Araç çubuğuna atla
Dünya

Turnusol Kağıdı

NationalTurk yorumcusu Seçil Sökmen NY Times 'in Donald Trump ile ilgili yazısını yorumladı

Turnusol Kağıdı

NY Times’ın bugün verdiği haberin başlığı şöyle:

Bir Amerikan Başkanı İçin Bir İlk ve Donald Trump İçin Bir İlk!
Başkanlığının son anlarında, Bay Trump alışılmadık bir kaderle yüzleşiyor: Söylediği şeyler için daha önce hiç olmadığı kadar hesap soruluyor.

Şüphesiz gezegenin süper gücü bir ülkenin lideri bunu daha önce öngördü, söylediği sözlerin kendisini bir gün buralara getireceğini en azından tahmin etti; büyük sorun tam burada başladı, buna rağmen yine söyledi, yine yaptı.

O güzel söz aklıma geldi, “Sözlerinize dikkat edin, bir kez söylendiklerinde affedilebilirler, unutulmazlar”.

Nancy Pelosi ve ekibi uzun zamandır Trump’ın peşinde. Nancy Pelosi ve onun gibi düşünenler Amerikan halkına bugüne kadar sunulan siyaset kültürüne uygun olmadığını düşündükleri Trump siyasetine epey zamandır kızgın, affetmediler.

Süreç medyada Demokratlar – Cumhuriyetçiler mücadelesi olarak haber olurken, gerçek hali Amerikan halkının amaçlarına, değerlerine ve kültürüne sahip çıkma mücadelesi olarak da değerlendirilebilir mi? Biden’e oy veren seçmen, önceki dönemde gücü yanlış bir lidere geçici olarak teslim ettiğini ve mutsuz olduklarını ilk kez bu kadar güçlü bir şekilde vurguluyor olabilirler mi?

Walter Annenberg, “en büyük güç siyasi olandır, paranın gücü değildir” diyor.
Bir lider olarak siyasi gücü kazanmak için güncel süreç yönetimlerinden bir ya da bir kaçını takip edebilirsiniz, hatta para harcayarak sürecin seçmen üzerindeki etkisini artırabilir ve süreci hızlandırabilirsiniz. Bay Trump bunları yaptı.
Gücü elde edene kadar yaptıklarınız görev süresi olan 4 yıl yeterli olmaz. Yine bir Amerikan yönetim strateji kavramı olan “Sürdürülebilir Başarı (Sustainable Success)” için süreçte samimi tutumlar izlemeli ve halkın size inanmaya devam etmelerini sağlamanız gerekir.

Seçim sonrasındaki samimi tutumlarınız ve ulus adına atılmış doğru adımlarla size oy verenlerin inançlarının güçlenmesini sağlamanız, “yanılmadıklarını” göstermeniz gerekir. Seçmen yanıldığını düşünmeye başlarsa liderden önce kendine kızar. Doğruyu göremediği için değersiz hisseder, değerlendirme ve karar verme becerisine olan inancını kaybeder. Hemen sonrasında liderin kandırdığını düşünür, liderine kızmaya başlar, üzerine kendisine olan kızgınlığını da ekleyerek liderden hızla uzaklaşır. Bu andan itibaren korku, kaygı, endişe, değersizlik gibi pek çok olumsuz duyguyu yönetmesi gerekir.

Bunu sizi seçenlerin size belirli bir süre için devrettiği gücü ve yetkiyi doğru kullanarak yapabilirsiniz. Görev süreniz sonunda seçim vaadlerine ne kadar sadık kaldığınız, vaadleri gerçekleştirirken hangi yolları izlediğiniz, yetki ve gücü nasıl kullandığınız, topluluğa hangi olumlu değerleri eklediğiniz değerlendirilir. Amerika bugünlerde titizlikle bunu yapıyor.

Lidere güven önemlidir, liderin gece rahat uyumanız üzerinde bile büyük etkisi vardır. Ailede, iş yerinde, ülkede, bulunduğunuz toplulukta güvenilir bir lider yoksa, hayatınızda herşey yolunda görünse bile gece yarısı sebepsiz uyanır, anlayamadığınız bir nedenden uykusuz kalırsınız.

Liderin içsel gücü, donanımı, çevresi, gerçek karakter yapısı ve en önemlisi amacı gücü elde ettikten sonra ortaya çıkıyor. Şüphesiz yaptığı doğru şeylerin yanında, Trump’ın kültüre uygun olmayan büyük lokmalarını Amerikan halkı hazmedemedi.

Trump’ın fazlaca fırtınalı karakteri, güçlü geribildirimleri dahi umursamaz halleri, zarafetten uzak ve şiddete yakın beyanları, şeffaf olmaktan hoşlanmayan tek adam duruşu; doğu kültürlerine oranla pek de duygusal olmayan Amerikalı’yı endişeye düşürdü, geleceğinden korktu. Duygusal pusulasını kaybetti.

Ekonomi, son yıllarda iyi bir noktaya gelse de halkın büyük bölümü Trump kültürünün gevşettiği değerlerin yerine daha iyisini koyamadığını; zarafet, şeffaflık ve alışılagelmiş siyasi düşünme biçiminden ayrıldığını, kısaca ülkenin misyon ve vizyonuna uygun davranmadığını düşünüyor.

Şüphesiz doğru şeyler de yaptı, ancak onları gölgelemeye yetecek kadar kültüre karşı duruşu Amerikalı’yı çok ama çok kızdırdı. Siyaset kültürünün, Trump’ın tek dönemlik başkanlığına uygun şekilde değişmesinden korktular. Hatta hırslı yapısıyla ikinci dönem için verdiği mücadelenin seviyesi ve şekli halkı daha çok korkuttu. Güçlü bir federal hukuk sistemine sahip olan ülkede şimdi neler olacağını seyredeceğiz.

Tüm bunlar olurken Amerika Birleşik Devletleri’nin ülke marka değeri ve itibarına neler oldu?

Uzun süredir gezegende neredeyse tüm yönetim stratejilerini ve trendleri belirleyen, yönetim stratejileri üzerine binlerce kitap yazmış olan, birey – ticari kuruluş – eğitim – ülke platformlarındaki liderlik ve yönetim kavramları konusunda en iddialı kaynakları oluşturan ve bu konuda oluşturduğu ekonomiden ciddi gelir sağlayan, gezegendeki en prestijli üniversitelere sahip Amerika Birleşik Devletleri’nin, marka değeri ve itibarının epey yara aldığını söyleyebiliriz.

Dünyanın geri kalanı Amerika Birleşik Devletleri’nin geldiği yönetim tıkanıklığı, şiddet, ölümler ve söylemleri değerlendiriyor; Amerikan halkının özgürlükçü değerlere gerçekte sahip çıkmadığını, affedilmecek işler yapan ve sözler söyleyen Trump’ı seçerken yeterli öngörüye sahip olamadıkları için gezegenin derisine nüfuz etmeye çalışılan yönetim stratejilerini kendi ülkelerinde uygulama konusunda başarısız olduklarını, atama ile değil seçimle gelen bir lideri nasıl ve hangi nedenlerle seçtiklerini düşünüyorlar mı? Bence düşünüyorlar.

Gezegendeki diğerleri Trump’a oy veren ve seçilmesini sağlayan Amerikan halkının ortak aklını aralayarak, “o kadar da süper değillermiş” diyorlar mı? Bence diyorlar.

Bugünlerde “küresel elitistler” ve arka planda onların yönettiği bir gezegenden bahsedilse de ulusların ortak akıl konusundaki başarı ya da başarısızlıklarının ülkelerin marka değerine, itibarına, devamında ekonomiye ve geleceğe etkilerinin sorumluluğunu da almaları gerektiği ortada. Küresel sorumluluk kavramı bunu talep ediyor.

Ülkeleri ve ulusları marka değeri ile anmak kulağa pek hoş gelmeyebilir. Diğerlerinin sizin hakkınızda nasıl konuştuğu, neleri sorguladığı, ortak aklınızın, seçimlerinizin ve beğenilerinizin ne olduğu önce kültür kavramı ile açıklanır, sonra marka değerinizle gezegende listelenirsiniz. Sizi ilgilendiren herhangi bir tercih yapılacaksa önce buralara bakılır.

Yaşadığınız ülkeyi yönetmesi için kimi seçtiğiniz nasıl bir dünyada yaşamak istediğinizi işaret ediyorsa; Amerikan halkının Trump’ın çizdiği dünya resminde yaşamak istemeyen diğer kısmı bundan sonra yaşamak istedikleri ülke resmini yeniden çiziyor. O kesim kırgın, kızgın, endişeli, korkmuş ve kayba uğramış hissediyor. Zarafeti, özgürlükçülüğü, şeffaflığı, huzuru, çok sesliliği ve sükuneti özleyen büyük bir grup var. Amerikan siyasetinde rota yeniden oluşturuluyor.

Yönetim stratejilerini tüm dünyaya, büyük paralar karşılığı verdiği eğitimlerle pazarlayan Amerika Birleşik Devletleri tarihi bir sınavdan geçiyor ve şimdilerde kendi halkı büyük bir yönetim öğrenmesi gerçekleştiriyor.

Bunun yanında “hala” güçlü bir hesap sorma sistemi bulunan Amerika hesap sormaya hazırlanıyor. Trump’ın şu günlerdeki mücadelesini “Başarısızlık için Mücadele Etmek (Fight for Fail) kavramı ile ilişkilendiren bir grup var; bana göre halk ne yapacağı öngörülemeyen Trump’tan hala siyasi kültüre uygun bir zarafet bekliyor.

Hesap verilebilirlik kavramının (accountability – compliance) büyük kuruluşların hemen hepsinde titizlikle uygulanmasını isteyen Amerika, bu kavramı şimdi ülkesinin en tepenoktasında uygulayacak. Uygulama süreçlerindeki samimiyeti ülkenin marka değerini ya eski haline getirecek ya da erozyona uğradığını ve marka değeri kaybına uğradığını teyit edecek. Yani seçimler yerine bu kez hesap sorma sürecinin yönetimi asıl turnusol kağıdı etkisini gösterecek.

Trump döneminde Adam Zyglis tarafından yapılan karikatürde Trump, Özgürlük Heykeli’ne “kovuldun” diyor.

Joe Biden döneminde Özgürlük Heykeli’nin Trump’a vereceği cevabı izleyeceğiz.

Seçil Sökmen
17 Ocak 2020

NY Haberin orijinali

Etiketler

3 Yorum

  1. Değerli Seçil Hanım,
    Çok uzun zaman sonra değerli kaleminizle yeniden buluştuk. Bir nefeste okudum.

    Umarım devamı gelir.

    Saygılarımla,

  2. Turnusol Kağıdı çok iyi başlık olmuş. Trump’ın yeni dönemde adından söz ettirme çabalarını birlikte izleyeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı