Futbol

Grazie Montella

NationalTurk yorumcusu Müslüm Gülhan'ın Kosova Türkiye maçının ardından kaleme aldığı yazı;

Montella, bir antrenör olarak bu kadar emek verip bir şeyler yapmaya çalışan, sorumluluk sahibi biri olarak, dünyanın hiçbir yerinde bu kadar ağır eleştiriye maruz kalacağını sanmıyorum.

Yapmaya çalıştığı şey gayet normal!

Antrenörlük…

Elindeki oyuncuları en iyi sistematik kurgu içinde oynatabilecek oyun şeklini bulup bunu uygulamaktır. Ve başaracağı da belliydi…

Şu son iki maçı ele alsak bile neyle uğraştığını anlamaya yaklaşırız. Romanya maçı ile Kosova maçı, hem iç saha hem de dış saha olması bakımından ve her iki ülkenin oyuncu şablonundaki farklılıklar bakımından, maçları kazanmak için kafasındaki şablona göre bir takım çıkardı.

Tabii ki bu şablon sadece kendisine ait değil. Rakip takımın analiziyle de ortaya çıkacak bir durumdur. Milli takımın ayrı bir hocaya sahip, ayrı bir takım olması gerekliliği üzerine bir realiteye sahip olunması gerekirken, hâlâ taraftarlık duygusu üzerinden ve kendi takım oyuncularının durumuna göre tavır almak Montella’ya karşı yapılan en büyük haksızlıktı.

Milli takımda bir oyuncunun ilk 11’de olmaması onun kötü bir oyuncu yapmadığı gibi, onun ilk 11’de oynaması da onun çok iyi bir oyuncu olduğunu kanıtlamaz. Maç göre değerlendirme yapılır. Rakibe göre değerlendirme yapılır ve onun üzerinden uygun kadro çıkartılır.

Bu konuda huzur hakkı hiçbir zaman Montella’ya verilmedi.

Üstüne üstelik bir de TV8 ile Ömer Abi oldu…

Kosova maçının ilk yarısını seyrettikten sonra biraz kanallardaki konuşabilen (!) arkadaşları dinledim.

Montella ne oynatmak istiyor, onlar ne konuşuyor; inanılır gibi değil…

Sadece bir örnekle anlatmaya çalışayım:

Sağ kanatta Arda ve Zeki’nin yarım alan taktiğinde, birinci bölgede Zeki yerinde, Arda önünde destekte kaldığı zaman İsmail merkezde kalıyor. İkinci bölgede Arda çizgide topu alıp Zeki çizgiden geçiş yaptığı zaman Arda’nın içeriye katına karşılık İsmail’in Zeki ve Arda arkasında yarım alan oyunu içinde kontrolde kalarak Ozan’ın da kademeye gelmesine gerek kalmadan merkezde kalmasını sağlamak için sağ tarafta dengede kalmasının taktiksel oyun kurgusuna dair “İsmail yerini kaybediyor, merkeze gelmesi lazım” yorumunu yapmaları, Montella’nın kimlere karşı mücadele verdiğinin de en basit örneğiydi.

Hakan’ın ve Orkun’un bölgesel ve yarım alan oyunlardaki görev tanımlarının farklılıklarını anlamadan yorum yapmak belki bu ülke içinde karşılık bulabilir, ama futbol adına bir karşılığı olmamaktadır.

İtalyan ekolünden gelen birinin taktiksel olarak geniş bir perspektiften bakabilen biri olmasının avantajlarını tüm baskılara rağmen çok net sahada gösterebilmesi, aynı zamanda kendine karşı saygısının ve mesleğine olan saygısının da bir göstergesidir.

Bir antrenörün futbolcular üzerindeki etkisi önce sahada yaptırdığı antrenmanda, soyunma odasında verdiği taktiksel izahattan, saha uygulamasından ve son olarak kenarda yaptığı antrenörlükte belli olur. Bunlardan birinde eksiklik, bu düzeydeki takımlardaki oyuncular için güven kaybına neden olur. Ama hepsinde başarısını gösteren bir antrenöre de tüm futbolcular sahip çıkar.

Belki Montella’nın en büyük başarısı bu noktadaydı.

24 yıl sonra tekrar Dünya Kupası’na gitmek çok değerli bir ön başarı. Asıl önemli olan orada oynanacak futbol ve bunu kalıcı olarak sürdürülebilir kılmaktır.

Kurumsal olarak futbolun tüm paydaşlarının devamlılığının oluşması ve siyasi beklentilerden uzak, futbolun beklentilerine sahip çıkarak bir tutum sergilemek, futbol adına ve ülke adına bir değer yaratır. Bu değerin karşılığı ancak istikrar sağlanırsa gerçek olur.

Sadece dönemsel ya da bir jenerasyon avantajı üzerinden bir şeyler yapmak, dönemsel beklentilerin üzerinden süreci yürütmek, uzun vadede ne futbola ne de ülkeye bir katkı sağlar.

İşte 2002 ve şimdi 2026…

Aradaki boşluğun gerekçeleri çok olmakla birlikte, çok da açıktır.

Tek şans, bu boşluğa denk gelen kişinin Montella olmasıdır.

Bazen mehteran takımı yerine Antonio Vivaldi’nin “Dört Mevsim” keman konçertolarını dinlemek iyi gelir.

Müslüm Gülhan – NationalTurk

Yunanistan Golden

NationalTurk

NationalTurk gazetesi, yazarları ve yorumcuları en doğru ve tarafsız olarak gündeme dair en önemli haberleri size ulaştırır. NationalTurk | Objektif | Bağımsız | Farklı

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu