ABD İran Savaşı! Tahran “müzakere yok” diyerek kapıyı kapattı
ABD İran Savaşı! Washington ile Tahran arasındaki çelişkili açıklamalar gerilimi daha da yükseltti. Beyaz Saray bir yandan görüşmelerin sürdüğünü savunurken, İran cephesi “ABD ile müzakere yok” diyerek net bir tutum ortaya koydu.

ABD İran Savaşı! ABD ile İran arasında savaşın gölgesinde yürüdüğü öne sürülen temaslara ilişkin peş peşe gelen açıklamalar, taraflar arasındaki derin ayrışmayı bir kez daha gözler önüne serdi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkan Donald Trump’ın önceliğinin barış olduğunu savunsa da, İran’ın askeri yenilgiyi kabul etmemesi halinde çok daha sert şekilde vurulacağı tehdidinde bulundu. Tahran’dan gelen açıklama ise bu söyleme doğrudan karşılık verdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin mevcut politikasının savunmaya devam etmek olduğunu belirterek, ABD ile herhangi bir müzakere yürütülmediğini açıkladı.
Beyaz Saray: Trump’ın tercihi barış ama seçenekler masada
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, düzenlediği basın toplantısında ABD ile İran arasında görüşmelerin sürdüğünü belirtti. Washington yönetiminin müzakere kanallarını açık tuttuğunu söyleyen Leavitt, askeri seçeneklerin de eş zamanlı olarak hazır tutulduğunu ifade etti.
Leavitt, şu ifadeleri kullandı:
“Başkan Donald Trump’ın tercihi her zaman barıştır. Ancak İran, askeri açıdan mağlup oldukları gerçeğini kabul etmezse, Başkan Trump onların şimdiye kadar hiç olmadığı kadar sert şekilde vurulduklarından emin olacaktır”
Trump’ın İran’a yönelik açıklamalarının bir blöf olmadığını vurgulayan Leavitt, ABD Başkanı’nın İran’a “cehennemi yaşatmaya hazır” olduğunu söyledi.
“Kongre onayı gerekmiyor” çıkışı
Leavitt, ABD askerlerinin İran’a gönderilmesi konusunda yönetimin Kongre onayına ihtiyaç duyup duymadığı sorusuna da dikkat çeken bir yanıt verdi. Sözcü, “Bildiğiniz gibi Kongre’den resmi bir yetki alınması gerekmiyor, çünkü şu anda İran’da büyük çaplı operasyonlar yürütüyoruz” dedi.
Leavitt ayrıca, askeri operasyonun 4 ila 6 hafta arasında sürmesi beklenen bir plan çerçevesinde ilerlediğini ancak bu takvimin çok önünde olduklarını, İran ordusunun ciddi biçimde zayıflatıldığını öne sürdü.
ABD İran Savaşı! Hürmüz Boğazı için hazırlık mesajı
Beyaz Saray Sözcüsü, Hürmüz Boğazı’nın yeniden gemi trafiğine açılması konusunda da ABD’nin bazı hazırlıklar yaptığını ifade etti. Ancak ayrıntı vermekten kaçındı.
Bu açıklama, enerji ve deniz ticareti açısından kritik öneme sahip boğaz üzerindeki mücadelenin askeri olduğu kadar ekonomik ve stratejik boyutunu da yeniden gündeme taşıdı.
İran: ABD ile müzakere yok
Tahran cephesinden gelen açıklama ise Beyaz Saray’ın söylemleriyle açık biçimde çelişti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakere iddialarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, bazı fikirlerin mesajlar aracılığıyla iletilmiş olabileceğini ancak mevcut durumda ABD ile herhangi bir görüşme yürütülmediğini söyledi.
Arakçi, “Mesajlar yoluyla bazı fikirler söz konusu oldu ve bunlar üst makamlara iletildi. Gerek görülmesi halinde pozisyon alınır ve bu üst düzey yetkililerce açıklanır. Şu anki siyasetimiz ülkeyi savunmaya devam etmektir ve ABD ile müzakere yok” dedi.
Tahran ateşkes değil, savaşın sona ermesini istiyor
Arakçi, İran’ın ateşkesten çok savaşın tamamen sona ermesini istediğini belirtti. Bazı ülkelerin dışişleri bakanları ve liderlerinin kendilerine telefonla ateşkes önerisinde bulunduğunu ifade eden Arakçi, bu görüşmelerde İran’ın tavrını açık biçimde ilettiklerini söyledi.
Bu açıklama, Tahran’ın savaşın gidişatına ilişkin diplomatik kapıları tamamen kapatmasa da doğrudan ABD ile masaya oturmadığını göstermesi açısından dikkat çekti.
Hürmüz Boğazı açıklaması: “Bize göre kapalı değil”
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerle ilgili de kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Silahlı kuvvetlerin boğaza girmesi halinde gerilimin artacağı konusunda tüm ülkeleri uyardıklarını söyleyen Arakçi, boğazın İran’ın kara sularında ve kendi hakimiyetlerinde olduğunu vurguladı.
Arakçi, “Hürmüz Boğazı bizim kara sularımızda bulunuyor ve bizim hakimiyetimizde. Ayrıca bize göre kapalı değil, sadece düşmana ve onlarla bağlantılı olanlara kapalı” dedi.
Gemilerin şu anda boğazdan geçememesinin nedeninin ise savaş koşullarına uygun sigorta sorunları olduğunu belirten Arakçi, bazı ülkelerin geçiş talebinde bulunduğunu ve bunlardan bazılarının kabul edildiğini ifade etti. Açıklamaya göre Çin, Rusya, Irak, Pakistan, Hindistan ve Bangladeş gemileri boğazdan geçebiliyor.
Trump: “İran anlaşma yapmak istiyor ama söylemeye korkuyor”
ABD Başkanı Donald Trump da Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesinin yıllık bağış toplama etkinliğinde İran’a dair sert açıklamalar yaptı. Tahran yönetiminin anlaşma yapmak istediğini öne süren Trump, İranlıların bunu kamuoyuna açıklamaktan çekindiğini savundu.
Trump, “Bunu söylemekten korkuyorlar. Çünkü, kendi halkları tarafından öldürüleceklerini düşünüyorlar. Ayrıca, bizim tarafımızdan öldürülmekten de korkuyorlar” ifadelerini kullandı.
Trump, “savaş” yerine “askeri operasyon” ifadesini kullanmayı tercih ettiğini belirterek, İran’a yönelik askeri süreci “askeri yıkım” sözleriyle tanımladı.
“Kanseri kesip çıkardık”
Trump, İran’a yönelik saldırıları savunurken dikkat çeken benzetmeler kullandı. “Yapmamız gereken şey kanseri ortadan kaldırmaktı. Kanseri kesip çıkarmak zorundaydık. Kanser, nükleer silaha sahip İran’dı ve biz onu kesip çıkardık. Şimdi de işini bitireceğiz” diyen Trump, yükselen enerji ve petrol fiyatlarının ise bu operasyonun kısa vadeli etkileri olduğunu söyledi.
“100 füzenin tamamını imha ettik” iddiası
Trump ayrıca ABD güçlerinin İran’ın büyük çaplı bir füze saldırısını püskürttüğünü öne sürdü.
“Bir saldırıya uğradık. İran, bizim için çok önemli bir hedefe 100 füze fırlattı. Saatte 2 bin mil hızla giden 100 füzenin tamamı anında vuruldu, havada imha edildi, denize düştü” ifadelerini kullanan Trump, hedefin ne olduğunu ise açıklamadı.
Türkiye’ye teşekkür
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülke dışında mahsur kalan İranlı hacıların ulaşımı konusunda destek veren ülkelere de teşekkür etti. Arakçi, bu kapsamda Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Afganistan ve Suudi Arabistan’ın adını verdi.






