EkonomiGündemHaftanın YorumuManşetTürkiye

Cari Açık Nedir, Türkiye Cari Açığını nasıl döndürebilir, Dolar Kuru Ne Kadar Olacak?

Dolar ResimleriUzun süredir Türkiye’nin en büyük ekonomik sorunu çok yüksek olan cari açığı. Cari açığın ne olduğunu bir kez daha tekrar ederek, önümüzdeki dönemde Türk ekonomisinin nasıl bir seyir izleyebileceği üzerinde bir tahmin yürütmeye çalışalım.

Ülkelerin diğer ülkelerle ekonomik ilişkileri ödemeler dengesi adlı bilanço ile izlenmektedir. Ödemeler dengesi üzerinde, diğer ülkelerden elde edilen her türlü döviz gelirleri ile diğer ülkelerle olan ilişkilerden doğan her türlü döviz giderini takip etmek mümkündür. Ödemeler dengesinin içinde dört farklı temel kalem vardır. Mal hesabı doğrudan ithalat ihracat farkını göstermektedir. Hizmetler hesabı diğer ülkeler ve ülke vatandaşları ile yapılan turizm, sigorta, nakliye vb. ilişkileri sonucu oluşan farkı gösterir. Yatırım gelirleri hesabı, yurtdışına yapılan kar transferlerinden, yurtdışından gelen kar transferleri rakamının çıkarılmasından ibarettir. Cari transferler de diğer her türlü para hareketini gösterir. Ödemeler dengesi verilerine ilişkin detaylı bilgilere Merkez Bankası web sitesinin veriler alt başlığından ulaşılabilir.

2011 Ocak-Nisan ayı verilerine baktığımızda toplam ithalatımızın bu dönemde 74 milyar dolar civarında toplam ihracatımızın ise 45 milyar dolar civarında olduğunu görüyoruz. Sadece ithalat ve ihracat temelinde baktığımızda toplam 29 milyar dolarlık bir açık ortaya çıkıyor. Burada bir parantez açarak belirtmek gerekir ki, ihracat rakamımız olarak görülen 45 milyar doların tamamı yerli katma değeri ifade etmemektedir. İhraç ürünlerimiz genellikle ithal hammadde veya ara malları üzerinde çok az katma değer yaratan basit işlemlerden ibarettir.

Şu örnek bu izah edilen durumu daha anlaşılır kılacaktır. Birim fiyatı 100 dolar olan TV ihraç ediyoruz diyelim. Bu televizyonun 45 dolar olan tüpü Çin’den getirilmektedir.Televizyonun içinde ayrıca en az 20 dolarlık daha ithal malzeme bulunmaktadır. Buradan hareketle 100-65= 35 dolarlık bir katma değer yaratılmaktadır. Yani bu ürün için aslında 35 dolar kazanılmaktayken bu kayıtlara 100 dolar olarak yansımaktadır. Bu bakış açısıyla 45 milyar dolar olan toplam ihraç rakamımızı net olarak 20 milyar dolarlar seviyesinde değerlendirmek daha sağlıklı bir veri olacaktır. Bu durum ekonomik kırılganlığı çok arttırmaktadır.

Ayrıca hizmetler hesabı altında incelenen kalemlerden turizmden ilk 4 aylık süreçte 2 milyar dolar civarında bir gelir elde edilmiştir. Çok övündüğümüz inşaat sektöründen de başta Rusya ve Libya’daki projelerden elde edilen gelirler olmak üzere toplam 0.1 milyar dolarlık bir katkı sağlanmıştır.

2011 Turizm sezonu için Mısır ve Kuzey Afrika’nın diğer ülkelerinde yaşanan karışıklıkların Türkiye’yi çok olumlu etkileyeceği öngörülüyordu. Ancak Türk turizmcilerinin yüksek fiyat politikası nedeniyle bu yıl için beklenenden daha az bir gelir düzeyine ulaşılacağı söyleniyor. Turistler her sene daha ucuza gidebildikleri Türkiye’ye sırf bölgenin diğer ülkelerinde kriz var diye daha fazla ödeme yapmak istemiyorlar. Bunun yerine daha başka coğrafyalara gitmeyi tercih ediyorlar. Öte yandan, Libya’daki çalkantıların da buradaki büyük inşaat projelerimizi olumsuz anlamda etkileyebileceği ortada.

Ödemeler dengesi üzerinde incelemeye devam ettiğimizde portföy yatırımlarının bir ölçüde dengeleyici olduklarını ve bu yolla ülkeye çok miktarda para girişi sağlandığı görülüyor. Nitekim özellikle özel sektörümüzün yurtdışından oldukça çok borçlandığı ve aynı zamanda portföy yatırımı aldığı, yani borsamızda çok fazla yabancı yatırımcı olduğu görülüyor. Bu şu demek oluyor. Sıcak paraya çok bağımlı haldeyiz. Ve bu sıcak para herhangi bir nedenle ülkeden çıkmaya karar verirse çok zor günler bizi bekliyor olacaktır. Bu paranın internet üzerinden bile sadece bir kaç basit işlemle ülkeyi terk etmesi her an mümkündür.

Uluslararası güç odaklarının bölgemiz coğrafyası için tasarladıkları adı kendinden menkul mevcut projeye uygun siyasal tablo Türkiye’nin büyük ekonomik çalkantılar yaşamasına engel sıcak parayı ülkeden şu an için çıkarmıyor. Ancak nihai kazancı her zaman kendisi için saklayan uluslararası oyuncuların işine geldiğimiz, onların menfaatlerine çalışabildiğimiz sürece sıcak para ülkede kalacaktır. Bu durumun bizim için ne kadar bıçak sırtı olduğu ve nasıl egemenlik haklarımızı teslim edici olduğu açıktır.

Artık ödemeler dengemiz SOS veriyor. Cari açığımız kotarılamayacak noktaya doğru süratle gidiyor. İthal ettiğimizden daha çok ihraç etmeye başladığımızda gerçekten güçlü bir ekonomi hedefine ulaşmış olacağız. Şu an için milli hasılamız ABD’nin Illinois eyaletinin milli hasılasının az üstünde. Tam 4 ABD eyaletinden(California, New York, Florida, Texas) daha az üretimimiz var. Uluslararası arenada, sözü dinlenir bir aktör olmak için cari açığımızı sıcak para ile döndürmek yerine, tükettiğimizden çoğunu üretip fazlalığı satarak döndürmemiz gerekiyor . Ancak o zaman gerçek bir ekonomik güç olacağız.

Yeni kurulacak hükümetin ekonomi kurmaylarının ilk işi cari açığı ehlileştirmek olmalıdır. Bunun için de önümüzdeki günlerde ihracatımızı biraz daha cazip hale getirebilmek için döviz kurları üstünde görece bir ayarlama yapılabilir. Uzun lafın kısası şu an 1.60 etrafında dolaşan dolar kurunun 1.72-1.75 arası bir noktaya çekilerek ihracatçıya bir nebze rekabet gücü kazandırmak ve yine bu yolla ithalatı biraz kısmak, cari açığı kontrol altına alabilecek en temel enstrüman gibi görünüyor.

Erdem ASYALI-NATIONALTURK

 

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu