GündemManşetPolitikaTürkiye

Kemal Kılıçdaroğlu: Süleymaniye Camii’nde yolsuzluk yapıldı mı?

kilicdaroglu grup1Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Wikileaks belgeleri ve Süleymaniye Camii’nin onarımında yapıldığı iddia edilen yolsuzlukla ilgili sert açıklamalar yaptı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları;

Haberler hep yanlış şekilde veriliyor. Yurttaşlarımız da ne oluyor bu ülkede diye birbirine soruyor. Her yurttaşa süren görev AKP’nin bu uygulamalarını herkese anlatmak. Her olayı her yerde halka anlatmak bizim görevimiz olmalıdır.

Geçen hafta gündemimizde 3 general vardı. Gazetelerin manşetleri, cumhurbaşkanından başbakana, bakana kadar herkes bu konuyla ilgiliydi. AKP’nin yandaşı olan kanallarda, köşe yazarları yapılan işin ne kadar doğru olduğunu anlatıyordu.

Konuşmayan sadece 3 generaldi, çünkü konuşma hakları yoktu. Konuşsalar suç işlediler denecekti. Bu ülkede hukuk demokrasi varsa insanların da hak arama özgürlüğü var. Hak arama özgürlüğü başbakanın lütfu değildir! Hak arama özgürlüğü hukuk devletinin gereği olarak devletin herkese verdiği bir haktır.

Şimdi deniliyor ki siz neden hak arıyorsunuz . başbakan çıkıp diyor ki “Yaş kararlarının altında benim imzam yok” E o karar çıkmış. Ben kurdum kuzuyu yiyeceğim! Benim için hukuk, anayasa yok, benim düşüncem var, ben her şeyi yaparım ama sen hak arayamazsın. Bu noktaya geldi.

Diyorlar ki bizim imzamız yok ama o subayların emekli olması gerekir. Yok böyle bir yasa. Sizin keyfinize göre davranan hukuk sistemi olabilir mi?

Biz hukuka saygılı bir partiyiz bunu da en iyi Recep Tayyip Erdoğan biliyor. O seçilip devletin başına geçiyorsa CHP’ye şükretsin. Çünkü biz hukukun üstünlüğüne inanıyoruz. Ama başbakan geçmişini unutmuş durumda. Önüne gizli gündemini koymuş.

Yasalarda var biz yetkimizi kullanıyoruz diyorlar. Yetkinin yerinde kullanılması önemlidir. Öğrencilere topla gazla giderseniz yetki kullanımıdır bu. Yasadışı eylem vardır ama polisler izler dinler evlerine giderler. Bu da yetkidir. Yetkinin nasıl kullanıldığını tartışmak lazım.

İdarenin her türlü işlemine karşı yargı yolu açıktır.
Hukuku bilmemenin ötesinde yapılan kamuoyunu yanlış yönlendirmektir. AKP hukukçularının bunlara destek vermesi ayıptır. Hukukçu olmayan biri olarak ben bunu içime sindiremiyorum.

Dava açamazsınız diyorlar, niye yargıya gidiyorsunuz diyorlar, ne yapacaklar peki? Ne diyecekler; “Emredersiniz padişahım. Biz bu ülkede özgürlük olduğunu sanıyorduk. Siz anayasanın üstünde bir organsınız” mı diyeceklerdi. Yapılan iş ayıptır, bunu sürdürmek daha büyük ayıptır.

AKP’nin referandum sırasında bilboardlara yazdığı metinler vardı. Üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğünü getireceğiz demişlerdi. Sizin bu yaptığınız hukukun üstünlüğü mü yoksa üstünlerin hukuku mu?
AKP söylemleri ve eylemleri taban tabana zıttır.

Bu anlayış tam bir totaliter anlayıştır, demokrasi ayıbıdır. Kenan Evren paşanın 2010 versiyonudur.
Erdal Eren’i hepimiz biliriz. 16 yaşında bir çocuktu, yargılandı, idama mahkum edilecek. Ama yaşı 16. Birileri karar vermişti, idam edilmesi gerekiyordu. Toplandılar ve yaşını 18’e çıkardılar. Başbakana sormak lazım, hukukun üstünlüğü diye yola çıktın. Senin anlayışın ile Kenan Evren anlayışı arasında ne fark var?

Biz şuna hazırız her yerde söylüyoruz. Ordu siyasetin içinde olmamalı. Asker onuruyla görev yapacaktır ama kışlasında. Bundan kuşkumuz yok ,ama asker siyasetin de oyuncağı olmamalı. Yargı kararlarını uygulamamak bu olaya özgü değil.

Çok sıcak bir örnek, bir bakanlıkta bölge müdürleri ve yardımcıları toplanıyorlar. Müsteşar kürsüye çıkıyor, hakkını arayan memurlar için şunları söylüyor: “Davalarını çekmezlerse onlar çok çekerler” başbakan böyle olursa müsteşarı da böyle olur işte.

Ben onları süründürürüm ne demek, hangi hukuk devletinde vardır bu.

12 eylül’de bunlardan işkence gören, hapis yatan var mı? İşkence görenlerin acılarını sömürdü bunlar.

DENİZ FENERİ

Deniz Feneri’nde 1.5 yıldır ne olduğu belli değil. Çünkü hükümetin korktuğu kişiler var, olaylar var. Yolsuzluğu kanıtlanmış biri vardı RTÜK’ün başında. Neden görevden almadın? Dokunulmazlıkları kendine özgü değil, yandaş memurları için de geçerli. Sonra da kalkıp demokrasiden insan haklarından söz ediyorsun.

KARABÜK DEMİR ÇELİK İŞÇİLERİ

Karabük’te demir çelik fabrikası 1 lira bedelle özelleştirildi. Şu anda bir grup orayı ele geçirmiş durumda. Hakları ihlal edildi diye var olan sendikadan bir grup işçi diğer sendikaya geçiyor. Mevcut yöneticiler nasıl sendika değiştirirsiniz, nasıl bu sendikadan ayrılırsınız diye 276 işçinin işine son verdi. 300 işçi de sırada. İşçinin ekmeğiyle oynamak bu kadar kolay mı? İşçinin evi ailesi ne olacak? AKP bir de düzenleme yaptı, halkımız da evet dedi. Ama sendika değiştirmek suç oldu şimdi. O işçilere sahip çıkacağız. Hukuk desteği gerekiyorsa destek vereceğiz. İşverene karşı değiliz. Örgütlenmek ayıp değil. Anayasa diyor. Herkes örgütlenebilir, dernek, sendika kurabilir. Ne zamandan beri sendikaya üye olmak, diğerine geçmek suç oldu. Bunu başka partiler seslendiremez ama biz CHP olarak dillendireceğiz. Bu bizim temel görevlerimizden biridir.

WIKILEAKS KONUSU

Gündem o kadar hızlı değişti ki hepimizin beklediği Wikileaks sitesinin belgeleri gündeme bomba gibi düştü. Sadece bizde değil tüm dünyada.

Önümüzdeki süreçte binlerce belge açıklanacak. Başbakan sonra konuşuruz dedi. Valla taşlar dökülecek. Benim bildiğim kadarıyla demokrasisi gelişmiş bir ülkede adı yolsuzluklara karıştı diye bir kişi korunuyorsa, başbakana hiçbir şey olmaz yerinde kalır. Niye yerinde kalır çünkü bunlar onlar için sıradan. Ahlaki değerler yerlerde sürünüyor. Her söylediğini bir kesim alkışlıyor. Başbakan da bakacak diyecek ki siz istediğiniz kadar konuşun ben nasıl olsa oy alıyorum diyecektir.

Açıklanan belgeler çok önemlidir. Bunlar sıradan belgeler değildir. Büyükelçilerin yazdığı kriptolardır. Doğru mu değil mi araştırılacak. Biz de araştırma komisyonu kurduk. Komisyon araştıracak. Belgelerin önemli olduğu dünyanın sarsılmasından bellidir. Çok azı açıklandı.

Bir başka önemli nokta, iddialar da sıradan değil çok ciddi. Bir başbakan için İsviçre bankalarında 8 ayrı gizli hesabı var deniyorsa bu çok ciddi bir iddiadır. Sayın başbakanın çok net, kamuoyunu tatmin edecek açıklamalar yapması lazım. Suçlamıyorum, iddia diyorlar. Takip edeceğiz, bu iddiaların bir kısmını zaten gündeme getirmiştik.
Beni şaşırtan bir şey var. Televizyonlarda bazı konuşmacılar bunları küçümseyerek anlatıyor. Hatta bak AKP ne kadar güçlüymüş deme noktasına geldiler. İnsaf insaf.

ÖĞRETMENLERLE YAPILAN ANKET

Soru şu; okullar ve derslikler yeterli donanıma sahip midir?
Hayır yüzde 59.2.
Bir başka soru; öğretmenler alanlarıyla ilgili yayınları izleyebiliyor mu? Hayır…
Öğretmenlerin atamalarında politik güç önemli midir diye soruluyor, yüzde 75 evet diyor.
8 yıllık bir iktidarın sonunda öğretmenlere sorulan ve alınan yanıtlardır.

SÜLEYMANİYE CAMİİ’NDE YOLSUZLUK İDDİASI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a soruyorum. Çünkü o açtı Süleymaniye Camii’ni. Bir de mikrofonla camiyi siyaset arenasına çevirdi, bu bir tarafa.

Süleymaniye Camii’nin onarımında yolsuzluk yapıldı mı? Bu yolsuzluğun miktarı 4 milyon lira mıdır? Yapıldığı söylenen ama yapılmayan onarımlar için ödenen yaklaşık 4 milyonu bir tarafa bırakalım, yapılmayan onarımı açıyorsun ve bunu da örnek restorasyon projesi olarak takdim ediyorsun.

Yapılmayan işler varken açıyorsun, sen bunu biliyorsun ve hangi yüzle orayı açıyorsun? Başbakana soruyorum.

Error, group does not exist! Check your syntax! (ID: 51)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu