FutbolHaftanın YorumuManşetSpor

Hayatım Türk Futbolu İçinde Geçti

Bali

Ersin AfacanSportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan NationalTurk yorumcusu Ersin Afacan’ın ‘Hayatım Türk Futbolu İçinde Geçti’ başlıklı yazısı;

Mustafa Denizli, Beşiktaş-Sivasspor maçından sonra yorum yaptığı kanalda “Hayatım Türk futbolu içinde geçti” dedi. Keşke İngiliz, İspanyol, Alman, İtalyan ve Fransız futbolu içinde de biraz hayatı geçseydi. Çünkü Edirne-Hakkari arasında kalmak gururlanacak değil mahcup olunacak bir durumdur. Edirne’nin ötesine açılmak şart. Bizim en büyük hatamız Avrupa’ya yayılamamak. Yani hareketsizlik en büyük futbol hastalığımızdır. “Hayat harekettir” derler. Avrupa’ya hareket edemeyen futbolumuz çürüyor. Çünkü Edirne’den öteye gidememek canlılığa engel olduğu için eski zamanın yani dededen kalma babadan görme usullerin uygulandığı bir futbol sistemimiz var.

ers

Avrupa’da teknik direktörlerimizin esamesi okunmuyor. Fatih Terim’in Milan’da çalışmasının devamı gelmedi. Mustafa Denizli ise doğudaki İran’ı saymazsak 1989-90 sezonunda Almanya 2. ligi 2. Fußball-Bundesliga’da oynayan Alemannia Aachen takımını 1989/1990 sezonunda Eylül 1989 – Mart 1990 arasında çalıştırdı ama devamını getiremedi.
Bir Portekizli Avrupa’ya damgasını vuruyorken bir Türk teknik adam neden bunları yapamıyor? Neden bir Türk antrenör Avrupa’da takım çalıştıramıyor? Neden Aykut Kocaman, Ersun Yanal, Ertuğrul Sağlam, Abdullah Avcı ve diğerleri Avrupa’da şansını denemiyor? Yoksa istiyorlar da kendilerine takım mı vermiyorlar? Zaten biz ülke insanı olarak Edirne’ye kadar birbirimize hava atmak ve caka satmakla zaman geçiriyoruz.

Çoğunluğunun lise mezunu olduğu, mental destek almadığı, düzenli kitap okumadığı, yabancı dil bilmediği, göreve gelmek için kulis yaptığı ve Edirne’nin ötesini düşünmediği teknik direktörlerimizden milletlerarası çalışma beklemek yanlış.

Çünkü antrenörlerimizin çoğu kendilerini geliştirmiyor. Kitap okumuyorlar. Eleştirileri kişilik ve gurur meselesi yapıyorlar. Farklı görüşlere kapalılar. Mental antrenmandan haberleri yok. Mental antrenman için kulüpte bulunan uzman için bile “mental antrenmana gerek yok” diyebilecek kadar da korku ve özgüven eksikliği içindeler. Diyeceksiniz ki Türk hocalarla Şampiyonlar Ligi’nde yarı final oynadık, Dünya Kupasında 3.sü olduk ve UEFA Şampiyonu olduk. Doğrudur fakat istisnalar kaideyi bozmaz. Çünkü sporda istikrar esastır.

Dolayısıyla bizim teknik direktörlerin konuşurken çok dikkatli olmaları ve mantık hataları yapmamaları gerekiyor. Mesela Mustafa Denizli “Hayatım Türk futbolu içinde geçti ama keşke dünyanın en iyi liglerinde de çalışabilseydim. Yeni nesil antrenörlerimiz Avrupa’yı hedeflesin” gibi cümleler kullansaydı çok faydalı bir konuşma yapmış olurdu.

Aslında fazla da söze gerek yok. Profesyonellik, sürekli kendini geliştirmektir. Fakat bazı teknik adamlarda son derece ilkel ve profesyonellik dışı olan “Bunca yıldır bu işi yapıyorum. Benden daha mı iyi bileceksiniz.” anlayışı bulunmaktadır. Futbolu iş olarak değil meslek olarak gören futbolcularımızın ve teknik direktörlerimizin sayısının artması gerekiyor. Bunun yanında acaba teknik direktör ve futbolcular gibi yöneticilerimiz de ne zaman özeleştiri yapacak merak ediyorum.

NationalTurk World Son Dakika

Son olarak şunu ifade etmek istiyorum ki mesleğinde fark yaratmak isteyen, liderlik yeteneğini geliştirmek isteyen ve Avrupa’yı hedefleyen her antrenör mutlaka bir mental antrenör ile kendisi birebir çalışmalıdır.

yunanistan golden visa yurt disi emlak 2024

Ersin Afacan / NationalTürk

https://twitter.com/mentaldestek

Konserler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Maldivler Turu
Başa dön tuşu