Akın Gürlek yokluk yıllarını anlattı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, öğrencilik yıllarını Adem Metan’a anlattı:
Akın Gürlek, öğrencilik yıllarında çok yokluk çektiğini şu sözlerle dile getirdi:
“Esnaf bir ailenin çocuğuyum. Ticaret yapıyordu babam. Yani biz de esnaflığa başladık küçük yaşlarda; 10-11 yaşında pazarlarda tezgah açıyorduk. İnsanın öğrencilik anıları çok farklı. Bir de biz gerçekten maddi olarak zor durumdaydık. Arkadaşlarla falan birkaç iş arayışında bulunduk.

Hatta anketörlük yaptık, bunu hiçbir zaman unutmam. Part-time işlerde çalışıyoruz. Hatta garsonluk bile yaptığımı hatırlıyorum. Dizi setleri falan varmış o zaman, mesela ben Ekmek Teknesi’nde, belki hatırlamazsınız, bir bölümünde ben oynadım yani.
Yani biliyorsunuz; Kurtlar Vadisi, Ekmek Teknesi… Sürekli işte böyle garsonluk yapıyoruz, dizilerde oynuyoruz. Ama Ekmek Teknesi’nde şöyle oynadım: Yani kahvedeki bir kalabalığı canlandırdık orada. Herodot Cevdet, ‘Baba büyüksün!’ deyip alkışlıyoruz. Ama kadroda efsane değil miydi orada?
Hasan Kaçan kahveye geliyor, tabii orada sohbet yapıyor; kahvedeki kalabalıktan biriyiz. Saat işte 6’da falan gitmiştik herhalde. Yani işte 2 – 2,5 saat çekimler sürdü. Biz sadece alkış yaptık, ‘Baba büyüksün!’ dedik, görevimiz bitti yani.”
Daha sonradan görüştük, söyledim ben Hasan Kaçan’a.”
Sürekli olarak her derse giriyorum. Yani hocanın ne ağzından çıkıyorsa onu yazıyoruz falan. Artık seni de amfide tanıyorlar, bir güveniyorlar. ‘Ya işte Akın derse not tutuyor’ falan filan. Tabii ilk ders notlarım falan çok başarılıydı. Bir de şöyle oluyor: Ders notu tutuyorsunuz, onu aynı zamanda da her gün eve gelip günlük olarak bilgisayara aktarmanız gerekiyor; işte bilgisayar aldım…”
Ve tabii ben o zamanlar Marmara Hukuk’ta ilk bilgisayar yazılı ders notu veren bendim yani. O konuda tabii iki arkadaştık. Bu tabii size fayda sağlıyor çünkü her gün dersi düzenli dinliyorsunuz, her akşam da onu bir check etmeniz lazım. Bu şekilde bir sistem kurduk. İşte biliyorsunuz fotokopiciler var üniversitelerin yakınlarında, insanlar oraya geliyor falan. Sonra bir de meşhur olduk, herkes dedi ‘Akın’ın notları, Akın’ın notları’ falan. Yani benim derslerim de arttı, birden çok yüksek puanlar aldım şeylerde ama tanınırlığım da arttı.”

Akın Gürlek şunları da söyledi: “Herkes işte derse geldiği zaman ‘o’ falan seni takip ediyor. Şimdi bir de öyle bir şey var; öğrenci çok fazla ders notu tutamaz ama senin derse girip girmediğini kontrol ediyor.”
“Biz artık bu işi profesyonelleştirdik. Artık 3. sınıfta ses kayıt cihazı falan aldık. O kadar profesyonel bir şeye geçtik. Ama bize çok faydası oldu. Yani hem maddi olarak çok iyi duruma geldik hem de bir de sonuçta başarı sağlanıyor; ders notu tutmak demek her gün…”






