DünyaEkonomi

Neler oluyor para dünyasında

Ali Demir Öğretici yazdı: Bitcoin dünyasını bir de böyle okuyun çünkü yaklaşık 100 milyar dolarlık bir birikimimiz yurtdışında duruyor...

Merhaba…

Sayın Soner Yalçın ile bir süredir “kripto dünyası” üzerine yazışıyoruz; “hadi artık bildiklerini Odatv okuyucularına da anlat” deyince karşınıza çıktım…

İlkyazımda işin en basitinden başlayayım:

Varsayalım ki kara günler için bir kenara koyduğunuz 100 bin TL paranız olsun. Bu “değerin” enflasyon (fiyat artışı) rüzgarına karşı korunması için önünüzde çeşitli seçenekler vardır.

BANKA FAİZİ:

Yıllık enflasyonun resmi rakamlara göre yüzde 16-17 olduğu bir halde bankadan yüzde 17-19 arası alacağınız faiz sizin sıfır hatta eksi kazanç elde etmeniz demektir.

B TİPİ YATIRIM FONU:

Banka ve çeşitli aracı kurumlar tarafından çıkarılan yatırım fonları döviz, altın, mevduat faizi, devlet tahvili, hazine bonosu gibi emtiaların karışımından oluşur. Bunlar müşteriye kar da sağlamaz, zarar da ettirmez. Son 30 yıllık istatistikler bize bunu söylüyor.

A TİPİ YATIRIM FONU:

Çeşitli hisse senetlerinin karışımından oluşan fonlardır. Az riskli, orta riskli, yüksek riskli çeşitleri vardır. 100’den fazla A tipi önde gelen fon içinde ortaklarına net olarak (reel) kazanç sağlayanı yüzde 10-20’lik oranı geçemiyor.

DÖVİZ:

Paranızı ABD Dolar’ı, Avrupa Birliği Avro’su, İsviçre Frank’ı vb. gibi araçlara yatırabilirsiniz. Bu emtiaları eğer bir de bankaya yatırırsanız yüzde 1-2 ek kazancınız da olabilir.

2 bin yılında 1 Dolar 0,6 TL idi. Nisan 2021 itibariyle ise 8,15 TL’dir. Aradan geçen 20 yılda 13,6 kat artış olmuş.

2013 yılında 1 Dolar 2 TL idi. Aradan geçen 7 yılda 4 kat artış olmuştur.

ALTIN:

2011-12 yıllarında 1 Ons (31 gram) altın 1200 Dolar civarında idi. Spekülatörler/manipülatörler/tefeciler durduk yerde altına hücum ettiler ve 1 ons altın 1900 Dolara yükseldi. Bu yükselişten sonra Türkiye, Pakistan, Hindistan, Afganistan, Irak, İran gibi ülkelerin gariban (az bilgili) insanları tüm paralarını altına yatırdılar. Çok net hatırlıyorum. 2012 yılında 1 gram altın 114 TL idi. Sonra fiyatlar düşürüldü. 1 Ons altın 1200 Dolara indi. TL cinsinden ise 80 Lira oldu. Yani 1 yıllık süreçte halkımızın servetinin yüzde 50’si çalındı.

2019-2020 yılında ortaya çıkan COVID-19 salgını bahane edilerek gramı 290 TL olan altın 11 ayda 560 TL’ye kadar yükseltildi. Yani yüzde 100’lük yapay bir artış söz konusu oldu.

Düşük birikimli, orta sınıf yine en sonda trene bindi. 500-550 TL aralığından Altın alımı yaptı. Arkasından 2-3 aylık süreçte altının gramı 400 TL’ye indirildi ve insanların birikiminin yüzde 30-35’i çalındı.

Bugün Türkiye’deki 21 milyon haneye 1 kilo altın alıp koysak zerre kalkınma olmaz. Altın tamamen ölü yatırımdır. Bu ülkeye zarar verici niteliktedir.

Dünyada altına para yatıran toplumlar (devletler) hep fakirlerdir.

PAY SENETLERİ (HİSSELER):

1986 yılında İMKB (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası) kuruldu. Aradan geçen 35 yılda İMKB’nin başına gelmedik olay kalmadı. 10 yıl kadar önce İMKAB’nin adı BİST (Borsa İstanbul) olarak değiştirildi. Bunun neden olduğu konusuna girip yazıyı uzatmayalım.

2021 yılı itibariyle BİST’te 405 şirketin pay senetleri alınıp satılıyor. Kişisel saptamalarıma göre 405 pay senedinin 350’si 1-3-5-10-15-20-25-30-35 yılda ortaklarına reel (gerçek) anlamda kazanç sağlamış değildir. Yani 50 kadar şirketimizin pay senetleri ortaklarına tatmin edici, kayda değer kazançlar sunabilmiştir.

Insider trading (içerden bilgi sızdırma), manipülasyon, spekülasyon, hayali bilançolar tam önlenemediği için geç haber alan amatör kitlelere 35 yıldır çarpılmaktadır.

Örneğin dövizde devalüasyon olacağını önceden haber alan az sayıda kişi borsadaki pay senetlerini yüksek fiyattan satıp Dolar almakta ve çift taraflı kazanç söz konusu olmaktadır. Bu durum 1990-1994-1998-2001-2008-2013-2018-2020-2021 yıllarında defalarca olmuştur.

Bireysel olarak 30 yıldır bütün birikimlerimi bu ülke için değer üreten ciddi şirketlerin pay senetlerine yatırıyorum. Bunlar hangileri diye soranlara “azıcık araştırma yaparak tespit edebilirsiniz” demekle yetiniyorum. Can ve mal güvenliğimin emin olduğuna kani olsam ortaklarını sürekli olarak yolan şirketlerin listesini açıklayabilirim.

KRİPTO EMTİALAR (SANAL PARA, KRİPTO PARA, CYRİPTO COİN, DİJİTAL PARA):

Bilgisayarlar 0 Volt (lojik 0) ve 5 Volt (lojik 1) bilgilerini işleyerek çalışırlar.

Elektronik biliminin başlangıcı 100 yıl öncesine götürülebilir.

Radyo, telefon, telsiz, televizyon, faks, teleks, video, kasetçalar, pikap, anfi, uydu anteni, cep telefonu, mikrodalga fırın, klima, robotlar vb. gibi aygıtlar elektronik devre elemanları sayesinde çalışıp iş görürler.

1900-1960 yılları arasında üretilen elektronik cihazların yüzde 99’luk dilimi analog (örneksel, sürekli değişen) elektrik sinyalleriyle çalışıyordu.

1950 yılında transistör icat edildi. 1969’lı yıllardan itibaren çok sayıda transistörün bir gövde içinde birleştirilmesiyle entegre (yonga, çip, chip, tümleşik eleman) adlı gereç üretildi.

Entegreler çok az yer kapladığından elektronik aygıtlar küçüldü. Büyük bir televizyon kol saatine kadar girebilir oldu.

Analog sinyal ile çalışan cihazlar verimsizdi. Seste parazit çoktu. Verileri depolamak zor ve masraflı idi. Bu sebeple analog veriler 1-0 şeklindeki dijital verilere çevrildi. Bunlar 1-0 şeklinde saklandı. Gerektiğinde analog sinyale çevrildi.

Örneğin konuştuğunuzda sesiniz mikrofonda sürekli değişen analog bir sinyale dönüşür. Bu sinyal entegre ile 110011011011… gibi dijital sinyale çevrilir. Çeşitli işlemlerden geçtikten sonra karşı tarafın duyması için tekrar analog sinyale çevrilir.

Dijital elektronik ilerleyince bilgisayar dilleri ortaya çıktı. Bugün 120’den fazla yazılım dili vardır. Bu diller ile üretilen uygulamalar dünyada trilyon dolarlık bir kazanç penceresi açmıştır.

Bilgisayar yazılımları konusunda ilerleyen ABD, Çin, Japonya, Almanya, Fransa, Kanada, İsrail, Rusya, Güney Kore vb. gibi ülkelerin uzmanları 2008 yılından itibaren dijital para sakızını çiğnemeye başladılar.

İlk önce BITCOIN adlı kripto emtia piyasaya sürüldü. Ortada bir ürün yoktur. Sadece 10101011100… (binary, ikili) ya da 1A3EF5B00219F… (heksadesimal, onaltılı) sayılardan oluşan diziler ortaya koydular.

Bugün, rivayete göre 21 milyon adet BITCOIN adı verilen şifre olduğu iletilmektedir. Yani bir USB diske sığacak büyüklükte 21 milyon şifre insanlara zengin olma vaadiyle satılmaktadır.

1 yıl önce 9 bin dolar seviyesinde olan Bitcoin adlı kripto emtia(?) Nisan 2021 itibariyle 60 bin Dolar’dır. Bu tamamen sanal bir fiyattır. 6-7 kat artışı açıklayacak hiçbir veri yoktur. Sadece uçurumdan atlayan koyunun peşinden giden sürünün diğer üyelerinin de atlamasına benzer bir durum söz konusudur.

Türkiye toplumu kripto emtialara para yatırma noktasında dünya 4.’südür. Yani yaklaşık 100 milyar dolarlık bir birikimimiz (öz varlığımız) yurtdışında durmaktadır.

Bitcoin adlı sanal emtianın sahibi / sahipleri belli değildir. Şirket merkezi yoktur. 30 kadar yerli olduğu sanılan web sitesi aracılığıyla bit para(?) alım satımı yapılmaktadır. Bu konuda hiçbir yasal mevzuat yoktur.

11 Nisan 2021 itibariyle 4932 fraklı kripto emtia aracı kurumlar (borsa simsarı) vasıtasıyla 7 gün 24 saat alınıp satılıyor. Hiçbir kontrol mekanizması da yok.

BITCOIN adlı emtia pazarın en büyüğü, en çok rağbet görenidir. Bunun dışında kalan 4931 ürüne alternative coin (alternatif para, altcoin) deniyor.

Bugünlük bu kadar yeter…

Tekrar merhaba…

Ali Demir Öğretici

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu