
ABD İran Savaşı! Orta Doğu’daki savaşın ardından küresel enerji ve lojistik hatlarında yaşanan kırılma, Hürmüz Boğazı üzerinden bir kez daha derinleşti. İran’ın, ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasının devam ettiğini belirterek Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını duyurması, uluslararası sevkiyat zincirinde yeni bir belirsizlik oluşturdu. Dünyanın en yoğun petrol geçiş noktalarından biri olan boğazdaki kapanmanın, yalnızca enerji piyasalarını değil, havacılıktan tarıma kadar birçok alanı etkilemeye devam ettiği belirtildi.
10 günlük ateşkes sırasında geçici açılış yapılmıştı
İran, İsrail ve İran destekli Hizbullah arasında ilan edilen 10 günlük geçici ateşkes süresince Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere yeniden açtığını açıklamıştı. Bu adım, enerji piyasalarında gerilimin azalabileceğine dair beklenti oluşturmuştu. Ancak Tahran yönetimi, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasının sürdüğünü belirterek boğazın yeniden kapatıldığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump’ın da söz konusu ablukayı sürdüreceklerini açıkladığı aktarıldı.
ABD İran Savaşı! Petrol ve gaz fiyatları yükseldi
Hürmüz Boğazı’ndaki kapanmanın enerji piyasaları üzerindeki etkisinin kısa sürede hissedildiği belirtildi. Boğazın kapanmasıyla birlikte petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıktığı, doğal gaz fiyatlarının ise yüzde 12’den fazla arttığı ifade edildi. Bu artışın, yalnızca enerji faturalarıyla sınırlı kalmadığı, jet yakıtı arzından gübre sevkiyatına kadar birçok kalemde zincirleme etki oluşturduğu kaydedildi.
Jet yakıtında sıkıntı riski büyüyor
Boğazdaki kriz nedeniyle en yüksek riskin Asya’da, daha sınırlı ölçüde ise Avrupa’da görüldüğü belirtildi. Avrupa’nın jet yakıtı tedarikinin yaklaşık yüzde 75’inin Orta Doğu’dan geldiği ifade edilirken, boğazdan geçen tankerlerin durmasının hava taşımacılığı açısından baskı oluşturduğu aktarıldı.
Yakıt seviyelerinin hangi aşamada uçuş iptallerine yol açacağı konusunda farklı değerlendirmeler yapılırken, bazı çevreler önümüzdeki haftalarda Avrupa’da daha ciddi bir tablo oluşabileceğini belirtti. Buna karşılık Avrupa Komisyonu, şu aşamada Avrupa Birliği’nde yakıt kıtlığına ilişkin bir bulgu bulunmadığını açıkladı.
Avrupa Havalimanları Konseyi de tanker geçişlerinin yeniden başlamaması halinde mayıs ayında jet yakıtı sıkıntısı yaşanabileceği uyarısında bulundu. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol’un da Avrupa’da jet yakıtı sıkıntısının mayıs başında görülebileceğine dikkat çektiği aktarıldı.
Gıda üretimi ve gübre sevkiyatı da etkileniyor
Hürmüz Boğazı’ndaki kapanmanın gübre taşımacılığını da ciddi şekilde etkilediği belirtildi. Özellikle Afrika ülkelerinin bu alanda yüksek risk altında olduğu kaydedildi.
Kanada merkezli Agence Science-Presse’e göre, gübre üretiminde kullanılan üre, amonyak ve diamonyum fosfat gibi temel maddelerin önemli bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor. Sevkiyattaki aksamanın fiyatları artırabileceği, bunun da çiftçilerin gübre kullanımını azaltmasına yol açabileceği ifade edildi. Bu durumun tahıl üretiminde düşüşe neden olabileceği ve bazı ülkelerin kendi arzını korumak için ihracat kısıtlamalarına yönelebileceği belirtildi.
Gıda güvensizliği uyarısı yapıldı
Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, yaşanabilecek zincirleme etkilerin milyonlarca insanı açlık riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini söyledi. Halihazırda akut gıda güvensizliği yaşayan yaklaşık 300 milyon kişinin bulunduğunu belirten Gill, bu sayının kısa sürede yüzde 20 artabileceğini ifade etti.
Gill ayrıca, krizin ilk aşamada Asya’da daha sert hissedildiğini ancak uzaması halinde önce Afrika’ya yayılacağını kaydetti. Latin Amerika’da da gübre maliyetleri ve arz baskısının tarımsal gelirlerde düşüşe yol açabileceği belirtildi.
Bazı ülkelerde üretim baskısı başladı
Körfez ülkelerinden yapılan gübre ticaretinin yanı sıra, diğer ülkelerdeki gübre üretiminin de artan petrol fiyatlarından etkilendiği ifade edildi. Hindistan, Malezya ve Bangladeş’te bazı gübre tesislerinde kısmi kapanma ya da üretim azaltımı yaşandığı aktarıldı.
Gıda fiyatlarındaki asıl etkinin ise hemen değil, önümüzdeki aylarda daha belirgin hale gelebileceği vurgulandı.

İngiltere CO2 sıkıntısı için hazırlık yapıyor
Kriz yalnızca enerji ve tarım başlığıyla sınırlı kalmadı. İngiltere’de, karbondioksit tedarikinde yaşanabilecek düşüşe karşı hazırlık planlarının gündeme alındığı bildirildi. Doğal gazdan gübre üretimi sırasında ortaya çıkan karbondioksitin, domuz ve tavuk kesiminde, taze et ve sebze-meyve paketlemesinde, ayrıca kan, organ ve aşıların soğuk zincirle korunmasında kullanıldığı belirtildi. İngiliz hükümetinin hazırladığı planlarda, sivil nükleer sanayi ile sağlık sektörüne CO2 tedarikinin öncelikli tutulmasının da yer aldığı ifade edildi.
ABD ablukası gerilimi sürdürüyor
İran askeri komutanlığının açıklamasında, Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatılmasının gerekçesi olarak ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasının sürmesi gösterildi.
ABD’nin deniz ablukasının, bölgedeki gerilimi yükselten başlıca unsurlardan biri olmaya devam ettiği belirtilirken, Hürmüz Boğazı’ndaki son gelişmenin küresel tedarik zinciri üzerindeki etkilerinin yakından izlendiği bildirildi.






