Sanat

Gauguin’in Jambonu

Bayramınız Kutlu Olsun

ozkan eroglu altsayfa

NationalTurk yorumcusu eleştirmen Özkan Eroğlu ‘nun bu haftaki “Gauguin’in Jambonu” adlı yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

Paris’te en dikkat ettiğim ve benimseyerek mideye indirdiğim tatlardan biri de jambonları. Dana veya domuz jambonu olabilir bunlar. Konu gündelik yaşama dönük bir şeyden açılınca, akla gördüğüm bir imaj geldi ve karşıma da çıkmaz mı? Gauguin’in tuval üzerine yağlı boya 1889 yılına ait 50×58 cm ölçülerindeki bu resmi, konusu itibariyle ilgi çekici. Bilindiği gibi herkes tarafından tanınan Rembrandt’ın Çengele Asılı Sığır Eti resmi, 17. yüzyıl için sıra dışı sayılan ve sonraki yüzyılları da acayip ilgilendiren bir resimdi. O zamandan bu yana, öyle ya da böyle bu kadar değişik konulara girilse de, ressamlar tarafından ele alınmış ve tarihe mal olabilecek bu yöndeki yapıt sayısı gene de azdır.

the ham by gauguin
The Ham By Gauguin

İşte bunlardan biri; birçok Gauguin kitabında da pek ön plana getirilmeyen bir jambonlu kompozisyon. Bu kompozisyonda sere serpe bir tepsi içinde, dikkati çeken söz konusu jambon, tepsisiyle birlikte bir sehpa üzerinde durmaktadır. Yanında bir yarım bardak şarap olsa gerektir, yarısına kadar içilmiş olmasından yemeğe başlandı fikri de izleyici de uyanır. Ayrıca masada küçük cücük soğanlar bulunmaktadır. Bu ambiyans insanın bir keyif anına işaret eder. Çünkü o güzelim eti, o soğanlarla beraber yemek güzel bir duygu olsa gerektir.

Gauguin, böyle bir temaya neden girmiş olabilir? Bir de izlenimcilik, soyut resme dönüşüm sağlayan en ilginç noktalarından biridir üstelik. Eğer resmin ismini görmezseniz, o resmi form açısından tam olarak tanımlayabilmeniz güçtür. Bu resimde de bize jambon ismi verilmeseydi, oradaki görüntünün bir et olduğunu belki algılayabilecek, fakat jambon olduğu kanısına kolay kolay yaklaşamayacaktık. Masa da ayaklarına kadar görünmez, arka plandaysa düz ve yıpranmış bir fon ve önünde zincir dekorasyon dikkati çekmektedir. Resmin öznesi jambondur, alt özneler de ona eşlik eden şaraplı bardak ve soğanlardır.

Gauguin bilindiği üzere bir teknik yaratmıştır: Cloissenne. Bu tekniğin ön plana çıkan önemi, boyanan yüzeylerin birbirine karışmamasıdır. Bunu sağlayansa, konturlardır. Burada konturların önemi çok büyüktür. Bu resimde de, bu tekniği görürüz. Kompozisyon bir düzenlemedir, bir natürmorttur. Bu düzenlemede tek müdahale edilen nokta ise şaraptır. Çünkü o bardakta yer alan şarabın yarısı, muhtemelen sanatçı tarafından mideye indirilmiştir.

Jambon’a dikkatle bakın ve soğanların durduğu kısım aşağı gelecek şekilde görmeye çalışın. Ben böyle yaptığım zaman jambon imgesinin bir mask imgesine döndüğüne tanığım ve bu tanıklık beni, Gauguin’in siluetine ulaştırmaktadır. Bu silueti ben daha önce Gauguin’e ait bir otoportrede de görmüştüm. Bu portresi de, portre tarihinde ilginç bir yere konumlanan, çok alegorik bir yapıya sahiptir. Bu iki Gauguin resmi yan yana şimdi ve birbirini enfes bütünledi.
Geri planda, duvardaki arkaik izlere ne demeli? Doğaya ve ilkel yaşama bu kadar meraklı olan bu sanatçının resimde yemek yeme biçiminin ötesinde, gene elinden geldiğince natürmortu betimlemek için seçtiği köşeyi o kadar kendiseline bağlı biçimde seçtiğine tanığız ki, bu da bize yaşamın ne kadar değişmeyen bir şeye yöneldiğini göstermektedir.
Yaşanmışlık, ne enteresan bir şeydir. Bu natürmorttaki bardak, geri plandaki duvar, soğanların hem tabakta, hem de tepside olması, birer yaşanmışlık noktalarıdır kompozisyonda. Sanatçı yaşarken o anı, uzunca bir zamanın ardından bize de yaşatmak için bir belge misali bu resmi bırakmıştır. Burada derinliği gösterir bir yapıdan çok, yan yanalık ve üst üsteliğe dayanan bir espas bütünlüğü kurgulanmıştır. Bu espas, birkaç doku sayesinde ayrıştırılmakta, bu dokular masanın tablası, et ve geri plandaki duvar olmak üzere üç temel alana bölünmüş durumdadır. Buradaki bölünme, temel eleman ayrıştırmasına dayalı bir bölünmedir. Tek bardaktan hareketle, eti bardağa kıyaslayınca, oluşuma birden fazla kimsenin ortak olduğu tezi kuvvet kazanır. Fakat son kertede bardak, o kocaman ete tek kişinin sahip olacağı konusuna güç verir. Fakat burada oran orantı konusunun abartıldığı ifade edilebilir. Aslında resim bir yanıyla ekspresyonize edildiğinden, söz konusu abartı normal sayılabilir.

Resimdeki masa tablasının sağ altına doğru sanatçının ad ve soyadının baş harflerinin, adeta bir işaret gibi atıldığını görüyoruz: “P.G”.

Özkan Eroğlu

yunanistan golden visa yurt disi emlak 2024
Konserler

Özkan EROĞLU

Özkan Eroğlu yazılarını Türkiye ve Dünyanın en objektif gazetesi NationalTurk ile takip edin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Maldivler Turu
Başa dön tuşu