Dünyanın en sevimli ayısı “Winnie the Pooh” 100 yaşında
İngiliz yazar A.A. Milne’in 1926’da kaleme aldığı çocuk kitabıyla tanınan Winnie the Pooh 100 yaşına giriyor. Disney, nesilleri büyüten sevimli ayı için bir yıl sürecek kutlama programı başlattı.

Çocuk edebiyatının en sevilen karakterlerinden biri olan Winnie the Pooh 100. yaşını kutlamaya hazırlanıyor. İlk kez 1926 yılında İngiliz yazar A.A. Milne’in kitabında okuyucularla buluşan ve E.H. Shepard’ın çizimleriyle hayat bulan sevimli ayı, aradan geçen bir asra rağmen dünya çapında popülerliğini koruyor.
Bir oyuncaktan dünya ikonuna: Winnie the Pooh
Winnie the Pooh karakteri, A.A. Milne’in oğlu Christopher Robin’in peluş oyuncaklarından ilham alınarak ortaya çıktı. Pooh’un yanı sıra Piglet, Eeyore, Owl, Rabbit, Kanga ve Roo gibi karakterler de aynı hikâye evreninin parçası oldu.
Serinin ikinci kitabı olan “The House at Pooh Corner” 1928 yılında yayımlandı ve hikâyeye enerjik karakter Tigger katıldı.
Winnie the Pooh, Disney ile küresel üne kavuştu
1960’lı yıllarda karakterin haklarını alan Disney, Winnie the Pooh’u animasyon dünyasının en tanınan figürlerinden biri haline getirdi. 1966’da yayımlanan ilk animasyon kısa filmle birlikte Pooh’un simgeleşen kırmızı tişörtlü görünümü ortaya çıktı.
Aradan geçen yıllarda onlarca dile çevrilen kitaplar, oyuncaklar, okul çantaları, saatler ve sinema filmleriyle Pooh’un ünü dünyanın dört bir yanına yayıldı.

Sinema ve kültürde iz bıraktı
Karakter son olarak 2018 yılında yayımlanan “Christopher Robin” filminde yeniden beyaz perdeye taşındı. Filmde yetişkin Christopher Robin rolünü oyuncu Ewan McGregor canlandırdı.
Zaman zaman siyasetin de parçası haline gelen Winnie the Pooh, farklı ülkelerde çeşitli tartışmaların merkezinde yer aldı. 2023 yılında ise telif haklarının sona ermesiyle karakter bambaşka bir yorumla korku filmi “Winnie-the-Pooh: Blood and Honey”de yer aldı.
“Herkes kendinden bir parça buluyor”
Disney arşivlerinde çalışan araştırmacı Kevin Kern’e göre Pooh’un başarısının sırrı, insanların kendilerini bu karakterde bulabilmesi.
Kern, “Winnie the Pooh aslında hepimizi temsil ediyor. Bizim hissettiğimiz duyguları yaşıyor, bizim gördüğümüz şeyleri görüyor” değerlendirmesinde bulundu.
