FutbolManşetSpor

Cüneyt Çakır’ın Finali!

Müslüm Gülhan

NationalTurk yorumcusu Müslüm Gülhan’ın bu haftaki ‘Cüneyt Çakır’ın Finali!’ başlıklı yazısı;

Şampiyonlar Ligi başka bir yaşam alnı!
Bir kültür sentezi…
Farklılıklar ait tüm zenginliklerin tek amaç içinde sunulması…
Takımlar farklı ülkelerden, hakemler başka ülkelerden, stat diğer ülkenin, ülkenin taraftarı, takımların taraftarı ve inanılmaz bir üçleme…
Takımlar kendi içindeki çok kültürlülüğü bir araya getirerek, ortak amaç etrafında sistematik kurgu halinde sunmaya çalışmaları, ciddi bir uğraşıyı ortaya koymaktadır.
Dünyanın her yerinden gelen futbolcular, teknik adamlar ve kendilerinden farklı ülkede, farklı insanlar ile yaşamalarının tadı başka olsa gerek.
Herkes dünya vatandaşı!
Futbolun tüm özelliklerini kullanmak için bir sanat galerisine dönüştürülen arena…
Tüm kirliliğin ret edilip, futbolun tüm doğru dinamiklerinin uygulandığı bir oyun.
Orada olmak ve finali seyretmek bir lütuf sanırım.
Tüm bu özel koşullar içinde Türkiye’den bir hakemin finali yönetmesi ise başlı-başına ayrıcalık.
Buna sevinmemek mümkün değil.
Koşullarını ele aldığımızda, komu oyunda oluşan bir takım kaygılar ortaya çıkabilir.
Bana göre öncelik Platini’dir.
Juventus takımında 5 yıl oynamış olması, UEFA Başkanı olması, spekülasyona neden olabilecek durumlardır…
En önemli dezavantajlardan biride; Çakırın daha önce yönetmiş olduğu M. United-Real Madrid Şampiyonlar Ligi çeyrek final maçı.
Nani’nin gördüğü kırmızı kartın, hala gündeme gelerek tartışılması diğer bir sıkıntıdır. Kırmızı kart o maçın tüm dengesini değiştirmiş ve M United’ın turu geçme şansı varken, yok etmiştir.
Kimine göre doğru, kimine göre yanlış karar olabilir, ama ortadaki gerçek; tartışmanın hala devam etmesi ve bu kartın hiçbir zaman unutulmayacak olmasıdır.
Barcelona’nın bunları düşünmemesi mümkün değil.
Bir yıl boyunca ortaya konan yeteneklerin ve güzel oyunların sonucunda, herkes tekrarlanmasını bekledikleri bu oyunun farklı bir şekilde sekteye uğramasını istemez. Hakemlerde bu güzel oyunun parçasıdır, onların katkısı her zaman oyunun lehine olmuştur, başka türlü bu farklı ortamda görev almaları düşünülemez.
Cüneyt Çakır bu yıl boyunca aldığı görevlerde bu güzel oyunun parçası olduğunu göstermiştir. Hakemler kendi kültürlerinin zenginlikleri ile de oyunda gösterirler, bu zaten oyunun güzelliğini ortaya çıkma gerekçelerinden biridir.
Çakır açısından önemli ayrıcalık ise ülkedeki futbol kültürünü oluşturan; “şike”, “şiddet” ve “rant” sarmalının dışında algılanmasıdır.
Ligin kalitesindeki yetersizlikler göz önüne alınarak Çakır açısında değerlendirilme yapılırsa; negatif bir ölçüm olabilecek durumu ortaya çıkartıyor.
UEFA’nın elinde bu konu ile ilgili belgelerin olması ve cezalar vermesi, Ülke açısından hiç hoş olan şeyler değil tabi ki.
Tüm bunlara rağmen Çakır’ın final maçına atanması önemli bir ayrıcalıktır.
Emeğin karşılığı olsa gerek.
Maçın skoruna etki edecek tüm olumsuzluklar, diğerlerinde olduğu gibi, tarihin belleğinde yerini alır.
Unutulması mümkün olmaz.
Fakat başarılı bir yönetim ise ülke futbolu üzerindeki tüm olumsuzlukları bir zerre telafi etmiş olur, sanırım ülkenin bu tip bir başarıya ihtiyacı var.

Müslüm GÜLHAN / NationalTurk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu