DünyaAsyaOrtadoğuUzak Doğu

El Kaide’nin yeni lideri Mısır doğumlu Seyf El Adl mi olacak?

Eymen El-Zevahiri'nin ABD'nin insansız hava aracı saldırısında öldürülmesiyle birlikte, cihatçı grubun şimdi onun yardımcılarından biri tarafından yönetiliyor olması muhtemel.

El Kaidenin yeni lideri Mısır doğumlu Seyf el Adil mi olacak? Peki onun hakkında ne biliyoruz?

El Kaide lideri Eymen El-Zevahiri’nin Afganistan’ın başkenti Kabil’de bir ABD insansız hava aracı saldırısında ölümü sonrası örgütün liderliğine şura üyelerinden Seyf El Adl’in geleceği bekleniyordu.

Mısır doğumlu Arapça’da adalet kılıcı anlamına gelen isim kullanan Seyf el Adil El-Zevahiri’nin yardımcıları olarak tanımlanan üst düzey beş El Kaide üyesinden oluşan gruptan hayatta kalan tek kişi.

ABD ve İsrail’in casus hücrelerinin El Kaide liderlerinden Ebu Muhammed el Masri’yi 7 Ağustos’ta düzenledikleri bir suikastle öldürmesi üzerine örgütün kendi iç mekanizması gereği yerine geçecek isim de Seyf el Adil’e yöneldi.

El Kaide’nin liderlik mekanizması Seyf el Adil doğru

Real Cleardefense isimli internet sitesinde Thomas Joscelyn’in yazdığı makalede El Kaide liderliği ile ilgili önemli bilgiler paylaşılıyor.

Buna göre, Suriye’deki Heyeti Tahrir Şam (HTŞ) ile El Kaide arasında 2018 yılı sonlarında yaşanan ayrılık sonrası El Kaide liderliğine kimin geçeceğine dair bir belge sızdırıldı.

Ebu Abdulrahman el-Zübeyr el-Gazi olarak bilinen bir HTŞ yetkilisinin, El Kaide şura meclisinin altı üyesi tarafından imzalanmış el yazısıyla yazılmış belgeleri paylaştığı belirtiliyor.

2015 yılına ait olduğu belirtilen belge, El Kaide’nin bağlılık ve ardışık liderliğe dair yemin silsilesinin nasıl işlediğini ortaya koyuyor. Belgede liderliğe gelecek isimler sırasıyla belirtilirken herhangi bir ölüm veya tutsaklık halinde yerine gelecek isim de belirlenmiş oluyor.

El Kaide’nin liderlik hiyerarşisi içerisinde Seyf El Adl’e biat edilmesi gerekiyor.

Belgeye göre Zevahiri’nin bir şekilde hayatını kaybetmesi durumunda Ebu el-Hayr el-Masri liderlik görevini üstlenecekti. Ancak El Masri, Şubat 2017’de İdlib’de bir ABD SİHA’sı tarafından düzenlenen saldırıda öldürüldü.

Ardından Şura üyelerinin biat edecekleri isim olarak Ebu Muhammed el-Masri geliyordu. Ancak Ebu Muhammed El Masri de 7 Ağustos 2020 tarihinde bir ABD- İsrail ortak operasyonunda Tahran’da öldürüldü.

Ebu Muhammed El Masri’den sonra sırasıyla Seyf El Adl ve Nasır el Vuhayşi örgütün lideri olacaktı. Dolayısıyla El Kaide’nin liderlik hiyerarşisi içerisinde Seyf El Adl’e biat edilmesi gerekiyor.

Buna karşın Seyf el Adl’den sonra liderliğe geçmesi planlanan Nasir al-Vuhayşi de Haziran 2015’te Yemen’de bir SİHA saldırısında öldürüldü.

Örgüt liderliğine gelen Seyf El Adl, İran’da yaşıyor

Şura listesinde yer alan 4 isminin hayatını kaybetmesi sonrası El Kaide liderliğine geldiği belirtilen Seyf El Adl, Afganistan’daki faaliyetleri sonrası geçtiği İran’da yaşıyor. El Adl, İran’da 10 yıldan fazla bir süre hapis hayatı yaşadıktan sonra geçtiğimiz Ağustos ayında öldürülen Ebu Muhammed el-Masri ile birlikte serbest bırakılmıştı.

Bir başka yüksek profilli El Kaide üyesi, Ebu Muhammed El-Masri, 2020’de Tahran’da İsrail komandoları tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen gizli bir operasyonda öldürüldü.

Seyf El Adl’in kimdir? El Kaide’nin muhtemel yeni liderinin Seyf El Adl, 11 Nisan 1960 ya da 1963’de Mısır’ın Monufia vilayetinde doğdu.

Seyf El Adl’in kimdir?

Asıl adı Muhammed Silah El Din El Halim Zeydan olan El Kaide’nin muhtemel yeni liderinin Seyf El Adl, 11 Nisan 1960 ya da 1963’de Mısır’ın Monufia vilayetinde doğdu.

Long War Journal sitesinde yer alan bilgilere göre, Seyf El Adil bir süre Somali’ye gitti. Burada ABD’nin Somali İç Savaşı’na müdahalesine karşı savaşan militanların eğitilmesine yardım etti. Bu dönem, Mogadişu’da iki Amerikan MH-60 Black Hawk helikopterinin roketler tarafından düşürüldüğü ve daha sonra gişe rekorları kıran Hollywood filmi Black Hawk Down’ın konusu haline geldiği olayla ünlendi.

Laik bir hayat sürdüğü belirtilen El Adl, 1980’li yıllara kadar Mısır Özel Kuvvetleri’nde yarbay olarak görev yapıyordu. El Adl, daha sonra Mısır İslami Hareketi içinde faaliyetlerde bulundu.

1980’lerde El Kaide’nin kurulduğu sıralarda Afganistan’ın Sovyet işgaline karşı Bin Ladin’in yanında savaştığı biliniyor.

1987 yılında dönemin diktatörü Hüsnü Mübarek’in İçişleri Bakanı Hasan Ebu Başa’ya suikast girişiminde bulunmak suçlamasıyla 6 kişi ile birlikte tutuklandı.

Seyf El Adl Afganistan’a giderek Usame bin Ladin yanında yer aldı

Delil yetersizliğinden serbest bırakılan El Adl’in rütbesi indirildi. Bu olayın ardından El Adl, Suudi Arabistan üzerinden Afganistan’a giderek Usame bin Ladin’in kurduğu organizasyona katıldı.

Seyf El Adl, Ağustos 1988’de kurulan El Kaide’nin kurucu ekibinde yer almamasına rağmen, örgütün operasyonel yeteneklerini sıfırdan inşa etmede önemli bir rol oynadı.

Askeri taktik bilgisi ve uzmanlığı dolayısıyla örgütün kamplarında eğitim verdi, hedef belirleme ve istihbarat toplamada operasyonel yeteneklerini güçlendirdi.

El Kaide içinde hızla yükselen El Adl, güvenlik komitesinin başkanı oldu. Usame bin Ladin ve Muhammed Atef’in (Ebu Hafs al Masri) askeri komitedeki sağ kolu oldu.

El Adil, 90’ların ortalarında Afganistan’a, tam da Taliban’ın ülke üzerindeki kontrolünü pekiştirdiği sırada döndü. 2001’deki ABD işgalinden kısa bir süre sonra ülkeden tekrar ayrıldı ve El Kaide üyelerinden oluşan bir grubu güvenli evler aracılığıyla İran’a götürdü.

2003’te İranlı yetkililer tarafından tutuklandığına ve 12 yıl sonra bir mahkum takasında diğer birkaç El Kaide üyesiyle birlikte serbest bırakıldığına inanılıyor.

El Adil uzun süre hapsedilmesine rağmen, El Kaide içinde etkili bir figür olarak kaldı ve Bin Ladin’in 2011’de Pakistan’da ABD özel kuvvetleri tarafından öldürülmesinden sonra Zevahiri’nin lider konumunu sağlamlaştırmasına yardımcı oldu.

ABD operasyonları sonrası geçtiği İran’da faaliyetlerine devam eden El Adl, ABD’nin baskısı üzerine tutuklandı ve 10 yıldan fazla süre hapis yattı. ABD’li terör uzmanı Colin P. Clarke, El Adil’in hâlâ İran’da “yarı ev hapsi” altında yaşadığını iddia ediyor. Halen İran’da yaşayan El Adl’in, lider kadrosundan pek çok ismin hayatta olmaması nedeniyle liderliği devraldığı belirtiliyor.
Örgütün 11 Eylül ve öncesindeki saldırı dalgasında karar verici konumda bulunan pek çok ismin artık sağ olmaması nedeniyle El Adl’in nasıl bir strateji izleyeceği merak ediliyor.

 

Türkiye ‘de ilk kez; Biyolojik Savaşlar ve bilinmeyen gerçekler!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Son Dakika Haberleri