Süleyman Soylu’dan Gülistan Doku olayına dair açıklama
Süleyman Soylu, Gülistan Doku olayının soruşturma sürecinde meclis tutanaklarına ve resmi kayıtlara yansıyan sözleriyle ilgili haberlerin "çarpıtma" olduğunu ileri sürdü.

Süleyman Soylu’dan Vali Tuncay Sonel hakkındaki sözlerine dair açıklama
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihinde dönemin İçişleri Bakanı olan Süleyman Soylu, soruşturma sürecinde meclis tutanaklarına ve resmi kayıtlara yansıyan sözleriyle ilgili haberlerin “çarpıtma” olduğunu ileri sürdü.
Süleyman Soylu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında Polat Şaroğlu tarafından kendisine verilen soru önergesine verdiği yanıtı da paylaştı.
Kendi imzasının bulunduğu yanıtta “Ayrıca bu süreçte Tunceli’de Gülistan Doku’nun ailesi ile tarafımca görüşülmüş, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın adli soruşturmasının beraber takip edildiği ve Vali Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır” ifadelerinin yer aldığı görüldü.
Süleyman Soylu’nun sosyal medya hesabından yaptığı açıklaması
“Milli Gazeteciler!
Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz.
Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz.
İnancımızda iftira ve zan, kendi kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici kabul edilir.
Bir milletvekilinin, bakanlık dönemimizde olayla ilgili sorduğu sorulara; yürüyen bir soruşturma çerçevesinde, yalnızca o somut sorularla sınırlı kalınarak ve Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma da gözetilerek cevap verilmiştir.
O sorulara verilen cevaplar ile yaptığınız haberlerin konusu tamamen çarpıtmadır yalandır; iftiradır.
Tüm bunları çarpıtıp, masum bir kızımızın acısı üzerinden, şahsımla alakalı neredeyse muhalif tüm yayın organlarının aynı cümlelerle tek bir merkezden koordine ettikleri belli olan “sipariş haberlerle” kin ve öfke kusanlara cevabım nettir: Devletin dini adalettir.
Bir masumun canı; hepimizden, makamlardan ve mevkilerden daha azizdir.
Bu soruşturma; sadece kastedenler ve örtbas edenler açısından değil, varsa ihmal edilmiş her bir nokta bakımından da, ucu nereye kadar giderse gitsin kararlılıkla yürütülmelidir.
Milli Gazeteciler!
Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz.Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz.
İnancımızda iftira ve zan, kendi kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici kabul edilir.
Bir… pic.twitter.com/UjXi0tfyyj
— Süleyman Soylu (@suleymansoylu) April 26, 2026
Bilesiniz…
Öteki dünyada hesabınız ağır olacaktır. Allah doğruların yanındadır.
Aşağıda; milletvekilinin sorduğu sorular, Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden verilen cevaplar, iftira ve çarpıtma içeren haberleriniz ile birlikte hareket ettiğiniz diğer yayın organlarının aynı cümlelerle yayımladığı haberler…”

NE OLMUŞTU?
Tunceli’de bulunan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolmuştu.
Diyarbakır’da yaşayan ailesi, Gülistan’ın kaybolduğu gün Tunceli’ye gelip güvenlik güçlerine ihbarda bulundu.
Ailenin ihbarıyla arama çalışması başlatıldı.
Araştırmalar sonunda Gülistan Doku’nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi.
Baraj gölünde yapılan aramalarda Doku’ya ait iz bulunamayınca, Ekim 2022’de arama çalışmaları sonlandırılmıştı.
13 Haziran 2024’te ise Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan Ebru Cansu, kısa bir süre sonra Gülistan Doku soruşturması için özel bir birim kurdu ve soruşturmayı derinleştirdi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, “cinayet, delil karartma, dijital izlerin silinmesi, kamu nüfuzunun kullanılması” suçlarını araştırmaya başladı.
Ankara’dan gelen donanımlı JASAT ekipleri ve teknik cihaz desteğiyle 30 kişilik bir ekip şu an hala sahada çalışmalarını sürdürürken soruşturma kapsamında jandarmaya gelen gizli tanık beyanlarının Tunceli’deki Gençlik Merkezi ve Sarısaltuk Viyadüğü bölgesini işaret etti.
Bu kapsamda bölgede yeniden baz çalışması yapıldı, tüm şüphelilerin cep telefonu, bilgisayar ve tablet gibi dijital materyallerine el konuldu.
Siber suçlar uzmanlarınca incelemeler devam ederken HTS ve PTS kayıtlarını yeniden analizleri yapıldı. İddia edilen bölgelerde bizzat konum alarak çalışmalarımızı derinleştirildi.
Soruşturma kapsamında son olarak Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E 25 Nisan’da gözaltına alındı.
17 Nisan’da gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel de 21 Nisan’da adliyeye sevk edildi ve savcılıktaki ifadesinden sonra tutuklandı.
Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel 18 Nisan’da tutuklanmıştı.
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel’in gözaltına alınıp tutuklanmalarının ardından dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun soruşturma ve Vali Tuncay Sonel ile ilgili meclisin resmi kayıtlarına yansıyan ifadeleri gündem oldu.
Bu konuları kaleme alan gazete ve gazetelere tepki gösteren Süleyman Soylu bugün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalar ile hakkında yazılanlara cevap verdi.






