FutbolManşetMedyaSadece NationalTurk'deSpor

Spor Yazarı Naci Arkan’dan 58. madde yorumu; Uyu bebeğim uyu!..

Bali

tff yonetim kurulu

Türkiye Gazetesi Spor Müdürü ve Spor Yazarı Naci Arkan, Türkiye Futbol Federasyonu, Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Kulüpler Birliği ve 58. maddeyi siz NationalTurk okuyucuları için yorumladı…

İşte Türkiye ’nin en çok okunan Spor Yazarlarından Naci Arkan’ın “Uyu bebeğim uyu!” olarak adlandırdığı görüşleri;

F!utbol Federasyonunu nasıl bilirsiniz?”

naci arkan
Naci Arkan

“İyi biliriz” diye sesini yükselten tek kişi bulabilir misiniz acaba?

Topu devamlı taca atan; işi uzatarak günü kurtarmaya çalışan; yarını ve geleceği düşünen karınca gibi değil, sadece yaşadığı anı değerlendiren Ağustos Böceği gibi umursamaz tavırlar içindeki bir topluluğun Türk futbolunu idare ettiğini söyleyeni kafasına bir yumrukla yerine oturturlar bu ülkede…

Peki ya Kulüpler Birliği?
O başka bir alem…
Sanırsınız ki, astığı astık, kestiği kestik…
Sanırsınız ki, Bakanlar Kurulu…

Kanun hükmünde kararname çıkartıyor sanki…
Bugün beğenmediğini, yarın kendilerine yol su elektrik olarak dönecek her türlü menfaati alt alta toplayıp, aralarında konuşuyor ve karar alıyor…

Sonra da bunu Futbol Federasyonu’na uzatıyor:
Gereğini yerine getir
Emir demiri keser” demişler ya…

NationalTurk World Son Dakika

Kulüpler Birliği’nin her isteğini emir telakki eden Federasyonumuz, her zaman yaptığı işi yapıyor tabii…
Sonra da çıkıyor Sayın Aydınlar kameralar karşısına “Kulüpler Birliği şu kadar imza ile bize ilettiği değişiklikleri yerine getirdik. Herkese hayırlı olsun
Hayırlı olsun da, emir kulu musun mübarek?

yunanistan golden visa yurt disi emlak 2024

Sen Türk futbolunu idare etmek için oradasın…
Kulüpler Birliği’nin esiri olmak için değil…
Her konuda “para, para” diye inleyen “bittik, mahvolduk” diye gözyaşı döken bir vakıf organının sesini kısmak için, komik kararların altına imza atmak, geleceğin futbol politikasına darbe vurmak ne haddine…

Üstelik yöneticiler arasında bir birlik ve beraberliğin olmadığı gerçeği de ortadayken, başkanın, çoğu arkadaşının bile haberi olmadan “yaptık, oldu, bitti” anlayışı, artık meyve veren ağacın kuruması gibi, güven duygularını da yok etmiştir…

Sen kulüplerin 400, 500 milyar liralara dayanan borçlarını ödettirmek için yaptırımlar uygulama; sen aklı sıra onların yabancı kontenjanındaki sıkıntıları ört bas etmek için “sınırsız” çaresini getir; sen UEFA ile polemiğe girip, kendini kurtarmak için, kulüplerin önünde çaresizlik sergile; sen “Play –off komedisini” bu ülkenin başına bela et; sen yayıncı kuruluşun, sen Kulüpler Birliği’nin esiri ol, sonra da “Ben bu ülkenin futbol patronuyum” de…
Kim inanır ha, kim inanır…

Zaten bu işin patronluğu falan da kalmadı ki…
Benim olduğum yerde, şike yapan, teşvik veren küme düşer… Bu sözün altına Mehmet Ali Aydınlar ismini koyabilirsiniz
Koyduk Başkan

26 Ocak’ı bekliyoruz…
Ama sakın ola ki “Genel Kurul böyle istedi, boynumuz kıldan incedir” demek yok değil mi başkan?
Siz de biliyorsunuz ki, Futbol Federasyonu Disiplin Talimatını Genel Kurul değil, Yönetim Kurulu değiştirir…
Hem de bir dakika içinde…

Olur mu öyle şey” diye itiraz ettiğinizi duyar gibiyiz…
Peki 6 Ocak Cuma günü bir çırpıda aldığınız talimat değişikliği ne olacak?
Hani, hükmen mağlubiyet, ihraç, puan indirme, küme düşürme cezalarını verme yetkisini Disiplin Kurulu’na verdiniz ya, ondan bahsediyoruz…

58. maddeyi de isteseydiniz bir saniyede değiştirir veya azla dokunamayız der işin içinden sıyrılırdınız…
Yapmadınız; yapamadınız…
Ama siz ne yaptınız…

Genel Kurul’u “olağanüstü” toplantıya çağırdınız…
Yönetim Kurulu’nda beş kuruş masraf etmeden alacağınız bir kararı en az 350 bin TL masraf kapısı açan Genel Kurul’a bıraktınız…

Yazıktır bu milletin parasına yazık…
İşte böyle…

Kararsızlıklar içinde boğulan bir federasyonun son saçmalığıdır Genel Kurul toplamak…
Kulüpler Birliği’ni sığınacak tek liman olarak gören o federasyon, şimdi o koleksiyonuna Genel Kurulu da ekledi…
Haa; hakkını yemeyelim…
Federasyonun tek başına aldığı kararlar da var…

Mesela Süper Kupa’yı oynatmamak gibi!
Ligi 9 Eylül’de başlatmak gibi!
Sınırsız yabancı avantajını(!) yürürlüğe koyduğu gibi!

Amma…
Unutulmayan tutarsızlıklar tablosunu ne yapacağız peki?

Unutacak mıyız, yoksa “üç maymunu” mu oynayacağız?
Hani; tarih 6 Temmuz… “Durum vahim

11 Temmuz… “Elimizde belge ve delil yok, lig ertelenmeyecek
11 Temmuz… “Süper Kupa, Beşiktaş ve F.Bahçe arasında 31 Temmuz’da oynanacak
13 Temmuz… “Kararımızı, iddianame mahkemece kabul edildikten sonra vereceğiz
14 Temmuz… “UEFA ile görüşüp, sonra karar vereceğiz
19 Temmuz… “Beşiktaş – F.Bahçe Süper Kupa finalini erteledik
19 Temmuz… “Savcılıktan belgeler yarın gelecek, Etik Kurul inceleyip, şike vardır, ya da yoktur diyecek ve biz de ona göre karar vereceğiz
15 Ağustos… “Savunmaları almak için iddianameyi bekleyeceğiz
15 Ağustos… “Savcılık tarafından, tutuklanmaya yetecek kadar belge olabilir; ama bizim için karar vermek açısından yeterli belge yok

Bir takımı kurtarma adına, Türk futbolunun geleceğini tehlike çemberinin içine atmak ve bunun vebalini ödemek hiç de kolay olmayacaktır…

Çünkü canı boş yere yanan takımların açacağı tazminat davaları, bu federasyonu yerinden oynatır bilmiş olun…
Yazmakla bitmeyecek kadar gaf, tutulmayan söz, yapılmayacak işler…

Şiddet Yasası’nın bir gecede Meclis’te kırpılmasıyla rahatlayan, Kulüpler Birliği’nin isteğiyle, 58. Maddenin değiştirilmesini Genel Kurul’a atan bu federasyonun, Türk futbolunun geleceği için yapması gereken tek iş, istifa edip futbolumuzdan uzaklaşmasıdır…

Çünkü ne bu millet enayi, ne bu millet aptal, ne bu millet saftır…

Rüyalarınızın Adası Bali
Konserler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Maldivler Turu
Başa dön tuşu