Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
Gündem

Gülistan Doku soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı!

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel ile dönemin valisi Tuncay Sonel’in yakın koruması Şükrü Eroğlu’nun ifadeleri ortaya çıktı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan isimlerin ifadeleri dosyaya girerken, Mustafa Türkay Sonel ile polis memuru Şükrü Eroğlu’nun beyanları ortaya çıktı. Sonel, Gülistan Doku’yu tanımadığını ve dosyadaki iddiaları kabul etmediğini söylerken, Eroğlu ise kayıp sürecinde valilikte yaşanan bir görüşmenin ardından kendisine kapalı zarf verildiğini anlattı. Soruşturma dosyasında ayrıca gizli tanık beyanı ve jandarma raporundaki tespitler de yer aldı.

Mustafa Türkay Sonel suçlamaları reddetti

Soruşturma kapsamında tutuklanan 10 kişiden biri olan Mustafa Türkay Sonel, savcılık ifadesinde Gülistan Doku’yu şahsen tanımadığını savundu. Sonel, “Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir. Benim veya bir yakınımın bu olayla ilgisi yoktur. Kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Arkadaş grubumdan hiç birisi de tanımazdı. Gizli Tanık ‘Şubat’ın beyanlarında geçen aleyhimde olan hususların hiçbirini kabul etmiyorum. 5 Ocak 2020 tarihinde araç ile Elazığ ilinden Tunceli’ye gelişimin görüldüğü, ancak öncesinden Elazığ istikametine çıkışımın görülmediği hususuyla ilgili bir diyeceğim yoktur. Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdır” dedi.

“Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi”

Dosyada yer alan silah ve tecavüz iddialarına da değinen Sonel, Celal Altaş’ın ifadesindeki telefon görüşmesi anlatımını reddetti. Sonel, “Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘Ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur” dedi.

İfadesinin devamında Sonel, “Benim de kız kardeşim var. (Umut ile telefon görüşmeleri) Bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamam mümkün değildir. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir ilgim ve bilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa, bunu yapan kişi aşağılık birisidir. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar. Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü acıları var ve empati yapıyorum. Akrep veya MP5 tarzı silahlar ne bende ne de aracımda asla bulunmamıştır” ifadelerini kullandı.

“Biz o yolda sadece turlardık”

Cinayet gecesine ilişkin daraltılmış baz raporları ve PTS kayıtları sorulan Sonel, olay gününü hatırlamadığını belirtti. Sonel, “Bahsettiğiniz tarih çok eski, sıradan bir gün olduğu için hatırlamam mümkün değil. Biz o yoldan sadece araçla geçerken yakıt alır veya turlardık. Kesinlikle durup bekleme yapmazdık. O bölgede hareket halinde olduğumuz için telefonlarımızın baz vermesi normaldir. Ayrıca Gülistan Doku’yu tanımıyorum ki barajda bulunan makas, reçete veya notun ona ait olduğunu bileyim. İsmini dahi bilmediğim bir kızın olayında benim ismimin geçmesi de babamın vali olmasındandır. Ben sade bir Türk vatandaşıyım. Yaşantım da o yöndedir” dedi.

Gizli tanık beyanı ve jandarma raporu dosyada

Savcılık sevk yazısında yer alan gizli tanık beyanında, Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu diğer şüpheli Umut Altaş ile birlikte öldürdüğü, ardından koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun cesedi Pertek ilçesi Koçpınar köyündeki bir mezarlığın yanına gömdüğü iddia edildi.

Bu beyan üzerine 12 Ocak 2025 tarihinde bölgede yer altı görüntüleme cihazı ile yapılan tarama sonuçlarına ilişkin raporda şu ifadeler yer aldı:

“İlgili alanda daha önceden bir kazı yapıldığı, bir şahsın gömülerek yaklaşık 1-2 yıl içerisinde buradan çıkartıldığı, tespit edilen boşluğu ceset ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silah da gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu sebeple oluşturulduğunun değerlendirildiği tespit edilmiştir.”

Şükrü Eroğlu da suçlamaları kabul etmedi

Dosyada ortaya çıkan bir diğer ifade ise dönemin valisi Tuncay Sonel’in yakın koruması polis memuru Şükrü Eroğlu’na ait oldu. Eroğlu, Gülistan Doku’yu kayıp olduktan sonra öğrendiğini söyledi.

Eroğlu, “Gülistan Doku’yu tanımıyorum sadece kayıp olduğu tarihten itibaren kendisini öğrendim. Kendisi ile kaybolmadan önce sosyal medya üzerinden veya başka bir şekilde iletişimim olmamıştır” dedi.

“Zarfı vali verdi”

Eroğlu, Doku ailesinin arama çalışmaları sırasında valiliğe geldiğini ve bu ziyaretlerden birinin ardından kendisine kapalı bir zarf verildiğini anlattı. Eroğlu, “Doku ailesi arama çalışmaları sürerken Vali beyi arama çalışmalarını takip amaçlı ziyarete geldiler. Bu ziyaretlerin birinde aile makama geldi ve makamdan çıktıktan sonra Vali bey bizzat kendisi tarafından yarım A4 zarfı bana Ankara’ya gönderilmek maksadıyla verdi. Zarfta bir şey yazmıyordu. Sonrasında bana hitaben ‘bunu Gürkan’a gönder’ dedi. Ben de bu ‘Gürkan’ isimli şahsı 2017 yılından beri valiliğin ve kişisel sosyal medya hesaplarımız ile ilgili işlemleri yapan ve telefonumda ‘Sosyal medya Gürkan’ diye kayıtlı şahsa göndermek üzere teslim aldım” dedi.

Eroğlu, ifadesinin devamında şunları söyledi: “Ben de yakın koruma olmam nedeniyle diğer koruma veya şoför arkadaşlarımdan birine vererek, kime verdiğimi hatırlamıyorum, bir arkadaşa verdim. Ben de bunun üzerine şahsa kendi hesabımdan valinin talimatıyla öncesinde de harçlık gönderirken dekontlarda isminin Gökhan Ertok olarak geçtiğini öğrendim. Gökhan Ertok’un polis olup olmadığını bilmiyorum şahsı hiç görmedim. Ben zarfın içerisinde sim kart olduğunu ve ne olduğunu bilmiyordum. Sonrasında Vali Bey bana aynı gün zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku’nun sim kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğunu, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini söyledi.”

“Para gönderip elden alıyordum”

Eroğlu, Gökhan Ertok ile para trafiğine ilişkin de beyanda bulundu. Eroğlu, “Ben bu Gökhan Ertok ile Vali beyin bana numarasını vermesiyle tanıştım. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Ama sosyal medya üzerine hacker tarzı bir kişi olduğunu biliyordum. Polis olduğunu ve atıldığını sizden öğrendim. 2017-2020 arasında valiliğin, belediyenin ve Vali beyin sosyal medya hesapları ile ilgili işlemler nedeniyle para alış verişimiz oldu. Vali bey ‘ara sıra harçlık gönder’ deyip, ben kendi hesabımdan Gökhan’a para gönderiyordum, daha sonra vali beyden nakit olarak alıyordum” dedi.

“Kimsenin kara kutusu değilim”

Gökhan Ertok’un ifadesinde kendisi için kullanılan “kara kutu” ifadesine de yanıt veren Eroğlu, “Ben kimsenin kara kutusu değilim. Vali Tuncay Sonel’in sadece korumalığını yaptım. Gökhan Ertok sanırım Vali beyin talimatlarını benim üzerimden de yaptığı için böyle bir düşünceye kapılmış olabilir. Sim kart aileden nasıl kim tarafından alındı bilmiyorum, yukarıda da bahsettiğim üzere Doku ailesi, Vali beyi ziyarete gelip gittikten sonra Vali bey tarafından bana kapalı zarf teslim edildi. Zarfın içerisinde sim kart olduğunu sonraki zamanlarda Vali Bey ve Gökhan Ertok’dan öğrendim” ifadelerini kullandı.

“Ceset gömmek suçlamasını asla kabul etmiyorum”

Daraltılmış baz raporuna göre 5 Ocak 2020 günü saat 21.12 sıralarında Sarısaltuk Viyadüğü civarında bulunduğunun sorulması üzerine Eroğlu, bölgeye gittiyse bunu ekip halinde ve görev kapsamında yapmış olabileceğini söyledi. Eroğlu, “Ben tespiti yapılan bu hususla ilgili o bölgeye gittiysem tek gitmedim, gittiysem ya da geçtiysem de ekipçe program gereği Vali Bey ile birlikte gitmişimdir. Benim asla Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel ile bir beraberliğim olmamıştır. Kesinlikle kabul etmiyorum. Hatta hiçbir zaman Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel ile oturmadım bir yere de gitmedim. Hiçbir şekilde ceset gömmek ve bunun için keşif yapmak suçlamasını da asla kabul etmiyorum” dedi.

Gülistan Doku soruşturması: Mustafa Türkay Sonel cezaevine gönderildi

 

Yunanistan Golden

NationalTurk FR

NationalTurk Haber Merkezi, En Son Haberleri Gündemi, Spor Haberlerini, Ekonomi, Seyahat, Magazin, Politika ve Son Dakika Haberlerini en doğru ve objektif şekilde size ulaştırır.NationalTurk | Objektif | Bağımsız | Farklı

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu