Gündem

İsmail Arı tek başına gazetedir

NationalTurk yorumcusu Müslüm Gülhan'ın bu haftaki "İsmail Arı tek başına gazetedir" başlıklı yazısı;

Neoliberalizmde piyasa denilen ekonomik form tüm toplumsal bedeni ele geçirdi. İnsan bedeni sermaye haline gelir.

Ve fiyatlar konuşulmaya başlanır. Bedenden ruha, ruhtan onura, onurdan haysiyete fiyat skalası ortaya çıkar.

İnsanları insan sermayesi haline getirmenin bu çalışmanın konusunu da doğrudan ilgilendiren pek çok önemli sonucu bulunuyor. Her şeyden önce, birey kendi belleğinde değil, aynı zamanda üyesi bulunduğu devlet, toplum ve şirketler nazarında da insan sermayesi olarak kabul görmeye başlar.

Siyasi ve ahlaki anlam bakımından insan sermayeleri kendi başlarına amaç değillerdir. İnsan sermayesi olarak özne kendinden sorumlu gözükse de, ancak bütüne araçsallaştırılabilir ve vazgeçilebilir bir unsur biçimindedir. Bu süreç değersiz kılınmaya ve yok olmaya kadar gider.

Dahası, insan sermayesine bağlanan belirgin haklar da yoktur; sahip oldukları statü belirsizleşip ahlaksızlaştırılabilir. Bizzat haklar ekonomikleştirilmekte, diğer taraftan da kendi rekabet konumlarıyla meşgul olan firma ve devletler için insan sermayesi olduğumuz ölçüde herhangi bir güvenlik, koruma, hatta sağ kalma teminatından da yoksun kalması söz konusu olacaktır. Sömürü her türlü sosyal güvenlik programını söküp attığı için bu tehlike asgari gereksinimlere kadar uzanıyor. Yaşam ekosistemleri hayatta kalmaya kadar indirgenir.

İşte bu ortamda insan kalmayı becermek büyük meziyettir. Hangi alanda olursa olsun, bu politikalara karşı durmak ve bunlarla mücadele etmek cesaret işidir. Aynı zamanda ahlaki bir duruştur.

İsmail Arı bir gazeteci.

Tepeden tırnağa bir gazeteci…

Tüm bu mekanizma içinde kaybolan, dayanaksız kalan, kendini ifade edecek alan bulamayan kişilerin yanında olmakla ve onlara sahip çıkmakla birlikte, sistemin nimetlerinden yararlanarak hak etmediklerini pervasızca daha fazlasını isteyenler için saldıran bir sistemler bütününe karşı durmayı amaç edinmiş bir gazetecidir.

Tıpkı Uğur Mumcu geleneğinden gelmeye benzer.

İnsanlık kendi öznesi üzerinden bir varlık olarak değer gördüğü zamanlar, insanlığa karşı birtakım savunma mekanizmaları geliştirilmişti. Mesela gazetelerin bağımsızlığı gibi…

Zamanın birinde, hani bir holdinge veya bir şirkete veya devlet erkânına tâbi olmamak gibi…

Çünkü gazete kamu denetimini sağlar. Gazete kamunun gözü kulağı olmalıdır. Bunu benimseyen gazetelerin çalışanları da bu değer üzerinden sorumluluk alır. Ve aldı da…

Bu kadar yıkıntının arasında İsmail Arı ve Birgün gazetesi çalışanları bunu göstermenin bedelini hep ödüyor. Demokrat gazetesinden beri…

Ama İsmail Arı tek başına bir gazetedir.

Benim ona bakış açım bu kadar nettir.

Ayakları üzerinde duran, yürüyen ve koşan bir gazetedir. Bu tek başına söylemim yanlış anlaşılmasın. Tek başına olma görüntüsü bir duruşun ifadesidir.

Ne sorabilirler ki İsmail’e? Yazdıkların yalan mı diyecekler…

Yazarlıkla gazetecilik bana hep farklı gelir. Gazetecilik bulmaktır, ulaşmaktır, üretmektir, cesarettir…

İsmail Arı için suçlanacak bir şeyler varsa, bunlar olabilir.

Bu noktaya kolay gelinmedi. Özellikle, 2000’lerle birlikte ülkemizde de etkisi görülen ceza sisteminin anayasadan üstün hâle getirilmesi, ceza hukukunun evrensel ilkelerinden geri dönüşlerin olması düşündürücüdür. Her türlü itiraz veya karşı koyuşun suç kapsamında değerlendirilmesi, uzun tutukluluk ve ağırlaştırılmış cezaların talebi ve buna uygun kararların verilebilmesi, yargının nitelik ve konumunun değişiminin yönünü ortaya koyuyor.

Son çeyrek yüzyılda yaşadıklarımız gösteriyor ki idari yargı ve adli yargı örgütleri yeni bir yapı ile piyasaya uygun hale getirilmiştir.

Bu dönüşüm yargının yetkilerinin ve bağımsızlığının azalmasına, sermayenin özel çıkarlarının kamu yararının önüne geçmesine, ulusal değerlerin piyasaya ölçüsüz ve yağmacı şekilde açılmasına neden oldu. Ayrıca, uluslararası sermaye örgütlerinin tüm alanlarda çalışmaları, belirleyici olmaları ve piyasa olgusunun alternatifsizliğinin belletilmesinde etkin rol oynamaları sağlanmıştır.

Bu kadar alternatifsizlik içinde İsmail Arı’nın halk adına bir alternatif yaratması olacak iş değil.

Yunanistan Golden

NationalTurk

NationalTurk gazetesi, yazarları ve yorumcuları en doğru ve tarafsız olarak gündeme dair en önemli haberleri size ulaştırır. NationalTurk | Objektif | Bağımsız | Farklı

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu