
ABD İran Savaşı! Washington’dan peş peşe gelen İran mesajları, Orta Doğu’daki gerilim başlığını yeniden dünya gündeminin üst sıralarına taşıdı. ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’la yürütülen temaslarda önemli bir aşamaya gelindiğini savunurken, hafta sonu yeni bir görüşme yapılabileceğini açıkladı. Anlaşma için umutlu bir tablo çizen Trump’ın, aynı açıklamalar içinde savaş ihtimalini de masada tutması dikkat çekti.
Trump anlaşma için umutlu konuştu
Las Vegas’a hareketi öncesinde Beyaz Saray çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran’la görüşmelerin yoğun ve verimli sürdüğünü söyledi. Sürecin olumlu ilerlediğini belirten Trump, yakın zamanda somut gelişmeler yaşanabileceği mesajını verdi.
Trump, “İran’la bir anlaşma yapmaya çok yakınız. İran’la bir sonraki doğrudan görüşme bu hafta sonu olabilir. İran’la birçok anlaşma yapıyoruz ve bence yakında çok olumlu gelişmeler olacak.” dedi.
ABD İran Savaşı! Nükleer başlık öne çıktı
Trump’ın açıklamalarında en dikkat çeken bölüm, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin sözleri oldu. ABD Başkanı, Tahran’la yapılması planlanan anlaşmanın merkezinde nükleer silah meselesinin bulunduğunu savundu.
Trump, İran’daki yeni liderlerle iyi anlaştıklarını belirterek, “İran’ın nükleer silaha sahip olmaması son derece önemli ve onlar da bunu kabul ettiler. İran bunu kabul etti, üstelik çok kesin bir şekilde. Yer altında kalan nükleer kalıntıları bize iade etmeyi de kabul ettiler. Dolayısıyla İran’la pek çok konuda mutabakat sağladık.” ifadelerini kullandı.
Pakistan vurgusu
Trump, sürecin yalnızca Washington ile Tahran arasında yürüyen bir temas olmadığını da dile getirdi. Pakistan’ın arabuluculuk rolüne işaret eden ABD Başkanı, İslamabad yönetimine açık şekilde teşekkür etti.
Trump, Pakistan’ın ABD ile İran arasında çok önemli bir arabuluculuk üstlendiğini belirterek, “Anlaşma İslamabad’da imzalanırsa oraya gidebilirim.” diye konuştu.
“Anlaşma olmazsa savaş devam eder”

Trump, İran’la uzlaşmaya yakın olduklarını birkaç kez vurgulasa da açıklamalarında sert tonunu korudu. Anlaşmanın sağlanamaması halinde savaşın süreceğini söylemesi, diplomasi kapısını açık tutarken baskı dilini de bırakmadığını gösterdi.
ABD Başkanı, “Anlaşma olmazsa savaş devam eder.” dedi. Trump ayrıca İran’daki yeni liderlerin önceki döneme göre daha farklı bir çizgide olduğunu ve uzlaşmaya daha yatkın göründüklerini savundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bölge liderleriyle İran teması
Trump’a, İran gündemini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer bölge liderleriyle nasıl ele aldığı da soruldu. ABD Başkanı, bölgede çok sayıda liderle temas halinde olduklarını belirterek İran başlığının görüşmelerde önemli yer tuttuğunu anlattı.
Trump bu soruya, “Bölgedeki tüm liderlerle konuşuyoruz, birçok başlığı görüşüyoruz, İran’la bir anlaşma yapmaya yakınız.” yanıtını verdi.
İsrail-Lübnan hattında da yeni mesaj
Trump, açıklamalarında yalnızca İran dosyasına değil, İsrail ile Lübnan arasındaki geçici ateşkes sürecine de değindi. Bu gece yarısı başlaması beklenen 10 günlük geçici ateşkesin önemine dikkat çeken Trump, taraflarla telefon görüşmeleri yaptığını anlattı.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile çok iyi görüşmeler yaptığını söyleyen Trump, “İsrail ile Lübnan (liderleri) gelecek hafta ya da sonraki hafta Beyaz Saray’da bir araya gelecek, bence bir anlaşma yapmaya çok yakınız. Bu anlaşmada Hizbullah ile ilgili konular da ele alınacak.” değerlendirmesinde bulundu.
Hizbullah da ateşkesin parçası olacak
Trump, Hizbullah’ın ateşkese dahil olup olmayacağına ilişkin soruya da net yanıt verdi. ABD Başkanı, kurulması planlanan ateşkes mekanizmasının Hizbullah’ı da kapsayacağını söyledi.
Trump, “İsrail-Lübnan ateşkes anlaşması Hizbullah’ı da kapsayacak. Onların da anlaşmaya uyacaklarını düşünüyorum.” dedi.
Lübnan ziyareti sinyali
Doğru zamanda Lübnan’ı ziyaret edebileceğini de söyleyen Trump, bugüne kadar 9 savaşı sona erdirdiğini, İsrail-Lübnan savaşının da bu tabloya eklenmesiyle sayının 10’a çıkacağını öne sürdü.
Trump’ın aynı anda hem İran’la anlaşma mesajı vermesi hem de bölgedeki diğer çatışma başlıklarına ilişkin iddialı ifadeler kullanması, Washington’ın önümüzdeki günlerde Orta Doğu dosyasında daha yoğun bir diplomasi trafiği yürüteceğine işaret etti.






