Futbol

Dr. Erdal Atabek’in futbola bakış açısı

NationalTurk yorumcusu Müslüm Gülhan'ın, geçtiğimiz hafta vefat eden gazeteci yazar Dr. Erdal Atabek hakkında kaleme aldığı "Dr. Erdal Atabek’in futbola bakış açısı" başlıklı yazısı;

Yurt Dışı Konserler

Futbol her meslek grubundan insanın ilgisini çeken ve duygusal bağı ile de farklı bir ilişkiyi içinde barındıran bir spor dalıdır.

Kişilerin mesleki alanları içinde kalarak futbolu yorumladıkları zaman ortaya farklı bir bakış açısı çıkmaktadır. Bu bana göre bir zenginliktir. Çünkü, buradaki amaç otorite olma gibi bir kimlikten ziyade tamamen bir yönüyle futbolu yorumlamaktır.

2006 yılında Haliç Üniversitesi’nde çalıştığım dönemde “Türk Futboluna Yapısal Bakış” isimli bir sempozyum gerçekleştirmiştik ki Türkiye’de futbol adına ilk defa böyle bir sempozyum düzenleniyordu.

Sayın Atabek ile daha öncesinde hiç görüşmem olmamıştı. Bu sempozyum nedeniyle bir kere yüz yüze iki kere de telefon görüşmesi yapmıştım.

Bir üniversitede öğrencilere yönelik böyle bir organizasyona hiç tereddüt etmeden katılmayı kabul etmesi ‘bilgi’ yoğunluğunun ve ‘bilgi’ örgütlenmesinin nelere neden olabileceğini çok iyi bilmesinden kaynaklanmaktaydı. Çünkü bunun için bedel ödemiş biriydi.

Sempozyumun dört oturumdan biri de “Türk futbolunun psikolojik, sosyolojik ve sağlık yönünden incelenmesi” adına organize edilmişti. Bu oturuma Dr. Erdal Atabek, Prof. Dr. Emin Ergen ve Prof. Dr. Turgay Biçer sunumlarıyla katılmışlardı.

Sayın Dr. Erdal Atabek “Türk futbol seyircisinin yapısı, futbola kültürel yaklaşımı, futboldan beklentileri ve fanatizmin etkisinin değerlendirilmesi” başlığı altında bir sunum gerçekleştirmişti.

Kendisinin katılımı ve sunumu öğrenciler adına, katılımcılar adına ve futbol adına-paylaştığım zaman göreceğiniz gibi-çok değerli içeriğe sahipti.

Bu yazıyı yazmamın sebebi sayın Dr. Erdal Atabek’in anısına saygı göstermenin yanında, bilakis sunumunun etkisinin ne kadar önemli olduğunu ve futbola hiç olmayacak kadar farklı bir bakış açısı kazandırmasının önemidir. Bu, futbolun içinde biri olarak-benim adıma bir ayrıcalıktır.

İzninizle sayın Dr. Erdal Atabek’in bu sunumun en önemli yerlerini sizlerle paylaşacağım ki o derin bakış açısını ne kadar yoğun bir içeriğe sahip olduğunu sizler de görün.

Futbol bir ayindir

“Futbolu ben bir illüzyon olarak görüyorum aslında: spor olarak görmüyorum artık. Bir hayal dünyası, her şeyimizi aktaracağımız bir hayal dünyası.

Bütün duygularımızı, bütün zihinsel becerilerimizi deneyebileceğimiz, sınayabileceğimiz bir hayal dünyası. Futbol bu seviyededir bir tür bilgisayar oyunu gibi.

Bizim de katıldığımız istediğimizi yapabildiğimiz, istediğimiz gibi alkışlayıp, istediğimiz gibi yuhaladığımız, hiçbir yerde edemediğimiz küfürleri edebildiğimiz, kimseye söyleyemediğimiz şeyleri söylediğimiz bir psikoterapi seansı gibi geçen 90 dakika.

Bütün bilinçdışımız ortada; öfkemiz, sevincimiz, kederimiz, acımız, umudumuz, umutsuzluğumuz her şeyimiz ortada ve hep birlikte yapıyoruz bunu. Kolektif bir psikoterapi seansı.

Kolektif; on binlerce, yirmi binlerce, elli binlerce kişinin bir arada olduğu büyük bir şey. Ben bunu bir ayin olarak değerlendiriyorum. Bir maç değildir; ayindir.

Bu eski çağların din ayinleri gibi ayin. Dionysos ayinleri gibi ayin, kendimizden geçtiğimiz, serotoninin tavana vurduğu, dopominin fırladığı, adrenalinin yükseldiği, bütün hormonlarımızın ortada olduğu ve her şeyin özgür olduğu bir ayin. Saldırganlık; seks, tecavüz, cinayet, her şeyin serbest olduğu bir ayin. Bir Dionysos ayini, hep birlikte yaşadığımız büyük bir sevinç, hep birlikte yaşadığımız büyük bir acı.

Bu ayinler bana futbolun modern bir din olduğunu düşündürüyor. Modern bir din. İlkel toplumların dinleri gibi çoktanrılı bir din.

Tanrılarımız futbolcularımız ama değişiyor sezonluk. Her yıl değişen tanrılarımız var; tapıyoruz, atıyoruz sonra yenileri geliyor. Ve bir dinin kurallarını uyguluyoruz, tartışıyoruz, sorgulamıyoruz. Dinler de öyledir; tartışılmaz, sorgulanmaz, hiç kimseye hesap verilmez. Futbol böyle bir rol oynuyor; yeni bir inanç sistemi.

Her şeyin 90 dakikada yaşanıp bir hafta sürdüğü umut ya da umutsuzluk, sevinç ya da acı dönemi. Hepimiz hayatımızı bir başka modelde yaşıyoruz. Ve o modelde hayatımızı yaşamak çok daha kolay, zevkli, birlikteliğin gücünü veren, birlikteliğin ruhunu veren bir şölen.

Ve hepimiz bu şölenin tutkunlarıyız. Bu bir tutku. Bundan çok memnunuz, bunu paylaşıyoruz, bunu seviyoruz. Tabii gösterinin bir yanı da fair-play diyoruz değil mi, güzel, iyi futbol. Ama iyi futbol her zaman olduğu gibi benim takımımın kazandığı futboldur, onu da unutmayalım”

Saygıyla…

Müslüm Gülhan / NationalTurk

Müslüm Gülhan’dan yeni kitap: Futbol Panteonlarındaki Tanrılar

Yunanistan Golden

NationalTurk

NationalTurk gazetesi, yazarları ve yorumcuları en doğru ve tarafsız olarak gündeme dair en önemli haberleri size ulaştırır. NationalTurk | Objektif | Bağımsız | Farklı

Bir yanıt yazın

Maldivler Turu
Başa dön tuşu