduğu, yıkım işlemlerini geciktirdiği ve yapıdaki imar mevzuatına aykırı kısımları tamamen gidermediği’ gerekçeleriyle Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ile İmar Müdürü Mithat Sermet’in soruşturulmasına izin verilmesiyle sonuçlandı.

Hüseyin Sağ Türk Siyasetinde olmayan bu çıkışı ile kamuoyunda çok yandaş bulurken kendi partisi içinde destekleyenleri artmaya başladı.

İşte NationalTurk, Hüseyin Sağ ‘a tüm merak edilenleri sordu.

Yanlış iş yapan kişiyi Partisi korumamalı


NationalTurk – Hüseyin Sağ, CHP Meclis üyesiyken neden kendi partisine bağlı belediye başkanları için suç duyurusunda bulunur?

Hüseyin Sağ – Normal, dürüst bir insan için bunun tek bir cevabı var. Yanlışı kim yapıyorsa, siyasette ve normal hayatta neyse, bunun parti farkının olmaması lazım. Ben hala öyle düşünüyorum. Yanlış yaptıysa hangi partiden olursa olsun, partidaşım da olsa gereğini yapmak gerekir. Daha yeni Kadıköy Belediyesi’ne bir dava daha açtım. Benim için fark etmiyor. Bence kurtuluş da burada. Diğer partilerin mensupları da benim gibi düşünse, dürüst insanların toplanacağı bir yer olsa çözüm burada. Yoksa, yanlış yapanım benimdir, kol kırılsın Selami Öztürk içinde kalsın, öyle bir şey yok. Bu siyasi bir şey değil. Siyasi bir şey olsun sonuna kadar arkasında duralım. Ama değil. Tamamen kişinin kendisine özgü getiri getirecek bir şeyle ilgili suç duyurusunda bulunmuşum ben. Yine yaparım, kim olursa olsun fark etmez.
Deniz Baykal bana kınama cezası verdi!

NationalTurk – Bu tutumunuza CHP yönetiminden bir tepki geldi mi?

Hüseyin Sağ – E tabi. Bana bir yıl uzaklaştırma cezası verdiler. Hiçbir yere aday olamıyorsun, sadece düz üyesin. Bir de kınama cezası aldık, gittik kendimizi savunduk. Ben affedileceğimi ümit ederken cezamı onadılar. Kemal Kılıçdaroğlu başkan olunca bir kez daha itiraz ettim. Öyle bir hakkım varmış. Oybirliğiyle cezam kaldırıldı. Cezayı Deniz Baykal döneminde almıştım. Kesinlikle hiçbir suçum yok. Kişisel bir husumetim varmış gibi davranıyorsam bu başka bir şey. Ama ben belgelerle, Büyükşehir’in raporlarıyla gitmişim. Neticede savunmamı kabul etmemişlerdi.

Daha başka büyük tepkiler de aldım parti üyelerinden, herkesten. Çünkü Türkiye’deki zihniyet şu: kendi yandaşın veya partidaşınsa bunu hoş göreceksin, kapatacaksın. Halbuki yanlış yapanlar gidecek, doğru yapanlar kalacak ki orada başarı olsun. Ben böyle düşünüyorum.

NationalTurk –  Sessiz çoğunluk da sizi destekliyor.

Hüseyin Sağ – Evet evet. Onu görüyorum. Bir yere gittiğimde bazı üyeler ve vatandaşlar tanıyor ve beni desteklediklerini söylüyorlar. Bu da müthiş derecede hoşuma gidiyor.

Milletvekili adaylığı için ön seçim yapılsa ön sıralarda çıkardım


NationalTurk –
Cezanızın kaldırılmasına rağmen parti yönetiminin sizle olan ilişkisi samimi mi? Yoksa bir burukluk var mı?

Hüseyin Sağ – Hayır burukluk yok. Sonuçta disiplin kurulundaki üyeler de benim haklı olduğumu biliyorlardı ama devreye birileri girdi. Muhtemelen şikayet ettiğim vatandaş devreye girmiştir. Benim hiçbir usulsüzlüğe bulaşmadığımı herkes bilir. Bu da benim en büyük sermayem. Hala da üstüne para veriyorum, mahkemeleri takip ediyorum. Yeni davalar açıyorum. Bunu yapıyorum ve yapmaya da devam edeceğim. Ne partinin bana ne de benim partiye bir kırgınlığım var. Yazılacağımı düşünmediğim için milletvekili adayı da olmadım. İstanbul’da ön seçim yapsalardı ön sıralarda çıkacağıma da eminim.

Kılıçdaroğlu da ön seçimden yana olduğunu söyledi

Ön seçim yapılan yerlerde ilginç sonuçlar çıktı biliyorsunuz. Bayanlar öne çıktı, geçmiş dönemde partiden uzaklaştırılmış kişiler seçildi geldi. Örgüt süzüyor ve genel başkanın önüne koyuyor. Hem genel başkan rahat ediyor. Hem kimse kırılmıyor. Böyle bir rahat durumu var. Bir dahaki dönem kesinlikle yapar Kemal Kılıçdaroğlu. Zaten ön seçimden yana olduğunu söyledi. Süre kısa olduğu için yapamadı büyük bir ihtimalle.

NationalTurk –  Akmerkez’deki olayı nasıl öğrendiniz olay neydi?

Hüseyin Sağ – Akmerkez’de bana gelen bir ihbar neticesinde önerge verdim. Ruhsata aykırı eklemelerin olduğu tespit edildi, raporlandı. Büyükşehir belediyesi tarafından bir kısmı yıkıldı. Bir kısmı yıkılmadı. Galeri boşlukları falan duruyor. Benim tespit ettiğim şeylerin doğru olduğu ortaya çıktı. İçişleri bakanlığı soruşturma izni vermedi, Danıştay’a götürdük.

NationalTurk – İçişleri bakanlığı neden izin vermedi?

Hüseyin Sağ – Bilmiyorum. Hem İsmail Ünal için hem de Kadir Topbaş için soruşturma izni verilmedi. Sonra ben konuyu Danıştay’a götürdüm. Danıştay tam tersi bir karar vererek İçişleri Bakanlığı’nın kararını kaldırdı. Üçüncü safha da içişleri bakanı tekrar görüşünü belirtti ve tekrar dosya Danıştay’a gitti. İkinci safhada İsmail Ünal ve Mithat Şermet’e soruşturma izni verdi. Burada da Kadir Topbaş’ı ayırdı. Gerek yok dedi.

Kadir Topbaş için de soruşturma izni verilmesi için tekrar Danıştay’a gittim.

Daha sonra Kadir Topbaş için de soruşturma izni verilmesi için tekrar Danıştay’a gittim. Şimdi Danıştay’dan o kararı bekliyorum. Muhtemelen çıkar çünkü Danıştay verdiği kararın arkasında duruyor. Ona da bir soruşturma izni çıkacak.

Bu arada büyükşehir belediyesi plan tadili yapmaya çalıştı. Plan tadilatını getirdi. Çok garip bir şekilde plan oy çokluğuyla geçti. CHP’li üyeler muhalefet şerhi koydu. Fakat bu sefer yönetim şöyle bir şey yaptı. 1/1000’lik yapılacağı için süreç uzayacak. Bu sefer yeni bir plan teklifi sundu. Orada da diyor ki 5 binlik üzerinden uygulama yapalım, süreyi kısaltalım. Eğer o geçerse onun için de suç duyurusunda bulunacağım. Onu takip ediyorum şu anda.

İlçe Belediyelerinin yaptıkları dümen!

NationalTurk – İlçe belediyeleri genelde “Büyükşehir’den geçiyor kararlar. Biz ne yapalım” diyorlar.

Hüseyin Sağ – Olmaz. Kesinlikle yanlış. İlçe belediyesine rağmen bir şey yapamazsın. Ama belediye direnirse. İlçe belediye başkanı büyükşehir belediye meclisinde çıkacak konuşacak. Bunu yapamazsınız, ben yaptırmam diyecek. İtiraz ederim, mahkemeye veririm diyecek. Neden meclise gidip konuşma yapmıyor? Neden mahkemeye vermiyor?

Onların hepsi dümen. Mahkeme de büyük bir ihtimalle sorumluluk ilçe belediyesinde olduğu için planı durdurur. Mahkeme kamu yararına bakar.

NationalTurk – 2009’daki yerel seçimlerde CHP Beşiktaş ilçesinde , “Ayfer Atay’a (DSP) oy verirseniz AKP gelir” diye propoganda yapıldığını duyduk. İlçe ve il belediyesinin farklı partilerden olmasının bir anlamı kalıyor mu burada?

Hüseyin Sağ – Kalmıyor. Kesinlikle kalmıyor. Esas yara burada zaten. Şimdi sen ilçe başkanına sorduğun zaman benim bütçem oradan geçiyor diyor. Siyaset öyle bir şey değil ki. Sen direneceksin. O direncin karşısında yapabiliyorsa büyükşehir belediye başkanı senin haklarını kısıtlayacak. Seni cezalandırırken İstanbul halkını da cezalandıracak. Onu göze alıp yapabiliyorsa sen de çıkacaksın kendi meclis genel kurulunda, basına anlatacaksın. Ben ilçemin betonlaşmasına karşı çıktığım için büyükşehir belediyesi bana hizmet vermiyor, benim bütçemi geçirmiyor diyeceksin. Siyaset böyle bir şey. Ama sen kolayı seçiyorsun. O zaman da o siyaset olmuyor.

Selami Öztürk 35 senedir görevde, Belediye başkanı kadrolu olur mu?

NationalTurk – KemalKılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı için Deniz Baykal’dan teklif aldığı zaman şu andaki ilçe belediye başkanlarıyla çalışmama yönünde şart koyduğu iddia edilmişti. Böyle bir duyum almış mıydınız siz de?

Hüseyin Sağ – Öyle bir bilgi almadım. Fakat bence yapılması gereken kesinlikle oydu. Birebir yakınında çalışma fırsatım olmadı Kemal Kılıçdaroğlu ile. Öyle bir şey duymadım. Ama olmalıydı. Mesela Selami Öztürk. 35 sene oldu. Memur 20 senede emekli oluyor. Kadrolu mudur yani? Kadrolu belediye başkanı. Kadrolu belediye meclis üyesi. Böyle bir şey olur mu? İnsan 30 sene bir yere gelip gitmekten rahatsız olur.

NationalTurk – CHP’de dürüstlük denilince akla gelen ilk isimlerden birisiniz genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte. Peki, Kılıçdaroğlu size hiç milletvekilliği için talebinde bulunmadı mı?

Hüseyin Sağ – Hayır. Ne genel başkan, ne genel merkez öyle bir talepte bulundu. Bir şey söyleyeyim. Şu anda Kadir Topbaş’la ilgili 6-7 tane suç duyurum var. Akmerkez’le ilgili olanı sonuçlanmak üzere. İETT arazisi bitti, Danıştay İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazdı. Kadir Topbaş ve genel sekreteri için yargılanma, soruşturma izni verdi. Bu benim başarımdır. Dilekçesini ben yazmışım, avukatını ben tutmuşum. Bunları ben yapmamalıyım, bunları parti yapmalı.

NationalTurk – Parti kendi belediye başkanı için kendi avukatıyla suç duyurusunda bulunur mu?

Hüseyin Sağ – Ya bulunacak. Ya da ihraç edecek. Eğer bunları yaparsanız onlar da suç duyurusunda bulunulacak şeyler yapmaz. Şimdi Kadir Topbaş bana, Çetin Soysal’a ve Gürsel Tekin’e 50 bin liralık dava açmış. Ben şimdi bununla neden tek başıma uğraşayım?
Neden? Bunları benim yapmam gerekmiyor ki.
İETT arazisi için neden suç duyurusunda bulunduk? 4 senedir bir ihale devam eder mi ?
Türkiye’de, dünyada örneği yok!
Haklı olduğumuzu da Danıştay ortaya koydu. Şimdi savcı soruşturmasını yapacak. Bu büyük bir başarıdır tek başına bir insan için. Hem zamanımızı, ekonomimizi harcıyoruz hem de düşman kazanıyoruz.
Kadir Topbaş’ın da düşmanı falan değilim. Elimde bilgi, belge olmadan iş yapmam.

NationalTurk – Kemal Kılıçdaroğlu, yolsuzlukların üzerine giden bir kimlikle siyaset sahnesine atıldı. Şu anda CHP genel başkanı. Özellikle dürüst politikacı imajını, Bülent Ecevit imajını tekrar canlandırarak heyecan getiriyordu. Şu anda yolsuzluk olaylarıyla ilgili iddiaları biraz azaldı mı? Sayın Kılıçdaroğlu şu an parti meseleleriyle mi uğraşıyor, yoksa yolsuzluklar mı bitti?

Hüseyin Sağ – Son grup toplantısında yeni dosyalar açıklayacağını ilan etti. Toplumun büyük çoğunluğu bu işlerden rahatsız. Küçük bir çoğunluk bundan mutlu ve zengin oluyor. Kemal bey buna devam eder. Genel başkan olmak ne demek? Bütün Türkiye’de bütün illerden bir kişi arasa, yani bunlarla uğraşmak zor. Şu an seçime kilitlenmiş durumda. Başarılı olacağını da düşünüyorum.

Mimarlar Odası Eskisi gibi değil, onlara da gına gelmiş!

NationalTurk – Peki CHP bu konuda sizden destek istemiyor mu?

Hüseyin Sağ – Benim öyle bir talebim, onların da daveti olmadı. Ama ben bireysel olarak takip ediyorum. İtirazlarımı yapıyorum. Davalar açıyorum, basına yansıtmaya çalışıyorum. Dernek kurmayı düşündüm Kent Bekçileri diye. 10-15 kişiye ihtiyaç var. Fakat onun ekonomik bir boyutu yok. Öyle bir zenginliğim olsa onu da yapacaktım. Çok da önemli bir şey olacaktı İstanbul için. istanbul’da bana 3-4 kişi verselerdi beraber çalışacağımız, mahkeme masraflarını da karşılasalardı, size garanti veriyorum İstanbul’a hançer gibi saplanmış binaların yüzde doksanı şu anda olmazdı.

NationalTurk – Mimarlar Odası?

Hüseyin Sağ – Mimarlar Odası bir yere kadar. Eskisi gibi değiller. Onlara da gına gelmiş. Netice alamıyorlar. Ama biz bunu yapabilirdik. Bir siyasi kimliğimiz var sonuçta. Daha sıkı takip edebilirdik, daha bağımsız hareket edebilirdik. Bakın bunu AKP’liler İzmir’de yapmış. Neredeyse bütün meclis kararlarını mahkemeye veriyorlar. Dikkat edin İzmir’de yüksek bina, plan tadili yapılmış bina çok az.

Neden? Hepsini mahkemeye taşımışlar çünkü. Türkiye’de yandaş milyarderler olmayacaktı zamanında bunlar yapılsaydı. Bunlar nasıl zengin oldu? Müteahhit olarak! Kendileri gazetelere ilan veriyorlar “AVM’lerle büyüdük” diye. Bunların planları nereden geçiyor? Çoğu oy birliğiyle büyükşehir belediyelerinden geçiyor.

Deprem için 2 kez imar için 2000 kez toplanılmış!

NationalTurk – Dünyada Deprem felaketlerini yaşıyoruz, Depremle ilgili ne tür önlemler alınıyor?

Hüseyin Sağ – Benim dönemimde deprem komisyonu 2 kere toplandı. Şu anda da takip ediyorum. Deprem komisyonu ya 2 kere toplanmış ya 3 kere. Ama imar komisyonuna 4 bin tane dosya gelmiş. Bunların 2 bin küsuru da görüşülmüş. Yani İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önceliği deprem değil, parsel bazında plan tadilatıyla AVM, rezidans, otel yapmak.
99 depreminde Kadıköy’de meteoroloji alanı vardı. O depremde insanlar 50 dönümlük yeşil arazide günlerce kaldılar. Şimdi oraya rezidans yapılıyor. Anadolu yakasının en yüksek binası. Bugün de gittim onun itirazını yaptım büyükşehir belediyesine. İşçi Partisi de itiraz etti oraya, güzel bir şey oldu.

Başına özel koy da ne yaparsan yap!


Kafaları ticarete çalıştığı için şöyle bir düşünceleri var. Ne kadar beton dökersek , ne kadar mikser çalıştırırsak o kadar gelişmiş bir ilçe oluruz. Zihniyet bu. Siz hiç İstanbul’da 100 dönüm kent parkı yapıldığını duydunuz mu? Arsan var! 100 dönüm de var 200 dönüm de var. Büyükşehir belediyesinin mülkiyetinde olan bütün arsaları satıyorlar, plan değişiklikleriyle yeşil alanı akaryakıt istasyonu yapıp öyle satıyorlar. Belediye başkanı kamu yararı gözetiyorsa her yeri yeşil alan yapmak ister. Ama bunlar özel okul, özel hastane, rezidans, başına özel koy da ne yaparsan yap zihniyetinde. Bunların özel zevki bu. Her şey özel.

NationalTurk: Açıklamalarınız için teşekkür ederiz…

Hüseyin Sağ – Ben de teşekkür ediyorum.

Error, group does not exist! Check your syntax! (ID: 65)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu